Gönderen Konu: Altın Üretim Yöntemleri ve Çevre  (Okunma sayısı 2916 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7458
  • Liked: 80
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Altın Üretim Yöntemleri ve Çevre
« : 15 Haziran 2009, 12:50:51 »
Kamuoyunda çok konuşulan ve olası çevresel etkileri üzerine felaket senaryoları üretilerek çözümsüzlük noktasında kilitlenmeye çalışılan altın madenciliği, her kesimden insanımızın dikkatle izlediği bir konu olmaktadır. Medyaya yansıyan şekliyle altın madenciliği bir çevre felaketi olarak tanımlanmaktadır. Oysaki bilimsel altyapılara dayırılmış, çözümsüzlüğü değil bilgiyi öne çıkaran yaklaşımlarla, çevresel etkileri ortadan kaldırılmış, riski azaltılarak maksimum faydanın sağlığı ‘çevresel değerlere duyarlı modern madenciliği’ olanaklı kılacaktır.



DoÄŸal kaynakları yönünden çeÅŸitlilik gösteren ülkemizde madencilik sektörü, bugüne kadar istenilen geliÅŸmiÅŸlik düzeyine ulaÅŸamamıştır.Yıllardan beri bor, demir, krom, manyezit, barit, mermer gibi yeraltı varlıklarıyla zaman zaman dünya üretiminde ön sıralara gelmiÅŸ olmamıza raÄŸmen , ürün pazarlama veya duraylı ve güven verici madencilik politikaları  oluÅŸturulmadığı  için, bu kaynaklarımızın deÄŸerlendirilmesi rekabetçi dünya pazarlarında  istenilen düzeylere çıkarılamamıştır.
     1985’ li yıllardan itibaren önem kazanan, özellikle yabancı yatırımcılar tarafından ciddi boyutlarda yatırım yapılabilecek bir alan olarak deÄŸerlendirilen Türkiye altın madenleri varlığı, tartışılamayacak kadar açıklık kazanmıştır.Ülkemiz gündeminde yıllardır, gerekli önemle yerini bulamayan madencilik sektörünün, ‘Altın MadenciliÄŸi’ ile gündemi yakalamış olması ve madenciliÄŸin ülke genelinde tanınmaya baÅŸladığı bir dönemde, varılan noktanın altın madenciliÄŸi özelinden çok genel madenciliÄŸimiz açısından ciddi kaygılara neden olduÄŸu görülmektedir.Dünya altın madenciliÄŸi uygulamalarının baÅŸlangıçta karşılaÅŸtığı tepkileri çok benzer biçimde yaÅŸayan ülkemizde de, altın madenciliÄŸinin, kısa sürede çaÄŸdaÅŸ teknolojilerle donanımlı üretim ve istihdam saÄŸlayıcı nitelikleri ile madencilik sektörü içinde ‘olaÄŸan madencilik faaliyetleri’ gibi yerini alması temenni edilmektedir.
Madencilik ve çevrenin birbirinin argümanıymış gibi gösterilmesi, ulusal kalkınma için itici bir sektör olmak zorundaki madenciliğimize ciddi zararlar verebilecektir. Çağdaş bir madencilik anlayışı içinde çevrenin de önemli bir parametre olduğu bilinciyle ‘Ya madencilik ya çevre’ dayatması yerine her iki anlayışın bilimsel verilere dayalı ortak çözümler üretmesi gerekmektedir.
 

1.GİRİŞ
 
     Altın, insanlığın kıymetli metalleri tanıyıp kullanmaya baÅŸladığından itibaren çeÅŸitli uygarlıkların doÄŸmasında ve devrini tamamlamasında etkili bir güç kaynağı ve en önemli metal olma özelliÄŸini korumaktadır.Kaynaklardan ilk kez Anadolu’da kullanıldığına iliÅŸkin kuvvetli deliller bulunmaktadır.Yazılı belgelerden, M.Ö. 3000 li yıllarda Anadolu’da kullanıldığı bilinene bu metalin, Lidyalılar tarafından altın para olarak kullanımı M.Ö. 615-620 yıllarına rastlamaktadır.
     Altın ekstraksiyon yöntemleri olarak kullanılan amalgamasyon da cıva; siyanür liçinde de siyanür, çok zehirli olmaları nedeni ile çevre kirliliÄŸi yaratma potansiyeline sahiptir.Bu nedenle tüm dünyada ve ülkemizde de konu ile ilgili yasal düzenlemeler mevcuttur, ve altın iÅŸletmecilerinin bu yasalara uyması zorunludur.Buna karşın kamuoyu çoÄŸu kez konuyu bilimsel açıdan ele almayan kiÅŸi ve/veya ‘çevreci’ bazı örgütlerce yanıltılmakta ve altın madencilerine karşı güçlü bir muhalefet oluÅŸturulmaktadır.
     Ã‡evre konusunda çok hassas olan ABD, Kanada, ve Avustralya gibi ülkelerde yaklaşık bir asırdır kullanılan siyanürün kimyası ve çevreye etkisi konusunda yeterli bilgi mevcuttur.
     Günümüzde dünya altın üretiminin yaklaşık  %85’i henüz endüstriyel açıdan alternatifi olmayan siyanür ile gerekli önlemlerin alınması halinde çevre kirliliÄŸine yol açmadan yapılmaktadır.
     Konunun özellikle bilim ve meslek adamları tarafından sentezi çok iyi yapılmalıdır.DiÄŸer bir deyiÅŸle madencilik ve çevre ortak bir noktada yaÅŸayabilme koÅŸullarını bulmak zorundadır.Bu yazıda, altın madenciliÄŸi, altın üretim yöntemleri, bazı ülkelerde hala kullanılmakta olan amalgamasyon nedeniyle cıvanın; siyanürlemede kullanılan siyanür ve onun diÄŸer bileÅŸiklerinin,metal komplekslerinin kimyası ve çevreye etkisi, arıtma metodları ile birlikte verilmektedir.
   
2.ALTIN MADENCİLİĞİ VE ALTIN ÜRETİM YÖNTEMLERİ
 
     Altın madenciliÄŸinde cevher üretimi diÄŸer madencilik çalışmalarından hiçbir farkı olmaksızın, açık ocak veya yer altı iÅŸletmesi biçiminde yapılmaktadır.Dünya da halen ekonomik olarak üretim yapılan madenlerde altın içeriÄŸi 1 gr/ton ile 15-20 gr/ton arasında deÄŸiÅŸmekte ve altın üretiminde %85 den fazla bir oranla siyanür liçi prosesi kullanılmaktadır.
     Burada altın-gümüş madenciliÄŸine ait genel kazanım proses kademelerine geçmeden evvel çok çok eski bir kazanım yöntemi olan Amalgamasyon yönteminden bahsedelim.
 
2.1.Amalgamasyon
 
    Ülkemizde, ne yakın geçmiÅŸte ne de günümüzde endüstriyel anlamda uygulanmış bir metoddur.Ancak günümüzde, Brezilya, Venezuella, Tanzanya, gibi ülkelerde önemli ölçülerde uygulanmaktadır.
     Amalgamasyonla altın üretimi, göreceli iri taneli (>50 micron), temiz yüzeyli, serbest altının cıva ile AuHg2, Au8Hg gibi bileÅŸikler yapmasına dayanır ve çok eski bir yöntemdir.
     Cıva, 20 santigrad derecede bile 0.0013 mm Hg gibi diÄŸer metallerden en az milyonlarca defa fazla buhar basıncına sahip, 357º C’ de kaynayan bir metaldir.İşte bu özelliÄŸi ile cıva, altın üreticilerinin plaser tip dediÄŸimiz altın yataklarından altın üretiminde önemli bir yer iÅŸgal etmiÅŸtir.Çünkü, cıvanın altın yüzeylerine teması ile gerçekleÅŸen reaksiyon, altının, gang minerallerinden kolayca ayrılmasını saÄŸlar.Daha sonra cıva 500-700º C’ de ‘retort’ larda tamamen gaz fazına geçirilerek altın üretilmektedir.Düşük sıcaklıklarda bile çok çabuk gaz fazına geçen cıvanın tamamen kontrol altında tutulması gerekmektedir.Bilinçsiz kullanımın yaygın olduÄŸu küçük ölçekli (bireysel aile iÅŸletmeleri) üretim birimlerinde kullanılan ilkel ‘retort’ lardan çevreye, üretilen her kg altın için 1.32 kg cıva yayılmaktadır.

Cıva, doğada pek çok maddenin içinde değişik derişimlerde bulunmaktadır.Aşağıdaki çizelgede (ÇİZELGE.1) cıvanın doğal dağılımı verilmektedir.


