1. SERAMİK ÜRÜNLERİN KURUTULMASI
Kısaca; bir maddeden (Gazlar, katılar veya sıvılardan) su veya diğer sıvıların uzaklaştırılması işlemine kurutma denir
Kurutma işleminin uygulanması ile malzemenin ekonomik olarak işlenmesi, taşınması için kütlesinin azaltılması, daha sonraki üretim ve satış aşamalarında gerekli koşulların sağlanması, ürünün sterilizasyonu veya korunması, çözeltilerden bazı ürünlerin geri kazanılması gibi faydalar sağlanabilir.
Kurutma işlemi ve kurutucu seçiminde dikkate alınması gerekli temel etken istenen niteliklere sahip ürünün eldesinde minimum enerji tüketimi ve mümkün olan maksimum kuruma hızına ulaşmaktır.
Nemli ve kurutulmuş malzemenin fiziksel özellikleri,
• Kurutma işleminin başlangıcında içerdikleri nem yüzdesi,
• Uzaklaştırılacak nem miktarı,
• Nemin tipi (bağlı, bağsız veya her ikisi),
• Kurutma sıcaklığı,
• 1 saatte işlenecek malzeme miktarı,
• Uygulanacak işlemin sürekli veya kesikli olması,
• Geri kazanım sorunları
gibi özellikler dikkate alınarak değişik kurutucu tipleri geliştirilmiştir.
Seramikte pişirme işleminden önce yapılacak olan en önemli işlem kurutmadır. Kurutmayı yalnızca teknolojik açıdan değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da incelemek gerekir. Büyük sorunlar çıkmasına olanak vermeyecek şekilde, suyun çabuk, ucuza mal edilerek, en iyi şekilde maldan uzaklaşması sağlanmalıdır.
Kurutma 40--80 Derecede iki amaçla yapılır:1. Pişme öncesi killi malzemeye gerekli mukavemeti kazandırmak
2. Pişme sırasında aşırı su oluşmasını önlemek ve bünyede absorplanan (emilen) fiziksel suyu uçurmak.
Tanım:Saturasyon: Kapalı bir ortamda ve sabit sıcaklıkta buharlaşan sıvı ile tekrar sıvı fazına dönen moleküllerin bir dengeye ulaşması için sıvının bu ortamda oluşturduğu buhar basıncına saturasyon denir. Bu basınç sıcaklıkla değişir.
Şekillendirmenin yöntemine göre, bir parçada şekillendirme sonunda % 5–35 su vardır. Örneğin, henüz yeni şekillendirilmiş, 4,5 kg ağırlığındaki bir tuğlada yaklaşık1 kg su vardır. Günde 25000 tuğlanın şekillendirildiği düşünülürse, kurutma işlemi için günde 25 ton su, buhara dönüştürülüp uzaklaştırılmalıdır.
Seramikte "kurutma" kavramını açıklamak için şu tanımlama yapılabilir: Kurut¬ma fiziksel bir süreçtir ve rutubetli bir malzemeden şekillendirme suyunun uzaklaştırılıp kurutulması işlemidir.
Kurutmanın yapılabilmesi için, ürünün içindeki suyun buhar şeklinde uzaklaştırılması gerekir. Bu buharlaşmanın miktarı şunlara bağlıdır:
• Kurutma havasının sıcaklığı,
• Kurutma havasının hızı,
• Kurutma süresi,
• Ürünün kuruma yüzeyi.
Kuruyan bir üründe buharlaşma yüzeyde olur. Bu şekilde bir kuruma, konveksiyon kuruma olarak tanımlanır. Burada hava, kurutma için gerekli sıcaklığı ve kurutmadan oluşan su buharını taşıyıcı görev alır. Kurutma havasının, kuruma sırasında oluşan su buharını kabul edebilmesi için sıcak olması gerekir. Eğer böyle olmazsa, oluşan su buharı hemen kondense olarak suya dönüşür. Aynı zamanda kurutma havasının sıcak olmaması sonucu, kurumayı gerçekleştirecek şekilde, ürünün içinden yüzeyine doğru bir su hareketi de olmaz.
Seramik çamurunun içindeki porlar aracılığı ile su yüzeye ulaşır. Burada porlar kapiler görevi yaparlar.
Bir seramik çamurunun içinde yoğrulma suyu üç durumda bulunur.
1. Yüzey Suyu : Kil taneciklerinin yüzeylerini film şeklinde saran sudur.
2. Por Suyu : Bu tanımlamadan, taneciklerin arasında bulunan su anlaşılır. Çamurdaki suyun büyük bir kısmını oluşturur.
3. Emme Suyu : Kil taneciklerinin yüzeyinden içine emilme yolu ile giren sudur. Böylelikle bu su, seramik çamurunun plastikliğinde söz sahibi olur. Kurutma sırasında çamurda en güç ayrılan sudur.
Seramikte kurutma işlemi, bütün bu sayılan suların çamurdan uzaklaştırılması için yapılır.
Bir seramik ürüne kuru diyebilmemiz için, bünyedeki nem oranının havadaki nem oranıyla eşit düzeye gelmiş olması gerekmektedir.
Kurutma havasının bu nedenle sıcak olması gerekmektedir. Sıcak hava, kuruyacak olan ürünü ısıtarak içindeki suyun buharlaşmasına aracı olur. Teorik olarak 1 kg suyu buharlaştırmak için gerekli olan ısı enerjisi 539,1 kilo kaloridir. Bir kurutma odasında 100 kg kurutulacak seramik ürün varsa ve bu ürünün rutubeti % 25 den %5 e indirilmek isteniyorsa, 10782 kcal ye gerek vardır. Fakat kurutma sırasında ortaya çıkan ısı kayıpları hesaplandığında, gerekli ısı enerjisinin daha fazla olduğu görülür.
Kurumaya etki eden faktörler şu şekilde özetlenebilir.
1. Çamurun tane büyüklüğü ve bunun dağılımı
2. Bünyenin et kalınlığı
3. Çamurun bünyesindeki hammaddelerin mineral türleri
4. Bünyede eriyen tuzların olup olmadığı
5. Moleküllerin yapısal düzeni
6. Çevrenin rutubet koşulları
7. Ortamdaki hava sıcaklığı
8. Kurutmaya giren ürünlerin boyut, şekil, su oranlarınla beraberlik.
1.1. Seramik Çamurunda Kurutma ile Ortaya Çıkan Yeni Özellikler1.1.1. Kuru Direnç ve Sertlik Seramik bünyeler kurutuldukları zaman, dirençleri artar. Kuru mekanik direnç mekanizması ile ilgili birçok teori önerilmesine karşın, kuru direnç olayı henüz tam olarak açıklanamamıştır. Fakat kuruyan bir çamurda taneciklerin yüzeysel alanı kuru direnç ile ilişkilidir. Ayrıca bilinmektedir ki, kil tarafından absorbe edilen suyun son kalıntıları sonuçta bünyede kalır ve yalnızca yüksek sıcaklıkta güçlükle kaybedilir. Kalan su tüm taneciklerin yüzeyini kaplayan ince bir film tabakası oluşturur. Tanecikler birbirlerine değdiğinde bu film tabakaları kaynaşarak bütün çamuru kapsayan bir sürekli kabuk oluşturur. Taneciklerin değme noktaları ne kadar fazlaysa, çamurun direnci o kadar fazladır.
Seramik çamurlarının kuruyunca dirençlerinin artmasına karşın, esneklikler azalır. Tamamen kurumuş bir bünyede, bağlayıcı kuvvetler katıdır ve kırılma olmadan hiçbir deformasyon olmaz. Bu nedenle mamuller yaş aşamada daha iyi işlenir ve şekillenir.
1.1.2. Higroskopi (=su çekme) Kuru malzeme rutubetli ortamda yapısına su çeker ki, bu olaya higroskopi adı verilir. Tamamen kurutulmuş killerde de bu özellik vardır. Fakat absorbe edilen su oranı genellikle çok küçüktür ve çamuru yeniden plastik yapacak kadar yeterli değildir. Montmorillonitik yapıya sahip killer % 15 e kadar su' çekebilirler ve bu sırada oldukça genleşirler.
1.2. Kurutma Yöntemleri1. Açık Havada Kurutma
2. Odalı Kurutucular
3. Kanal veya Tünel Kurutucular
4. Işımalı Kurutucular
5. Bant Kurutucular
6. Salıncaklı Kurutucular
7. Döner Masalı Kurutucular
8. Döner Silindirik Kurutucular
9. Püskürtmeli Kurutucular
10. Valsli Kurutucular
11. Kanatlı Kurutucular
12. Jefremow Kurutucular
Doğal Kurutmanın Avantajları:a. Herhangi bir kurutma ısısına gerek duyulmaz,
b. Parçalar çok yavaş kurutulduğundan hemen hiç kuruma hatası göstermezler.
Doğal kurutmanın dezavantajları:a. Ortalama 14–20 gün süren kurutma süresine bağlı olarak, büyük kurutma alanları ve yollarına gerek vardır.
b. Açık hava kurutmaları sadece sezon kurutucularıdır. İlkbahar ve sonbaharda ortaya çıkan sürekli yağışlar, gece donları, ürünlere zarar verir.
c. Rüzgâr ve güneş ürünlerin büyük bir kısmının hemen bozulmasına yol açar.
d. İşletmenin verimi sınırlı olur ve fırınlar her zaman aynı şekilde beslenmez.
e. Ürünlerdeki artık rutubet oranının yüksek oluşu, (%4–6) fırında ön kurutmanın yapılmasını gerektirir.
1.3. Kurutma Hataları Çamur hazırlamadan başlayıp, şekillendirmede bilinerek veya bilinmeden yapılan hatalara, yanlış kurutma teknikleri eklenince, kurutma hatalarının ortaya çıkması kaçınılmaz olur.
Şekillendirilen bir parçada eğer farklı et kalınlıkları varsa, kuruma sırasında, ince kısımlar daha çabuk kuruyacaklarından, geç kuruyan kısımlarla arasında bazı gerilimler ortaya çıkar. Bu ise, ince ve kalın kısımların birleştikleri yerlerde “kuruma çatlağı" denen çatlak türünü oluşturur.
Daha önce ince ürünlerde görülen bir kurutma hatası da "deformasyon eğilmesidir". Bu hata, hareketsiz zemin ve raflarda kurutulan büyük parçalarda daha çok görülür. Nedeni, parçanın yetersiz kuruması veya yalnızca yüzeyinin kurumasıdır. Bu hata, yetersiz kurutma düzenlerinde ortaya çıkar. Ürünlerin kurutma ünitesi içine hareketi veya kurutma havasının iyi ayarlanamayan sıcaklığı ve hızı hataların baş nedenidir.
Hareketsiz kurutmalarda, hep bir taraftan kurutulan parçalar, deformasyonun yanı sıra çokça kurutma çatlakları da gösterirler.
Kurutma sırasında yüzeye doğru hareket eden su, beraberinde ince tanecikleri de taşıyabilir. Bu durumda yüzeyde ince tanelerden oluşan bir tabakalaşma ortaya çıkar.
Eğer çamurun yapısında çözünebilir tuzlar varsa, kuruma sırasında bunlar kolayca yüzeye taşınabilir ve yüzeyde "renk lekeleri" oluştururlar.
Yetersiz kurutma sonucunda pişirilecek ürün, fırın içerisinde ani sıcaklık değişimlerine reaksiyon gösterir. Ürünün yüzeyi yüksek sıcaklıkla karşılaştığında yüzeydeki hızlı buharlaşmaya karşı iç kısımlardaki nem oranından kaynaklanan farklı gerilimler sebebiyle üründe çatlak ve hatta patlamalar meydana gelir. Yetersiz kurutma sonucu ürün bünyesinde kalan fazla suyun miktarı arttıkça bu patlamalar daha da şiddetli olacaktır ve ürün etrafındaki diğer ürünleri de etkileyecektir.
Bu durumu önlemenin bir yolu da, bisküvi pişiriminde ön pişirim (ön kurutma) yapmaktır. Ön kurutma işleminde fırın düşük sıcaklıkta, kurutmaya yetecek sürede bekletilir ki, bu yöntem işletmelerde zaman alması ve ekonomik olmaması sebebiyle tercih edilmez. Bu nedenle sektördeki işletmeler, kurutma işlemine ve kurutma sistemlerine önem vermektedirler.
2. SERAMİK ÜRÜNLERİN PİŞİRİLMESİ Organik olmayan maddelerin şekillendirilerek, gerek sırlı gerekse sırsız olarak yüksek sıcaklıklarda pişirilmesine seramik denir. Diğer bir tanımla, topraktan şekillendirilerek pişirilmiş her şeye seramik denir. Seramiğin tarihçesi insanların ateşi bulmaları ile başlamaktadır. Suyu taşımak, muhafaza edebilmek için kaplar yapma zorunluluğundan seramik doğmuştur.
Bu basit tanımdan da anlayabileceğimiz gibi topraktan yapılan bir ürüne seramik diye bilmemiz için onun pişirilmiş olması gerekmektedir.
Seramikte pişirme şöyle tanımlanır: Şekillendirilmiş ve kurutulmuş yarı mamulün, bir program içinde ısıtılması ve oluşan seramiğin gene bir program içinde soğutulması işlemidir. Pişirme işlemi seramik fırınlarında yapılır. Çok çeşitli fırın türlerinin olmasına karşın, pişirmedeki ortak yönleri şu evreler oluşturur:
a. Fırının doldurulması,
b. Ön Isınma,
c. Sürekli Isınma,
d. Pişme ısınması,
e. Soğuma,
f. Boşaltma.
Pişme sırasında seramik, bazı geçici ve kalıcı değişiklikler gösterir. Geçici değişikliklerin başında hacimsel büyüme gelir.
Kalıcı değişiklikleri, dolayısıyla esas pişmiş seramik çamurunu oluşturan nedenler çoktur. Bunların en önemlileri, kristal değişikliği, cam fazı oluşumu, yer değiştirme reaksiyonlarıdır. Bu olayların sonucunda seramik çamurunun pekişmesi gerçekleşir.
Pişirme safhası seramik malzemeye esas niteliği kazandıran sonuncu üretim safhasıdır. Pişirim işlemi sonunda, ürün, sert, deforme olmayan ve belirli mekanik, fiziksel ve kimyasal niteliklere sahip malzeme haline gelir.
Yarı mamul seramiğin kimyasal değişime uğrayarak plastikliğini yitirmesi en az 450-500 derecede başlar, pişme ise ortalama 700 dereceden sonra gerçekleşir ve bünyenin içinde bulunan minerallerin erime süreci ve buna bağlı olarak renk değişimleri de bu aşamada oluşur.
Hamurun kristal yapısının değişip, moleküller arasındaki gözeneklerin kapanması sonucu taşlaşması ise yaklaşık 1000 derecenin üzerinde bir sıcaklıkta gerçekleşir.
2.1. Kristal Değişikliği Seramik çamurunu oluşturan çıkış mineralinin türüne, mineralin konsantrasyonu¬na ve bunlara etki eden sıcaklığa göre, farklı kristal değişimleri ortaya çıkar. Kaolinit, denen kil cevheri 500-600oC de meta kaolinite dönüşür. Bu sırada kaolinitin iki molden oluşan kristal suyu uçar ve % 13,95’lik bir kızdırma kaybı ortaya çıkar: Plastikliğin kaybolması ile ilgili olarak, bu reaksiyon endoterm bir reaksiyondur.
Oluşan meta kaolinit, reaksiyonlara karşı ilgili bir bileşik olduğundan, 830oC’nin üzerinde kuvvetli bir ekzoterm reaksiyon sonucu mullit ve kristobalite dönüşür:
Metakaolinit ile mullit arasında geçişi oluşturan bir reaksiyon daha vardır ve bu geçişte sillimanit oluşur:
Bu reaksiyonlar sonucu oluşan serbest SiO2,diğer reaksiyonlarda rol oynar.
Sillimanit ve özellikle mullitin aracılığı ile, seramik çamurunda pekişme ortaya çıkar. Mullit kristalleri sert olup, iğne şeklindedirler.
Mullit oluşumunun istendiği yerlerden biri de, seramik çamuru ile üzerindeki sırın arasındaki "ara tabaka"dır. Ara tabakada oluşan mullit nedeni ile sırın çamur üzerine iyice tutunması sağlanmış olur.
2.2. Cam Fazının Oluşumu Silikattan oluşan erimelerin soğumaları sırasında viskozite o kadar çabuk azalır ki, iskelet oluşumunu sağlayan tanecik hareketleri gerçekleşemez. İskelet oluşturma düzenine girmişken aniden donan tanecikler, camsı oluşumlara dönüşürler. "Cam fazı" adı verilen bu oluşumlar, seramik çamurunun içindeki erimemiş mineralleri birbirine bağlayarak pekişmeyi sağlar. Cam fazı oluşumunun artması orantılı olarak, porların azalması ve pekişme hızlanır.