----------------------- ---------------

Gönderen Konu: Cevher Zenginleştirme Minarallerin Ayrılma Ve Maden Sanayisindeki Tatbikatı  (Okunma sayısı 2127 defa)   Share 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı alper7490

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 1031
  • Liked: 9
  • İtibar: +2322/-0
  • Sayginlik Puani: 214592
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • http://www.kocyigit.gen.tr
  • Respect: +18
    • Madencilik Haber Sitesi
Maden cevherleri ocaktan istihsal edilip izabehanelere veya sanayiin diğer bölümlerine satılır. Zengin maden cevherlerinin azalması ve sanayiin standart ham maddeler talep etmesi neticesinde düşük tenörlü fakir cevherlerin yapılarına giren kıymetli minerallerin ayrılarak, standart şartlara uygun konsantreler halinde sanayiye arzedilmesi icabetmiştir. Bu maksatla yapılan ameliyelere, cevher hazırlama veya zenginleştirme (veya maden zenginleştirme) ameliyeleri diyoruz. Halen memleketimizde maden ocaklarından istihsal edilen birçok cevherler, hiçbir zenginleştirme ameliyesine tabi  tutulmadan sanayiye sevkedilebilmektedir.

Meselâ : demir, krom, manganez cevherleri ve maden kömürleri gibi. Bazı krom cevherleri gravimetrik (yoğunluk farklarından istifade eden) konsantrasyon usullerine tabi tutularak zenginleştirilmektedir.

Diğer taraftan bakır, antimuan, kurşun-çinko ve kükürt cevherlerimiz gayet ince öğütülerek flotasyon yolu
ile zenginleştirilmektedirler.
 
ANA PRENSiPLER

Mineralojik yapıları veya kimyasal terkipleri bakımından farklı iki veya daha fazla kati maddenin birbirlerinden
ayrılabilmeleri için aşağıdaki iki şartın mevcut olması gerekir :
 
1. Cevher tanelerinde, konsantre edilecek mineralin veya minerallerin tamamen serbest halde bulunması veya bu
serbestleşmenin kırma ve öğütme yoluyla kolayca elde edilebilmesi,
 
2. Serbestleşmiş olan saf minerallerin fiziksel vasıflarının (yoğunluk, manyetik çekilme, elektrik iletgenliği)
veya kırılma yüzeylerinin fiziko-kimyasal vasıflarının farklı olması. Yukardaki şartlar mevcut olunca ayrılma
veya konsantrasyonun verimli oluşu, aşağıdaki iki faktörle tesbit edilir :
 
a. Ayrılan kısımda veya kısımlardaki, konsantre edilmesi istenen mineralin nispeti (konsantrenin tenörü);
b. Orijinal ham cevherdeki kıymetli mineralden konsantreye geçen kısım (randıman). Konsantre yalnız arzu edilen mineralden teşekkül ediyorsa ve geride kalan artıkta bu mineralden hiç kalmamışsa, konsantre tenörü % 100 ve randıman da % 100 demektir. Bu ayrışmanın nazari hudududur veya selektifliğin maksimum olduğu noktadır.

Diğer taraftan ham cevher, konsantreye aynen geçiyorsa, konsantre tenörü cevherin tenörüne eşittir ve selektif lik sıfırdır. Ayrılması istenen mineralin cevherin içerisindeki dağılma şekli (serbestleşmenin kolay veya güç oluşu) ve bu mineralin fiziksel vasıflarının diğerlerinden az veya çok farklı oluşu selektiflik derecesine tesir eden esas faktörlerdir. Selektifliğin yüksek olduğu cevherlerde,  meselâ kolayca serbestleşebilen kurşun ve çinko cevherlerinde flotasyonla veya gravimetrik olarak elde edilen konsantrelerin saflığı % 95 i bulur. Molibdenitten flotasyon yoluyla % 99 safiyette konsantre hazırlamak mümkün olmaktadır. Keza zirkonun gravimetrik ve flotasyon yolu ile hazırlanan konsantrelerinde saflık derecesi % 99 u geçmektedir. Bununla beraber, eğer konsantre edilecek mineralin serbestleşmesi çok ince bir öğütmeyi icabettiriyorsa, konsantrenin saflık derecesinden bir miktar fedakârlık etmek, ekonomik bakımdan avantaj sağlar. Böylece öğütmeyi, minerallerin tamamının serbestleşmesine kadar ilerletmeden, daha az saf bir konsantre elde etmekle, öğütme masraflarının azaltılmasından doğacak fark, konsantre tenörunün yükseltilmesinden veya randımanın artmasından meydana gelen kazançtan daha cazip olabilir.
 
Konsantre tenörü ve randıman

Şekil l de konsantre tenörüne tabi olarak randımanın tatbikatta ne şekilde değişebileceği görülmektedir. Randımanın çok yüksek olduğu bölgelerde, konsantre tenörü nispeten düşüktür. Bir miktar kıymetsiz mineral, konsantre edilen minerallerin arasına karışmıştır veya serbestleşmesi tam olmıyan karışık tanecikler halinde saf minerallerin arasına girmiştir. Ayrışma randımanlı ve fakat selektiflik derecesi düşüktür.

Randımanın bir miktar azaltılması ile, evvelâ serbest kıymetsiz (artık) minerallerin ve daha sonra karışık taneciklerin (mikst), konsantreden ayrılması sağlanmış olur. Böylece temiz konsantre elde edilmiş ve fakat artıkta bir miktar kıymetli mineral kaybedilmiş olur. Cevherin öğütülme derecesine ve dolayısiyle minerallerin serbestleşmesinin tam veya noksan oluşuna göre de muhtelif eğriler meydana çıkar. Serbestleşme ne kadar noksan olursa, saf konsantrenin elde edilebilmesi için randımandan o nispette çok fedakârlık etmek icabeder. Optimum konsantre tenörü maliyet ve satış hesaplarının tetkikiyle meydana çıkar; bu tenor âzami kâr sağlıyan duruma tekabül eder.
 