MADDE
                   
YerkabuÄŸu
Toprak
Kömür/Petrol
Tatlı Sular
Deniz Suyu
Hava
Deniz Yosunları/Bitkileri
Kara Bitkileri
Hayvanlar
Balıklar

CIVA DERİŞİMİ(ppb)
30-100
10-300
100-1000
<0.1
0.03
0.1-1
30
5-30
<50
20-200

 Ã‡izelge.1’ den görüleceÄŸi üzere çevremizdeki cıva kirliliÄŸinin en önemli kaynağı kömür ve petroldür.Bu enerji kaynaklarının bilinçsiz tüketimi artıkça hava ve sulara geçen cıva miktarı da artmaktadır.Ayrıca, göreceli eski teknolojilerden türeyen bazı endüstriyel atıklar ve dişçilerin kullandığı amalgamın normal atıklara karışması da ciddi cıva kirlenmeleri yaratmaktadır.Cıva kirliliÄŸinin ne anlama geldiÄŸinin en çarpıcı örneÄŸi; 1900’ lerin başından itibaren Japonya’nın Minamata körfezine atılan cıvalı atıkların 1950’ lerde 100.000’den fazla balıkçının ölmesi, pek çok insanın zehirlenerek hastalanması ve o bölgede anormal doÄŸumların büyük bir sıklıkla ortaya çıkmasıdır.
      ÇeÅŸitli kaynaklardan çevreye karışan cıvanın insan üzerindeki zehirlilik derecesi cıvanın hangi halde bünyeye girdiÄŸine baÄŸlıdır.ÖrneÄŸin, doÄŸada çok yaygın bulunan Entero bacter aerogenes ve Escherichia coli adlı bakteriler metalik cıva’yı, metil-cıva’ya (CH3Hg) dönüştürürler ki metil-cıva da Hgº ve Hg ² den çok daha fazla zehirlidir.Zira metil-cıva insan ve hayvan dokuları tarafından kolayca absorblanır.Besin zincirinde, metil-cıva, balık ve diÄŸer deniz hayvanlarında birikim yapar ve bu besinleri tüketenlere geçer.FAO/WHO tarafından konulan standartlarda metil-cıva alım miktarı 0.2 mg’ı geçmemek ÅŸartı ile tolerans limiti 0.3 mg/hafta dır.
     Cıva, öncelikle yakın çevredeki insanlarda beyin-sinir sistemi ve böbreklere baÄŸlı hastalıklara ve ölümlere yol açmaktadır.Brezilya’nın Amazon bölgesinde ‘Garimpos’ olarak adlandırılan yerli halk arasındaki cıva zehirlenmeleri ilkel madencilik kaynaklı cıva zehirlenmelerinin dünyadaki en önemli örneÄŸidir.Brezilya hükümeti bu bölgede alternatif teknolojilerin kullanımı ve cıva kirlenmesinin önüne geçilebilmesi için 1989’dan beri aktif bir program uygulanmaktadır.

2.2. Altın ve Gümüş Madenciliği
 
     Bir altın-gümüş madenciliÄŸinde, madenin üretiminden, metal altın ve gümüşün kazanımına kadar geçen süreçlerde diÄŸer birçok madencilik faaliyetlerinde izlenen olaÄŸan süreçlerden geçmektedir.Bu metallere ait madencilik proses kademeleri aÅŸağıda verilmiÅŸtir:


                                        *Cevher Üretimi                      (Mining)
                                        *Boyut  Küçültme                   (Processing)
                                        *Kimyasal Çözündürme          (Leaching)
                                        *BerraklaÅŸtırma                       (Purification)
                                        *OksijensizleÅŸtirme                 (Deaeration)
                                       *Katı Faza Alma                     (Precipitation)
                                       *Katı-Sıvı ayırımı                    (Filtration)
                                       *Ergitme-Rafinasyon           (Fluxing-Refining)
                                       *Metal Altın Eldesi                  (Casting)   

 Genellikle altın cevherleri önce boyut küçültme iÅŸlemlerine tabi tutularak zenginleÅŸtirme iÅŸlemlerine hazırlanmaktadır.


KAYNAKLAR
 
[1] Ü.İpekoÄŸlu, "Siyanür, Altın MadenciliÄŸi ve Avrupa’ daki Uygulamaları" Türkiye’de Altın MadenciliÄŸi, Eds: G.Önal,  A.E.Yüce,  S.Karahan, TMGV Yayınları, 1997, s:143-155
[2]A.E. Yüce, "Altın Üretim Yöntemleri ve Çevre",Altın Madenciliği ve Çevre Toplantısı,10 Temmuz 1997, Sivas,İTÜ Maden Fakültesi (Yayınlanmamış)
[3]Çiçek, F., 1994, "Gümüşköy’de Siyanür Liçi ile Gümüş Üretimi", Altın Madenciliği Semineri, Ankara, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, İstanbul, sayfa:60-65
[4]Canbazoğlu, M., Çözelti Madenciliği Ders Notları, Sivas, 2001, sayfa:31-36,60-64
[5]web: http://www.maden.org.tr


Alıntıdır...

Çevrimdışı omur_sonmez

  • İleti: 111
  • Liked: 1
  • İtibar: +728/-0
Ynt: Altın Üretim Yöntemleri ve Çevre
« Yanıtla #1 : 15 Haziran 2009, 13:59:29 »
Türkiyede AJANLIK FAALİYETLERİ en fazla olan ülke ALMANYA dır... Türkiyeninde altın ithalatı yaptıgı ülke almanyadır.. Bizim kendi altın üretimimizin artması almanyadan ithal edilen altın miktarının düşmesi dolayısıyla almanyanın pazar payı düşecektir.. Bunun farkında olan almanyada altın üretiminin çevreye zararı oldugu dedikoduları çıkararak cahil insanlar tarafından çeşitli eylemler provake etmekte ve ülkemize büyük katkı sağlayacak olan işletmeleri ile kendi insanımızı karşı karşıya getirmektedir.
« Son Düzenleme: 13 Mayıs 2011, 11:20:07 Gönderen: ozguryolcu »

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7458
  • Liked: 80
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Altın Üretim Yöntemleri ve Çevre
« Yanıtla #2 : 15 Haziran 2009, 14:12:48 »
Aynen omur almanyanın altınlarmız uzerindeki oyunlar cok fazla ve bu konuda kimler onune ciktiysa resmen harcadilar ve biz bunlara mudahele etcegimize bazi kesinler onlarin yanında olmaktan baska birşey yapmadilar... Bizim dışa bagımlılıgımızı birakmak istemeyenler yuzunden oluyor aslında dısabagımlılık bizim bazi kesimlerin resmen içinde var biz bu tabulari yenmedigimiz muddetce gelişemeyeceğiz, hep dış kuvvetlerin istedigi bir ülke konumunda sekmeye devam edecegiz....!!!
« Son Düzenleme: 13 Mayıs 2011, 11:21:16 Gönderen: ozguryolcu »

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7458
  • Liked: 80
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Altın Üretim Yöntemleri ve Çevre
« Yanıtla #3 : 11 Temmuz 2009, 12:00:19 »
Bizim milletimiz cok cabuk kanmaya hazır... tamam bizim milletimiz ekmegini topraktan cikarir ve biz madenciler olarak bunda hemfikiriz... Ancak, bazı şeylere bilimsel olarak bizlere inansinlar ve gerekirse görsünler okusunlar... Bazı kimseler bizim altın madenciliği yapmamizi söz sahibi olmamızı istemediginden bizim milletimizi bize karşı kışkırtmaktadır.. Yahu uyanalım artık bu işlemleri sadece bizim ülkemiz yapmiyor.. Neden almanlar kendi altınlarını çıkarırken kimse ayaklanmiyor onlar rahatlikla yaparken bu gizli adamlar neden gelip bizim milletimi bize karşı doldurmaktadır diye bir düşünün?

Herkes ÇEVRE diye yırtınıyor... Bizler madenlerimizi alip işlemlerimiz bittikten sonra zaten cevreyi dogayı eski haline getiriyoruz bunun bircok yerde örnegi var... Ancak bunları bizim toplumumuza yansıtılmıyor.. Sadece olumsuz diye yaygara cikariyorlar milleti isyana teşvik ediyorlar... Ama artik uyumayalim millet olarak... Bunu herzaman soylemişimdir.. TÜRK' ün Türkten BAŞKA DOSTU YOKTUR!!!!


Bu kirli oyunlara gelmeyelim artik.. Bir ülkenin asıl silahlarıdır madenler... Bizim ülkemizdeki madenleri saymakla bitmez yanlız işte oynanan oyunlara bizim milletimizde alet olunca işler değişiyor... Biz maden işletmesini kurarken bir bakima o yörenin iş istihdami saglanmasinda katkı sagladigimiz gibi o maden cikarilan yorenin de gelişmesinde katkı sagliyoruz ama bunlari göremiyoruz...

Burdan tüm madenci kardeslerimize sesleniyorum... Lütfen daha duyarli olup bu gibi konularda bole forumlar ayaklanalim ki millete herkese nasil bir genclik bu yolu takip ediyor ve bu kirli oyunlarin karşısında oldugumuzu gosterelim...

Tags: