1.2.1.6. Pilot ölçekli çalışmalarPilot ölçekli çalışmalar, kurulması düşünülen tesisin veriminin belirlenmesi için oldukça önemlidir. Pilot tesis üniteleri kurulması planlanan tesisin birebir boyutlarının küçültülmesi ile yapılır. Pilot tesis arıtma tesisinin kurulacağı yerde çalıştırılır. Pilot tesis işletiminin en önemli zorluklarından biri sıcaklık dalgalanmaları ve küçük çaplı boruların tıkanmalarından kaynaklanan işletime sorunlarında göstereceği hassasiyettir. Bir pilot ölçekli tesisin ne kadar işletileceğine karar vermede aşağıda belirtilenler etkili olmaktadır;
• Tam ölçekli sistemde arıtılması öngörülen tüm atıkların pilot tesis çalışmalarıyla giderim performansı değerlendirilmesine olanak sağlanmalıdır.
• Tüm işletim parametrelerinin değerlendirilmesini sağlayacak veriler elde edilmelidir.
İşletim parametreleri değiştirildiğinde sistem kararlı hale gelene kadar işletilmeli ve daha sonra devam eden çalışma verileri elde edilmelidir.
Pilot tesiste elde edilen sonuçlarla laboratuar ölçekli çalışma sonuçları doğrulanmalıdır. Eğer çalışma sonuçları laboratuar ölçekliden farklı ise, pilot tesis çalışmaları durdurulur ve farklılıkların sebepleri belirlenmeye çalışılır.
1.2.1.7. Avam projePilot ölçekli çalışma sonuçları arıtma amaçlarını karşılayacak arıtma seçeneğini belirlemede önemli rol oynamaktadır. Pilot ölçekli çalışma sonuçlarına göre ilk yatırım ve işletme maliyetlerini doğru olarak belirlemek oldukça zordur. Anlamlı bir maliyet analizi ancak avam proje (kabataslak) ile mümkün olmaktadır. Avam projede atıksu arıtma tesisinin detayları yer almaktadır. Pompaların, boruların, vanaların, tankların, çimentonun, inşaat sahasının, kontrol sistemlerinin ve işçilik gereksinimlerinin ebat ve tanımları avam proje belirtilir. Avam proje ile nihai proje arasındaki fark çizimlerde ve özelliklerde detayların tam olarak tamamlanmış olmasıdır.
1.2.1.8. Ekonomik mukayeselerArıtma amaçlarını sağlayan arıtıma teknolojisinin iki veya daha fazla alternatifin tüm maliyetlerinin mukayesesi yapılmaktadır. Her bir arıtma alternatifinin işletme ve bakım maliyetleri de dikkate alınmaktadır. İşletme ve bakım maliyetleri aşağıda belirtilen ana başlıklar altında hesaplanmaktadır;
• Kullanılacak kimyasallar
• Enerji
• İşçilik
• Çamur uzaklaştırma
• Kanalizasyona deşarj maliyeti
• Bakım
Projede belirlenen kimyasal miktarları, blower, pompa ve motorların çalışması için gerekli enerji miktarı, sistemin işletilmesi için gerekli kalifiye ve diğer işçi sayısı, oluşan çamurun uzaklaştırma maliyeti, arıtılan atıksuyun kanalizasyona deşarj edilme ücreti ve olası bakım maliyetleri dikkate alınarak yıllık işletme ve bakım maliyetleri her bir alternatif için belirlenir.
1.2.1.9. Nihai projeNihai proje, planlar ve özelliklerin standart dokümanları ile inşa edilecek yapının detaylarını içermektedir. Standart dokümanlar iki amaca sahiptir. Bunların ilki inşaat teklifinin hazırlanması için gerekli bilgileri ve ikincisi ise neyin nasıl ve ne zaman inşaat edileceğini belirten talimatları içermesidir. Planlarda tesisin tüm detayları bulunmalıdır. Özelliklerde ise hangi ünitede ne tür bir ekipmanın kullanılacağı açıkça izah edilmelidir. Ayrıca ilk yatırım maliyetinin azaltılabilmesi için inşa öncesi firmalar arasında rekabet ortamı sağlanmalıdır.
1.2.2. Endüstriyel Katı Atıkların YönetimiEndüstriyel tesislerinin yol açtığı en önemli sorunlardan biri de katı atıklardır. Özellikle endüstriyel kökenli atıkların içerdikleri ağır metal ve zehirli maddelerin yüzey ve yer altı suları için oluşturdukları tehlike insan yaşamı ile yakından ilgilidir. Endüstriyel katı atıklar evsel, tehlikeli olmayan endüstriyel ve tehlikeli katı atıklar olarak üç sınıfa ayrılmaktadır.
Atıklar hangi sınıfa girerse girsin atığın inert ve tehlikeli olup olmadığının belirlenmesi endüstriyel atık yönetiminde en önemli hususlardan biridir. Atığın inert olabilmesi için; fiziksel, kimyasal veya biyolojik olarak önemli derecede herhangi bir değişime uğramayan, çözünmeyen, yanmayan, fiziksel veya kimyasal olarak reaksiyona girmeyen, biyolojik bozulmaya uğramayan veya temas ettiği maddeleri çevreye veya insan hayatına zarar verecek şekilde etkilemeyen ve toplam sızıntı kabiliyeti ve ekotoksisitesi önemsiz miktarda olan, özellikle yüzey ve yeraltı suyu kirliliği tehlikesi yaratmayan özelliklere sahip olması gerekir. Tehlikeli atıklar ise patlayıcı, parlayıcı, kendiliğinden yanmaya müsait, suyla temas halinde parlayıcı gazlar çıkaran, oksitleyici, organik peroksit içerikli, zehirli, korozif, hava ve suyla temasında toksik gaz çıkaran, toksik ve eko-toksik özellikler taşıyan atıklardır.
1.2.2.1. Evsel katı atıklarOfislerden, yemekhanelerden ve proseslerden kaynaklanan evsel nitelikli atıklar bulunmaktadır. Bu atıklar çöp konteynerlerinde biriktirilir ve daha sonra evsel atıklarla birlikte düzenli depolama, kompost yada yakma tesislerine iletilir.
1.2.2.2. Tehlikeli olmayan endüstriyel atıklarEvsel atıklarla birlikte uzaklaştırılması istenmeyen ve tehlikeli olmayan üretimden kaynaklanan atıklardır. Tabakhane deri kırıntıları, kümes hayvanlarının tüyleri, tehlikeli olmayan çamurlar ve taşpamuğu (asbest) bu atıklara örnektir. Bu atıklar sıkı standartlara sahip endüstriyel düzenli depo alanlarına iletilerek uzaklaştırılırlar. Endüstriyel düzenli depolama alanlarına atıklar kabul edilmeden önce analizlerinin yapılması gerekmektedir. Endüstriyel atıklar için yerel ölçekte de düzenlemeler yapılabilmektedir. Bazı endüstriyel atık türlerinin bertaraftı için lisans ve özel izin almış firmalar bulunmaktadır.
1.2.2.3. Tehlikeli atıklarTehlikeli atıklar; patlayıcı, parlayıcı, kendiliğinden yanmaya müsait, suyla temas halinde parlayıcı gazlar çıkaran, oksitleyici, organik peroksit içerikli, zehirli, korozif, hava ve suyla temasında toksik gaz çıkaran, toksik ve eko-toksik özellikler taşıyan atıklardır. Endüstriyel tehlikeli atık kaynaklarının büyük bir bölümünü ise kimyasal madde üretimlerinin ve bunlarla ilişkili endüstrilerin oluşturduğu görülmektedir. Ayrıca özel atıklar kapsamında yer alan ve nihai bertaraftı/geri kazanımı özel koşullar gerektiren tıbbi atıklar, piller, aküler, atık yağlar, PCB, PCT’li atıklar gibi atıklar da bu gruba girmektedir. Temelde tehlikeli atıklar
dört ana türe ayrılmaktadır. Bunlar (1) toksik, (2) korozif, (3) yanıcı-parlayıcı ve (4) reaktif atıklardır. Bu atıklara ait bilgiler Tablo 2’de özetlenmiştir.
Tablo 2. Tehlikeli atık türleri ve tanımları
11.7.1993 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerin Kontrolü Yönetmeliği’nde tehlikeli madde özellikleri aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:
Patlayıcı: Belli bir sıcaklık ve basınçta herhangi bir hızda gaz oluşturarak kimyasal reaksiyon oluşturan ve bu yolla çevresindekilerin zarar görmesine neden olabilecek katı veya sıvı halde madde veya maddelerin karışımı demektir.
Parlayıcı sıvılar: Parlayıcı kolay yanabilen demektir. Kapalı hazne deneyinde 60.5°C, açık hazne deneyinde de 65.6°C altındaki sıcaklıklarda parlayıcı buhar bırakan sıvılar, sıvı karışımları, çözeltide veya süspansiyonda katı madde karışımları ihtiva eden sıvılardır. (Örneğin, boya, vernik, cila gibi maddeleri içerip tehlikeli özellikleri nedeniyle başka bir sınıfa dahil edilmeyen maddeler içeren maddeler)
Parlayıcı katılar: Patlayıcı sınıfından ayrı olarak, taşıma şartları altında kendiliğinden kolayca yanabilen veya sürtünme sebebiyle yangına veya yangın başlamasına sebep olan katılardır. Kendiliğinden yanmaya müsait katılar: Normal taşıma koşullarında veya havayla temas halinden ısınmaya ve bu şekilde yanmaya müsait maddeler.
Suyla temas halinde parlayıcı gazlar bırakan maddeler: Suyla temas durumunda kendiliğinden parlayan veya tehlikeli sayılabilecek miktarda parlayıcı gazlar bırakan maddeler.
Oksitleyici: Kendilerinin yanıcı olup ol-mamasına bakılmaksızın, oksijen verme yoluyla diğer maddelerin yanmasına neden olan veya katkıda bulunan maddeler.
Organik peroksitler: Kendi kendine hızlanan ekzotermik bozunmaya uğrayabilecek olan ısıl
açıdan dengesiz organik maddelerdir.
Toksik (zehirli) : Yutulması veya solunması sonucu insan vücudunda düşük oranlarda bulunması ile yada deriyle temas etmesi halinde öldürücü etkiye sahip akut etkiler gösterebilecek maddeler.
Enfekte edici maddeler: Yaşayan mikro-organizmalar veya onların toksinlerini içeren ve bu nedenle de insan ve hayvanlarda hastalık yaptığı bilinen ya da tahmin edilen maddelerdir.
Korozif maddeler: Canlı dokuyla temas halinde kimyasal olarak, geri dönüşlü ya da geri dönüşsüz ciddi zararlar verebilen, su veya hava ile temasında korozif duman yayan, sızıntı halinde diğer mallara ya da ulaştırma araçlarına zarar verebilen hatta tümüyle tahrip edebilen veya başka türden tehlikeler yaratabilen maddeler.
Hava veya suyla temas halinde toksik gaz yayılması: Hava veya su ile temas halinde tehlikeli sayılacak miktarda toksik gazlar yayan maddeler.
Ekotoksik: Serbest halde bulunmaları durumunda, biyoakümülasyon yoluyla çevre üzerinde ani veya gecikmeli olarak olumsuz etkiler yaratan veya yaratabilecek olan ve/veya biyotik sistemlerde toksik etkiler yaratan veya yaratması muhtemel maddelerdir.
Tehlikeli atıkların tanımlanmasında üç farklı yöntem kullanılmaktadır.
İlk yöntem tehlikeli atık olarak kabul edilen maddelerin fiziksel ve kimyasal yapıları ve bileşimlerinin belirtildiği listelerdir. Bu listelerde belirtilen özellikleri gösterenler tehlikeli atık olarak kabul edilir. İkinci yöntemde fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerden yararlanılarak konulan kriterlere göre atığın tehlikeli olup olmadığına karar verilmektedir. Üçüncü yöntemde üretim kaynağına bağlı olarak atığın tehlikeli olup olmadığı belirlenmektedir.
14 Mart 2005 tarih ve 25755 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği”nde tehlikeli atığın tanımlanması amacıyla listeler mevcuttur. Bu liste bilgilerine göre atıkların tanımlanması mümkündür.
Tehlikeli atıkların arıtılması konvansiyonel yöntemlerden daha farklı ve yüksek maliyetlidir. Tehlikeli atıklar hiçbir suretle evsel ya da tehlikeli olmayan diğer endüstriyel atıklarla birlikte uzaklaştırılmaz. Bu atıklar belirlenen mevzuat ve yöntemler çerçevesinde ancak uzaklaştırılır. 2008 yılında Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “Atık Yönetimi Eylem Planı”nda bu atıkların uzaklaştırılması için üç aşamalı bir yöntem önerilmiştir.
Bunlar;
1. Tehlikeli atıkların minimizasyonu ve kaynakta önlenmesi,
2. Oluşan atıkların yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve atıklardan enerji geri kazanımı,
3. Atıkların güvenli bir şekilde nihai bertaraftıdır (yakma ya da düzenli depolama).
Atık minimisazyonu kapsamında çeşitli ön işlemler ile ya da paket bertaraf sistemler kullanarak tesis içinde tehlikeli atık bertarafı/gerikazanımı yapılabilecek atıklara örnek olarak aşağıdakiler verilebilir:
• Kullanılmış Yağ-Yakıt filtreleri
• Amalgam atıkları
• Formaldehit-Gluteraldehit atıkları
• Laboratuvar kimyasalları (toluen-ksilen-asitler-bazlar
• Kullanılmış floresanlar (civa içeren lambalar)
• Antifreeze atıkları
• Yağlı metal talaşları
• Kumlama Atıkları
• Yağlı hurdalar
• Hidrolik Yağlar
• Bor Yağları
• Kontamine ambalajlar ( Varil, Bidon, Teneke vb.)
• Kablolar
• Atık Boya Çamurları
Bu atıklar doğrudan ya da çeşitli ön işlemler sonucu bertaraf edilebilir ya da geri kazanılabilir.
1.2.3. Endüstriyel Hava Kirliliğinin YönetimiHava kirliliğinin, başta insan sağlığı olmak üzere görüş mesafesi, materyaller, bitkiler ve hayvan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri, atmosferde yüksek miktardaki zararlı maddelerin solunması sonucu ortaya çıkar.
İnsanların sağlıklı ve rahat yaşayabilmesi için teneffüs edilen havanın mutlaka temiz olması gerekir. Havanın doğal yapısını bozan ve kirleten maddelerin başka bir deyişle kirli havanın solunması, özellikle akciğer dokularını tahrip edici ve öldürücü olabilmektedir. Solunum yolu ile alınan hava içerisindeki parçacıklar ve duman, teneffüs esnasında yutulur ve akciğerlere kadar ulaşır. Solunum sisteminin derinliklerinde depolanan bu parçacıklar, akciğer kanserlerine kadar varan hasarlar yapabilmektedir. Karbon monoksit, kükürt oksitler, azot oksitler, partikül maddeler, asit aeroselleri ve ağır metaller hava kirleticilerdir.
Endüstrilerde ısınma, ısı ihtiyacı ve enerji üretim amacıyla kömür, fuel oil ve doğalgaz gibi fosil yakıtlar kullanılmaktadır. Bu yakıtların yakılması neticesinde atmosfere kirletici gaz
emisyonları atılmaktadır. Endüstri tesislerinin kuruluşunda yanlış yer seçimi, çevre korunması açısından gerekli tedbirlerin alınmaması (baca filtresi, arıtma tesisi olmaması vb.), uygun teknolojilerin kullanılmaması, enerji üreten yakma ünitelerinde vasıfsız ve yüksek kükürtlü yakıtların kullanılması, hava kirliliğine sebep olan etkenlerin başında gelmektedir.
Hava kirliliğine sebep olan kirleticilerin uzaklaştırılması amacıyla dört temel arıtma seçeneği bulunmaktadır. Bunlar (1) elektrostatik çöktürücü, (2) siklon, (3) torba filtreler ve (4) ıslak toplayıcılardır. Şekil 2’de görülen endüstriyel atıksu arıtım sistemi için geliştirilen yaklaşım diyagramı endüstriyel hava kirliliğinin arıtımı için uygulanabilmektedir.
1.3. Atıklarla İlgili Ülkemizde Uygulanan Kanunlar, Yönetmelikler ve TebliğlerÜlkemizde endüstriyel atıkların yönetimi ve uzaklaştırılması için kanunlar, yönetmelikler ve tebliğler bulunmaktadır. Bunlar endüstriyel atıkların uygun şekilde bertaraf edilmesi, uzaklaştırılması, geri kazanılması ve yeniden kullanılması için yeterlidir.
Kanunlar• 2872 sayılı Çevre Kanunu
• 5491 sayılı Çevre Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
• 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu
• 5393 sayılı Belediye Kanunu
• 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu
• 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
Yönetmelikler• Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik (05.07.2008-26927)
• Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (14.3.1991-20814)
• Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (14.03.2005-25755)
• Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (22.07.2005-25883)
• Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği (24.06. 2007-26562)
• Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği (30.07.2008-26952)
• Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği (31.08.2004-25569)
• Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği (19.04.2005-25791)
• Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (03.07.2009-27277)
• Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği
• Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği
• Poliklorlu Bifenil ve Poliklorlu Terfenillerin Kontrolü Hakkında Yönetmelik
• Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının
Sınırlandırılmasına Dair Yönetmelik
Tebliğler• Atıkların Ek Yakıt Olarak Kullanılmasında Uyulacak Genel Kurallar Hakkında Tebliğ Pil
ve Akümülatörlerin İthalat Denetimlerine Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği (2008/15)
• Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalatına Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği (2008/3)
Kaynaklar1. Nemerow N.L. “Industrial Waste Treatment”, Elsevier Science & Technology, ISBN:
0123724937, (2006)
2. Woodard F. “Industrial waste treatment handbook”, Butterworth–Heinemann, ISBN 0-
7506-7317-6 (2001)
3. Tünay O. “Endüstriyel kirlenme kontrolu”, İTÜ İnşaat Fakültesi Matbaası, ISBN: 975-
561-096-0 (1996)
4.
http://www.cevreonline.com5. “Atık Yönetimi Eylem Planı”,
http://www.atikyonetimi.cevreorman.gov.tr, T.C. Çevre
ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü (2008)
6.
www.bcm.org.tr/pdf/atik%20azaltimi.pdf7. Gönüllü T. “Endüstriyel kirlenme kontrolü”, Birsen yayınevi, ISBN:975-511-384-3
(2004)