Tane büyüklüğü ve zenginleştirme ameliyesi

Cevher içerisindeki kıymetli mineralin serbest hale gelmesi için gereken kırma ve öğütme ameliyesi umumiyetle konsantrasyonun en masraflı bölümünü teşkil eder. Bir cevherin içerisindeki mineralin değeri, her şeyden önce bu mineralin serbestleşmesi için icabeden kırma ve öğütme masraflarını bol bol  arşılayacak durumda olmalıdır. Zira ancak ince tanecikler halinde serbestleşen bir cevherin konsantrasyonuna tatbik edilecek usul de, iri tanelerinkinden çok daha masraflıdır. Aynı cins minerali ihtiva eden ve aynı tenörde olan iki ham cevherden, iri taneler halinde serbestleşebilen cevher diğerine nazaran daha değerlidir. Şekil 2 muhtelif zenginleştirme ameliyelerinin, hangi hudutlar dahilindeki tane büyüklüklerine tatbik edildiklerini göstermektedir. Cevherin değerine ve bulunuş şekline göre, konsantrasyon basit veya kompleks olabilir :

1. Birçok krom ve manganez cevherlerimiz yalnız elle ayıklamaya tabi tutulurlar.

2. Guleman kromit birikintileri, kırılmaya tabi tutulmaksızın elenir ve 8 meşten inceler, hidrolik olarak tane büyüklüğüne göre tasnif edilerek sarsıntı tablalarında ve daha iri olanlar eleklerle 4-12 ve 12-24 mm olarak tasnif edildikten sonra jiglerde  zenginleştirilirler. 5 cm den büyük parçalar da elle ayıklamaya tabi tutulurlar.

3. Ergani bakır madeninde cevher 150-200 meşe öğütülür ve flotasyonla  kalkopirit konsantresi elde edilir.

4. Keban kurşun-çinko cevheri 65 - 100 meşe öğütülerek galen flotasyonla ayrılır ve sonra çinko blendi, bakır sülfatla aktifleştirilerek yeniden flotasyona tabi tutularak diğer minerallerden ayrılır.
 
Kırma ve öğütme

Şekil 3 madenden istihsal edilen cevherin arzu edilen tane büyüklüğüne kadar kırılıp öğütülebilmesi için, kullanılması gereken kırıcı ve öğütücülerin hangi hudutlar dahilinde tatbik edildiklerini göstermektedir. Meselâ : 20 meşe öğütüp tablada konsantre edilecek bir krom cevheri evvelâ 10 cm ye çeneli kırıcıda (veya büyük kapasiteler için jiratör kırıcıda) ve l cm ye kon kırıcıda kırılacak ve sonra çubuklu değirmende 20 meşe öğütülecektir. Kırma-öğütme ameliyesinde sarfedilen enerji ve bu makinaların kapasiteleri cevherin sertliği ve sağlamlığı ile ilgilidir. Fazla sert ve sağlam bir cevherin kırma ve öğütme masraftan, orta sertlikteki ve kolayca dağılan bir cevherinkinden bir hayli fazladır. Silisli Murgul bakır cevherinin flotasyonla
konsantrasyonu için100 meşe öğütülmesi gerekmekte ve cevher bu maksatla sırası ile çeneli kırıcıda 25 cm ye, kon kırıcıda 5 cm ye kırılmakta ve çubuklu değirmende 6 meşe, bilyalı değirmenlerde de 100 meşe öğütülmektedir.
Bu tesiste günde ortalama 1200 ton cevher işlenmekte ve takriben 120 ton kalkopirit konsantresi elde edilmektedir.
« Son Düzenleme: 08 Ocak 2011, 19:24:33 Gönderen: ozguryolcu »
Aydınlık bir GELECEK için karanlığı kazıyoruz

MADENCİLİK HABER SİTESİ

Çevrimdışı alper7490

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 1031
  • Liked: 9
  • İtibar: +2322/-0
  • Sayginlik Puani: 214592
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • http://www.kocyigit.gen.tr
  • Respect: +18
    • Madencilik Haber Sitesi
Tanelerin tasnifi

Konsantrasyon ameliyelerine başlamadan evvel, kırma ve öğütme ile serbestleşen tanelerin, kâfi derecede ufaltılmamışlarından ayrılması ve bazı hallerde de lüzumundan çok fazla ufaltılmışların
(şlam) konsantrasyona elverişli olanlarından ayrılması gerekmektedir. Kırıcılarda ve bazan iri öğütmelerde
kullanılan çubuklu değirmenlerde kâfi derecede ufaltılmamış tanelerin ayrılması sarsıntılı elekler vasıtasiyle temin edilir.
Bu elekler umumiyetle 10-20 meş veya daha iri cevher taneciklerinin tasnifine elverişlidir. (Bazı özel maksatlar için —
manyetik veya elektrostatik ayırmalar gibi — 65 meş veya daha ince kuru tasnifler için de elekler kullanılmaktadır.)
28 meş ve daha ince tanelerin ayrılması ise, özel tasnifçilerle (klasör) yapılırlar. Bunlar cevher zenginleştirme tesislerinin
en fazla kullanılan unsurlarından birini teşkil ederler ve aşağıda belirtildiği gibi başlıca 3 sınıfa ayrılabilirler :
 
1. Mekanik klasörler,
2. Santrifüjlü klasörler,
3. Hidrolik klasörler.

1. Mekanik klasörlerde, bir çökme kısmı, bir de çöken tanecikleri ayırmak için kullanılan mekanik araçlı bir kısım
mevcuttur. Bu klasörler kullanılan mekanik araçların cinsine göre isimlendirilir : taraklı klasör, helezonlu klasör, paletli klasör gibi. Ekseriyetle bilyalı değirmenlere  paralel olarak, incelik kontrolü ve fazla öğütmeyi önlemek gayesiyle,
çalışırlar. Birçok flotasyon tesislerinde 28-200 meşlik öğütmeler bu cins klasörlerle tanzim edilir. Taşan palptaki (ince cevherli su) katı yüzdesine göre, ayırma inceliğini ayarlamak kabildir. 28 meşten incelerin taşabilmesi için, taşan palpta % 33; 48 meşten incelerin taşabilmesi için, % 22; 100 meş için % 15; 200 meş için % 8 nispetinde katı bulunması gerekir,
 
2. Mekanik ve hidrolik klasörlerde,
taneciklerin arz çekimi kuvveti ile su içerisindeki çökme süratlerinden faydalanılır. Santrifüjlü klasörlerde ise bu kuvvetten çok daha büyük bir santrifüj kuvvetinden faydalanılarak daha küçük çaptaki araçlarla, çok daha kısa zamanda ve çok küçük taneciklerin ayrılması temin edilir. Santrifüjlü klasörlerin bir kısmında bu kuvveti temin eden bir fan, aracın üst iç kısmında çalışır. Bu tip ayırıcılar umumiyetle ve bilhassa kuru ve ince ayırmalar için tatbik sahası bulmaktadır. (Seramik sanayiinde ince ham maddelerdeki öğütülmemiş kısımların ayrılması,
v. s. gibi.) Sulu çalışan siklonlar, cevher zenginleştirme tesislerinde 65 meş (10 mikron) incelikteki ayırmalar için büyük rağbet görmektedirler. Çok defa yan yana iki siklon çalıştırmak suretiyle, bir taraftan
iri taneler değirmene gönderilirken, flotasyon için mahzur teşkil eden ince şlam da ayrılmakta, ve yıkanmış ve tasnif edilmiş palp konsantrasyona sevkedilmektedir.
 
