Engin Tanrıkulu, iki ay önceki maden kazasından kıl payı kurtuldu. Çok riskli bölgedeki diğer madende işe girdi. Bu kez şanslı değildi. Ağır yanıklarla kurtulan arkadaşları, en yakındaki yanık hastanesi için kilometrelerce yol tepti.Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’de, önceki gün yerin 250 metre altında meydana gelen grizu patlamasında ölen 13 madenci, dün toprağa verildi. 18 yaralının tedavilerine devam ediliyor.
Dursunbey’deki madende yaşanan grizu patlamasında hayatını kaybeden 13 kişi ekmeğini yerin metrelerce altından çıkarıyordu. Kimi bir ay sonra evlenecekti kimi yeni baba olmuştu. Bazıları amcasından babasından, ağabeyinden devralmıştı mesleği. Kaderleri de aynı oldu. Aynı maden mezarları oldu. İşçilerin çoğu daha önce çalıştıkları madenlerde yaşanan kazalardan şans eseri kurtulmuştu. Kaçtıkları ölüme bir sonraki madende Odaköy’de yakalandılar.
Ya boğulur ya yanarsın Grizu, kömürün yapısında bulunan metan gazı. İki türlü öldürüyor: Boğarak ya da yakarak. Maden havzasında metan oksijen oranını yüzde 12’nin altına düşürecek kadar metan birikince, boğuyor. Yüzde 4-5 oranında biriken metansa bir kıvılcımla patlıyor. Grizu patlaması sırasında ortamın genişliğine göre sıcaklık 1850-2 bin 650 santigrat dereceye ulaşıyor.
Kazadan ‘ağır yanık’larla kurtulanlar, bir maden bölgesi olan Balıkesir’de yanık hastanesi olmadığı için, kilometrelerce ötedeki hastanelere taşındı. 31 yaşındaki Ramazan Fidan ve 37 yaşındaki Hüseyin Kartepe’nin tedavileri, getirildikleri Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi ’nde sürdürülüyor. Hastane Başhekimi Doç.Dr. Zekeriye İlçe, vücutlarında yüzde 50 oranında ikinci derecede yanık oluşan iki işçinin de solunum destek cihazına bağlı olarak tedavilerinin yapıldığını, hayati tehlikelerinin sürdüğünü söyledi.
Ağır yaralanarak Balıkesir Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ömer Yüksel, ambulans helikopterle Ankara Numune Hastanesi’ne sevk edildi. Yüksel’in vücudunda yüzde 80 oranında yanık oluştuğu ve durumunun ciddiyetini koruduğu ifade edildi. (Radikal, dha)
‘Devlet ne dirisine ne ölüsüne sahip çıktı’ Ölen maden mühendisi 33 yaşındaki Özgür Seçkin’in cenazesi, uygun araç bulunamayınca, memleketi olan Denizli’nin Serinhisar ilçesine station model taksinin bagajında getirildi. Baygınlık geçiren acılı anne Güldane Piliç, “Katil Dursunbey oğlumu aldı. Suna boylum, kara gözlüm, aslan oğlumu yaktılar” diye feryat ederken, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Mehmet Torun, “Maalesef devlet ne dirisine ne ölüsüne sahip çıkabildi. Acımız ikiye katlandı” dedi.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi mezunu 33 yaşındaki maden mühendisi Özgür Seçkin Bergama’daki Ovacık Altın Madeni’nde çalışıyordu. Bir yıl önce görev yerini değiştirdi. Evli ve üç çocuk babasıydı.
Son kazanın ‘şanslı’ madencileri Muammer Karaca ölümden iki ay kaçabildi. Mustafakemalpaşa’daki 19 kişinin öldüğü Bükköy Madeni’nde yaşanan patlamadan kurtulan Karaca, madenin kapatılmasının ardından Dursunbey’deki madende işe başladı. 26 yaşındaki Engin Tarıkulu’da Bükköy’deki patlamadan kurtulanlardandı. Şanslıydı ama ölüm onu bir sonraki madende yakaladı. Babası da madenciydi, emekli olmuştu.
Önceki gün patlamayı öğrendiğinde ilk tepkisi “Çocuklarım gitti” diye feryat etmek oldu. Engin’in ölüm, Talat’ın yaralandığı haberi geldi. O sabah konuşmuşlardı daha “Bir gün maden kazası bizim de başımıza gelecek” diyen Engin’e babası “Madene gitme, hayvanlara bak” demişti. Sigortalı işte çalışmak istediğini söyleyip evden çıkmıştı. Engin beş yıllık evliydi, dört yaşında Fırat adında bir oğlu vardı.
‘Çin malı malzeme kullanıyorlar’ diyordu 23 yaşındaki Mehmet Özel, dört kardeşin en küçüğüydü, iki ağabeyi gibi maden işçisiydi. Bir yıl önce başka bir maden ocağında çalışıyordu. Orada yaşanan kazanın ardından ocak kapatılınca 13 arkadaşıyla birlikte yaşamını yitirdiği Odaköy’deki madende işe başladı. Özel, bir ay sonra evlenecekti. Madenci ağabeyi Şahin Özel’in “Her zaman tehlike altında çalışıyoruz. Sonunda kardeşim de madende yaşamını yitirdi” diyebiliyor sadece.
İşçilerden İbrahim Saygılı elektirikçiydi. Ancak geçinemediği için madende çalışmaya başlamıştı.
İbrahim Saygılı, ağabeyi Mustafa Saygılı’ya beş gündür madende gaz kaçağı olduğunu anlatıyor, Çin malı malzemeler kullanıldığından yakınıyordu.
Bir aile mirası: Madende ölmek... Serkan Aydın, amcası Muzaffer Aydın’ın dört yıl ardından, yine bir madende öldü. Amcasına 2006’da mezar olan maden ocağı bu kez Serkan’ın ölümüne sebep oldu.
Serkan mayısta askerden geldikten sonra maden ocağında çalışmaya başlamıştı. Evlilik hazırlığı yapıyordu, üç ay sonra evlenecekti.
Süleyman Duman ise öldüğü gün sabah işe gitmeden ailesiyle helalleşmişti hatta “Benim için yasin okuyun” demişti. İki çocuk babası Bünyamin Tuncay, kardeşi Ahmet Tuncay birlikte madende çalışıyordu. Aynı vardiyada çalışan iki kardeşten Bünyamin patlamada ölürken nişan için Erzurum’a giden Ahmet Tuncay kurtuldu. Mustafa Demirel iki ay önce baba olmuştu.
Sendikalar: Avrupa’da birinciyiz! Utandıran rekorlar (Türkiye Maden İşçileri Sendikası): Türkiye iş kazalarında dünyada üçüncü, Avrupa’da birinci. 20 gün önce denetim yapılan ocakta böyle bir facianın meydana gelmesi haklı olarak akla iki olasılığı getirmektedir. Ya denetimler sözde yapılmaktadır ya da denetim sonucu etkili yaptırım uygulanmamaktadır.
‘Böyle kazalar bağıra çağıra gelir’ (Türk Harb-İş): Özellikle madenlerde oluşan kazalar, günümüz teknolojileri dikkate alındığında sessiz ve sakin, ansızın ve birdenbire gelemez. Bu kazalar geleceklerini her zaman bildirir, bağıra çağıra gelir, öldürür ve yıkar geçer.
‘2010’da yeni bir rekor kırılabilir’ (KESK Genel Başkanı Sami Evren): Maden kazalarında 2008’de 43, 2009’da 74 işçi yaşamını yitirmiştir, eğer köklü bir zihniyet değişimi sergilenmezse 2010’da yeni bir rekor endişesi taşımaktayız.
Ölenlerin listesi Balıkesir İl Sağlık Müdürü Mehmet Çalışkan’ın açıklamasına göre faciada ölenlerin isimleri şöyle: Engin Tanrıkulu, İbrahim Saygılı, Muammer Karaca, Mustafa Demirel, Ali Yaran, Önder Kartefe, Celal Karakafa, Serkan Aydın, İsmail Görlen, Bünyamin Tuncay, Süleyman Duman ve Mehmet Özel ile maden mühendisi Özgür Seçkin. Kazada yaralanan işçiler İzmit, İzmir, Denizli, İstanbul ve Balıkesir ’e sevk edildi.
Sahibi tutuklandı Maden faciasıyla ilgili madenin sahibi Erhan Ortaköylü tutuklandı. Şentaş Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin sahibi Ortaköylü, ortakları Nihat Kosova, Emre Temizer, madenin başmühendisi Barış Deler ve yeraltı mühendisi Halil Karakılıç, gözaltına alınmıştı. Deler savcılıktan serbest bırakılırken Ortaköylü mahkemece tutuklandı. Üç kişinin sorgusu geç saatlere kadar devam etti.
Ailelere 10 bin lira Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına 10 bin TL ödeneceğini söyledi. Ayrıca bu madencilerden sekizinin ailelerine hem ölüm aylığı hem ölüm geliri, beşine ise sadece ölüm geliri verilecek. Hastanede tedavisi sürenlere 7 bin, ayakta tedavi görenlere de 5 bin TL tazminat ödenecek.
Siyasiler üzgün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Bu tür elim olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum. Ailelerin acısını yürekten paylaşıyorum.
Başbakan Tayyip Erdoğan: Bu tür üzücü olayların bir daha tekrarlanmaması için hükümet olarak iş sağlığı ve güvenliğinin tam olarak sağlanması yolunda önemli adımlar attık. Uygulama konusunda da eksikliklerin bir an önce giderilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Elbette bu noktada işveren ve işçilerin de gerekli hassasiyeti göstermesi son derece önemlidir.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Bu sektörün çalışanlarının güvenliği açısından alınması gereken tedbirleri hayata geçirmek için her platformda bu konunun ısrarlı takipçisi olacağız.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Son zamanlarda, benzer üzücü hadiselerin sıklıkla yaşanması, konu üzerine daha özenli ve dikkatli bir şekilde eğilmeyi gerekli ve zorunlu kılmaktadır.