maden, madencilik
|
Depremin maden ocaklarına etkisi
Kategori: Genel, Yurttan Madencilik HaberleriEklenme Tarihi: Ara 4th, 2011Ekleyen: ozguryolcu151 views Büyük yıkımlara neden olan depremlerin, binlerce insanın yer altında çalıştığı maden bölgelerinde olması halinde nasıl sonuçlar doğuracağı sorusu akla geliyor. Uzmanlar, mühendislik hizmetlerinin ihmal edilmemesi halinde, depremin yer altında, yer üstün göre daha az yıkımı neden olduğunu belirtiyor. TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun, yaptığı açıklamada, depremin yol açtığı sarsıntıların yer üstünde ciddi yıkımlara yol açabildiğini, bunun zemin seçimi, binaların yetersizliği ve mühendislik projelerinin uygulanmamasıyla ilgili olduğunu söyledi.
Maden ocaklarındaki galeri boÅŸluklarının sürekli üstlerindeki yığınlar nedeniyle maruz kaldığını basınca alıştığını anlatan Torun, ÅŸunları kaydetti: ”Ocaklarda uygulanan özel tahkimat sistemleri galeri boÅŸluklarındaki çökmeleri önlüyor. Depremlerin yer altında, yer üstü yapılarına göre daha az yıkıma neden olduÄŸunu görüyoruz. Sarsıntılarda yer altındaki yapılar daha iyi olduÄŸundan yıkım da az oluyor. Dünyada yaÅŸanmış depremlerde bunun örnekleri var. Hindistan’daki Koyna yer altı hidroelektrik santrali, büyük ölçekle bir depremde hafif hasar görmüştür. Depremlerin yer altı açıklıklarında yüzey yapılarına göre daha az hasar verdiÄŸi bir örnek de, 1976′da Çin’in Tangshan kentinde, 7.8 büyüklüğünde meydana gelen depremdir. Yaklaşık 242 bin kiÅŸinin öldüğü deprem, en yıkıcı afetlerden biridir. Depremin yakınındaki maden ocaklarında yerin 800 metre altında üretim yapılmaktaydı. Sarsıntı sırasında madende çalışan 10 bin işçinin çok büyük bölümü yer altından saÄŸlık ÅŸekilde çıkmıştır. Bu durum, derin yer altı açıklıklarının yer üstü yapılarına göre daha güvenli olduÄŸuna iliÅŸkin örnektir.” Torun, 1999 depremlerinde Bolu tünelinde de büyük hasarların meydana gelmediÄŸine iÅŸaret ederek, ”YaÅŸanan tecrübeler yer altı galerilerinde sarsıntıların fazla hasara yol açmadığını gösteriyor. Dünyada ve ülkemizdeki depremlerde bunun örnekleri var. Madenlerdeki en önemli güvence tahkimat sistemlerinin uygulanmasıdır” diye konuÅŸtu. -”Madenler yerle birlikte sallanıyor”- Maden ocaklarında mühendislik hizmetlerinin asla ihmal edilmemesi gerektiÄŸini, ”bir ÅŸey olmaz” mantığıyla hareket edilmesinin de yanlış olduÄŸunu ifade eden Torun, bir vardiyada 1500 kiÅŸinin çalıştığı bir maden ocağında olası depremde yaÅŸanacak göçüklerin felaketi arttıracağını, bundan dolayı da mühendislik hesapların tahkimatlarda ihmal edilmemesinin önem taşıdığını kaydetti. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden MühendisliÄŸi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. ErdoÄŸan Kaymakçı, yer üstü ile yer altı yapılarını deprem davranışları arasında önemli farkların bulunduÄŸunu iÅŸaret ederek, şöyle dedi: ”Yer üstündeki yapıların belirli bölümleri zeminde olurken büyük kısmı dışarıda bulunuyor. Madenlerin ise tamamı yerin altında olduÄŸundan yer ile birlikte sallanıyor. Bundan dolayı da depremde daha az etkiye maruz kalıyorlar. Depremde sırasında meydana gelen sismik dalgalar en yüksek etkiyi yeryüzünde gösteriyor. Yer altında özellikle kayalık alanlarda deprem dalgası hafif hissedilir. Tahkimatlı tüneller için sarsıntının neden olduÄŸu hasar, küçük parça kopmaları, kaplamada çatlakların dışında görülmez.” -”Madenler güvenli yer üstünü dikkat”- TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak Temsilcisi Åžaban Koç da, Zonguldak’ın Kuzey Anadolu Fay zonu ile Bartın fayının etkisi altıda kalabilecek 2. Derece Deprem Bölgesinde yer aldığına iÅŸaret ederek, ”Bartın fayı aktif bir fay olup en son 1968 yılında bir deprem üretmiÅŸ, yöremizde de ciddi ÅŸekilde etkisini göstermiÅŸtir. Dikkat edilmesi gereken bir faydır” dedi. Zonguldak’ın 170 yıllık madencilik geçmiÅŸi ve kültürü bulunduÄŸunu anlatan Koç, şöyle devam etti: ”Olası bir depremin yer altındaki ana galerilerde ciddi anlamda bir yıkıntıya yol açması mümkün deÄŸildir. Depremi üreten dalgalar yerin altında kayaçların içinde yol alarak ilerlemektedirler. Bu dalgaların yer yüzünde yaptığı tahribat çok daha fazladır. Yer altındaki ana galeri ve diÄŸer tesisler tahkimatlı ve saÄŸlam yapılar olduÄŸundan depremde ciddi sorunlar yaÅŸanmaz. Deprem çok az hissedilebilir ve çürük zeminlerde de demir bağı aralarından yer yer ufak çaplı tavandan posta akması ÅŸeklinde göçükler meydana gelebilir. Ancak ciddi anlamda bir tahribat söz konusu olmayacaktır.” Koç, madenlerle ilgili öncelikli sorunun tasman (madencilikte yer altında oluÅŸan boÅŸlukların, yer üstünde meydana getirdiÄŸi çöküntü) olduÄŸunu ifade ederek, ÅŸunları kaydetti: ”Olası depremin ÅŸiddeti ve büyüklüğüne göre ÅŸehrimizde ciddi sıkıntılar yaÅŸanabilir. Burada tasman yani eski yer altı imalatları ve kalker boÅŸluklarında sarsıntıyla oluÅŸabilecek çökmeler potansiyel risk olarak önümüzde durmaktadır. Bununda önüne geçilmez bir durum olduÄŸunu düşünmüyorum. Yerel yönetimlerin güvenli binaların yapılması için öncelikle jeoloji mühendisi istihdam etmesi gerekmektedir. Türkiye TaÅŸkömürü Kurumu (TTK) ile iÅŸbirliÄŸi içinde ilimizin tasman ve yer altı imalat haritaları çıkartılarak, ileri ki dönemlerde üretim yapılacak alanların net olarak ortaya konulması da gerekmektedir. Buralarda, imar tadilatına gidilmesini yönünde çalışma baÅŸlatması gerekmektedir. Tasman bölgelerinde yapılan çok katlı binalar, baÅŸta belediyenin, yapanların ve içinde oturanların başını aÄŸrıtacaktır. Binalarda zamanla oturmalar ve yer yer çatlaklar yaÅŸanabilmektedir.” -”Madenler çökmez” TTK İş GüvenliÄŸi ve EÄŸitim Daire BaÅŸkanı Mesut Öztürk de herhangi deprem sırasında ocaklarda arazinin kendini tutacağını, galeri boÅŸluklarıyla oluÅŸan alanın yükünü de tahkimatlarla tutulduÄŸunu belirterek, şöyle dedi: ”Herkesin aklında ‘deprem olduÄŸunda ocaklar çöker’ diye yanlış bir düşünce var. Olası bir depremde madenler çökmez, arazi zaten kendi kendini tutar. Sadece bizim tahkimat yaptığımız kısmın üzerindeki alanın çökmesini biz engelliyoruz. Galeri boÅŸluklarını ne kadar dar yaparsanız saÄŸlam oluyor. Buna raÄŸmen yeterli desteÄŸi yoksa, altında boÅŸluklar varsa tavandan ufak tefek dökülmeler yaÅŸanabilir. Fakat büyük göçükler meydana gelmez.”
|
|
|
|
|




Geçen hafta 101 dolar seviyesine kadar yükseldi ancak dolar endeksinin değerlenmesi emtia fiyatlarının gerilemesine neden olmaktadır. Emtiaların içerisinde yerini alan Siyah inci Dolar’ın değerlenmesinden etkilenen en önemli emtialar arasında yer almaktadır. Geçen hafta stoklarda azalma neticesinde yükseliş gerçekleşse de şuanda...
Zimbabve'de bulunan dünyanın en gözde elmas madenlerinden Maranga'da işkence kampı ortaya çıktı. BBC'nin haberine göre, asker ve polislerin ortak idare ettiği kampta, elmas çalan veya buldukları madenlerden fazla pay isteyenler işkenceye tabi tutuluyor. Bir görgü tanığının ifadesine göre, Marange elmas...