Gönderen Konu: Ocaklarda Patlatma  (Okunma sayısı 5013 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ocaklarda Patlatma
« : 14 Temmuz 2009, 12:58:04 »
Neden patlayıcı kullanırız ?

 *Patlatma kayaçların parçalanmasında ve ufalanmasında en ucuz ve etkin yöntemdir
 *Patlayıcı kullanımı, üretim maliyeti önemli ölçüde düşürmektedir.


Patlayıcı madde nedir ?
Ateşlendiklerinde yüksek sıcaklıkta ısı ve büyük miktarlarda gaz açığa çıkaran maddelere patlayıcı madde  denir.




Patlayıcı madde tarihi

Eski çağlarda, Dağlar, tepeler vs. gibi engellerin aşılması için, insanoğlu önceleri kayaların içerisine açtığı çukurlarda ateşler yakmış, daha sonra yaktığı bu ateşlerin üzerine su dökerek, kaya yapısının çatlamasını sağlamış ve daha sonra çatlayan kayayı, ilkel kazıcı ve kırıcı aletlerin yardımı ile yavaş yavaş ortadan kaldırmıştır.

Karabarutun bulunması ve 1800’lü yılların sonunda nitrogliserinin keşfedilmesiyle insanlar yüzyıllar boyunca aradığı “madde” yi bulma yönünde en büyük adımı atmış ve patlayıcı madde sektörü oluşmuştur.

Patlayıcı maddelerin bulunuşu ve ticari olarak üretilerek kullanılması 18. yüzyılın başlarına rastlamaktadır. Patlayıcı Maddelerin inşaat işleri ve madencilik faaliyetlerinde kullanımı da, uygarlık tarihinin gelişmesinde çok büyük bir önem taşımıştır. Patlayıcı Madde ifadesi, insanlara genelde çok soğuk ve ürkütücü gelmekte, korku yaratmaktadır. Ancak patlayıcı maddenin, bilinçli olarak seçilerek, çalışmalarda tekniklere uygun kullanılması, verimi arttırmakta maliyetleri düşürmektedir. Teknolojideki gelişmelerle çeşitli yakıtların ve kimyasal maddelerin bulunması ile parlayıcı maddeler adı verilen bir grup madde de kullanılmaya başlamıştır.

Patlayıcı madde

Parlayıcı ve Patlayıcı Maddeler
Parlayıcı Maddeler : Alevlenerek ateş alan maddelerdir. Bu tür maddelerde meydana gelen reaksiyonun ilerleme hızı ses hızından (340 m/sn) düşüktür (subsonik hız). Bu tip reaksiyon veren maddelere parlayıcı maddeler denir.

Patlayıcı Maddeler : Detonasyon tipi şiddet reaksiyonu gösteren maddelerdir. Bu tür maddelerde meydana gelen reaksiyonun ilerleme hızı ses hızından yüksektir. Bu tip reaksiyon veren maddelere patlayıcı maddeler denir.

Gerçekte patlayıcı maddelerin gücünü ortaya koyan olay, detonasyon hızıdır. Patlayıcı maddelerin çoğunun kalorifik değerleri bilinen diğer yakıtlardan daha düşüktür. ANFO karışımının reaksiyon ısısı 950 Kkal/Kg civarında iken, mazotun 10.000 Kkal/Kg düzeyindedir. Buna karşın reaksiyon hızı, bu maddelerin ortaya koyabildiği beygir gücünü bambaşka boyutlara getirmektedir.

Patlayıcı maddeler ile parlayıcı maddeler arasındaki güç farkını bir örnekle açıklayalım. Örnek : Uzunluğu 1 m. olan bir silindirik blok içerisinde 1 kg mazotun 10 dk.lık bir sü-rede yanıp tükendiği deneylerle saptanmıştır. 1 Kg mazotun reaksiyon ısısı 10.000 Kkal’dir ve 93 hp güç elde edilir. Aynı örneği 1 Kg ANFO için uyguladığımızda (ANFO’ reaksiyon enerjisi 950 Kcal/Kg ve detonasyon hızı 3500 m/s alınırsa yaklaşık yanma süresi 5*10¯6 dakika olarak hesaplanır ve elde edilen güç 2120 hp dir.

 Örneğimizden de görüleceği üzere parlayıcı maddenin reaksiyon ısısı patlayıcı maddeye göre çok daha fazla olmasına rağmen (10.000 Kcal/Kg) patlayıcı maddeden elde edilen güç parlayıcı maddeden elde edilen güç ile mukayese edilemeyecek kadar fazladır. Patlatma işlemlerinde amacımız bu güçten faydalanarak kaya kırma ve ötelemedir.


Patlayıcı Maddelerin Tarihçesi
Avrupa’da 17.yüzyılın başlarında karabarutun bulunmasıyla kaya gevşetme olayında yakma işlemi yerine patlatma işlemi kullanılmaya başlandı. Karabarut bulunmadan önce kaya gevşetme olayında kullanılan yakma işleminde kaya yüzeyi odunla yakılarak ısıtılıyor, bu ısıtılan kaya yüzeyine su dökülerek kaya yavaş yavaş kırılıyordu.
Karabarutun bulunmasıyla kaya gevşetme işlemleri hızlandı ve karabarut yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Karabarutun yemleme işlemi  zordu.
William Bickford ‘un 1831yılında Emniyetli Fitil’i bulmasıyla karabarutun yemleme işleminin emniyet ve güvenirliği arttı.

Piyasada daha güçlü patlayıcılara talebin artmasıyla yeni patlayıcıların gelişmesi hız kazandı.
1846 yılında Ascanio Sobrero Nitrogliserini keşfetti.
1864 yılında Alfred Nobel ilk Nitrogliserin üreten fabrikayı kurdu. Yalnız Nitrogliserin tek başına kullanımı çok riskli idi. Alfred Nobel bu problemi çözdü. 1863 yılında kapsülü keşfetti ve kapsülller Nitrogliserin yemlemesinde emniyetli fitil ile birlikte kullanıldı. Nitrogliserin üretimi dünyada yaygınlaştı.

Alfred Nobel’in amacı Nitrogliserinin daha emniyetli işlenmesi ve kullanımı idi. 1866 yılında Kieselgür’ü keşfetti. Kieselgür, Nitrogliserin’i absorbe ediyor ve Nitrogliserin şoka karşı daha az hassas oluyordu ve böylece DİNAMİT keşfedildi. Bu patlayıcı karabarut’tan 20 kere daha güçlüydü. Dinamit’ deki gelişmeler devam etti.
1875 yılında Alfred Nobel Nitrogliserini, nitroselüloz içerisinde tutmayı başardı.
Böylece Jeloturn bazlı patlayıcıların temeli atılmış oldu.
1920 yılında Nitroglikol dinamite eklendi, böylece dinamit’in donma noktası düşürüldü.
Dinamit’in keşfedilmesi ile birlikte, Dinamit’i ateşlemek için yeni metotlar araştırıldı.
20.yüzyılın başlangıcında Elektrikli Kapsüller bulundu.
1922 yılında ilk elektrikli gecikmeli kapsüller (1sn gecikmeli) pratik kullanıma sunuldu.