3. Hidrolik ayırıcılar, jiğ ve sarsıntı tablasında gravimetrik konsantrasyona tabi tutulacak palpın tasnifinde kullanılırlar. Seri halde bağlanmış gözler üzerinden akan palptaki tanecikler aşağıdan yukarıya yükselen muhtelif süratlerdeki suyun tesiri ile ayrı ayrı gözlere tasnif edilmiş olurlar. Bu şekildeki bir
tasnif, bilhassa sarsıntı tablalarının selektifliği ve randımanlı çalışması için zaruridir.
 
KONSANTRASYON
Umumi prensipler

Cevher içerisindeki ayrılması icabeden mineraller serbest hale geçtikten sonra, taneciklerin iriliğine ve selektifliği temin eden vasıflarına göre muhtelif konsantrasyon usullerinden faydalanılır. Bunları aşağıdaki tabloda kısaca mukayese edelim :
4. Manyetik veya gravimetrik usullerin bu irilikteki, cevhere tatbikinin müşkül oluşu veya ekonomik
olmayışı. Memleketimizdeki birçok krom, manganez, kömür ve mika ocaklarında elle ayıklama revaçtadır. Küçük çapta istihsal yapan, kurşun ve çinko madenlerindeki tatbiki ise gün geçtikçe azalmaktadır.
 
Mekanik ayıklama

Bu usul cevher zenginleştirme tekniğinde nadiren yer alır. Optikte kullanılan fluorit kristallerinin tefriki için fotosellül içerisine düşen bir ince ışığın iri  ve temiz fluorit parçalarından dağılmadan geçmesi prensibinden faydalanılır.
 
Elle ayıklama

Elle ayıklama usulü hiç şüphesiz en iptidai zenginleştirme usulüdür. Bununla beraber, iri parçalar için en çok tatbik edilmekte olan ve bilhassa küçük çaptaki istihsaller için en ekonomik olan bir usuldür. Elle ayıklamanın yapıldığı yerlerde aşağıdaki şartların bulunması gerekir :

1. Zengin veya kıymetsiz parçaların iriliklerinin 5 cm veya daha iri halde bulunması,
 
2. Aralarındaki farkın gözle kolayca ayırdedilebilmesi,
 
3. İşçiliğin kâfi derecede ucuz olması, tallerden şeffaf olanları, mekanik bir kolla otomatik olarak itilerek ayrılmış olur. Radyoaktif uranyum cevherinin mekanik ayıklanmasında kullanılan «Lapoint
» ayıklayıcısı ise, bu cevherin bir Geiger sayacına yaptığı etki derecesine göre, kâfi derecede uranyum ihtiva eden parçalan veya kitleyi mekanik olarak ayırmakta ve böylece zenginleştirilmesi ekonomik olmıyacak çok fakir kısımlar lüzumsuz yere ekstraksiyon ameliyesine tabi tutulmamaktadır.
 
Gravimetrik usuller
 
Dere yataklarında ve deniz kıyılarında çok kere ağır mineraller kendiliğinden zenginleşirler (altın, kalay, titan,
zirkon ve demir gibi). Tarihten evvelki devirlerde insanlar ilk altım hiç şüphesiz dere yataklarında buldular ve bu kıymetli metalin tavada yıkama ile ayrılabildiğini görerek basit gravimetrik zenginleştirme usullerini ortaya koydular. Zamanla, ilim ve tekniğin geliştirdiği modern usuller dayandıkları prensipler bakımından iki çeşittir :

1. İzafi usuller (relatif),
2. Mutlak usuller (absolü).

1. İzafi usuller, mineral taneciklerinin su içerisindeki çökme süratinin yoğunluklarına göre değer alması esasına dayanır.
 
2. Mutlak usuller ise, ayrılması gereken iki ayrı yoğunluktaki minerali orta yoğunlukta bir sıvı içerisine koyduğumuz zaman meydana gelen ayrışma olayından faydalanır. Her iki halde de mineral tanelerinin
üzerine tesir eden kuvvet, arz çekimidir. Arşimet prensibine göre de içinde bulundukları sıvı vasatın yoğunluğu derecesinde, kendi ağırlıklarından kaybederler. Minerallerin izafi gravimetrik yolla ayrılabilme imkânlarını bize belirten endis, «konsantrasyon endisi» dir. Konsantrasyon endisi = (d1-d3)/(d2-d3). Burada d1 ve d2, ağır ve hafif tanelerin yoğunlukları, d3 ise sıvı vasatın (suyun) yoğunluğudur. Aşağıdaki tabloda konsantrasyon endisinin değerlerine göre, gravimetrik yolla yapılan ayırmalarda iyi netice veren minimum tane irilikleri belirtilmiştir.
Konsantrasyon endisinin 1.25 ten küçük olduğu hallerde, eğer mineral taneleri iri ayrılmaya müsait ise ve yoğunlukları arasındaki fark 0.2 den büyük ise, mutlak usullerin tatbiki iyi netice verebilir. Bu usullerde de sıvı vasatın yoğunluğu âzami 3.5 a kadar yükseltilebildiğinden, ayrılacak hafif parçalar ne kadar düşük yoğunlukta olursa ayrılma da o nispette kolay olur.
 
İzafi usuller

Jig : Umumiyetle 2 mm den daha iri tanelere ve meselâ 3-6 mm, 6-12 mm şeklinde, tasnif edilmiş cevherlere tatbik edilen jig ile ayırma usulünde, cevher su içerisindeki bir elek üzerine gelir, ve eleğin yukarıya ve aşağıya doğru (0.5-5 cm) muntazam ihtizazı ile (dakikada 150-300 defa) ağır minerallerin dibe ve hafiflerin de üst kısma ayrılması sağlanır. Müteharrik elekli jiglerdeki eleğin hareketi ile elde edilen bu neticeyi, sabit elekli jiglerde, elek altından verilen suyun alternatif olarak kuvvetli ve az basılması suretiyle de temin etmek mümkün olmuştur. Bu sonuncu tip jigler de, suyun basılış tekniğine göre, diyaframlı, pülsatörlü, hava basınçlı gibi isimler alırlar. Jigin çalışması, beslenen cevherin ve suyun debilerinin, elek üzerinde biriken cevherin kalınlığının ve ihtizazın ayarlanmaları ile kontrol altına alınır.  Cevher tanelerinin iriliği arttıkça ihtizazın frekansının azalması ve yüksekliğinin çoğalması icabeder. Elek sathının büyüklüğü nispetinde jigin kapasitesi de artar. Beher metre kare elek, ince cevher için l ton/saat ve iri cevherler için (12 mm) 10 ton/saat kapasiteye tekabül eder. Cevher tanelerinin iriliği nispetinde motorun takati da büyür. Beher ton/saat cevher için 0.2-2 HP ye ihtiyaç vardır. Su sarfiyatı 1 ton cevher başına takriben 5-15 m8 tür.
 
Sarsıntı tablası

Jiglere nazaran daha yeni ve modern tekniğin mahsulü olan sarsıntı tablaları 2 mm den küçük taneciklerin  konsantrasyonu için kullanılmaktadır. Bir yana doğru ihtizaz eden, 4 köşe ve meyilli bir masayı andıran sarsıntı tablalarının üzerleri, birbirlerine paralel ve ufki vaziyette tahta çubuklarla kaplıdır. Cevher ihtizazın tesiri ile çubukların önünde yana doğru ilerlerken, ince bir su tabakası tarafından muntazaman yıkanır ve hafif tanecikler çubukları aşarak akıntı ile ayrılırlar. İhtizazın uzunluğu ve frekansı jiglerde olduğu gibi tane büyüklüğüne göre ve aynı prensibe göre ayarlanır. Kapasiteleri de taneciklerin büyüklüğü ile artar. 14' 9" X 5' 11" lik bir tabla 24 saatte takriben 15-150 ton cevher işler.
Kullanılan motorun takati ise l1/2 - 2 HP dir. Su sarfiyatı beher ton cevher için takriben 5 m3 tür.
Cevherin konsantrasyon endisinin müsaadesi nispetinde 100-200 meş incelikteki cevherlerin tabla üzerinde zenginleştirilmesi kabildir. Daha ince tanecikler daha ince çubuklu veya hususi şekilde hazırlanmış şlam tablalarında
yıkanabilirse de randıman çok düşüktür.
 
Spiral

Sarsıntı tablalarının rakibi olarak Humphrey Spiral Co, tarafından imal edilen spirallerin en büyük avantajı enerji
sarfiyatına ihtiyaç göstermeksizin zenginleştirme yapabilmesidir. Buna mukabil tablalarda elde olunan konsantreler
daha temizdir.

Enerjiden tasarrufu esas tutan tesisler spiralle konsantrasyonu tablalara tercih etmektedirler. Bazı tesislerde ise
kaba konsantrasyon spirallerle yapılmakta ve elde olunan konsantreler tablalarda temizlenmektedir. Misal olarak
düşük tenörlü ve büyük rezervli sahil kumlarının konsantrasyonunu zikredebiliriz. Bu kumlardan zirkon, rutil, ilmenit
ve magnetit konsantrelerinin gravimetrik zenginleştirilmesinde spiraller tercih edilmektedirler.
Ayrıca fosforitli kumlardan fosfat konsantresi istihsalinde ve manyetik olmıyan demir cevherlerinin  enginleştirilmesinde spiraller kullanılmaktadır. Spiral, şakuli vaziyette, yukardan aşağıya doğru inerken 5-6 defa kıvrılmış
olan helezon şeklinde bir oluktur. Palp bu oluktan akarken, ağır mineraller dibe çökerler ve hafif mineraller ise oluğun
dış kenarına doğru ayrılarak suyun akışına kapılırlar. Oluğun muhtelif yerlerindeki deliklere bağlı borularla konsantre
(ağır mineraller) alınır ve artık (hafifmineraller) oluğun nihayetinden dışarı akar.
Bir spiralin çapı 60 cm dir, ve saatte 1.5 ton cevher yıkayabilir.
« Son Düzenleme: 12 Ocak 2011, 15:14:11 Gönderen: ozguryolcu »
Aydınlık bir GELECEK için karanlığı kazıyoruz

MADENCİLİK HABER SİTESİ

Çevrimdışı alper7490

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 1031
  • Liked: 9
  • İtibar: +2322/-0
  • Sayginlik Puani: 214592
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • http://www.kocyigit.gen.tr
  • Respect: +18
    • Madencilik Haber Sitesi
Mutlak usuller
Yoğunlukları farklı iki mineral, eğer yoğunluğu iki mineralinkinin arasında olan bir sıvı içerisine konacak olursa,
ağır mineral dibe çöker ve hafif mineral yüzer. Bu maksatla 3 tip sıvı kullanılabilir:
 
1. Ağır inorganik tuzların sudaki çözeltileri,
2. Ağır organik sıvılar,
3. Ağır ve ince taneli katıların su
içerisindeki süspansiyonlar]. Bunlardan l inci ve 2 nci tipler, endüstriyel tesislerde ekonomik netice  vermediğinden, ancak laboratuvar deneyleri için kullanılmaktadır. Meselâ : çinko klorürün 1.5 yoğunluğundaki çözeltisi kömürlerdeki şistin ayrılma tecrübelerinde ve bromoform (2.8) veya asetilen tetra
bromürün (2.95), ağır minerallerin hafif minerallerden, ayırma hunilerinde, tefrikinde kullanılmaları gibi.
Ağır vasatı temin eden katılar umumiyetle manyetit veya ferro-silisyumdur. Bazı özel durumlarda galen, kuvars kumu  veya cevherin kendi tozu bile kullanılabilir. Hazırlanan vasatın yoğunluğunun
yüksekliği derecesinde süspansiyon katısının yoğunluğunun da yüksek olması gerekir. Meselâ, maden kömürlerini şistlerden ayırmak için vasatın yoğunluğunun 1.4 olması kâfidir ve süspansiyon
katısının yoğunluğu da 2.5 (kuvars kumu) olabilir. Cevherlerin ayrılmasında kullanılan
vasatların yoğunluğu ise 2.6 - 3.3 civarında olup, kullanılan süspansiyon maddesinin yoğunluğunun en az 5.2 (manyetit) veya 6.7 (% 15 silisyumlu ferro-silisyum) olması gerekir. Vasattaki süspansiyon katısının volüm
olarak nispeti % 36-38 i geçmemelidir. Aksi halde vasatın viskozitesinin artması ile ayrışmanın selektifliği (bilhassa  ince taneler için) azalır. Ferro-silisyum tozu ile elde edilen maksimum yoğunluk 3.5 tur. Fakat endüstrideki çalışmalar esnasında bu yoğunluğun 3.2 ye düşebileceğini göz önünde tutmak gerekir.
Süspansiyon maddesinin ayrıca abrazyona ve oksidasyona mukavim olması ve içerisine karışan ince cevherden
kolayca ayrılabilmesi gerekir. Manyetit ve ferro-silisyum yaş manyetik ayırıcılarla kolayca toplanarak yeniden devreye katılırlar.
Ağır vasatta ayırma yolu ile, ya doğrudan doğruya piyasaya arzedilecek zenginlikte konsantreler hazırlanır veya daha sonra izafi gravimetrik usullerle veya flotasyonla zenginleştirilebilecek kaba konsantreler hazırlanarak değersiz iri artığın  lüzumsuz yere konsantrasyona tabi tutulması önlenmiş olur. Ayrılacak taneler arasında 0.2 kadar bir yoğunluk farkının bulunması ve konsantrasyon endisinin 1.1 den büyük olması bu usulün muvaffakiyetli netice vermesi için kâfi gelir. Cevherin maksimum iriliğinin 3-5 cm (kömürler için 20 cm) yi geçmemesi lâzımdır. Bu limit çöken parçaların ayrılmasını sağlıyan araçların iyi çalışabilmesi veya tıkanmaması için elzemdir. Minimum tane iriliği ise takriben 6-2 mm dir. Taneler inceldikçe çökme ve yükselme süratleri azaldığından, ayrılma selektifliğinin iyi olması için cevherdeki ince taneli kısmın mümkün olduğu
kadar az olması şarttır. Son zamanlarda tatbikine başlanan siklonlu ayırıcılarda incelik limiti 48 meşe (Tyler)
kadar düşürülebilmiştir. Ağır vasatta ayırma usulü, cevher iri ayrılmaya müsait olduğu takdirde,
günümüzün en ekonomik usulüdür. Memleketimizde halen Tunçbilek kömürlerinin yıkanmasında muvaffakiyetle tatbik edilmektedir. Süspansiyon maddesi olarak manyetit tozu kullanılmaktadır.
 
Ayırıcılar
Çöken parçaların ayrılması için kullanılan tekniğe ve ayrılma kabının şekline göre isimlendirilen başlıca 3 tip ayırıcı mevcuttur :
1. Koni,
2. Helezon,
3. Tambur.
1. Kon tipi ayırıcıların en çok kullanılanlardır.
Ayırma kabının şekli konik olduğu için bu ismi almıştır. Konik ayırıcının dibine çöken ağır parçalar bir
havalı (Mamut tipi) pompa ile veya kovalı bir elevatör ile yıkama eleği üstüne basılır, ve duşlar altında ilerliyerek süspansiyon maddesinden temizlenir. Konik ayırıcının üst yan tarafından taşan hafif parçalar da ayrı bir elek üzerinde yıkanarak ayrılmış olurlar. Yıkanan süspansiyon maddeleri, bir koyulaştırıcı tankta yıkama suyundan ayrılır ve kayışlı yaş manyetik ayırıcıda, cevherden karışan ince toz ve elek altı taneciklerinden temizlenerek
arzu edilen yoğunlukta sulandırılır ve yeniden konik ayırma kabına akıtılır.
2. Helezonlu ayırıcıda ayrılma kabı, bir helezonlu klasörlerden ibarettir. Çöken parçalar dönen helezonun tesiri ile
(taneciklerin tasnifinde olduğu gibi) ayrılırlar.  Bu tip ayırıcı daha basit yapılı ve bakımının kolay oluşu dolayısiyle
tercih edilirler, fakat ayırma selektif ligi konik tiplere nazaran biraz düşüktür. 3. Tamburlu ayırıcıda ise, cevher ve vasat karışımı içi kovalı bir tambur içerisinden akıtılır ve çöken ağır parçalar yükselen kovalarla, yine tamburun içinden geçmekte olan bir band üzerine alınarak vasattan ayrılmış olur. Bu tip ayırıcılar
daha iri cevheri ve daha büyük kapasite ile ayırabilirlerse de, ayırma selektiviteleri konik ayırıcılara nazaran biraz düşüktür.
 
Manyetik ayırma
Manyetik ayırma, minerallerin mıknatıs alanında, manyetik kuvvetleri geçirgenlik derecelerinin değişik olmasından faydalanır. Bu vasıf ayırıcıda, mineralin mıknatıslı kutba doğru küçük veya büyük bir kuvvetle çekilmesi şeklinde kendini gösterir. Kolayca çekilebilen veya kuvvetli manyetik olan mineraller
manyetit ve franklinittir. Ancak kuvvetli bir elektromanyetik alanda çekilebilen veya hafif manyetik
olan mineraller oldukça çoktur. Bunlann en mühimleri sıra ile — kuvvetliden zayıfa doğru — : ilmenit, pirotin, siderit, hematit, volframit, manganez oksitleri, kromit, rutil, monazit ve demirli silikatlar (biotit, hornblend, grena, epidot, v. s.) dır. Diğer taraftan kuvvetli elektromanyetik bir ayırıcıda bile çekilemiyen mineraller
manyetik olmıyan mineraller grupuna girer. Bunlardan bazıları şunlardır : kuvars, pirit, feldspat, antimonit,
galen, kalsit. Manyetik ayırıcılar başlıca iki kısma ayrılırlar :
1. Yaş ayırıcılar,,
2. Kuru ayırıcılar.
1. Yaş aymalar yalnız kuvvetli
manyetik ve ince (10 meş altı) taneciklerin ayrılmasında kullanılırlar. Sanayide umumiyetle ince manyetit minerallerinin (veya ferro-silisyum gibi yüksek demirli halitaların tozlarının) zenginleştirilmesinde
kullanılan yaş ayırıcıların mühimlerinden, tamburlu ve kayışlı yaş ayırıcılar aşağıdaki şekilde şematik olarak gösterilmiştir :
Mutlak gravimetrik ayırma usullerinde, ağır vasat süspansiyon maddesi olarak kullanılan manyetit veya ferro-silisyum tozunun ince cevherden ayrılarak yeniden devreye sokulması için kayışlı
yaş ayırıcılardan faydalanılır. Bunlann kapasiteleri, süspansiyon maddesinin inceliği derecesinde azalır;
konsantrasyon için kullanıldığı takdirde cevherin tenörunün aksi istikametinde değişir. Mıknatısın beher 30 cm genişliğine takriben saatte 1-6 ton cevher düşer; takriben 1200 vat doğru akım sarfeder;
çevirici motorun gücü ise 2-3 HP dir. Seramik ham maddelerinden (kil, kaolin, emay, v. s.) ince demirli maddelerin ayrılmasında kullanılan, diğer bir yaş ayırıcı da «Frantz Ferrofilter» dir. Çamur halinde akan slip, saf demirden yapılmış ve manyetik endüksiyon tesiri ile mıknatıslanmış ıskaraların delikleri arasından geçerken, ince metal demir ve manyetit tozlan bunlara yapışarak ayrılırlar. Her ameliyenin sonunda ıskaralar
çıkarılarak temizlenir.
2. Kuru ayırıcılar başlıca 3 tipte toplanırlar
:
a) Tambur,
b) Endüksiyonlu silindir,
c) Karşı kayış.
a) Pirinçten veya bronzdan yapılmış
tambur (içi boş silindir); içerisinin bir
tarafına, elektromanyetik alanı meydana
getiren birkaç mıknatıs kutbu yerleştirilmiştir.
5 cm iriliğe ve 0.15 mm inceliğe
kadar kuvvetli manyetik mineralleri
ayırır (manyetik demir cevherleri). Selektif
bir ayırma için birkaç elekten tasnif
edilmiş ve tam kuru cevherle çalışılması
gerekir.
Birçok konsantrasyon tesislerinde kırıcılara
giden cevherin içerisine kazaen
kaçmış demir parçaları, kayışlı konveyörlerin
ucuna takılan manyetik tambur
ayırıcılar sayesinde ayıklanır. Tamburun genişliğinin büyüklüğü
ve cevherin tane iriliği nispetinde kapasite
leri de artar. Beher 30 cm genişliğe,
saatte 20 - 100 m3 cevher düşer; doğru
akım sarfiyatı 500 - 1500 vattır; çevirici
motor ise takriben 1.2 HP dir.
b) Endüksiyonlu silindirde ayırmayı
iki mıknatıs kutbu arasında dönen saf
demirden yapılmış bir silindir yapar.
Alanın kuvvetli oluşu ve mineral tanelerinin
mıknatıslanan demirle direkt
temasının temin edilişi dolayısiyle, hafif
manyetik minerallerin manyetik olmıyanlardan
ayrılması sağlanmış olur.
işlenen cevherin tane iriliğinin 0.15
mm den büyük ve 3 mm den küçük olması
lâzımdır. Gevherin tane tasnifinin
dar oluşu ile selektiflik artar.
c) Karşı kayış ayırıcılar hafif manyetik
minerallerin ayrılmasında en iyi
selektifliği sağlıyabilen makinalardır. îki
kutup arasından geçen kayışın taşıdığı
cevherden çekilebilen mineraller üstteki
mıknatısın tesiri ile alttaki kayışa dik istikamette
çalışan kayışın üzerine alınarak
ön tarafa ayrılırlar. Eğer cevher ardı ardına
gittikçe kuvvetlenen mıknatıs kutupları
arasından geçecek olursa — cevherin
tane iriliğinin dar hudutlar arasında
tasnif edilmiş olması şartı ile — birkaç
çeşit mineral konsantresi elde etmek
mümkündür. Meselâ: manyetit, ilmenit,
kromit, monazit, grena ve zirkon gibi.
Bu maksatla mıknatıslar 20 000 - 30 000 -
40 000 - 75 000 - 100 000 - 140 000 amper
turluk sargılara sahiptirler.
30 cm kayış genişliği olan tek mıknatıslı
bir ayırıcının doğru akım sarfiyatı
800 vat kadardır; kayışları çeviren motorun
takati ise l HP dir.
İşlenen cevherin tane iriliği 2 mm
den 0.1 mm ye kadar değişebilir. Kapasiteler
taneler inceldikçe azalır.
Aydınlık bir GELECEK için karanlığı kazıyoruz

MADENCİLİK HABER SİTESİ

Çevrimdışı alper7490

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 1031
  • Liked: 9
  • İtibar: +2322/-0
  • Sayginlik Puani: 214592
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • http://www.kocyigit.gen.tr
  • Respect: +18
    • Madencilik Haber Sitesi
Elektrostatik ayırma Elektrostatik ayırıcılar minerallerin elektriksel iletgenliklerinin değişik olmasından faydalanırlar. İletgenliği yüksek bir mineral taneciği, topraklanmış bir metal silindir üzerinden düşerken yüksek potansiyelle (10 - 20 000 volt) yüklenmiş bir elektrodun tesiri ile evvelâ polarize olur, ve eğer topraklanmış metal silindire elektron yükünü iletebilirse silindirden ayrılır ve çekici elektrodun tesiri ile silindirden uzaklaşarak düşer. İletgenliği zayıf bir mineral tanecikleri ise, üzerindeki yükü çok yavaş bıraktığından, silindire yapışarak birlikte döner ve elektrodun tesirinden kurtulduktan sonra bir fırça ile ayrı bir yerde
toplanırlar. Taneciklerin dar hudutlar arasında iyi tasnif edilmiş olmaları ve tamamen kuru ve hattâ ısıtılmış olmaları (60-120°C) iyi bir ayırma için şarttır. Tane iriliği 2-0.1 mm dahilindeki cevherler elektrostatik
ayırıcılarla zenginleştirilebilirler. Elektrostatik ayırma maden zenginleştirme usullerinin en az tatbik edilenidir. Diğer usullerin tatbiki ile ayrılamıyan mineraller için baş vurulacak son çare bu usuldür. Halen plaser minerallerinin konsantrasyonunda (zirkonun rutilden ayrılması), abraziflerin metal kırıntılarından temizlenmesinde, karborandum tozunun alüminden ayrılması gibi ameliyelerde kullanılmaktadır. Zamanımızın en fazla tatbik edilen maden zenginliştirme usulü flotasyondur. Aşağı yukarı bütün primer bakır, kurşun ve çinko cevherleri bu usulle zenginleştirilir. Aynca nikel, kobalt, altın, gümüş, civa, molibden, volfram ve
demir gibi metal cevherlerinin zenginleştirilmelerine tatbiki de gün geçtikçe artmaktadır. Metalik olmıyan minerallerden birçoğunun temizlenerek kıymetlenidrilmesinde flotasyon değerli bir usul olarak kendini göstermiştir. Meselâ: kömür tozlarının şlamlı sulardan kazanılması, fluorit, barit, feldspat, disten, spodümen
ve beril gibi minerallerin konsantrasyonu flotasyon sayesinde bugün pek kolaylaşmıştır. Halen memleketimizde çalışmakta olan 7 adet flotasyon tesisi mevcuttur. Bunlardan iki tanesi bakır (Ergani ve Murgul), iki tanesi kurşun-çinko (Keban ve Simav), bir tanesi kükürt (Keçiborlu) ve bir tanesi antimonit (Turhal) konsantresi hazırlıyarak izabehanelere sevkederler. Ayrıca Zonguldak'ta şlamlı sularla lâvuarlardan akarak kaybolan ince kömürlerin kazanılması da flotasyon yoluyla yapılmaktadır. Flotasyon, mineral taneciklerinin kırılma yüzeylerinin fiziko-kimyasal yapılarının değişik oluşundan faydalanarak, bunların bir kısmının tercihan hava
habbeciklerine yapışarak köpük şeklinde ayrılmasını sağlıyan usuldür. Bazı minerallerin tabiî yüzey yapıları,
kolayca flotasyonla ayrılmaya müsaittir. Meselâ: kömür, grafit, elmas, kükürt ve molibdenit gibi. Bu mineraller bir miktar hidrokarbon yağı ve köpürtücü ihtiva eden palptan kolayca köpüğe ayrılırlar. Kısaca izah etmek
gerekirse, bu minerallerin yüzeylerindeki atomlar su moleküllerine, veya onun içerisindeki hidroksil veya hidrojen iyonlarına karşı çekici bir hassa göstermiyerek tercihan ince bir hidrokarbon tabakası ile kaplanırlar ve böylece hava habbeciklerine yapışarak palpın üzerine köpükle birlikte çıkarlar. Bu taneciklerin yüzeyleri hidroföptür. Su tarafından itilir; hidrokarbon yağlan ve hava tarafından çekilir. Yüzeydeki atomlar arasındaki
bağlar ekseriyetle veya tamamen kovalandır. Diğer minerallerin ise yüzeyleri az veya çok iyonlarla kaplıdır. Bu bağlar elektrovalân veya iyoniktir. Su moîeküllerine ve içerisindeki iyonlara karşı özel bir çekicilik gösterirler (hidrofil). Gevher karışımını teşkil eden minerallerden köpükle ayrılması arzu edilen mineral taneciklerinin
yüzeylerine özel reaktiflerin adsorbe ettirilmeleri sayesinde bu minerallerin hava habbeciklerine yapışması
sağlanabilir. Bu reaktiflere «kolektör» denir. Kolektörler Bir ucunda alifatik veya aromatik hidrokarbonlar, diğer ucunda ise iyon teşekkülüne müsait polar bir grup bulunan organik reaktifler mineral taneciklerinin yüzeylerinin fiziko-kimyasal yapılarına göre,, bazılarının yüzeylerine tercihan adsorbe ederler. Bu tercih yüzeydeki atomların cinsine, iyonik karakterlerine ve organik reaktifin (kolektörlerin) polar gruplarına göre değişir. Yüzdürülmesi istenen mineralin yüzeyindeki katiyonlar mineralin tefrikinde esas olduğu zaman, polar grupu aniyonik olan kolektörler kullanılır. Diğer taraftan taneciklerin yüzeyindeki spesifik iyonlar aniyonik ise, katiyonik kolektörlerin kullanılması faydalı neticeler verir. Kalkopirit, galen, antimonit v.s. gibi sülfürlü minerallerin flotasyonunda kullanılan kolektörler, umumiyetle polar grupları kükürt ihtiva eden organik reaktiflerdir; alkil ksantatlar ve alkil veya aril ditiofosfatlar gibi aniyonik tipte kolektörlerdir. Sülfürlü mineraller grupunun dışında kalan (malakit, kalsit, şelit, pirolüzit v.s. gibi) birçok minerallerin ayrılması için oleik asit, stearik asit gibi nebati veya hayvani orijinli, polar grupu karboksilik asit olan aniyonik reaktifler kullanılır.
Tabiî yağ asitlerinden sentetik olarak hazırlanan alifatik aminler ise, katiyonik kolektörlerdir ve umumiyetle silikatların flotasyonunda tatbik sahası bulmuşlardır. Beher ton cevher başına kolektör sarfiyatı sülfürlerde 100-200 gr, diğer minerallerde 500-1000 gr kadardır. Köpürtücüler Yüzey aktifliklerinden dolayı suyun yüzey gerilimini bir miktar düşürerek, flotasyon makinalarında köpüğün kolayca teşekkülüne yarıyan organik reaktifler
köpürtücülerdir. Flotasyonda en çok kullanılanları : çam yağı, krezol ve metil- isobütil karbinol gibi terpen, aromatik veya alifatik radikalli alkollerdir. Aktifleştiriciler Yüzdürülmesi arzu edilen mineral eğer kolektörü adsorbe etmiyorsa, palpa bazı iyonların ilâvesi ile adsorbsiyon sağlanabilir. Meselâ: çinko blendi, bakır sülfatlı
bir palpta küprik katiyonları ile kaplanarak, ksantatlar veya ditiofosfatlarla flote eder. Bakır sülfat burada
aktifleştiricidir. Depresörler Kolektörlerin tesirinden bazı mineralleri kurtararak bunların köpüğe karışmasını önlemek amacıyla depresörler kullanılır. Meselâ: galenin, blend ve piritten ayrılması için kullanılan sodyum siyanür; molibdenitin pirit ve kalkopirit gibi diğer sülfürlerden ayrılmasında kullanılan sodyum sülfür; kalkopiritin piritten ayrılmasında kullanılan kalsiyum hidroksit gibi. pH: Palptaki hidrojen iyonu miktarının flotasyon neticelerine tesiri çok önemlidir. pH nın değişmesi ile minerallerin yüzeylerindeki hidroksil veya hidrojen iyonu adsorbsiyonu değişir. Aynca zayıf asitlerin tuzları olan kolektörlerin palptaki iyon/molekül nispetlerine de tesir ederek, bazı minerallerin deprese olmalarım ve kolektörlerin tesir güçlerinin ayarlanmasını sağlar. Flotasyon ameliyelerinde pH nm optimum hudutları arasında tutulması, ayrılmaların selektifliği ve randımanın yüksekliği bakımından en önde gelen şartlardan biridir. pH ayarı için umumiyetle kireç (kalsiyum hidroksit), soda, sut kostik veya sülfürik asit kullanılır. Flatasyon makinaları Flotasyonun ilk defa 1909 senesinde Avustralya'da sanayiye tatbik edilişinden beri, birçok firmalar tarafından piyasaya çeşitli flotasyon makinaları arzedilmiştir. Bunları :
1. Hava basınçlı veya pnömatik,
2. Mekanik, olmak üzere iki sınıfa ayırabiliriz.
1. Pnömatik tipler aşağı yukarı tarihe

karışmışlardır. Bazı tesislerde yalnız konsantre temizleyicisi olarak, bunlardan Mc Intosh tipine raslanır. Bu tiplerde, palp geniş bir oluk şeklindeki bir selül içerisinden yavaş yavaş akarken, içerisine alttan delikli bir borudan (veya bir filtre bezi ile sarılmış bir delikli borudan) hava püskürtülür. Bu hava hem palpın karışmasını ve hem de köpük teşekkülünü sağlar.
2. Mekanik tiplerde, selülün alt ortasında

dönen bir pervanenin tesiri ile hem palpın iyi karışması ve hem de santrifüj olayı ile pervanenin orta kısmından
alt kenarlara doğru hava püskürtülmesi temin edilir. Bu tiplerden en fazla kullanılmakta olanlarından Denver
Sub-A tipi aşağıda şematik olarak gösterilmiştir. Mekanik flotasyon selülleri muhtelif standart ebatlarda imal edilmektedirler. Bunlar umumiyetle 4-6-8 adetli seri halde çalışan bataryalar halinde kullanılır. Cevherin kesafetine ve palpın sıvı/katı nispetine göre kapasiteleri değişir. Bataryada kullanılacak selül adedi laboratuvarda yapılan flotasyon tecrübelerine istinaden, flotasyon müddetine ve işlenen günlük cevher tonajına göre hesaplanır. Zenginleştirme esnasında yapılan ilk flotasyon ameliyesi «kaba flotasyon» dur. Bu ameliye ile maksimum randımanla ve fakat düşük dereceli bir ön konsantre alınır. Sonra bu ön konsantre
«temizleyici flotasyon» ile ikinci bir defa daha zenginleştirilir. Bazı özel hallerde iri veya tam serbestleşmemiş tanelerin ayrılarak değirmene basılması için kaba flotasyondan sonra bir de «toplayıcı flotasyon» selülleri
tesise ilâve edilir. Böylece artıktaki kayıpların azaltılması temin edilmiş olur. Zenginleştirme masrafları
Cevherlerin zenginleştirme masraflarını tetkik ve mukayese ederken bunlarda ham cevherin beher tonuna isabet eden masrafı belirtmek kâfi gelir. Bu belli olunca cevherin tenörüne, konsantrenin tenörüne ve randımana göre konsantrenin maliyetine dahil olacak zenginleştirme masraflarını tahmin etmek mümkün olur.
Tesisatın günlük kapasitesi arttıkça beher ton cevher başına düşen masraflar azalır.
Aşağıdaki şekilde gravimetrik veya flotasyon yolu ile yapılan zenginleştirme masraflarının kapasiteye göre değişişi görülmektedir. Cevher zenginleştirme ameliyeleri, kimyasal yoldan yapılan ekstraksiyon usullerine nazaran çok az masraflıdır. Düşük tenörlü cevherlerin zenginleştirilmeden izabesi ise, maliyetinin yüksekliği
dolayısiyle mümkün değildir. Yeraltı servetlerimizin kıymetlendirilmesinde, cevher zenginleştirme halen
oldukça önemli bir mevkie sahiptir. Gün geçtikçe inkişaf etmekte olan sanayiimizin, ham madde ihtiyacının teminindeki rolü, ileride daha da fazla olacaktır.

Alıntı
Raşit TOLUN
Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Ankara

Aydınlık bir GELECEK için karanlığı kazıyoruz

MADENCİLİK HABER SİTESİ

Çevrimdışı alper7490

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 1031
  • Liked: 9
  • İtibar: +2322/-0
  • Sayginlik Puani: 214592
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • http://www.kocyigit.gen.tr
  • Respect: +18
    • Madencilik Haber Sitesi
ne güzel paylaşmışım :D:D
Aydınlık bir GELECEK için karanlığı kazıyoruz

MADENCİLİK HABER SİTESİ

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16607/-1
  • Sayginlik Puani: 1530816
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
eline koluna saglık kardesimm hakketten harikaaa


GoogleTagged - Etiketler

 


Cevher Zenginleştirme Minarallerin Ayrılma Ve Maden Sanayisindeki Tatbikatı Related Topics

Cevher Zenginleştirme Makineleri
MANYETİK AYIRMA EKİPMANLARI Düşük Alan Şiddetli Tamburlu Kuru Manyetik Ayırıcı[IMG]http://img15.imageshack.us/img15/1337/yaskuru... Continue..

Gösterim: 2093 - Yanıt: 3 - Başlatan:ozguryolcu
Cevher Zenginleştirme İle İlgili Ana Bilgiler
Arkadaslar cevher zenginleştirme ile ana bilgiler linkini veriyorum umarim işinize yarayacaktır kolay gelsin...http://rapidshare... Continue..

Gösterim: 862 - Yanıt: 4 - Başlatan:ozguryolcu
ÇED Rehberi Açık Ocak Madenciliği ve Cevher Hazırlama-Zenginleştirme Tesisleri
KISALTMALAR  AKD: Asit Kaya Drenajı BAT (Best Available Technique): Mevcut En İyi Teknik BREF (BAT Reference Documents): Mevcut ... Continue..

Gösterim: 2462 - Yanıt: 4 - Başlatan:ozguryolcu
Yüksek Gerilim Zenginleştirmesi ( Elektrostatik Ayırma İle Zenginleştirme )
ELEKTROSTATİK AYIRMANIN TANIMIMinerallerin iletkenlik farkına dayanan ve mineral tanelerinin kuru olarak zenginleştirilmesi için... Continue..

Gösterim: 1498 - Yanıt: 1 - Başlatan:ozguryolcu
Mangan ocağı ve mangan zenginleştirme tesisinde çalışacak maden mühendisi

Gösterim: 615 - Yanıt: 7 - Başlatan:leventsencan