İŞ yeri açma ruhsatı nedir, ne işe yarar? Eğer maden ruhsatınız ya da “İşyeri Açma Ruhsatı” ile ilgili bir sorununuz yoksa bu yazıyı okuyup boşuna zaman harcamayın. Eğer sorununuz var, vaktiniz yoksa yazının sonunu okumanız yeterli olacaktır. Benim gibi işiniz gücünüz yoksa yazının tamamını okumanızı öneririm.
Öncelikle bir belediyenin iş yeri açma ruhsatı vermek için istediği belgelerin listesini vermek istiyorum;
• Fen işlerinden alınacak çevre tanımlama, meskun mahalle uzaklığını belirleyen belge.
• İtfaiye idaresinden alınacak yangın ve patlamaya karşı önlem alındığına dair yazı.
• Ticari sicil kaydı, oda kaydı, imza sirküleri, vergi levhası, kira kontratı.
• 1/50 ölçekli vaziyet planı, iş akış şeması, açıklamalı rapor, kapasite raporu.
• Sorumlu yönetici, oda kaydı, diploması, noterden onaylı sözleşmesi.
• Sorumlu yöneticinin atıkları bertaraf şekillerine dair beyanı.
• ÇED Raporu.
• Harç.
Keşke bu belgeleri verdiğinizde işyeri açma ruhsatı alabilseniz, ancak mümkün mü?
Maden üretim faaliyetinde bulunabilmek için Gayri sıhhi Müessese Ruhsatı (GSM) kapsamında İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı alma zorunluluğu 3213 sayılı Maden Kanununun 05.06.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5177 sayılı Kanunla değişik 7. maddesi ile getirilmiş ve bu hususa ilişkin esaslarda anılan madde hükümlerine dayanılarak hazırlanıp 21.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Ancak daha önceki yazılarımda ve her ortamda ifade ettiğim gibi Maden Kanunun 7. maddesi madencilik faaliyetleri için gerekli bütün izinlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından alınacağı esası üzerine düzenlenmişti. Kanun çıktıktan sonra Bakanlık bu görevi yerine getirmediği gibi 2007 yılında çıkan Kanun ve Yönetmeliklerle işyeri açma ruhsatı için madencileri belediye ve il özel idarelerin kucağına atmıştır. Yıllardır yaşanmamış bir sorun, Bakanlığın ve madencilik sektöründeki bazı örgütlerin sayesinde çözülmesi zor bir kördüğüme dönüşmüştür. Her zaman madenciliği desteklediklerini ifade eden yetkililer ile örgüt yöneticileri bu ve benzeri yaklaşımlarla madencinin yanında olunmayacağını, madenciliğe sahip çıkılamayacağını artık anlamalıdırlar.
Bütün bu sorunların kaynağı 1930 yılında yürürlüğe giren 1593 sayılı “Umumi Hıfzısıhha Kanunu”dur. Bu kanunun 1. maddesine bir göz atalım:
Madde 1 – Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.”
Bu Kanunu 20. maddesine de bakalım;
Madde 20 – Belediyenin umumi hıfzısıhha ve içtimai muavenete taalluk eden mesailden ifasıyla mükellef oldukları vazifeler aşağıda zikredilmiştir.
1 - İçilecek ve kullanılacak evsafı fenniyeyi haiz su celbi.
2 - Lağım ve mecralar tesisatı.
3 - Mezbaha inşaatı.
4 - Mezarlıklar tesisatı ve mevta defni ve nakli işleri.
5 - Her nevi müzahrefatın teb'it ve imhası.
6 - Meskenlerin sıhhi ahvaline nezaret.
7 - Sıcak ve soğuk hamamlar tesisi.
8 - (Mülga: 24/6/1995-KHK-560/21 md.; Aynen kabul: 27/5/2004-5179/37 md.)
9 - Umumi mahallerde halkın sıhhatine zarar veren amiller izale.
10 - Sari hastalıklarla mücadele işlerine muavenet.
11 - Hususi eczane bulunmayan yerlerde eczane küşadı.
12 - İlk tıbbi imdat ve muavenet teşkilatı.
13 - Hastahane, dispanser, süt çocuğu, muayene ve tedavi evi, aceze ve ihtiyar yurtları ve doğum evi tesis ve idaresi.
14 - Meccani doğum yardımı için ebe istihdamı.
Bu Kanunun uygulanması ile ilgili Yönetmelikler 26.10.1983 tarih ve 18203 sayılı, 26.9.1995 tarih ve 22416 sayılı, 23 Ağustos 2003 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 25208 yayınlanmış ve en son 10.08. 2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanmıştır. 2005 yılında yapılan değişiklik ile de Yönetmelik tamamen yürürlükten kaldırılmıştır.
1995 yılındaki Yönetmeliğin amaç bölümünde:
Amaç
MADDE 1.- Bu Yönetmelik, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 268-275 inci maddeleri uyarınca çevre toplum sağlığının korunması açısından önem arz eden gayri sıhhi müesseselerin zararlı etkilerinin yok edilmesi veya en az düzeye indirilmesi, doğal kaynakların kirlenmelere karşı korunması için gayri sıhhi müesseselerin kontrol altına alınması, ruhsatlandırılması ve denetlenmesindeki usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.
Daha sonra bu yönetmeliklerin yerine 10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete yayımlanan “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik” çıkarılmıştır.
Bu yönetmelikliğin amaç , kapsam ve dayanak bölümlerinde;
Amaç
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesinde uygulanacak esas ve usulleri düzenlemektir.
Kapsam
Madde 2- Bu Yönetmelik, sıhhî ve gayrisıhhî işyerleri ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsatlandırılması ve denetlenmesine dair iş ve işlemleri kapsar.
Dayanak
Madde 3- Bu Yönetmelik, 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 4/7/1934 tarihli 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu, 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.
Bu dönemde, biraz abartılı olacak ama, madencilik faaliyetleri ile lokanta, mezbaha, hastahane, meyhane………..vb. gibi işyerleri aynı şartlarda değerlendirilmişti.
13.04.2007 tarihli Resmi Gazete “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yayınlanmıştır. İşiniz gücünüz yoksa, ve insanlarım nelerle uğraştırıldığını görmek isterseniz oturup bunları okuyun. Yaşantımızda olması gerekenler ile olmaması gerekenler vardır. Bu mevzuatta olmaması gerekenleri göreceksiniz. Ama bir yanlışlık yapmayalım, ben madencilikle ilgili kısımlarından bahsediyorum.
Madencilik genellikle insanların yerleşim bölgelerinden uzakta yapılmaktadır. Her madencilik faaliyeti için Proje Tanıtım Dosyası ve Çevresel Eki Değerlendirme Raporu hazırlanması gerekmektedir. Bu Dosya ve Raporlarda bu gün İşyeri Açma Ruhsatını ne için istenildiği isteyenler tarafından bile henüz anlaşılamamıştır. Buna karşın bütün gereksiz hususlar detaylı olarak belirtilmekte ve alınacak önemler ortaya konulmaktadır.
İşyeri Açma Ruhsatı almadan madencilik faaliyetinde bulunulursa ne olur? Çevre tahrip mi olur, yoksa salgın hastalık yaygını mı söz konusu olur?
İşyeri Açma Ruhsatı ile ilgili açılmış bir davada mahkeme kararının bir paragrafı aynen şöyle; “Öte yandan sağlıklı yaşanabilir bir çevrenin oluşturulması konusundaki bilincin son yıllarda hızla geliştiği ve buna bağlı olarak çevreye daha duyarlı teknolojilerin geliştirilmesi, çevre kirliliğinin önlenebilmesi amacı ile yeni önlemlerin alınmaya çalışıldığı görülmektedir. “ şeklindedir. İşte ülkemizdeki yargının madenciliğe bakışını ortaya koyan, yasal dayanaktan yoksun, tamamen duygusal olarak alınmış bir karar. Bu hususlarla ilgili olarak Çevre Kanunu, yönetmelikleri ve Çevre ve Orman Bakanlığı yetkilidir. Oysa GSM kapsamında alınan işyeri açma ve çalışma ruhsatının ne sağlıklı yaşabilir çevre ve çevre kirliliği ile ne de çevreye duyarlı teknolojilerle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmaktadır. Yine GSM kapsamında alınan işyeri açma ve çalışma ruhsatının çevreye uyumlu tesislerle de ilgisi olmadığı gibi bu ruhsat alınırken çevre ile ilgili hiçbir yükümlülük getirilmemektedir.
Öncelikle “İşyeri Açma Ruhsatı” yüzünden mağdur olmamış kaç madenci var merak ediyorum. Esasen 2007 yılında İşyeri Açma Ruhsatını madencilerin başına bela eden çalışmanın içinde madenci örgütleri de yer almıştır. Daha doğru bir ifade ile bu çorabı madencilerin başına kendi örgütleri örmüştür. Şimdi de madenciler başlarına örülen bu çoraptan kurtulmak istemiyorlarmış gibi bir izlenim vermektedirler. Geçmiş bir yıl içinde İşyeri Açma Ruhsatının Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilmesi gündeme gelmiş, madenciler de bu yaklaşımı alkışlamışlardı. Oturup hiç düşündünüz mü, İşyeri Açma Ruhsatını Maden İşleri Genel Müdürlüğü nasıl verecekti, , değişen bir şey olacak mıydı?
Şimdi de İşyeri Açma Ruhsatının valiliklerce verilmesi öngörülmektedir. Sorarım madenci ve yetkililere ne değişecek?
İşyeri Açma Ruhsatının gereksizliği konusunda hiç şüphem olmamasına karşın, bu saatten sonra hiç kimse madencilik faaliyetleri için işyeri açma ruhsatı gerekmez diyebilme cesaretini gösteremeyecektir. Bunun için de bir çözüm önerim olacak;
• İşyeri açma ruhsatı, ÇED için hazırlanan proje tanıtım dosyası kapsamında, ÇED gerekli değildir kararı alınırken çözümlenebilir. ÇED Proje tanıtım dosyası hazırlanırken ruhsat sahibi İşyeri Açma Ruhsatı için gerekli taahhütlerde bulunur, ÇED Gereksizdir kararı alındığında İşyeri Açma Ruhsatı da kendiliğinden alınmış olur. Faaliyete geçildiğinde de taahhütlerle ilgili denetleme yapılır.
• ÇED hazırlaması gereken projelerde aynı konu ÇED Projesi içinde çözümlenebilir. ÇED Raporunda ruhsat sahibi işyeri açma ruhsatı ile ilgili bazı taahhütlerde bulunur. İşyeri açıldıktan sonra verilen taahhütler denetlenir.
• Eğer İşyeri açma Ruhsatı için bir bedel ödenmesi gerekiyorsa bu da İşletme Ruhsatı Yıllık Harcına eşit olmalı, kime ödenecekse ödenmelidir.
Madencilik faaliyetleri için işyeri açma ruhsatı gereklidir. Hatta madencilik insanların yerleşim yerlerinden uzak yapılan, çevreyi kirleten, insanların sağlığını bozan, salgın hastalıklara neden olan, çevreyi tahrip eden bir faaliyet olduğundan madencilerin 1 adet İşyeri Açma Ruhsatı almaları yeterli değildir, en az 2 adet ruhsat almalıdırlar. Hatta bu ruhsatlar madencilere çerçevelenip de verilmelidir ki ruhsat uzun yıllar bozulmadan kullanılabilsin.