Patlayıcı Maddelerin Tarihçesi
1922 yılında ilk elektrikli gecikmeli kapsüller (1sn gecikmeli) pratik kullanıma sunuldu.
1940 yılında da daha kısa gecikmeli kapsüller (10-100 ms) bulundu.Bunlar modern patlatma tekniğinde en büyük gelişme idi.
1970 yılında elektriksiz ateşleme sistemleri (non-electric initiating systems) geliştirildi.
1955 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa da patlatma tekniğindeki gelişmeler benzerdi. 1955 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde Robert W.Akre Akremiteyi keşfetti. Akremite, prill Amonyum Nitrat ve siyah karbon karışımı bir patlayabilir karışım idi ve kuru deliklerde kullanılmaktaydı. Daha sonraki yıllarda, 1956 yılında A.B.D.’de ANFO bulundu ve tüketimi 1975 yılında 1.000.000 ton üzerine kadar çıktı. Aynı sürede Dinamit tüketimi 340.000 ton’dan 135.000 ton’a kadar düştü. ANFO ilk yıllarda Avrupa’da fazla ilgi görmedi ve Dinamitlerin ANFO’ya göre hükmü 1980 yılına kadar sürdü. 1960 yılında Watergel ve slurry, 1970 yılında Emülsiyon ve 1980 yılında Heavy ANFO keşfedildi.
2000’li yıllara gelirken elektronik kapsüller bulundu ve kullanılmaya başlandı. Ancak fiyatlarının çok yüksek olması nedeni ile halen kullanımları oldukça sınırlıdır.
Patlayıcı Maddelerin tarihçesine bakıldığında, her zaman daha güvenli olan patlayıcının ve ateşleme sisteminin arandığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Emülsiyon patlayıcılar güvenlik, performans ve ekonomik açıdan dünyada geri kalmış ülkelerin dışında hemen hemen her yerde kullanılmaktadır. Emülsiyon patlayıcıların yanında elektriksiz ateşleme sistemleri de (NONEL veya EXEL) özellikle elektrikli kapsülllerin yarattığı büyük risklere karşılık oldukça güvenli olarak kullanılmaktadır.
Emülsiyon patlayıcılardan daha güvenli olabilecek bir patlayıcının geliştirilmesi pek mümkün görünmemekte olup, patlayıcı maddeleri patlatmada uygulanan tekniklerin geliştirilerek daha ekonomik ve verimli patlatmaların yapılmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.


ÇEVRE




YAPILAN İŞİN NİTELİĞİ

Yer altında veya yer üstünde bir kaya yapısını amacına uygun olarak güvenli bir şekilde kırmak  ufaltmaktır.
Çalışmalarda ödün verilmeyecek, hata affetmeyen, sonucu çok ağır olacak  tek konu,

                                    GÜVENLİK 


PATLATMA HEDEFLERİ

*Maksimum kayaç parçalanması (boyut küçültme)
*kayaç yer değiştirmesi
*minimum (=çevreye rahatsızlık)
    -yer sarsıntısı
    -hava şoku
    -taş savrulması
    -toz emisyonu

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Ocaklarda Patlatma
« Yanıtla #1 : 14 Temmuz 2009, 13:07:07 »


Jeolojik süreksizlikleri iki ana başlık altında inceleyebiliriz.

Birincisi, katmanlaşma dediğimiz (sedimanter yapılarda) taşın tabaklaşmasıyla ilgili olup taşın çökelme esnasında, çökelme ortamına gelen malzemenin yoğunluğu ve tane boyu ile ilgilidir. İkincisi, taşın oluşumundan sonra tektonik hareketler neticesinde oluşan bir takım kırık, çatlak ve fay gibi süreksizliklerdir. Diğer bir süreksizlik veya çatlak sistemi ise ocak aynaları boyunca sürekli yapılan delme-patlatmaların etkisiyle sanal olarak oluşan kırık veya çatlak sistemleridir. Bu kırık sistemleri boyunca özellikle atımlı kırıklar (Faylar)’da yüzey ve yer altı sularının etkisiyle bir takım ayrışmalar, bozuşmalar ve ezilmeler oluşturmaktadır.








PATLAYICILAR
Patlayıcı Maddelerin Duyarlılığı (sensitivity):
Patlayıcı maddelerin patlayabilmesi için minimum bir enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerji miktarı o patlayıcının duyarlılığını verir. Duyarlılık bakımından ticari patlayıcılar ikiye ayrılır.

1. Kapsüle duyarlı patlayıcı maddeler:
Bazı patlayıcıların duyarlılığı yüksektir. Bu tür patlayıcıları kapsülle patlatmak mümkündür. Bu tür patlayıcılara “kapsüle duyarlı patlayıcı maddeler” (cap sensitive explosives) denir.

2.Kapsüle duyarsız patlayıcı maddeler:
Bazı patlayıcı maddelerin duyarlılığı küçüktür. Bu tür patlayıcı maddelerin patlatılması için yemleyici patlayıcı maddelere ihtiyaç vardır. Bu tipteki patlayıcı maddelere “kapsüle duyarlı olmayan patlayıcı maddeler” (non cap sensitive) denir.

Detonasyon Stabiliter:
Patlayıcı maddenin detonasyon hızının, patlatma deliği boyunca kararlı bir şekilde ilerleme özelliğidir. Stabilitenin yüksek olması, kolon içinde diğer patlayıcı şarjlarında patlamasına yardımcı olur. Stabilitenin düşük olması halinde patlamanın yayılması engellenerek, patlatma deliğinde detonasyonun kesilmesi sonucu ortaya çıkar. ANFO ile doldurulmuş olan uzun deliklerde birden fazla yemleme yapılmasının amacı detonasyonun sürekliliğini sağlamaktır. Başka bir ifade ile detonasyon stabilitesini sağlamaktır.

Kritik Çap: Patlayıcı içinde kapsül veya primer (yemlemenin) yardımı ile başlayan detonasyon dalgaları patlatma deliği içinde, patlatma yönünde ilerler. Detonasyon dalgalarının oluşması ve ilerlemesi için şok cephesi, şok bölgesi, detonasyon bölgesi olması gerekir. Bu bölgelerden birinin eksik olması halinde detonasyon olayı meydana gelmez. Bahsedilen bölgelerin oluşması için gerekli olan çap yetersiz ise detonasyon olayı meydana gelmez. Bu açıklamalardan sonra kritikçap için patlamanın oluştuğu en küçük çap tanımını yapmak doğru olacaktır. Kritik çapın altında detonasyon olayı meydana gelmez. Kritik çap her patlayıcı için değişir.
Kritik çap değerleri bazı patlayıcılar için (özellikle askeri amaç için üretilmiş olanlar) çok küçüktür. Bu değer pratik olarak sıfır kabul edilir. PETN,kurşun azid gibi maddelerin kritik çapı sıfıra yakındır. Bu nedenle bu patlayıcılar fitil yada kapsül üretiminde kullanılır. Nitrogliserin bazlı dinamitlerde kritik çap çok küçüktür.  Jelatinit dinamit için 7mm’dir. Kapsüle Duyarlı Emulite’ler için 13mm. civarındadır.


