Gönderen Konu: Madencilik Sektörü Batma Noktasında  (Okunma sayısı 215 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı omur_sonmez

  • İleti: 111
  • Liked: 1
  • İtibar: +728/-0
Madencilik Sektörü Batma Noktasında
« : 14 Haziran 2009, 20:47:37 »
MADENCİLİK SEKTÖRÜ BATMA NOKTASINDA

Küresel kriz, ülkemizdeki tüm sektörler gibi madencilik sektörünü de çok olumsuz etkilemiÅŸtir. 2009 baÅŸlarında küresel krizin üretici sektör ve firmalara yansımaları giderek yayılmaktadır.  Üretime ara verme, iÅŸletmeyi kapatma, işçi çıkarma, vardiya azaltma haberleri her geçen gün artmaktadır. Son açıklanan sanayi üretimi, istihdam ve iÅŸsizliÄŸe iliÅŸkin veriler, içinde bulunulan kritik durumun  göstergeleridir.

Her ne kadar siyasi iktidar sözcüleri ekonomik kriz ile ilgili pembe bir tablo çizme gayreti için de olsa da, krizin olumsuz sonuçları tüm sektörleri etkisi altına almaya devam etmektedir. Krizin teÄŸet geçeceÄŸine dair iddianın  dayanaksız çıkması bir yana, krizin tüm sektörleri teslim aldığı, kalıcı izler bırakacağı açıktır. Yerel seçime kilitlenen siyasi iktidar, önlem almak yerine sorunu görmezden gelmeye, sorun yokmuÅŸ gibi davranmaya devam etmektedir. Uluslararası piyasalarda, Türkiye‘nin maden ihracatında önemli yer tutan bakır, alüminyum, kurÅŸun, nikel, kalay, çinko,krom gibi metalik maden fiyatlarında büyük düşüş yaÅŸanırken, Türkiye‘nin maden ihracatı da Kasım 2008‘de geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20 oranında düşmüştür. 

2008 Nisan ayında tonu, 8.663 dolara kadar çıkan bakırın fiyatı, Ekim ayı sonunda 3.742 dolara düşmüştür. Geçen yılın Ocak ayında tonu 2.445 dolar olan alüminyumun fiyatı  Ekim 2008 sonunda 1.740, tonu 2.606 dolar olan kurÅŸunun fiyatı 1.176, tonu 27.670 dolar olan nikelin fiyatı 10.205, tonu 16.315 dolar olan kalayın fiyatı 13.105, tonu 2.340 dolar olan çinkonun fiyatı da 1.275 dolara inmiÅŸtir. Yine tonu 600 dolara kadar yükselen kromun fiyatı da 150-200 dolara kadar gerilemiÅŸtir. 

Fiyat düşüşlerine dayanamayan birçok küçük maden firması saha ve işletmelerini büyük firmalara devretmek zorunda kalmıştır. Büyük firmaların bir kısmı ise bazı maden işletmelerini ya kapatmışlar ya da aralıklı olarak işletmektedir.

Hammadde ihracına dayalı olarak çalışan sektör, bu durumdan  çok olumsuz etkilenerek durma noktasına gelmiÅŸtir. 2009 yılı içerisinde etkilerini daha da artırmaya baÅŸlayan krizin, 2,5 milyon olan iÅŸsiz sayısına yarım milyon daha eklenmesine yol açacağı, büyüme oranını eksiye düşüreceÄŸi tahmin edilmektedir. Madencilik sektöründeki iÅŸsizlik rakamları kesin olarak belli olmamasına karşın, yaklaşık 600 maden mühendisi ve 20.000  maden çalışanı iÅŸsiz kalmıştır.

 Türkiye kamu çalışanlarına en az pay ayıran ülkelerden biridir. Ülkemizde Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH)‘dan kamu çalışanları yüzde 6,6 oranında pay alırken, Avrupa ortalaması yüzde 10, 6‘ dır. 2009 ve 2010 yıllarında bu payın 6,3‘e çekileceÄŸi öngörüldüğünden, kamuda çalışan meslektaÅŸlarımızı daha zor günlerin beklediÄŸini tahmin etmek zor deÄŸildir.

Özel ÅŸirketlerde çalışan ve kendi iÅŸini yapan meslektaÅŸlarımızın bir çoÄŸunun durumunun  Kamu kesiminde çalışan mühendislerden daha kötü olduÄŸu bir gerçektir. Özel kesimde çalışan meslektaÅŸlarımızın bir kısmı krizin faturasını ödeyerek iÅŸsiz kalmıştır. Ayrıca, çok büyük bir kısmı ise son derece düşük, asgari ücretin bile altında maaÅŸ almakta, saÄŸlıksız, iÅŸ güvenliÄŸinden yoksun ortamlarda çalışmakta, iÅŸ güvencesi ve sendika hakkından yoksun bulunmaktadır. Kendi iÅŸini yapan mühendisler ise eÅŸitsiz rekabet koÅŸullarına direnememekte, sıkça iflaslar yaÅŸanmaktadır.

Ülkemiz; IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar ile AB uyum programlarının uygulanması sonucu özelleştirmeler,işyeri kapanmaları, yeni yatırım yapılmaması, sanayi, tarım, sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik alanlarındaki çözülüş sonucunda yaygınlaşan işsizlik ve yoksullaşma sürecini yaşamaktadır. Üretim ve yatırımdan kopuk politikalarla sıcak para, borçlanma ve yüksek oranda ithal girdi ile ithalata bağımlı ihracatın boyunduruğu altına sokulmuştur. Kısaca ülkemiz, ciddi bir ekonomik sosyal bunalımla karşı karşıyadır.

Buna raÄŸmen IMF ile yeniden anlaÅŸmanın yolları aranmakta,  IMF reçetelerinin çözüm olacağı konusunda kamuoyu oluÅŸturulmaktadır.  Bu anlaÅŸma sonucunda ülkemizden yeni tavizler isteneceÄŸi unutulmamalıdır. Yakın gelecekte kamunun elinde kalan bor ve kömür madenleri ile enerji santrallerinin özelleÅŸtirilebileceÄŸi ( yabancılara satılacağı ) ihtimal dahilindedir.  Nitekim ÖzelleÅŸtirme İdaresi BaÅŸkanlığı yetkililerinin bu konuyu sık sık dile getirmeleri tesadüf sayılmamalıdır.

Madencilik sektöründe giderek büyüyen iÅŸsizlik sorununun çözümü için kamu eliyle acil olarak istihdam yaratma uygulamaları baÅŸlatılmalı ve istihdama olumlu katkıları olacak sektörler, projeler desteklenmelidir.  Bu yapıların verimli çalışmasını saÄŸlayacak mekanizmalar oluÅŸturulmalıdır.

Tüm bu sorunların çözümünde; ciddi bir planlama çerçevesinde öz kaynaklarımızın kullanımı öncelikli olarak, ekonomik kalkınmaya ve yoksulluğun azaltılarak gelir dağılımının düzeltilmesi hedeflerine yönlendirilen bir "madencilik politikası" oluşturmak, gerek toplumun yararı, gerekse madencilik sektörünün gelişimi bakımından son derece büyük önem taşımaktadır.

Kaynak; TMMOB MADEN MÜH. ODASI


Tags: