Gönderen Konu: Türkiye de Madencilik..  (Okunma sayısı 873 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ahmetevrenbas

  • *
  • İleti: 938
  • Liked: 9
  • İtibar: +2732/-0
  • Cinsiyet: Bay
Türkiye de Madencilik..
« : 16 Nisan 2010, 09:38:53 »
 
Şükran Yücel - TBMM Maden Araştırma Komisyonu Üyesi ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcıoğlu, Türkiye'de Madencilik Alanında Son 10 Yılda Gelişmelerin Yaşandığını Belirterek, 'Ancak, Hala Uyuyan Devi Uyandırmış Değiliz' Dedi
 
Kadınları etkileyen eden koku, feromonlar
Şükran Yücel - TBMM Maden Araştırma Komisyonu Üyesi ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcıoğlu, Türkiye'de madencilik alanında son 10 yılda gelişmelerin yaşandığını belirterek, 'Ancak, hala uyuyan devi uyandırmış değiliz' dedi.
 
Mazıcıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ocak ayından bu yana madencilik sektöründe bulunan ve söktörde yetkili olan bir çok kişiyle görüştüklerini, bu görüşmelerin ardından ise sahaya çıkarak, madenciliği yerinde görüp, incelemeler yapmaya başladıklarını söyledi.
 
Madenciliğin sadece yerin altından maden çıkarmak olmadığını, bunun iş güvenliği, çevre, orman gibi bir çok yönünün bulunduğunu ifade eden Mazıcıoğlu, bu konularla ilgili de görüşmelerde bulunduklarını incelemelerinin de hala devam ettiğini belirtti.
 
Bu incelemeleri sırasında kendisini şaşırtan olaylarla da karşılaştığını dile getiren Mazıcıoğlu, 'Bursa'da bir tesiste çok şaşırdım. Simge Grup adlı şirkette taş ocağı üretimini gördüm. Mükemmel bir tesis. Sıfır tozla üretim yapılıyor. Toz çıkaran taş ocağı sahipleri bu tesisleri gidip incelesin. Harika bir iş yapmışlar. Nerede bir taş ocağı varsa orada çok toz olduğu için şikayetler olur. Burada sıfır şikayet var' dedi.
 
İşletmelerin yeni maden alamadıklarını, ilerleyemediklerini ve mevcut madenleri işletirken çok zorluk çektiklerini anlattıklarına dikkati çeken Mazıcıoğlu, şöyle konuştu:
 
'Bunlar hep ortak sorun. Biz şunu söylüyoruz, 'çevreye saygılı madencilik, madene saygılı çevrecilik'. Yani önce insan, önce çevre. Kimse (madeni çıkartacağım) diye geleceği harap etmemeli. Bu konuda Çevre ve Orman Bakanımız Veysel Eroğlu'nu da dinlediğimizde bu alanda çok ciddi önlemler alındığını belirtti. Yani madencilikte çok kolay izin alınmıyor.
 
Bizim maden anlamında çok ciddi zenginliğimiz var. Amerika, 100 milyar dolarlık maden çıkarıyor, ama 1,8 trilyon dolarlık pazarlama yapıyor. Türkiye'de neden olmasın. Türkiye, borda dünyada birinci. Uşak tarafında özel sektörün bir firmasına gittik, yılda 10 ton altın çıkarılıyormuş. Dünyada ilk 10 firmanın arasında. Dünyada birinci olan firma 35 ton çıkartıyormuş. Türkiye artık mermeri kesen makine yapıyor. 10 yıl önce bu yoktu. Bunları gördük. Son 10 yılda madencilikte önemli gelişmeler yaşanmış. Ancak, hala uyuyan devi uyandırmış değiliz. Geleceğimizi karartmadan yeşile ve ormana zarar vermeden madenciliği geliştirmek lazım.'
 
Türkiye'de yapılan araştırmalara göre 700 ton görünür metal altın rezervi ve 6 bin 300 ton metal gümüş rezervinin bulunduğunu, Bergama altın madeninde bugüne kadar toplam 31,42 ton altın, 29,66 ton gümüş üretildiğini, işletme aşamasında yapılan arama faaliyetlerinde 14 ton altın ve 11 ton gümüş rezervinin daha tespit edildiğini vurgulayan Mazıcıoğlu, Türkiye'de altın madenciliğinin, yabancı sermayenin madencilik sektörüne girişiyle hızlandığını, dünyada altın madenciliğiyle uğraşan bir çok firmanın, son 10 yıl içinde Türkiye'nin değişik bölgelerinde önemli sayılabilecek altın rezervlerini ortaya çıkardıklarını bildirdi.
 
Türkiye'nin maden çeşitliliği açısından çok zengin bir ülke olduğunu ve başlıca madenlerin perlit, bor, mermer, sodyum feldspat ve bentonit olduğuna dikkati çeken Mazıcıoğlu, 'Dünya perlit rezervinin yüzde 74'ü, bor tuzu rezervinin yüzde 72'si, mermer rezervinin yüzde 40'ı, sodyum feldspat rezervinin yüzde 19'u ve bentonit rezervinin de yüzde 14'ü ülkemizde yer almaktadır' dedi.
 
Mazıcıoğlu, komisyonun çalışmalarını tamamlamasının ardından bir rapor hazırlayacaklarını kaydetti.
 
- SODA DEĞİL, MADEN SUYU-
 
Komisyon çalışmalarına katılmadan önce maden suyunu, hep soda olarak adlandırdığını, bunun halk arasında da çoğunlukla böyle bilindiğini anlatan Mazıcıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
 
'Ben Maden Komisyonu'na girmeden önce yemekte istediğim sodanın yanlış olduğunu öğrendim. Adı 'soda' değilmiş, soda ayrı bir şey, çamaşır suyu olarak kullanılıyor. Asıl adı 'maden suyu' imiş. Ben maden komisyonuna girdikten sonra yemeğe gittiğimde garsona maden suyu diyorum, 'hemen sodanızı getiririm' deyince uyarıyorum, onun adı soda değil, maden suyu'.
« Son Düzenleme: 15 Kasım 2010, 13:06:50 Gönderen: ozguryolcu »

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7468
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Türkiye de Madencilik..
« Yanıtla #1 : 12 Mayıs 2011, 16:34:33 »
Gerçekten güzel yazılmış çizilmiş haber eski belki ama bu başlıkta yazılması gerekenler olduğunu düşünüyorum. Türkiyemizde madencilik malesef istenilen seviyeye halen gelmedi. Ancak istatistiklere bakılırsa onu yapıyoruz bunu yapıyoruz diyoruz içte mermer ihracımız İtalya' yı geçti söylemlerini çok duyarız. Bunların hepsini madenci kardeşlerim bilirler. Ancak bunlar bizim hedeflediğimiz noktalar değil. Madenciliğin gelmişmesin de istenilen noktaya gelmesin de malesef bazı engeller yaşıyoruz.

İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ SAĞLIĞI HAKKINDA TAM DONANIM OLMALI

Ülkemizde madencilik malesef birçok iş kazası ile bilinmekte. Hatta haberlerde veya gazetelerde hep gördüğümüz duyduğumuz bir cümle var. Madencilikte kazalar her yıl gittikçe artmaktadır. Evet malesef bunlar yani madencilik kazaları eksilmiyor artıyor. İstatistiklere baktığımızda son 4 yılda 269 madenci kardeşimizi kaybettik. Hatta bu konu ile ilgili geçen gün bir haber yayınlamıştık ayrıca bu haberimize bakmak isteyenler aşağıdaki haberimize de göz atabilirler.

http://www.forumaden.com/blog/ulkemizde-maden-kazalari-gun-gectikce-artmaktadir.html

Biz madenciler bu söylemlerin önünü almadığımız sürece malesef madenciliğe istenilen önem ve değer verilemeyecektir. Ülkemizde malesef madencilik üzerinde oynanan oyunlar var ki istenilen bir seviyeye gelemiyoruz ve madencilik her alanda kötüleme kampanyalarına sunulmuştur bunun birçok örneği vardır. Bunu olayları daha derinlemesine inceleyenler daha iyi bilirler. Ancak bizlere düşen görev bu kutsal ve dünyanın en zor ve en riskli madencilik mesleğini en azından halkın gözünde istenilen seviyeye değere getirmemizdir. Yani halk madencilik diyince hep madencilik kazaları akla gelmemeli. Sürekli akla kazınmış süyanür gelmemeli. Bizlere güven olmadığından yani madencilere güvenin azlığından halk hep diğer meslek gruplarının kışkırtmalarına veya söyledikelrine inanır duruma geliyorlar.

Bizler iş güvenli ve işçi sağlığı konusundan yapılması gereken ne var ise devletçe sıkı denetimlerle ve o işletmelerdeki yöneticilerin maden mühendislerinin sıkı gözetimleri ile bu kazalar en aza indirgenmelidir. Maden işletmleri sürekli özelleştiriliyor ancak bu şiretler hep kar amaçlı bir zihniyete sahip olduklarından gözlerini hepe para bürüdüğünden bazı yapılması gerekli önlemlerin es geçilmesi veya biraz daha beklenmesi daha sonrası için büyük felaketleri beraberinde getirmiştir. Bizler bunu önüne geçmek için devletçe, milletçe, gerekli yöneticilerle bu işin önüne geçmeliyiz.


MADENLERİMİZ ÜZERİNDEKİ ENGELLER

Ülkemizdeki madenlerimizin ne kadar önemli olduğunu bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum. Ülkemizde çıkan madenlerimizin önemininde ne kadar fazla olduğunu madencileri geçtim artık halk biliyor ancak yapılması gerekenler yapılmıyor. Önemli madenlerimizi bazılarını sayacak olursak;

Bor, toryum, uranyum, altın vb... zaten bunlar baÅŸlı başına teknolojinin vazgeçilmez parçaları. Bunu dünya çok çok  önceleri tespit etmiÅŸ durumda. Bu yüzdendir ki enerji hammaddelerinin bulunduÄŸu ülkeler üzerinde bazı kesimler 100 yıldır oyunlar oynamaktadır. Tabiki amaç belli bu enerji hammaddelerinin bulunduÄŸu ülkeleri kendi himayelerine almaktadır. Ülkemizde bulunan bor madeni biliyorsunuz ki dünyanın stanrt verilere göre %72'si ülkemizde bulunmaktadır. Bor madeni ki kullanılmadığı bir alan yok. Sadece bunu deÄŸerlerndirsek dünyanın hakimi oluruz. Heleki bu coÄŸrafi, stratejik konuma sahipken... Bizler biliyoruz ki bu bor madenimiz ham olarak ihraç edilmektedir. İşleyemiyoruz yani madencilik terimi ile zenginleÅŸtiremiyoruz. Çünkü bu teknolojiye hakim deÄŸiliz yaptırılmıyor. Bunları her defasında anlatmak istiyorum ve anlatıyorum ancak anlamak istemeyen ÅŸahsiyetlerin olduÄŸunu düşünmeye baÅŸladım ya da bu içimizdekiler de bu oyunun parçasıdır diye düşünüyorum. Lütfen halk olarak gözümüzü biraz daha açalım. Açalım yoksa bu kadar gözü kapalı olursa, gözümüzü biraz daha sonra açacak olursa bu elimizdekilerin artık bizim olmadığını görür hale geleceÄŸiz....


MEHMET OCAKÇIOĞLU
« Son Düzenleme: 12 Mayıs 2011, 16:49:31 Gönderen: ozguryolcu »

Çevrimiçi alper7490

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 1031
  • Liked: 14
  • İtibar: +2325/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • http://www.kocyigit.gen.tr
    • Madencilik Haber Sitesi
Ynt: Türkiye de Madencilik..
« Yanıtla #2 : 13 Mayıs 2011, 11:10:18 »
güzel makale olmus mehmet kalemine sağlık.
Aydınlık bir GELECEK için karanlığı kazıyoruz

MADENCİLİK HABER SİTESİ

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7468
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Türkiye de Madencilik..
« Yanıtla #3 : 13 Mayıs 2011, 11:11:16 »
Teşekürler dostum gerçekleri yazmak gerek ve biraz daha ufkumuzu genişletmemiz gerekir diye düşünüyorum.

Tags: