1. GİRİŞBu çalışma 2002 – 2003 öğretim yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Maden Arama dersi uygulama ödevi olarak hazırlanmıştır.
1.1. Coğrafya Çalışma alanı 1/25000 ölçekli Isparta M 25–01 paftasını da 81–82 boylamlarıyla, 90–91 enlemleri arasında kalan yaklaşık 450 m2’lik bir alanı kapsamaktadır. (Şekil - 1)
1.1.1. MorfolojiÇalışma alanının topografik durumu bölgenin jeolojik durumuna bağlı olarak değişmektedir. Bölgede küçük Söbü tep 1368 m, Erenler Tepe 1308 m katlarıyla çalışma alanının başlıca yükseltilerini temsil etmektedir.
1.1.2. Akarsularİnceleme alanında Suaçığı Dere, Horozyokuşu dere gibi mevsimlik drenaj ağları bulunmaktadır.
1.1.3. İklimİnceleme alanı genel olarak Akdeniz iklimi ile karasal iklimin etkisi altındadır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yıllık yağış ortalaması 70 cm civarındadır. En yüksek sıcaklık 350C, en düşük sıcaklık -100C’dir.
1.1.4. Bitki ÖrtüsüÇalışma sahası genel olarak Akdeniz bitki örtüsü özelliği taşır.
1.1.5. Yerleşim AlanlarıBaşlıca yerleşim merkezleri güney batısında Mehmet Tönge Mahallesi, güney doğusunda Çünür mahallesidir.
1.2. Amaç ve YöntemBu çalışma maden arama dersi uygulaması kapsamında, bir maden sahasına ait poso alanının sınırlarının belirlenmesini amaçlar. Çalışma arazi ve büro çalışmaları sonucunda tamamlanmıştır.

Şekil 1. Çalışma Alanının yer Bulduru Haritası
1.3. Önceki ÇalışmalarÇalışma alanı ve yakın çevresinde çeşitli araştırmalar tarafından jeolojik incelemeler yapılmıştır. Sahada yapılan çalışmaların çoğunluğu genel jeoloji ve stratigrafik olarak gerçekleştirilmiştir. (Karaman ve diğ.,1988 , 1989; Aşık, 1992; Görmüş ve Karaman 1992; Görmüş ve Özkul, 1995)
İnceleme alanının dışında Keçiborlu kükürt yatakları ile ilgili Saniz (1985); yörenin tektoniğini Koçyiğit (1984); jeolojisi Yalçınkaya ve diğ.(1986), Yalçınkaya (1989) tarafından çalışılmıştır. Bunlardan Yalçınkaya ve diğ.(1986) Antalya körfezi ile Burdur-Hoyran-Beyşehir gölleri arasında uzanan ve körfeze paralel bir ters "V" oluşturan Isparta Büklümünün jeolojik sorunlarını çözümlemeye çalışmışlardır. Ayrıca Gutnic ve diğ. (1979) çok geniş alanları kapsayan bölgesel ölçekli jeolojik incelemelerinde bölgenin stratigrafik ve tektonik evrimim aydınlatmaya yönelik sonuçlar elde etmişlerdir.
2. Stratigrafi
2.1. Söbüdağı Kat (Uks)Tanım ve Yayılım:Bölgedeki tektonizma koşullarından büyük ölçüde etkilenme olan kireçtaşları, şiddetli kırıklı ve kıvrımlı bir yapı kazanmıştır. Faylanmalar boyunca breşik zonlar gelişmiştir. Birimin en fazla yaygınlık gösterdiği Söbüdağ civarında ekseni yaklaşık KB-GD istikametinde uzanan düzensiz asimetrik bir antiklinal bir yapısı mevcuttur. Devrik bir kıvrım özelliğinde izlenen bu antiklinal'in doğu kanadı tektonik bir dokanak boyunca Eosen birimleri üstlenmektedir. Söbüdağ kireçtaşlanm kesen bir çok fay düzlemi mevcuttur. Bu faylardan en önemlisi, Isparta - Ankara karayolu boyunca gözlenen yüksek eğimli bir fay niteliğinde olanıdır. KB - GD doğrultulu bu fay boyunca batıdaki Söbüdağ kireçtaşları, doğudaki Eosen yaşlı birimler üzerine tektonik olarak bindirmiştir.
Litoloji:Kireçtaşları gri renkli, kalın, çok kalın tabakalı ve masif özelliktedir.
Kalınlık:Alt sınırı belli olmamakla beraber 500 m.’den fazla olduğu tahmin edilmektedir.
Dokanak İlişkisi: Söbüdağ kireçtaşlarının alt sınırı gözlenemediğinden kendinden yaşlı birimlerle olan dokanak ilişkisi bilinmemektedir. Söbüdağ kireçtaşının üstünde ise uyumlu olarak Maestrihtiyen yaşta Senirce kireçtaşı yer alır.
2.2. Senirce FormasyonuTanım ve Yayılım:Birimin adı inceleme alanının dışında bulunan ve en iyi gözlendiği Senirce köyünden verilmiştir. İnceleme alanında Büyük Söbütepe ve Küçük Söbütepe’lerinin batı eteklerinde yüzeylenme vermektedir.
Litoloji:Formasyon, pelajik kireçtaşlarıyla temsil edilmekte olup, Folk'a (1962) göre biyomikrit; Dunham'a (1962) göre çamurtaşı özelliğindedir.
Dokanak İlişkisi:İstifin alt dokanağı Söbüdağ Kireçtaşı üyesi ile olan ilişkisi su altı uyumsuzluğu olarak kabul edilmektedir. Üst dokanağı ise Kocatepe formasyonu ile paralel uyumsuz olarak kabul edilmektedir. Bununla beraber Söbüdağ ve Senirce kireçtaşları uyumlu kabul edilmiştir. Çünkü saha verileri uyumluluk ilişkisini destekler.
Kalınlık:Formasyonun kalınlığı 50 – 100 m. arasında olmasına rağmen Batı Toroslar'da 250 m. kalınlığında hatta Ağlasun - Bucak dolaylarında bu kalınlık daha fazla olduğu sanılmaktadır.
2.3. Kızılkırma Formasyonu Tanım ve Yayılım:
Formasyon Söbüdağ’ın batısındaki vadi boyunca düzgün ve sürekli bir şekilde yaklaşık 2.5 km2'lik bir alanda yüzeyleme verir.
Litoloji:Formasyonun egemen olarak 100 – 150 m. kalınlıkta, açık kırmızı - bordo ve yer yer açık yeşilimsi, gri renkli şeyl, kiltaşı, çamurtaşı, türbidik kumtaşı ve killi kireçtaşı ile bunlarla ara katkılı çakıl taşı ile detritik kireçtaşı seviyelerinden oluşur. Alt kesimlerde bulunan şeyl ve çamurtaşı laminalı, kolay kırılgan bir yapı sunar. Daha üstlere doğru genellikle iri kum tane boyutunda kalın bir türbidik seri yer alır.
Bu sırada bu kesimlerde kiltaşı, killi kireçtaşı ile ara katmanlı açık yeşilimsi gri renkli kumtaşı, mikrobreş çakıltaşı ve detritik kireçtaşı orta - kalın katmanlı bir yapı sunar. Renginden dolayı Kretase yaşta kireç taşlarından kolaylıkla ayırt edilebilir.
Genel olarak kırmızımsı killi kireçtaşıyla başlar. İnce laminalı, kırılgan nitelikli olan killi kireçtaşı yaklaşık 18-20 metre bir kalınlığa sahiptir. Bunun üzerine gelen boz renkli kalın tabakalı kumtaşı gelmektedir. Söz konusu birim içersinde kuvars, radyolarit, serpantinit ve volkanik kayaç parçacıkları bulunur. Toplam 14 - 15 m. kalınlığa sahip kumtaşı üzerine açık gri renkli, böbreğimsi ayrışma yapılı mikritik dokulu çamurtaşı gelir. Sert nitelikli olan çamurtaşı yaklaşık 10 – 12 m. kalınlık gösterir. Bunun üzerine ise kalsit, kuvars ve çört, volkanik kayaç kırıntılı mikrokonglomera gelir. Yaklaşık 8-10 metre kalınlık gösteren bu birimin üzerine ise kil bağlayıcılı çok kolay kırılabilen kalkerli kumtaşı gelir. Kalkerli kumtaşı kuvars, radyolarit, kalsit ve volkanik kayaç çakılları oluşturur.
Dokanak İlişkisi: Kızılkırma formasyonu, Senirce kireçtaşıyla uyumlu; üst dokanağı ise, Isparta filişi ile geçişli olarak kabul edilmektedir.
2.4. Kayıköy FormasyonuTanım ve Yayılım:Birimin adını Isparta - Ankara karayoluna 4 km. mesafede yer alan Kayıköy'den almıştır. Birim ilk kez Gudnich ve diğ (1979) tarafından Isparta çevresindeki Eosen filiş çökelleri için kullanılmıştır. Keçiborlu - Isparta arasında Kayıköy formasyon olarak tanımlanmıştır. (Karaman ve Diğ 1988).
Litoloji: Formasyon, egemen olarak killi kireçtaşı, kiltaşı, şilt, kumtaşı ve konglomera ardalanmasından oluşur. Egemen litolojiler kumtaşı ve kireçtaşıdır. Arazi gözlemlerinde genellikle açık - koyu gri, yeşilimsi gri, kırmızımsı, kahverengimsi, yeşilimsi sarı, sarımsı renklerde gözlenir.
Killi kireçtaşı yüzeyde kırmızımsı gri, pembe ve bazen de gri ayrışma renkli ve çatlaklıdır. Kumtaşları yeşilimsi renkli yer yer kaba tanelidir. Tabaka kalınlıkları birkaç cm'den m. mertebesine ulaşabilmektedir.
2.5. Alüvyon ve Birikinti KonisiKayıköy dolaylarında, Kabak tepenin batısından güneye doğru yaklaşık 6 km2'lik bir alanda yüzeylerime vermektedir. Alüvyonlar gevrek tutturulmuş, kalsit, kum- çakıl ve bloktan oluşan güncel çökelleri oluşturmaktadır. Malzemesi ise çevredeki kireç taşlan, ofiyolitli karmaşık denizel kırıntılı birimler ile Gölcük volkanizmasıdır.
Birikinti konisi inceleme alanında Süleyman Demire! Üniversitesi Kampus sahasının kurulduğu yerde bulunmaktadır. Kampus alanında bulunan birikinti konisini Söbüdağ kireçtaşları ile Kayıköy formasyonu dokanağında gelişen KKB uzanımlı, vadi boyunca aşınan birimlerden sağlanan malzemelerden oluşmuştur.
3. YAPISAL JEOLOJİİnceleme bölgesi tektonik yapısını Kretase sonundan itibaren, etkili olmaya başlayan Alpin orojenezi ile kazanmıştır. İnceleme alanındaki yapısal özellikler aşağıdaki sıraya göre sunulmuştur.
1. Tabakalanma
2. Uyumsuzluklar
3. Kıvrımlar
4. Faylar
5. Eklemler