Oksijen Dengesi: Patlayıcı madde oksitleyici, indirgeyici ve duyarlandırıcı olmak üzere üç temel kısımdan meydana gelir. Örneğin ANFO’da amonyum nitrat oksitleyici mazot ise indirgendir. Patlayıcı maddeler reaksiyon sırasında gerekli oksijeni dışarıdan almazlar, kendi bünlerinde bulundururlar. Ayrıca nitrogliserin gibi patlayıcılar için oksijen dengesi söz konusu değildir. Yeterli şok ile karşılandıkları anda detone olur. Patlayıcı maddeler patladıkları zaman CO2, H2O (buhar) ,N2 vs.gibi gazlar ve yüksek miktarda ısı açığa çıkar. Oksijen dengesi özellikle ANFO gibi patlayıcı maddeler için önemlidir. Eğer ortamda fazla oksijen varsa yani ANFO’ya ilave edilen mazot miktarı az ise, amonyum nitrat içindeki oksijenin hepsi reaksiyon sonucu tüketilmeyecek ve NOx gazları meydana gelecektir. Aksi durumda ise yani mazot (CH2) gerekli miktardan fazla ise oksijenin hepsi harcanacaktır. Fakat ortamda fazla karbon olmasından dolayı karbon monoksit (CO) gazı meydana gelecektir. Bu nedenle ANFO için oksijen dengesi büyük önem taşımaktadır. Suya Direnç : Patlayıcıların özelliklerini değiştirmeden su içinde kalabilme özelliğidir.Bir patlayıcı özelliğini yitirmeden su altında 24 saat kalabiliyorsa, bu patlayıcı “suya dirençlidir” denir. Patlayıcı maddeler sudan iki şekilde etkilenirler. Bunlar;
- Patlayıcıların bünyesinde bulunan organik tuz suda çözünüp ayrılabilir.
- Su basıncı nedeni ile hava kabarcıklarının miktarı ve boyları azalır. Böylece duyarlılığı temin eden “hot spot”lar ortadan kalkar. Buda patlayıcıların sağırlaşmasına yol açar
Emülsiyon tipi patlayıcılar suya karşı daha dirençlidir. Bu tip patlayıcılara tuz, yağ, wax gibi maddeler ilave edilmiş olduğundan ve bu maddeler de su ile karışmayıp, bir film tabakası meydana getirdikleri için, patlayıcı içine duyarlılığı amacı ile konan mikro baloncukların oluşturdukları “hot spot” lar ortadan kalkmaz. Suya karşı dayanıklı olmayan patlayıcılar, plastik gibi uygun kaplama maddeleri ile kaplanarak ıslak deliklerde kullanılabilir.

Donmaya Karşı Direnç: Sıcaklığın 0 Cº ‘ın altına düştüğü bölgelerde bu özellik önemlidir. Nitrogliserinli patlayıcıların duyarlılığı dondukları zaman tehlikeli boyutlara ulaşır. Kapsüle Duyarlı Emulite’ler - 20 Cºde bile güvenle kulanılabilir.


Donmaya Karşı Direnç: Sıcaklığın 0 Cº ‘ın altına düştüğü bölgelerde bu özellik önemlidir. Nitrogliserinli patlayıcıların duyarlılığı dondukları zaman tehlikeli boyutlara ulaşır. Kapsüle Duyarlı Emulite’ler - 20 Cºde bile güvenle kulanılabilir.

Patlayıcıların Depolama Ömrü: Patlayıcı maddeler genellikle uzun süreler depolarda bekletildikleri için, depolama ömürleri büyük önem taşımaktadır. Nitrogliserin esaslı patlayıcılar, özellikle uzun süre depolarda bekletildiklerinde bünyelerinde bulunan hava kabarcıkları kısmen veya tamamen ayrılarak patlayıcının ateş alma hassasiyetini ve patlama özelliğini bozar. Ancak bu olay toplam enerjiyi etkilemez. Bu nedenle bu tür patlayıcılar yüksek sıcaklıklarda depolanmamalıdır. Yüksek sıcaklıklarda depolama yapılırsa, patlayıcı yumuşar ve bünyesindeki tuz kartuş kağıdın içerisine nüfuz ederek bozulma meydana gelir. Bu nedenle depolama sıcaklığı 32 Cº geçmemelidir. Ayrıca 32 Cº amonyun nitrat içinde kritik bir sıcaklıktır. Bu sıcaklığın üzerinde patlayıcı içerisinde bulunan amonyum nitrat bozunarak patlayıcının şişmesine, bu da kartuşun bozulmasına neden olur. Ancak bu husus patlama özelliğini etkilemez. Ayrıca depolama sırasında ortam nemi de önemlidir. Özellikle kartuşlanmış toz tipi dinamitler neme karşı hassastır. Nemli ortamda bırakılan bu tip patlayıcıların bünyesinde buluna tuz tortulaşarak sertleşmeye neden olur. ANFO’da neme karşı son derece hassas olup, nemli ortamlarda depolanması durumunda kekleşme meydana gelir. Kullanıcının stok seviyesini düzenlemesi için, üretici ürettiği patlayıcı maddelerin güvenli raf ömrünü ve depolama koşullarını belirtmelidir.

Duman Karekteri: Patlayıcıların detonasyonu sırasında oluşan gazları ikiye ayırmak mümkündür. Bunlar;
- Toksik Gazlar ; CO, NO, NO2, Ngl buharları
- Toksik olmayan gazlar; CO2,N2,H2O
Detonasyon sonucu oluşan bu gazlar genellikle açık işletmelerde herhangi bir problem yaratmamakla birlikte, yeraltındaki patlatma operasyonlarında tehlike meydana getirmektedir.

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki:O2 dengesinin (-) olduğu patlayıcıların patlaması sonucu ortaya çıkan NO2 gazı, O2 dengesinin (+) olduğu patlayıcıların patlaması sonucu açığa çıkan CO gazına 6.5 kat daha zehirlidir. CO için atmosferde izin verilen sınır 40-50 ppm, NO için 5 ppm’dir.

Patlayıcıları duman karakterine göre üç sınıfa ayırmak mümkündür.
- Duman klası1:25lt/Kg’dan az zehirli gaz,
- Duman klası 2:25-50 lt/Kg’arası zehirli gaz,
- Duman klası 3:50-100 lt/Kg’arası zehirli gaz,
Bu sınıflandırmada 2. ve 3. sınıf duman klası patlayıcıların yeraltında kullanılması tehlikelidir.


Yemlemeye Duyarlı Patlayıcılar - ANFO


Porous-Prill Amonyum Nitrat (yüksek nitratlı gübre) ile mazotun fabrika ortamında belirli oranlarda karıştırılmasından hazırlanan, yemlemeye duyarlı toz patlayıcı maddedir.

KULLANIM ALANI
ANFO, kuru deliklerde kullanılan patlayıcıdır. Az sulu veya nemli deliklerde su seviyesi emülsiyon patlayıcılarla geçildikten sonra, uygulamaya ANFO ile devam edilebilir.
Kömür ve metalik madenlerde, üretim ve dekapaj patlatmalarında, Çimento ve Kireç fabrikalarının hammadde ocaklarında, taş ocaklarında, oto yol ve baraj inşaatlarında, kanal patlatmalarında ve özel patlatma ugulamalarında yaygın olarak kullanılır.

ATEŞLEME
Verimli patlatmalar için yeterli miktarda kapsüle duyarlı emulite veya diğer kapsüle duyarlı patlayıcılarla ateşlenir.


Güvenlik bilgileri - ANFO

Kimyasal / Teknik
Sınıfı Sivil Patlayıcı
Diğer Maddeler
Mazot ~5 ağırlıkça
Amonyum Nitrat ~95 ağırlıkça

Oluşabilecek Sağlığa Zararlı Durumlar:
Solunum Patlama sonucunda Nitrojen ve Karbon Monoksit gazı ortaya çıkar
Göz ile Temas Göz ile Temas ettiğinde tahrişe neden olur.
Cilt ile Temas Uzun süreli temasta yanma ve kızarıklığa neden olur
Yutma Yutulması halinde mide bulantısı, kusma ve ishale neden olur

İlk Yardım:
Solunum Acilen açık hava ortamına çıkmak ve temiz hava solunumu sağlamak .
Göz ile Temas Gözü bol su ile çalkalamak, problem devam ederse doktora başvurmak.
Deri ile Temas Temasta bulunmuş olabilecek elbiseleri çıkarmak, deriyi sabun ve su ile iyice temizlemek. Rahatsızlık devam ederse doktora başvurmak.
Yutma Ağzı temiz su ile çalkalamak ve bol su içmek, yüksek miktarda yutma söz konusu ise derhal doktora başvurmak.

Yangın-Mücadele
Özel Yangın Tehlikesi veya Yangın esnasında patlama riski vardır.

