Çizelge 1. Türkiye’nin Hammadde Talep Projeksiyonu
Ülkemizin önemli sosyal sorunlarının başında, bölgeler arası gelişmişlik farkı ve bunun yarattığı iç göç ile işsizlik gelmektedir. Bu açıdan da bakıldığında madencilik sektörünün, yöresel istihdam için zorunlu ve katmadeğeri en yüksek bir iş kolu olduğu gerçeği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’nin maden kaynakları, bir kıtanın kaynakları kadar çeşitli ve büyüktür. Bu günkü verilerle 2 trilyon USD’nin üzerinde maden varlığına sahip bulunmaktayız. Madenlerin insan yaşamı ve ülkelerin ekonomisi için nedenli önem taşıdığı bilinmektedir. Türkiye, zengin doğal kaynaklara sahip olan, ancak bunları ülkenin yararına sunamayan, nadir ülkelerden birisidir. Yıllardır ekonomik sıkıntı ve darboğazları aşamamanın en önemli nedeni, katma değeri yüksek olan, madenciliğin geri kalmış olmasıdır. Türkiye’nin gelişmesi ve periyodik ekonomik krizlerden kurtulması için madenlerin üretime alınması ve bu yolla sanayinin ham ve ara madde ihtiyacının karşılanması gerekmektedir.
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, madenciliğin 10 ve 20 yıllık sürelerde ülke ekonomisine katkısını, genel stratejileri ve başlıca 20 maden için öngörülen gelişmeleri irdeleyen bir çalışma yaptırmış ve sonuçları rapor olarak yayınlanmıştır.
Bu çalışmada, bugün GSMH’da % 1.2 olan madencilik payının ilk 10 yılda % 3’e, ikinci 10 yılda % 5’e yükseleceği, yıllık kalkınma hızının % 6 olacağı, kabul edilmiştir. Buna göre, ilk 10 yılda toplam 8 milyar USD yatırım yapılarak, madencilik üretimi 62 milyar USD’a yükselmekte, bunun 21 milyar doları ihracat geliri olmaktadır (Çizelge 2). İkinci on yılda ise, toplam 21.9 milyar dolar yatırım ile madencilik üretimi 216 milyar USD yükselmekte, bunun 103 milyar doları ihracat geliri olmaktadır (Çizelge 3). Diğer bir deyişle ilk on yıl sonunda 4.6 milyar USD ihracat olmak üzere yıllık gelir 11 milyar USD’a, 20 yıl sonunda ise 17.3 milyar USD ihracat olmak üzere, yıllık madencilik geliri, 34.2 milyar USD’a yükselmektedir.
Çizelge 2. 2010 yılı hedefi : GSMH’nın % 3’üne ulaşmak
Çizelge 3. 2020 Yılı Hedefi: GSMH’nın %5’üne ulaşmak
2 ve 3. çizelgelerin hazırlanmasında yapılan kabuller: Bu çalışmada, maden işletme ve cevher hazırlama faaliyetleri madencilik sayılmıştır,
Türkiye global ekonomik sistem içinde yerini alacaktır,
Türkiye’de maden üretiminin ortalama maliyeti 10 $/t olarak alınmıştır,
(Kişi başına üretim =3.8 t/yıl)
Yatırım hesaplamalarında kullanılan değerler:
Arama yatırımı (minimum) = Madencilik üretim artışının % 25’i,
İşletme yatırımları = İlave madencilik üretim değerinin %60’ı,
Altyapı yatırımları = İşletme yatırımları %15’i,
ARGE yatırımları = Arama yatırımlarının %2’si.
4. MADENCİLİĞİN GELİŞMESİ İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERMadenciliğin geliştirilmesi için yasal, idari, teknolojik ve ekonomik düzenlemeler gerekmektedir. Ülke madenciliği, ancak, yerli ve yabancı büyük sermayenin madenciliğe yatırım yapmasının özendirilmesi ile gelişecektir;
Madencilik Bakanlığının hızla kurulması ve madencilik politika ve stratejilerinin oluşturulması,
Maden yasasının yatırımcıya güven verecek hale getirilmesi,
Madencilik ile ilgili her türlü faaliyetin (çevre, orman vs. uygulamaları) maden yasası içinde yer alması,
Entegre tesisler ile uç ürün üretiminin ön plana çıkarılması, büyük çaplı projelerin özendirilmesi,
Madencilere su, enerji, yol gibi konularda alt yapı hizmeti sağlanması,
Madenlerde aramayı özendirecek ve madencinin az vergi ödemesini sağlayacak rezerv tüketim payının maden yasasında yer alması,
MTA’nın yeniden yapılanması ve arama işlevinin güçlendirilmesi,
Özel maden arama şirketlerinin kurulmasının özendirilmesi ve özel şirketlere maden arama desteği sağlanması,
Kamu tarafından işletilen madenlerin, halka açılarak özelleştirilmesi ve maden şirketleri hisse senetlerinin vergiden muaf tutulması,
Türkiye Maden Master planının hızla gerçekleştirilmesi,
Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkelerden yapılan kömür ve diğer maden ithalatına en az % 14 gümrük uygulanması suretiyle haksız rekabetin önlenmesi,
Türkiye’nin en güvenilir enerji hammaddesi olan kömürün elektrik enerjisi üretiminde ön plana çıkarılması.
Madencilik Kredi ve Yatırım bankası kurulmasının özendirilmesi,
Yabancı sermaye tarafından aranılan ve yatırım yapılan altın Madenciliğinin başlatılması ile yerli ve yabancı büyük sermayenin özendirilmesi.
5. SONUÇMadencilikle ilgili yasal, teknolojik ve idari önlemler ile özendirmelerin gerçekleşmesi halinde, madencilik kesimine, önemli yerli ve yabancı sermaye akışı olacak ve maden ürünleri üretimi artacaktır. Sonuç olarak maden ürünlerinin iç ve dış satışından, on yıl sonunda 11 milyar USD/yıl, 20 yıl sonunda ise, 34 milyar USD/yıl düzeyinde bir gelir sağlanması ve ülkemizin sağlam kaynaklara dayalı bir ekonomik yapıya kavuşması mümkün olacaktır.
Madencilik, genellikle kırsal alanda sürdürülen bir faaliyettir. Ülkemizde yaşanan çeşitli olumsuzlukların temel nedenlerinden biri, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkıdır. Geri kalmış yörelerde yapılacak madencilik yatırımları, arama döneminden başlayarak bölgeye dinamizm getirecek, aramaların olumlu sonuçlanması halinde açılacak işletmeler, yeni çekim alanlarının çekirdeğini oluşturacaktır. Üretilecek ham veya yarımamül maddeler, yine bu bölgelerde, ilgili sanayinin kurulmasına katkıda bulunacaktır. Böylece; oluşturulacak istihdam alanları, iç göçün önünü alacaktır.
1. 2000’li Yıllarda Madencilik Stratejisi Yurt Mad. Geliştirme Vakfı Yayını 2001
2. Maden Şirketlerinden Alınan Özel Bilgiler, 1998.
3. Türkiye Kurşun-Çinko-Bakır Envanteri İMİB, 1998
4. Mineral Facts and Problems 1995 U.S. Bureau of Mines.
5. Welt-Bergbau Daten 1995.
6. Türkiye Krom Envanteri İMİB, 1995
7. Türkiye 2. Madencilik Şur’ası 1993.
8. Mineral Commodity Summaries 1992.
9. Türkiye I. Madencilik Şur’ası 1990.
10. Değişik M.T.A. Yayınları.