‘’Çevre annemiz, madencilik babamız, bunun üzerine bir de turizm çıktı, üçünü de seviyoruz’’ diyen Enerji Bakanı Güler, üçlü arasındaki dengenin hiçbirinin lehine gidecek şekilde bozulmaması gerektiğini söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Kaz Dağları ile ilgili dedikodu sarmalı ve bilgi kirliliği yaratıldığını dile getirerek "Çevreye çok duyarlıyız. Çevreye en ufak bir zarar veren hiçbir şirkete faaliyet izni vermeyiz. Ama altınımızı da diğer madenlerimizi de çıkarmamız lazım" dedi. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Kaz Dağları'nda Madencilik Turizm ve Çevre' konulu panelin açılışında konuşan Enerji Bakanı Hilmi Güler, bütün politikalarında dürüstlük, adalet ve tutarlılık prensiplerine uygun davranmaya özen gösterdiklerini, Kaz Dağları ile ilgili de aynı tavrın geçerli olduğunu söyledi. ‘’Çevre annemiz, madencilik babamız, bunun üzerine bir de turizm çıktı, üçünü de seviyoruz’’ diyerek, üçü içindeki dengenin hiçbirinin lehine gidecek şekilde bozulmaması gerektiğini, çünkü ekonomi, insanlık ve çevre anlayışlarının bu olduğunu ifade etti.
İHMAL EDEMEYİZ
Madenciliği ihmal etmelerinin mümkün olmadığını özellikle de Çanakkale Seramik gibi bir markayı yaratmış olan şehirde böyle bir şeyin asla söz konusu olamayacağını vurgulayan Güler şunları söyledi: "Herkes çevreye mutlaka duyarlı olmak zorundadır. Bu duyarlılığı göstermeyen hiçbir şirkete faaliyet izni vermeyiz. Ama yeraltındaki zenginliklerimizi de çıkarmak zorundayız. Burada 1969’dan beri sondaj yapılmış. Söz konusu dedikodular çıkınca iki müfettiş heyetini buraya gönderdim. Çevre ve Orman Bakanlığı da buraya bir grup gönderdi. Eğer bir yanlışlık varsa üstesinden birlikte çok rahat geliriz."
ALTINIMIZI ÇIKARMALIYIZTürkiye'nin yoğun altın tüketen bir ülke olduğuna dikkat çeken Hilmi Güler, altın ithalatında ülkemizin ikinci olduğunu, görünür rezervler açısından dünyada yedinci sırada olduğunu anlattı. Muhtemel rezervlerde dünya ikincisi pozisyonunda olan Türkiye'nin bu derece büyük ithalat yapmasının arkasında bir şeyler aranmasını gerektiğini vurgulayan Güler, "Altınımızı çıkarmalıyız. Dünya hangi teknolojiyi kullanıyorsa biz de kullanırız. Eğer proje kötüyse ÇED raporu alamaz. O rapora eğer halk izin vermiyorsa çıkmaz" dedi. Güler, salonda bulunan çevreci örgütlerin temsilcilerinin Maden Yasası'nı eleştirmeleri ve yasanın alan sınırlaması olmadan her yerde arama yapmaya izin verdiğini söylemeleri üzerine, "Maden Yasası bir dogma değil. Ben de yasanın bazı maddelerinin değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunlar değişir" diye konuştu. Bölgede 1969'dan beri madencilik çalışmalarının yürütülmesine karşın nedense altın madeni gündeme geldiğinde tepkilerin ortaya çıktığına dikkat çeken Güler, "Bilim ve teknolojiyi neyi gerektiriyorsa, dünyada nasılsa biz de öyle yapacağız. En büyük çevre kirliliği fakirliktir. Biz fakirlikle mücadele etmek zorundayız" dedi. Enerji Bakanı Güler, Türkiye'de altın üretimi konusundaki standardın Avrupa Birliği'nin bile önünde olduğunu anlattı. "İsveç, Almanya, Belçika ne yapıyorsa biz onlardan daha fazlasını yapıyoruz" diyen Bakan Hilmi Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
MADEN YASASI DEĞİŞEBİLİR"Altın üretiminde siyanür kullanımı konusunda AB, litrede 50 miligram norm koymuş. Biz de bu 1 miligram. Altın üreten şirketlerimiz bunu 0,5 miligram düzeyinde tutuyor zaten. Biz her şeyi insan için yapıyoruz. Nedir itiraz edilen anlamıyorum." Güler, Kaz Dağları ile ilgili dedikoduları ve bilgi kirliliğinin bölgeye zarar verdiğini dile getirdi. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ise "Doğanın korunmasına yönelik endişeleri nasıl makul karşılayabiliyorsak, altın arama konusunda uzman kuruluşların işletme teknolojileri konusunda ortaya koyacağı bilimsel görüşleri de dikkate almalıyız” dedi.
HAVADAN VE KARADAN TEFTİŞEnerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Kaz Dağları üzerinde helikopter turu yaptı. Hem Kaz Dağları Milli Parkı'nı hem de Kaz Dağları'nın Milli Park dışında kalan bölümünü inceleyen Güler, daha önce sondaj yapılıp kapatılan alanlara da helikopterle indi. İncelemeleri sonrasında değerlendirmeler yapan Güler, söylendiği gibi Kaz Dağları'nda çevreye zarar verecek, orman katliamına yol açacak hiçbir faaliyet bulunmadığını belirtti. "Çevre de maden de bizim zenginliğimiz" diyen Güler, objektif bir değerlendirme yapmak gerektiğini, kendisinin de konuya böyle yaklaştığını vurguladı.
AĞAÇLAR KESİLMEDİSondaj bölgesinin çevresindeki yolların yangınlara ulaşmak için açılan servis yolları olduğunu, sondaj sebebiyle hiçbir ağaç kesimi faaliyetinin bulunmadığını ilgililerden dinleyen Bakan Hilmi Güler, "Bu bölgede Biga Yarımadası'nda Cenevizliler'den bu yana maden faaliyeti var. 1969 yılından bu yana bu bölge için ruhsatlar verilmiş. Neden bugün bu tepkilerin ortaya çıktığını iyi bakmak lazım" diye konuştu.
http://www.ensonhaber.com