Patlama Riski
Söndürme Araçları Söndürme aracı kullanılmaz.

Depolama ve Taşıma
Depolama 87/12028 Sayılı Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddeler İle İlgili Av Malzemesi ve Benzerlerinin Usul ve Taşıma Esaslarına İlişkin Tüzük Hükümlerine göre
Taşıma 87/12028 Sayılı Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddeler İle İlgili Av Malzemesi ve Benzerlerinin Usul ve Taşıma Esaslarına İlişkin Tüzük Hükümlerine göre

Taşıma ve Depolama Sırasındaki Önlemler
Engelleyici Tedbirler Sigara içmemek, ateş ve kıvılcım meydana getirecek işler yapmamak
Personel için Koruyucu Donatım Statik elektriklenmeye karşı gerekli önlemleri almak


Taşıma ve Depolama Sırasındaki Önlemler
Engelleyici Tedbirler Sigara içmemek, ateş ve kıvılcım meydana getirecek işler yapmamak
Personel için Koruyucu Donatım Statik elektriklenmeye karşı gerekli önlemleri almak

Fiziksel ve Kimyasal Özellikler
Ürünün Görünüşü Kaba taneli, mazot kokulu, pembe renkli
Yoğunluk (kg/m3) 790 – 820

Kararlılık ve Reaktivite:
Kaçınılması Gereken Durum Çimento gibi alkali materyaller ile birleştiğinde amonyak gazı açığa çıkar
Ürünün Bozulma Tehlikesi Nitrojen Gazları (NOx) ve Karbon monoksit oluşur
Ürünün Yanma Tehlikesi Nitrojen Gazları (NOx) ve Karbon monoksit oluşur

İmha Bilgileri
Doğrudan veya Bayiler kanalı ile üretici firmaya  başvurun

Taşımacılık Bilgileri
Malın Tanımı Patlayıcı Madde Tipi B
UN Numarası 0082, Paketleme Grubu II, Tehlikeli Mallar sınıfı 1.1.D
Olağan Üstü Durum Prosedürü (EMS) No: 1-02
Tıbbi İlk Yardım Rehberi (MFAG) Bölüm: 7.3
Kara Yolu/Tren Yolu Bilgileri (ADR/RID) Sınıf 1
Deniz Yolu Bilgileri (IMGD) Sınıf 1

Mevzuat Bilgileri
Kimyasal Ürünün Sağlığa Zararı Yok, Patlayıcı Ürün Evet, Marka Kategorisi Patlayıcı
Tehlike Sembolü Bomba Etiketi (E), Risk İbaresi Patlayıcı
Güvenlik İbaresi S 35 (Atıklarını ve kaplarını güvenli bir biçimde imha et)

Diğer Bilgiler
Patlayıcıların Taşınması, Depolanması ve Kullanılması için özel izin gereklidir.
ANFO % 95 Nitrat içermesi nedeni ile erimesi durumunda çevredeki nitrojen miktarı artar. Dağınık olarak kuru deliklere yerleştirilen ANFO böylece suya karşı korumasız olabilir. Eğer suya karşı korumasız ise ANFO kolayca suda erir.Bu neden ile aksaklık oluşturacak nitrojen gazı sızar. Bunun için ANFO yalnızca kuru deliklerde kullanılmalıdır.
Patlatma sonucu kuru deliklerde oluşan gazlar arasında NOx ve CO gazları kaydedile bilinir. NOx ve CO gazlarının konsantrasyonları aşağıdaki gibidir. Bu konsantrasyon değerleri delik çapına ve patlatma boyutlarına göre değişebilir.
Nitrojen Gazı (%80 NO ve %20 NO2) 17 gr NOx /kg ANFO
Karbon Monoksit  23 gr CO/kg ANFO

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Ocaklarda Patlatma
« Yanıtla #2 : 14 Temmuz 2009, 13:15:10 »
Yemlemeye Duyarlı Patlayıcılar

Ülkemiz madencilik ve inşaat sektöründe uzun yıllardan beri nitrogliserin bazlı patlayıcılar, 1997 yılına kadar Teknik Amonyum Nitrat ve daha sonra çıkartılan tüzük gereği Anfo kullanmaktaydı.

Ancak, nitrogliserin bazlı patlayıcıların gerek üretimi, nakliyesi, depolanması ve gerekse de kullanımının çok zor ve tehlikeli olması, Anfo’nun da suya karşı direnci olmaması, zayıf olması ve patlatma hızının düşük olması gibi nedenlerle kullanım alanı geniş, daha emniyetli ve ekonomik patlayıcılara ihtiyaç duyulmuştur.

Uzun yıllar süren araştırma ve geliştirmeler sonucunda 1970’li yılların sonunda Emülsiyon türü patlayıcılar keşfedilmiş ve 1984 yılında da EMULITE modern patlayıcıların en son gelişim olarak İsveç Nitro Nobel firması tarafından piyasaya sürülmüştür.

EMÜLSİYON PATLAYICI NEDİR?
Bugün dünyada kullanılan en modern sivil amaçlı patlayıcı maddedir. Fiziksel yapı itibariyle emülsiyon patlayıcılar çok ufak (mikron seviyesinde) amonyum nitrat solusyonu parçacıklarının ve diğer oksijen vericilerin “yakıt fazı” denilen yağ ve özel birtakım hidrokarbonların içinde homojen olarak dağılmasından oluşmuştur.

Yakıt olan ve hidrokarbon türevi maddeler oksitleyici olan mikroskobik nitrat solusyonu, damlacıkların etrafını bir film gibi kaplayarak onları sudan korumasının yanında çok iyi ve geniş kontak yüzeyi sayesinde yüksek patlatma hızı sağlar.

Diğer sıvı ve plastik patlayıcıların aksine emülsiyonlar içerisinde nitrogliserin, TNT vs. gibi duyarlı hale getirici patlayıcı özelliği olan kimyasallar yoktur. Bunların yerine milimetrenin onda biri çapında mikrocam balonlar emülsiyonları duyarlı hale getirirler. Bu cam balonlar kapsülden çıkan başlatıcı ve sıcaklığın yeterli dereceye yükselmesiyle patlayıcı içerisinde hızlı patlama yanması oluşturur.


Yemlemeye Duyarlı Patlayıcılar - Emülsiyon

ANFO’nun emülsiyon ile karışımından elde edilen yemlemeye duyarlı patlayıcı maddedir.

KULLANIM ALANI
Sulu deliklerde kullanılan patlayıcıdır. Az sulu veya nemli deliklerde su seviyesi emülsiyon patlayıcılarla geçildikten sonra uygulamaya ANFO ile devam edilebilir.
Sert zeminlerde ve metalik madenlerde taban kırılmasında yüksek verim sağlar.
Kömür madenlerinde üretim ve dekapaj patlatmalarında, Çimento ve Kireç fabrikalarının hammadde ocaklarında, taş ocaklarında, oto yol ve baraj inşaatlarında, kanal patlatmalarında ve özel patlatma uygulamalarında yaygın olarak kullanılır.

UYGULAMA
Deliği boşluksuz doldurur ve patlatmadan yüksek verim elde edilmesini sağlar. Sudan etkilenmez. Sulu deliklerde yüksek performans sağlar. Deliğin dibine çökerek, suyun yukarı çıkmasını sağlar. Az sulu deliklerde, taban şarjında
su geçildikten sonra ANFO kullanılmasına olanak
sağlar. Her türlü açık ocak patlatmalarında,
sert formasyonlarda ve metalik madenlerde kullanılabilir.




ATEŞLEME
Verimli patlatmalar için yeterli miktarda kapsüle duyarlı emulite veya diğer kapsüle duyarlı patlayıcılarla ateşlenir.

DEPOLAMA
Bütün patlayıcılar, 87/12028 sayılı tüzük hükümlerine uygun olarak inşa edilmiş, doğrudan güneş ışığı almayan ve iyi havalandırılmış depolarda muhafaza edilmelidir. Kuru, iyi havalandırılmış, tüzüğe uygun depolarda depolanmalıdır.

A.T Kodu
Avrupa topluluğu sınıflandırılması, sınıf 1.1D, UN No 0241 Patlayıcı madde. Tip EMNİYET

YÖNERGESİ
Tehlikeli maddeler olarak sınıflandırılan patlayıcılar, doğru depolanmaz, taşınmaz ve kullanılmazsa insanlara ve çevreye zarar verebilir. Tüm patlayıcılar, yasalarda belirtildiği gibi depolanmalı, taşınmalı ve kullanılmalıdır. Ancak;

Yutulursa; kusturma için uğraşmayın. Ağız çalkalandıktan sonra 1 veya 2 bardak su için. Göze kaçarsa; göz kapaklarını açıp 15 dakika bolca temiz su ile yıkayınız. Rahatsızlık devam ederse doktora gidiniz. Giysilere bulaşmışsa; dikkatlice çıkarın, daha sonra giymeden önce mutlaka temizlenmiş olduğuna dikkat edin.

Kapsüle Duyarlı Patlayıcılar - Emülsiyon

Açık ocaklarda ve yerüstünde yapılacak patlatmalar için geliştirilmiş sulu deliklerde, üstün itme ve kırma özelliği olan kapsüle duyarlı bir patlayıcı maddedir.
Yumuşak, orta sert ve sert, homojen olmayan formasyonlarda mükemmel sonuç verir.
Gücünü en iyi şekilde yemlemeye duyarlı patlayıcı veya Anfo ya verir.

KULLANIM ALANLARI
*Açık ocak patlatmalarında,
*çimento, kireç ve kalker ocaklarında,
*Özel patlatma uygulamalarında.

İŞ GÜVENLİĞİ
Patlatma sonrası oluşan duman karakteristiği sayesinde, yeraltı ve yerüstü tünel çalışmaları için güvenli çalışma ortamı sağlar. Darbe, sürtünme ve diğer mekanik etkilere karşı Nitrogliserin bazlı patlayıcılara kıyasla çok daha güvenlidir, suya karşı çok daha dirençlidir. Genellikle Raf ömrü dolduktan sonra duyarlılıkları kaybolur ve herhangi bir tehlike oluşturmadan tamamen tehlikesiz maddelere ayrışır


DEPOLAMA
Kuru, iyi havalandırılmış, tüzüğe uygun depolarda depolanmalıdır.

A.T Kodu
Avrupa topluluğu sınıflandırılması, sınıf 1.1D, UN No 0241 Patlayıcı madde. Tip E.

EMNİYET YÖNERGESİ
Tehlikeli maddeler olarak sınıflandırılan patlayıcılar, doğru depolanmaz, taşınmaz ve kullanılmazsa insanlara ve çevreye zarar verebilir. Tüm patlayıcılar, yasalarda belirtildiği gibi depolanmalı, taşınmalı ve kullanılmalıdır. Ancak;


Yutulursa; kusturma için uğraşmayın. Ağız çalkalandıktan sonra 1 veya 2 bardak su için.
Göze kaçarsa; göz kapaklarını açıp 15 dakika bolca temiz su ile yıkayınız. Rahatsızlık devam ederse doktora gidiniz.
Giysilere bulaşmışsa; dikkatlice çıkarın, daha sonra giymeden önce mutlaka temizlenmiş olduğuna dikkat edin.


 Patlayıcılar - Emülsiyon

Kimyasal / Teknik
Sınıfı Sivil Patlayıcı

İçerik:
Diğer Maddeler
Mineral Yağ <10 ağırlıkça
Parafin/Mum 8002.74.2 <10 ağırlıkça
Emulsifier <10 ağırlkça
Inorganic nitrat >60 ağırlıkça
Aluminyum <10 ağırlıkça
Hasaslaştırıcı Katkılar < 5 ağırlkça

Oluşabilecek Sağlığa Zararlı Durumlar:
Solunum Patlama sonucunda Nitrojen ve Karbon Monoksit gazı ortaya çıkar
Göz ile Temas Göz ile Temas ettiğinde tahrişe neden olur.
Cilt ile Temas Uzun süreli temasta yanma ve kızarıklığa neden olur
Yutma Yutulması halinde mide bulantısı, kusma ve ishale neden olur

İlk Yardım:
Solunum Acilen açık hava ortamına çıkmak ve temiz hava solunumu sağlamak .
Göz ile Temas Gözü bol su ile çalkalamak, problem devam ederse doktora başvurmak.
Deri ile Temas Temasta bulunmuş olabilecek elbiseleri çıkarmak, deriyi sabun ve su ile iyice temizlemek. Rahatsızlık devam ederse doktora başvurmak.
Yutma Ağzı temiz su ile çalkalamak ve bol su içmek, yüksek miktarda yutma söz konusu ise derhal doktora başvurmak.

Yangın-Mücadele
Özel Yangın Tehlikesi veya Zor Tutuşur, Yangın esnasında patlama riski vardır.

Patlama Riski
Söndürme Araçları Söndürme aracı kullanılmaz.

Döküntüye karşı Önlem
Ürün döküntülerini topla, döküntüleri patlayıcı gibi düşünerek yok etme metotları için üretici firma ile bağlantı kurulmalı.

Depolama ve Taşıma
Depolama 87/12028 Sayılı Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddeler İle İlgili Av Malzemesi ve Benzerlerinin Usul ve Taşıma Esaslarına İlişkin Tüzük Hükümlerine göre
Taşıma 87/12028 Sayılı Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddeler İle İlgili Av Malzemesi ve Benzerlerinin Usul ve Taşıma Esaslarına İlişkin Tüzük Hükümlerine göre

Taşıma ve Depolama Sırasındaki Önlemler
Engelleyici Tedbirler Sigara içmemek, ateş ve kıvılcım meydana getirecek işler yapmamak
Personel için Koruyucu Donatım Statik elektriklenmeye karşı gerekli önlemleri almak

Kararlılık ve Reaktivite:
Tehlikeli Bozuşma Ürünleri Nitrojen Gazları (NOx) ve Karbon monoksit oluşur
Tehlikeli Yanma Ürünleri Nitrojen Gazları (NOx) ve Karbon monoksit oluşur

İmha Bilgileri
Doğrudan veya Bayiler kanalı ile üretici firmaya başvurun

Taşımacılık Bilgileri
Malın Tanımı Patlayıcı Madde Tipi E, UN Numarası 0241, Paketleme Grubu II
Tehlikeli Mallar sınıfı 1.1.D, Olağan Üstü Durum Prosedürü (EMS) No: 1
Tıbbi İlk Yardım Rehberi (MFAG) Bölüm: 7.3, Kara Yolu/Tren Yolu Bilgileri (ADR/RID) Sınıf 1
Deniz Yolu Bilgileri (IMGD) Sınıf 1

Mevzuat Bilgileri
Kimyasal Ürünün Sağlığa Zararı Yok
Parlayıcı Ürün, Patlayıcı Ürün
Marka Kategorisi Patlayıcı
Tehlike Sembolü Bomba Etiketi (E)
Risk İbaresi Kuru ve Islak Halde Patlayıcıdır
Güvenlik İbaresi S 35 (Atıklarını ve kaplarını güvenli bir biçimde imha et)

Diğer Bilgiler
Patlayıcıların Taşınması, Depolanması ve Kullanılması için özel izin gereklidir.
Kapsüle Duyarlı Emulite çevre dostu kartuşlu patlayıcı olarak açık ocaklarda ve yer altında kullanılır.
Nitro Gliserin bazlı patlayıcı değildir, herhangi bir zehirli hammadde içermez.
Emulite yaklaşık % 30 N (Azot) içerir ve suya dayanıklılığı mükemmeldir, bu nedenle oldukça az miktarda Nitrojen (Azot) çıkarması beklenebilir.Üretimde kullanılan mineral yağlar çevre dostu proses yağları ile %3 den daha az miktarda polycycle aromatik bileşiklerdir.
Patlatma sonucu kuru deliklerde oluşan gazlar arasında NOx ve CO gazları kaydedile bilinir. NOx ve CO gazlarının konsantrasyonları aşağıdaki gibidir. Bu konsantrasyon değerleri delik çapına ve patlatma boyutlarına göre değişebilir.
Nitrojen Gazı (%80 NO ve %20 NO2) 1,7 gr NOx /kg Emulite
Karbon Monoksit 17,5 gr CO/kg Emulite

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Ocaklarda Patlatma
« Yanıtla #3 : 14 Temmuz 2009, 13:23:24 »
Ateşleme sistemleri - kapsüller

-ELEKTRİKLİ ATEŞLEME SİSTEMLER
 *geçikmeli elektrik kapsülü
 *geçikmesiz elektrik kapsülü
 
-ELEKTRİKSİZ ATEŞLEME SİSTEMLERİ






Elektriksiz Ateşleme sistemleri

Sınırsız gecikmeli, elektriksiz ateşleme sistemi. Depolamada ve kullanmada mümkün olan en fazla kolaylığı sağlamak için geliştirilmiş bir ateşleme sistemidir. Sistem, delik içi kapsülleri ile yüzey bağlantı bloğunun birlikte kullanılmasına dayalıdır.
Yağmurlu ve fırtınalı havalarda daha güvenli kullanım  sağlamaktadır.
Atım grubundaki bütün delikler, aynı gecikme aralığına sahip kapsüller ile şarj edilir. Ateşleme sırası, yüzey bağlantı bloğunda bulunan gecikmeler yardımıyla sağlanır. Delik içerisindeki kapsülün gecikme süresi, herhangi bir kaya fırlaması olmadan önce tüm deliklerin aktif olması için yeterli zamanı verir. Bu da tüpün kesme riskini en aza indirmektedir.
Süratli bağlantı iş verimini arttırır. Bağlantı kontrolu hızlıdır. Düğümlenme ve karışıklık meydana gelmez.


KULLANIM
Milisaniye gecikme gereken her türlü açık ocak patlatmaları, kanal patlatmaları, kontrollü ve gecikmeli patlatmalar bu sistem ile yapılabilir. Ateşleme sırası yüzeyde verildiğinden, sınırsız geniş atım grupları bu sistem ile ateşlenebilir.





DEPOLAMA
Bütün patlayıcılar, 87/12028 sayılı tüzük hükümlerine uygun olarak inşa edilmiş, doğrudan güneş ışığı almayan ve iyi havalandırılmış depolarda muhafaza edilmelidir.
Kapsül tüpü, plastik malzemeden oluşmaktadır. Bütün plastiklere nem girebildiğinden elektriksiz kapsüller alüminyum torbalarda paketlenmiştir. Ambalajı açılmış ürünlerin 3 ay içerisinde kullanılması gerekir. Ayrıca, üretim tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde kullanılmalıdır.

EMNİYET YÖNERGESİ
Kapsüller, tehlikeli maddeler olarak sınıflandırılır.
Doğru taşınıp uygun biçimde kullanılmazsa insanlar ve çevre zarar görebilir. Bu nedenle kapsüllerde, yasalarda belirtildiği gibi depolanmalı, taşınmalı ve kullanılmalıdır. Farklı üretici firmaların kapsülleri ile karışık kullanılırsa firmalar sonuçlar için garanti vermez.
Elektriksiz kapsülle yapılan patlatmalarda, ocak sahasında kısmen patlama meydana gelmişse sahaya en az 2 saat girilmemelidir


Patlayıcı maddelerin taşınması, depolanması ve kullanılması

Patlayıcı Maddelerin Taşınması :
Patlayıcı maddeler nakliye yapılacak araca, aracın yan kenarının yüksekliğini aşmayacak şekilde yüklenmeli ve araç hızını bu tür araçlar için trafikçe öngörülen şartlara göre tutulmalıdır. Kapsüller ile patlayıcı maddeler ayrı araçlarla taşınmalı ve patlayıcı maddelerin taşındığı araca başka herhangi bir malzeme yüklenmemelidir.

Patlayıcı madde taşıyacak araç;
daima temiz olmalıdır,
mekanik kontrolü yapılmış ve yeterli yangın söndürücü bulundurmalıdır,
“Güvenlik Belgeli Eleman” refakat etmelidir,
hava koşullarına göre kapalı kasa ve/veya iyice örtünülmelidir,
sigara içilmemeli, cep telefonu, telsiz, gibi cihazlar kapalı tutulmalı,
flama ve tehlikeli madde işaretleri olmalıdır.


Patlayıcı Maddelerin Depolanması
Patlayıcı madde depoları

ilgili tüzük hükümlerine uygun olarak inşa edilmeli,
depolarda yalnızca patlayıcı maddeler depolanmalı,
depo görevlisi olmalı, daima temiz tutulmalı,
düzgün bir şekilde istifleme yapılmalı
tüm girdi-çıktılar ilgili tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde kayıt altına alınmalıdır.

Depolamada,
ambalajların etiket ve yazılarının görülebilir ve okunabilir olması,
ambalajlar arasında ve duvara gelen tarafta boşluk bırakılmalı,
tüzükte öngörüldüğü şekilde istiflenmeli ve her zaman için depoya ilk giren ilk çıkar kuralı uygulanmalıdır.
Depo kapıları daima kapalı tutulmalı, depoya patlayıcı giriş ve çıkışları gündüz gün ışığında yapılmalıdır.
Depo yakınlarında kolay tutuşabilecek malzemelerin bulundurulmaması, varsa temizlenmesi gereklidir.
Depoya kibrit, çakmak, sigara, pipo, gibi açık alev alan malzemeler ile cep telefonu, telsiz, elektronik ve madeni eşyalar ile çivili ayakkabılar ve statik elektrik oluşturacak elbiseler ile girilmemelidir.


PATLAYICI MADDELERİN KULLANILMASI:
1. Ön Hazırlık:
Patlatma ile uğraşan personel anti-statik giysiler giymelidir.
Patlayıcı maddeler ve ateşleme sistemleri patlatma sahasına getirmeden önce civarda tehlike oluşturacak tüm devrelerin enerjisi kesilmeli ve topraklama ile tamamen boşaltılmalıdır.
Patlayıcı maddelerin atım sahasına intikalinden itibaren patlatma alanını uyarı işaretleri ile çevrelenmeli ve uyarı levhası alana diktirilerek, görevli elemanlardan başka şahıs ve araçların patlatma sahasına girmeleri engellenmelidir.
Deliklerin verilen paterne uygunluğu kontrol edilmeli, patlatmayı olumsuz yönden etkileyecek etkenler azaltılmalı, patlatma etki mesafesi kontrol edilerek bu mesafe içerisinde makina ekipman ve personelin bulunmaması sağlanmalıdır.
Patlamanın tüm safhalarında, atım sahasında sigara içmek, cep telefonu, araç telefonu kullanmak ve açık ateş yakmak kesinlikle yasaklanmalıdır.
Patlatma ekibinin kullanacağı aletler birinci kalite olmalı, düzenli olarak bakımları yapılmalı ve uygun olmayan araçların kullanılmasına kesinlikle izin verilmemelidir.
Bir patlatma ekibinde bulunması gerekli malzemeleri; Ohmmetre (devre ölçü cihazı), Manyeto (ateşleme cihazı), Şerit Metre, Patlayıcı Delgi Çubuğu, Sıkılama Tapası, Çakı, Ayna, Fener, Bağlantı Kablosu, Anahat Kablosu, Bant, ve Kapsül Pensesi olarak sıralayabiliriz.


2. Şarj (Doldurma):
Kritik bir işlem olan yemlemenin hazırlanmasında ve deliğe şarjında acele edilmemeli, kesinlikle prosedüre uygun olarak hareket edilmelidir.
Kapsüller kartuşa yerleştirilirken zorlanmamalıdır. Uygun delici ile kartuşta açılan deliğe yerleştirilmelidir. (Üretici firma uyarıları dikkate alınmalıdır) Yemleme deliğe yerleştirilmeden hemen önce hazırlanmalıdır. Asla önceden hazırlanıp etrafa gereksiz tehlike oluşturacak şekilde bırakılmamalı ve deliklere prosedürüne uygun olarak şarj edilmelidir. Dolduma sırasında, patlayıcı şarj miktarı periyodik olarak kontrol edilmelidir. Şarj esnasında sıkıştırma / ölçme işlemleri için kullanılan çubuk / değnek gibi aletlerin sürtünmeden dolayı kıvılcım çıkartabilecek malzemelerden yapılmış olmaması gerekmektedir.
Deliklerin doldurulması sırasında delik etrafında gereğinden fazla elemanın olmamasına dikkat edilmelidir.

3. Ateşleme Sistemi:
Ateşleme sistemi, kullanılacak patlayıcı maddeye uygun seçilmelidir. Üretici firma önerileri dikkate alınmalıdır.
Ateşleme sistemi devre kontrol cihazları ile ateşleme ekipmanları, sadece bu amaç için üretilen ve kullanılan aletler kullanılmalıdır. Kullanılacak araç gereçlerin kaliteli olması ve periyodik bakım ve kontrollerinin yapılmasına dikkat edilmelidir.


4. Sıkılama ve Bağlantı:
Sıkılama işleminden önce şarj edilmiş her delik, prosedürüne uygun olarak kontrol edilmelidir.
Deliğin hasara uğradığına dair bir işaret veya kuşku varsa tekrar yemleme veya sigorta amaçlı yedek yemleme deliğe yerleştirildikten sonra sıkılama yapılmalıdır.
Sıkılama işlemi için uygun (temiz ve akıcı) malzeme kullanılmalıdır.
Ateşçi bağlantıya geçmeden önce, artan patlayıcı ve kapsülleri, boş kutuları ve torbaları atım bölgesinden toplatmalı ve emniyetli bir yere nakledildiğinden emin olmalıdır.
Bağlantı sırasında personel sayısı minimumda tutulmalı ve son bağlantı iyi eğitilmiş bir veya iki ateşçi tarafından yapılmalı ve kesinlikle acele edilmemelidir.


5. Ateşleme:
Deliklerin şarj işlemi tamamlandıktan sonra, en kısa sürede ateşleme yapılmalıdır.
Herhangi bir zamanda atıma izin veriliyorsa atım sahası yakınındaki insanların emniyeti için gerekli ek önlemlerin alındığından emin olunmalıdır.
Patlatma sorumlusu, işletmedeki herkesin patlatma saatini bildiğinden ve patlatma sahasında kimsenin bulunmadığından emin olmalı ve atım sahasında giden tüm yollara görevli yerleştirilip emniyet alınmalıdır.
Tüm alet ve ekipmanlar patlamadan doğacak etki alanının dışına çıkartılmalıdır.
Taş fırlamasının tehlikelerinden sakınmak için tüm personel ve ekipmanlar, prosedürüne uygun olarak, emniyetli yere çekilmeli, gerekli görüldüğünde patlatma hasırı kullanılmalıdır.
Ateşçi, tüm bölgenin boşaltıldığından ve personelin emniyetli yere çekildiğinden ve patlatma bölgesine giriş olmadığından emin olmalıdır.
Ateşçi, devre tamamlanıp kontrol edildikten sonra atım sahası son kez gözle kontrol edilir. Daha sonra ana hat, atım sahasından ateşlemenin yapılacağı güvenli bir yere çekilerek devre kontrolü yapılır ve patlatma ikaz sirenine kadar beklenir.
Ateşlemeden hemen önce (prosedürüne uygun olarak) ikaz sireni çalar ve ateşleme yapılacağını duyurduktan sonra ateşleme yapmalıdır.
Ateşçi, patlatmadan sonra ortaya çıkan gaz ve tozların dağılmasından sonra atım yapılan bölgeye giderek atımın performansına dair gözlemler yapmalı ve atım sonucunu, prosedüre uygun olarak, patlatma raporuna işlemelidir.


Patlatmaların çevresel etkileri

Patlayıcı maddelerin kaya kütlelerini kırma amacı ile kullanımlarında çevreye verebilecekleri dört değişik olumsuzluk bulunmaktadır.

- Yer sarsıntısı (vibrasyon-titreşim) - Hava şoku - Taş savrulması - Toz emisyonu

Çevresel Etkilenmenin Nedenleri
Çevresel etkiler hakkında en yaygın endişe, çalışma bölgesi çevresi ve yakınında yaşayan insanlar tarafından duyulur. Bunun nedeni; insan kulağının çok düşük seviyede sesi duyup hissetmesidir. Ancak arazide yapılan patlatmaların sessiz ve gürültüsüz yapılması mümkün değildir. Genel olarak insanların patlatmadan etkilenmelerinin üç ana nedeni vardır.

a.Psikolojik
b.Bilgisizlik
c.Kötü niyet


Risk Analizi
Bir bölgede kontrollü patlatmalar yapılırken, çevre ile ilgili risk analizinin mutlaka yapılması gerekmektedir. Risk analizinin yapılmasının başlıca iki nedeni vardır.

1.Çevrenin titreşime ne ölçüde dayanabileceğinin tespit edilmesi
2.Titreşim seviyesine bağlı patlayıcı madde miktarının belirlenmesi

Risk Analizi Kontrol Listesi Risk analizinin yapılmasında bir çok faktör etkendir. Bu analizin yapılması sırasında bazı soruların cevaplarını bulmak zorundayız.

a. Çalışma bölgesinde jeolojik inceleme yapıldı mı ?
b. Yeraltı su seviyesi düşürülme riski var mı ?
c. Bölgede bulunan yapıların temelleri nasıl ?
d. Bölgede bulunan yapıların durumları nasıl?
e. Çevrede titreşime duyarlı eleman var mı ?
f. Yeraltında, patlatmalardan etkilenecek yapı var mı ?
g. Titreşim değerleri, ortak patlayan şarjlar ve uzaklık arasındaki ilişkiler?
h. Çevredekiler titreşimden nasıl etkilenmektedir?
ı. Çevrede yaşayanlara patlatmalar ile ilgili bilgi verildi mi ?

Risk analizi, bütün yer altı ve yerüstü yapı ve tesisatları için yapılmalıdır.
meydana gelen çevresel etkilerin oluşmasında önemli bir yeri vardır. Çünkü işe yaramayan enerji, açığa çıkardığı ısı, ışık, ses ve sismik enerji ile çevreyi etkilemektedir. Genel olarak patlatma sonrası oluşan çevresel etkiler dört ana başlık altında toplanır.


1. Yer Sarsıntısı
Bir patlayıcı şarjı kaya gibi bir ortamda patlatıldığında çeşitli dalgalar oluşturmaktadır. Bu dalgalar, sismik dalgalar olarak adlandırılır. Kaya kırmak için verilen enerji, kaya dayanımını ve elastik limitlerini yenecek güçte olmalıdır. Kayayı kırmak için gerekli olan enerji sağlanamadığında ona harcanan güç sismik dalgalara dönüşerek zararlı titreşimler olarak çevreye yayılır.

Zemin Titreşimini Oluşturan Etkenler
a.Patlatma işlemleri sırasında gecikme başına kullanılan patlayıcı madde miktarı,
b.Yapıların özellikleri,
c.Yapıların zeminindeki kaya özellikleri,
d.Mesafe,
e.Çevrenin jeolojik durumu

Sismik Dalgalar
Sismik dalgalar, farklı parçacık hızına sahiptir ve ortam içerisinde farklı dalga hızlarında ilerler. Bu dalgaların yapılara ve insanlara etki eden farklı özellikleri vardır. Bu gruptaki dalgalara “Gövde Dalgaları” denir. Bundan ayrı olarak çeşitli şekillerde olan ve sadece yüzeyde ilerleyen bir grup dalgaya da “Yüzey Dalgaları” denir.
Kaynaktan uzağa ilerledikçe farklı tipteki dalgalar farklı hızlarda ilerler ve böylece etrafa yayılırlar. Gövde dalgaları en önce varan dalgalardır. Bunlardan ilk ulaşanı sıkıştırma dalgası veya basınç dalgası olarak adlandırılan P dalgalarıdır.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Ocaklarda Patlatma
« Yanıtla #4 : 14 Temmuz 2009, 13:33:16 »
P dalgaları kaya yapısına bağlı olarak 1.500 m/sn ile 6.100 m/sn arasında hız ile ilerler. Frekans insanların duyabileceği aralıkta ise bu dalgalar hissedilebilir. Basınç dalgalarını takip eden dalgalara yırtma dalgası veya S dalgası denir. Bu dalgalar, basınç dalgalarını 3/5’ i kadar bir hız ile ilerlerler. En son varan dalgalar ise yüzey dalgalarıdır. Yüzey dalgalarının en önemlisi ve en yaygın olanı Rayliegh dalgası veya R dalgasıdır. Rayliegh dalgası yırtma dalgalarının 0.9’u kadar hız ile ilerler.

   İlerleme ve Parçacık Hızı
Sismik dalgalar hava, su ve kaya gibi farklı ortamlarda farklı hızlarda ilerler. Buna dalga ilerleme, dalga geçme veya basit olarak sismik dalga hızı olarak adlandırılır. Bu, dalga yeraltında ilerlerken yüzeydeki hareketinin hızıdır. Bu hızın en yüksek değeri “Zirve Parçacık Hızı” olarak adlandırılır.    

Titreşim Şiddetinin Sönmesi
Bütün güç alanları gibi sismik dalgalarda mesafe ile azalır veya söner. Bu azalmaya zayıflama denir. Tipik bir patlatmadan oluşan birleşik dalga hareketi bir çok jeolojik ortamda kaynaktan uzağa gittikçe, uzaklığın her katlamasında bir önceki değerinin 1/3’ne düşer. Titreşim şiddetinin sönümlenmesinin başlıca iki nedeni vardır. 1-Kayaç yapısının gerek fiziksel, gerekse jeolojik olarak gösterdiği direnç. 2-Sismik dalgaların kaynağından uzaklaştıkça geniş bir alana yayılması.


2. Hava Şoku
Patlatmalarda etkin önlem alınmadığında, kaya çatlaklarından atmosfere hızlı ve erken boşalan reaksiyon ürünü gazlar önemli oranda hava şoku oluşturur. Önlemlerin alınmaması durumunda bu etki hava şoku dalgalarına dönüşür.
Çok sık olarak hava şoku dalgası bir zemin titreşimi olarak algılanır. Bu daha çok patlatma alanına yakın bölgelerdeki binalarda etki yaptığı gibi, hava şartlarına bağlı olarak daha uzaktaki yapılarında etkilenmesine neden olmaktadır.
Hava şoku çoğunlukla insanlarda psikolojik etki yaratmaktadır. Atmosferde yol alan şok dalgası titreşim hissi, pencereler, camlar ve porselen eşyaların takırdamasıyla oluşan duymaya da bağlı olarak insanlarda tedirginlik yaratır.


Hava şokunun önlenebilmesi için;
- Basamak patlatma tekniği kullanılarak, patlayıcı madde kaya yapısı içinde mümkün olduğunca homojen dağılır ve hapsedilir.
- Galeri patlatması uygulanmaz.
- Uygun delik geometrisi kullanılır.
- Uygun sıkılama boyu ve malzemesi kullanılır.
- Gecikmeli ateşleme sistemi kullanılır.
- Delme öncesi patlatma aynası incelenerek gaz deşarjına yol açabilecek bir jeolojik olgu olup olmadığı incelenir. Böylesine bir jeolojik olgunun varlığında o bölgeye az patlayıcı madde yerleştirilir.


3. Taş Savrulması
Patlayıcı madde, ateşlendiğinde reaksiyon sonunda büyük miktarda gaz ve çok yüksek sıcaklıkta ısı açığa çıkaran organik veya inorganik maddedir. Kaya kütlesi içerisinde gerektiği gibi hapsedilmediği durumda açığa çıkan gaz, kaya kütlesinin bir kısmında yırtma oluşturur ve bu yırtılmaya bağlı kontrolsüz taş fırlamaları oluşur. Bu taş savrulmaları çevre için büyük tehlikeler yaratır.


Taş savrulmasını etkileyen önemli faktörler
-Delikte kullanılan patlayıcı madde miktarı
-Delik çapı, delik yükü ve delik sapması
-Atım grubu önündeki serbest malzeme ve setler
-Gereğinden fazla delikler arası mesafe
-Kaya yapıları
-Yetersiz şekilde temizlenmemiş yüzey

Bu etkileri azaltmak için yapılması gerekenler
-Galeri patlatmaları uygulamamak
-Delik geometrilerini iyi hesaplamak
-Sıkılama boyu -Delik şarjının homojen yapılmasını sağlamak
-Gecikmeli ateşleme sistemleri kullanmak


4. Toz Emisyonu
Bilindiği gibi patlatma ile kayaların kırılma aşamasında büyük miktarda kaya kütlesi hareket etmektedir. Söz konusu hareket esnasında bir kısım iç öğütmeler oluşur. Bu iç öğütmelere bağlı olarak da patlatmanın etkisi ile toz oluşur.
Toz oluşumunu engellemek için herhangi bir teknik önlem mümkün değildir. Patlatma öncesi ve sonrası zemini ıslatmak veya yağmurlama şeklinde sulamak bir önlem olarak uygulandığı yerler mevcuttur.








OCAKLARDA PATLATMA
Hammadde
2005


Çevrimdışı alper7490

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 1031
  • Liked: 14
  • İtibar: +2325/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • http://www.kocyigit.gen.tr
    • Madencilik Haber Sitesi
Ynt: Ocaklarda Patlatma
« Yanıtla #5 : 24 Ağustos 2009, 15:15:15 »
bu konu sayesinde patlayıcı ile ilgili bilmedigimiz kalmaz artık :D paylaşım için saol :)
Aydınlık bir GELECEK için karanlığı kazıyoruz

MADENCİLİK HABER SİTESİ

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Ocaklarda Patlatma
« Yanıtla #6 : 22 Eylül 2009, 01:06:23 »
dostum yok bole dokuman gercekten super cok işe yarayacaktır herkes için...
« Son Düzenleme: 05 Eylül 2010, 20:05:29 Gönderen: ozguryolcu »

Tags: