Prof. Dr. Turgay ONARGAN Dokuz Eylül ÜniversitesiMühendislik FakültesiMaden Mühendisliği Bölüm Başkan YardımcısıYeraltı kaynaklarının aranması, işletilmesi ve yeniden doğaya uyumlu hale getirilmesi aşamalarında önemli görevler üstlenen “Maden Mühendisi”, yeraltında ve yer üstünde bulunan her tür enerji, maden ve doğal gaz yatağının ekonomik bir biçimde işletilmeye elverişli olup olmadığına karar veren, madenlerin işletilmesi için gerekli tesisleri tasarlayan, yapımını gerçekleştiren ve işleten kişidir. Maden mühendisinin birçok görevleri vardır; Maden sahalarını saptamak için, jeolojik, topoğrafik ve çevresel etkileri değerlendirir, olası maden sahalarından örnekler aldırır, maden yataklarının yerini, rezerv miktarını ve özelliklerini saptar; Madenlerin çıkartılması için, maden kuyusu, su ve elektrik kaynakları gibi yer üstü tesis ve araçları planlar, maliyetini hesaplar. Üretim yöntemlerine göre kullanılacak makine ve teçhizatın tipini belirler. Yeraltında ve yerüstünde çalışmalar yürüten maden işletmelerinde daimi ve Teknik Nezaretçilik görevlerini yapar; Madenlerde minerallerin tabi tutulduğu yıkama, kırma ve ayırma gibi işlemleri planlar ve çalışmalarını gözetir. İş güvenliği ve sağlığı konusunda da yeterli donanıma sahiptir. 5995 Sayılı Kanunla değişik 3213 Sayılı Maden Kanunu’da aşağıda kısaltılarak verilen hususlar Maden Mühendisi ünvanına sahip ve/veya lisans eğitimini tamamlamış teknik elemanları doğrudan ilgilendiren maddeleri içermektedir.
Buna göre;
5995 Sayılı Kanun ile; 1. MADDE 3 – 3213 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir; ………Ruhsatlı sahalarda görünür rezervi belirlemek üzere yapılan sondaj, kuyu, galeri, desandre gibi işler için yapılan yatırımların ve maden varlığının belgelenmesi durumunda tespit edilen görünür rezerv alanı dışındaki alanlar için, diğer yatırımların madencilik faaliyetlerini engellemeyeceğine Genel Müdürlükçe karar verilmesi halinde diğer yatırım için izin verilir. Bu alanlarda ruhsat sahibi tarafından yapılmış yatırımı etkileyen bir husus var ise bu alanla ilgili karar Kurul tarafından verilir. İşletme ruhsat alanı içerisinde ancak işletme izni veya görünür rezerv alanı dışındaki bir alanda diğer yatırımlara Genel Müdürlükçe izin verilebilir. Yatırımın işletme izni veya görünür rezerv alanı ile çakışması durumunda, Kurul tarafından karar verilir. Arama ruhsatı döneminde hiçbir yatırım yapılmamış ise diğer yatırımlara engel teşkil etmez.
……. Kurul tarafından verilecek kararlarda; görünür rezerv alanı ile diğer yatırımın çakışması halinde öncelikle madenin makul bir sürede üretilebilme imkanının olup olmadığı, ara ve uç ürüne yönelik madenciliğe dayalı sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayan ruhsatlı sahalarda, tesisin hammadde ihtiyacını karşılayacak şekilde alternatif alanların bulunup bulunmadığı dikkate alınarak değerlendirme yapılır. GÖRÜŞ 1. Görünür Rezerv ve İşletilebilir Rezerv kavramları çoğu zaman madencilik arama ve işletme dönemi faaliyetlerinde bir arada düşünülmesi gereken hususlardır. “İşletilebilir Minimum Tenör” kavramı da teknolojik şartlarla zaman içerisinde değişmesine rağmen bir sahanın ekonomik ve optimal şekilde değerlendirilmesinde en önemli kavramlardan birisini oluşturmaktadır. Ayrıca bazı madenlerde olduğu gibi tüvenan üretim sonrası cevherin ve/veya maden mineraline uygulanacak zenginleştirme ve diğer teknolojik işlemlerin söz konusu maden yapısına uygun olup olmayacağının de bilinmesi de maden sahasının işletilebilirliğine direk etkisi olan bir unsurdur. Örneğin bir cevherin oksitli veya sülfürlü cevher olması onun üretim sonrası işlemlerine ve zenginleşebilirliği ve diğer teknolojik aşamalarında direk etkili olabilmektedir. Başka bir örnek olarak doğal taş madenciliğinde ticari blok boyutlarında üretimin yapılamayacağı bir sahanın madencilik faaliyetleri açısından uygun olmayacağı bu nedenle özellikle mermer madenciliğinde işletilebilir rezerv kavramının yani blok veren rezerv kavramının önemi çok fazla olmaktadır. Bu tür rezervin ortaya konmasında üretim yöntemlerine ve maden işletmeciği şasrtlarıa hakim maden mühendislerinin karar vermesi daha zorunlu bir olgudur. Bu nedenlerle maden sahalarında ilgi maddede değinildiği üzere “… öncelikle madenin makul bir sürede üretilebilme imkanının olup olmadığı,” na karar verecek teknik elemanda “Maden Mühendisi” olmaktadır.
MADDE 9 – “Müracaatlar, 1/25.000 ölçekli topoğrafik harita koordinatları esas alınarak tespit edilen noktalarla sınırlandırılmış alanlar için I. Grup (a) bendi madenler için il özel idarelerine, diğer grup madenler için Genel Müdürlüğe doğrudan veya internet yolu ile yapılır.Talep edilen alanın müsait olan kısmı müracaat tarihinde müracaat edene bildirilir ve iki ay içinde ön inceleme raporu, arama dönemi faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi için gerekli olan mali yeterliliği de içeren maden arama projesinin verilmesi, harç ve teminatın yatırılması halinde arama ruhsatı verilir.
GÖRÜŞ 2. Bilindiği üzere herhangi bir sahada yer altı oluşumlarının varlığı halde bunlardan bazıları sadece “Kaynak” bazıları ise “Rezerv” olarak değerlendirilmektedir. Kaynak ve rezervlerin bilinmesi; mühendisleri, planlamacıları, madencileri, yatırımcıları ve nihayetinde de finans kuruluşlarını yakından ve doğrudan ilgilendiren bir husustur. Yeraltı zenginliklerini kaynak yada rezerv olarak ifade edebilmek için birçok arama tekniklerinin kullanılması, bazı araştırmalar yapılması ve yapılan çalışmaların ekonomik değerlendirmelerden geçirilmesi gerekmektedir. Madde 9 da belirtilen husus bu konu ile ilgilidir ve “maden arama projesini” hazırlayabilecek teknik elemanda “Maden Mühendisi” olmaktadır. Çünkü, istenilen sadece kaynağın ortaya konması değildir. Söz konusu sahada madencilik yapılabilecek rezervin ortaya konması ve bunun teknik ve ekonomik olarak yapılabilirliğinin ortaya konması kanun hükmü gereğidir.
MADDE 10 – ……“Arama ruhsatının düzenlenmesinden sonraki ilk bir yıl ön arama dönemidir. Ön arama süresi sonuna kadar, maden arama projesinde belirtilen faaliyetlerin tamamlandığını ve bu faaliyetlere ilişkin yatırım harcamalarını gösteren ön arama faaliyet raporunun verilmesi zorunludur.
…..Genel arama dönemi süresi sonuna kadar maden arama projesinde belirtilen maden kaynağına ilişkin bilgiler ve bu dönemde yapılan arama faaliyetlerine ilişkinyatırım harcamalarını da gösteren “genel arama faaliyet raporu” nun verilmesi zorunludur. …. Arama dönemleri ile ilgili proje, arama faaliyet raporları ve diğer belgeler, yapılan çalışmaların niteliği dikkate alınarak jeoloji, jeofizik, maden mühendisi veya mühendislerince hazırlanır. Bu çalışmaların niteliği ile ilgili belgeleri düzenlemeye yetkili mühendisler yönetmelikle belirlenir. …..Yükümlülüğünü yerine getiren ruhsat sahipleri IV. ve VI. Grup madenlerde dört yıl detay arama dönemine hak sağlar. Detay arama döneminde her yıl, görünür maden rezervine ilişkin bilgileri ve bu dönemde yapılan arama faaliyetlerine ilişkin yatırım harcamalarını gösteren detay arama faaliyet raporunun verilmesi zorunludur………. Diğer gruplardaki ruhsatlarda ise genel arama dönemi sonuna kadar rezerv bilgilerini de içeren arama faaliyet raporu ile birlikte işletme projesinin verilmesi zorunludur.”
GÖRÜŞ 3. Görüldüğü üzere yasada “Genel arama dönemi süresi sonuna kadar maden arama projesinde belirtilen maden kaynağına ilişkin bilgiler ve bu dönemde yapılan arama faaliyetlerine ilişkin yatırım harcamalarını da gösteren “genel arama faaliyet raporu” nun verilmesi zorunludur” ibaresi gereği istenilen “genel arama faaliyet raporu” nda yapılan arama çalışmaları kapsamına maden kaynağına ilişkin bilgilerin yanı sıra yatırım harcamaları bilgilerinin de bulunması istenmektedir. Arama süresi içerisinde galeri, kuyu, yarma, sondaj gibi faaliyetler direk Maden Mühendisi’ nin uzmanlık alanına giren hususlar olup, yatırım kararlarında da teknik ve ekonomik bilgilerle donanımlı bir teknik elmanın varlığık zorunluluğunu ifade etmektedir. Bu nedenle bu raporda da olmazsa olmaz teknik eleman “Maden Mühendisi” olmaktadır. Arama faaliyet dönemi içerisinde Jeolojik harita, kesit hazırlama, jeofizik yöntemlerle arama çalışmaları yapılması durumunda hazırlanacak teknik çizim ve dökümanlara Jeoloji ve/veya Jeofizik Mühendislerinin de imza koyması ihtisas alanları için mümkün olabilecektir.
MADDE 11 – …..“Arama ruhsat süresi sonuna kadar, tespit edilen madenin rezerv bilgilerini de içeren 17 nci maddeye göre hazırlanmış arama faaliyet raporu ile en az bir maden mühendisi tarafından hazırlanan faaliyet sonrası işletme alanının çevre ile uyumlu hale getirilmesini de içeren, işletme projesi ve talep harcının ödendiğine dair belge ile müracaatta bulunulması halinde işletme ruhsatı hakkı doğar.
……Arama ruhsatlı sahalara, geçici tesis alanı ile arama süresince belirlenen görünür, muhtemel ve mümkün rezerv alanı üzerinden işletme ruhsatı, geçici tesis alanı ve görünür rezerv alanına da işletme izni verilir. Arama ruhsatının diğer kısımları taksir edilir. Mümkün rezerv alanlarının IV. ve VI. Grup ruhsat sahalarında beş yıl, diğer grup ruhsat sahalarında üç yıl içinde görünür ve muhtemel rezerv haline getirilmeyen alanlar da taksir edilir.”
……“Bu Kanunun 7 nci maddesine göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde ruhsat sahibi madeni işletmeye almak zorundadır. Bu sürede işletmeye alınmayan ruhsat sahalarında, çalışılmayan her yıl için, projede belirtilen üretim miktarının % 10’u üzerinden Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde bu Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili diğer izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir.
GÖRÜŞ 4. Madde 11. de “…17 nci maddeye göre hazırlanmış arama faaliyet raporu ile en az bir maden mühendisi tarafından hazırlanan faaliyet sonrası işletme alanının çevre ile uyumlu hale getirilmesini de içeren, işletme projesi…” ibaresi aynen korunmalıdır. Aynı madde de aynen yer alan “……Arama ruhsatlı sahalara, geçici tesis alanı ile arama süresince belirlenen görünür, muhtemel ve mümkün rezerv alanı üzerinden işletme ruhsatı, geçici tesis alanı ve görünür rezerv alanına da işletme izni verilir.” ibaresi de Maden Mühendisinin gerekliliğini ortaya koyan diğer bir husustur.
İşletme İzni nin alınması ve işletme süresi tamamen Maden Mühendisliği disiplini kapsamlı çalışmalar olup, bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği, çevre etki değerlendirme ve önlemleri ile optimal üretim koşullarının sağlanması ancak Maden Mühendisi yetki ve sorumluluğunda gerçekleşebilecek hususlardır.
MADDE 14 – 3213 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Maden işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Yeraltı üretim yöntemiyle çalışan işletmeler ile en az on beş işçi çalıştıran açık işletmeler asgari bir maden mühendisini daimi olarak istihdam etmek zorundadır. Teknik ve daimi nezaretçinin görev, yetki, sorumlulukları, atanma usul ve esasları, vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ile ruhsat sahasında görevlendirilecek teknik elemanların çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
İşletmede daimi istihdam edilen maden mühendisi, kanun ve yönetmeliklerle belirlenen şartları taşıması kaydıyla 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen iş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanların üstlendiği görev ve sorumluluğu da yerine getirir.”
GÖRÜŞ 5. Bu maddeye aynen katıldığımı ifade etmek isterim.
MADDE 19 – 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 16 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
….“Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. …“Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir.
GÖRÜŞ 6. Kanun da “Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir.” İbaresi maden sahalarında yapılacak tüm faaliyetlerini bir biri ile bağlantılı olduğu ev her aşamanın bir sonraki aşamaya direk etkisinin olduğunu ifade etmektedir. Bu nedenle maden sahalarında ki tüm aşamalarda; madencilik yapılmasına uygun rezerv varlığının ortaya konulması ancak hammadde, yarı mamul ve nihai ürüne kadar varan süreci bilen teknolojik ve hukuksal alt yapı ile donanımlı olan Maden Mühendisi’nin yetki ve sorumluluğunda sürecin tamamlanmasını gerektiren bir zorunluluk bulunmaktadır.
Yer altı kaynaklarının ve rezervlerin arama aşamasından başlayarak işletilmesi ve kaynağın ya da rezervin toplumun yararına kullanılması için bulunduğu yerden çıkarılması, zenginleştirilmesi ve pazarlara ulaştırılması, bir dizi makro ve mikro işlemler olup, mühendislik çalışmasını gerektirmektedir. Bu çalışmalar bilimin ve tekniğin gerekli kıldığı bir çok disiplinlerin beraber çalıştığı, birbirileriyle uyumlu ve devamlılık arz eden bir takım çalışmasını gerekli kılmaktadır. Tüm bu faaliyetlerde yer alması gereken olmazsa olmaz teknik personel Maden Mühendisi’dir.
Bilindiği üzere madencilik faaliyetlerinde grizu patlaması, havalandırma, tahkimat ve tozun neden olduğu sorunların yanı sıra; gürültü, titreşim, elle taşıma, elektrik çarpmaları, yetersiz aydınlatma, olumsuz hijyen ve psikolojik sorunlar gibi maden işçilerinin sağlık ve güvenliğini olumsuz yönde etkileyen bir çok sorun bulunmaktadır. Madenciliğin her aşamasında denetimin; dünyada tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, mutlaka maden mühendisleri tarafından yapılması gerekmektedir. Her maden arama ve işletme faaliyetinde iş güvenliği ve üretim için yeterli sayıda Maden Mühendisinin daimi istihdamı zorunlu olmalıdır. Madencilik faaliyetinin özelliklerine ve taşıdığı risklere göre söz konusu mühendisin gerekli deneyime sahip olması da mutlaka sağlanmalıdır.
Bu kapsamda; Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği kapsamında öngörülen;
1- Ön İnceleme Raporu: En az 1 maden mühendisi ile gerektiğinde Jeoloji ve/veya Jeofizik Mühendisi tarafından,
2- Maden Arama Projesi: En az 1 maden mühendisi ile gerektiğinde Jeoloji ve/veya Jeofizik Mühendisi tarafından,
3- Ön Arama Faaliyet Raporu: En az 1 maden mühendisi ile gerektiğinde Jeoloji ve/veya Jeofizik Mühendisi tarafından,
4- Genel Arama Faaliyet Raporu: En az 1 maden mühendisi ile gerektiğinde Jeoloji ve/veya Jeofizik Mühendisi tarafından,
5- Detay Arama Faaliyet Raporu: En az 1 maden mühendisi ile gerektiğinde Jeoloji ve/veya Jeofizik Mühendisi tarafından,
6- İşletme Projesi: En az bir maden mühendisi tarafından,
7- İşletme Faaliyet Bilgi Formu: En az bir maden mühendisi tarafından,
8- Teknik ve Daimi Nezaretçi : Mutlaka gerekeli belgelere ve diplomalara haiz Maden Mühendisi tarafından,
hazırlanması ve yerine getirilmesi zorunlu olmalıdır.
Saygılarımla,
28.08.2010
İzmir.