1. BÖLÜM
1. GİRİS TANIMLAMALAR VE TARTISMALARCevher, gang ve ön cevher (protore )Maden jeolojisi nedir ? sorusunun en kısa yanıtı “ Ekonomik jeolojinin bir dalıdır ” seklinde verilebilir. Eğer daha genis tanımlamalara gidilmek istenirse, maalesef bu soruya açık
ve kusku yaratmayan bir yanıt vermek olanaksızdır. Burada zorluk, “ maden = cevher ” için
çok sayıda birbirinden farklı tanımlamaların olmasıdır. Kapitalist ekonomilerde yaklasık bir
asırdır kullanılan tanımlama ise söyledir :
Cevher az ya da çok gang ile karısmıs, madenciler açısından bir kar ile
kazanılabilen veya metalurji mühendisleri açısından bir kar verebilecek sekilde üzerinde
islemler yapabilen bir metalik mineral veya mineraller topluluğudur.
Bir baska tanımlamaya göre sosyalist ekonomilerde “ cevher ” çoğu kez insanlık
yararına isletilebilecek mineral maddesidir.
Cevher hakkında pek çok tanımlama olup bunların hepsi asağıdaki noktaları
vurgulamaktadır :
a) Metalin çıkartıldığı (ekstrakte edildiği) bir maddenin olması
b) Bu islemin kar getirici bir islem olması
Böylelikle ekonomik önemi olan mineralleri jeologlar iki ana gruba ayırırlar. Bunlar :
1) Bir metal (veya metallerin) ekstrakte edildiği cevher minarelleri
2) Mineralin kendisinin bir veya daha fazla endüstriyel amaçlar için kullanıldığı
endüstriyel ham maddeler.
Örneğin cevher minerallerinden kalkopirit ve galenitten sırasıyla Cu ve Pb elde
edilir. Önemli endüstriyel ham maddeler arasında ise örneğin barit ve asbest vardır. Ancak son
20 yılı askın bir süredir endüstriyel ham maddeleri arayan ve isletenler arasında bu minerali “
cevher ” ve onların büyüklerini de “cevher rezervi ” olarak isimlendirme eğilimi vardır. Bazı
profesyonel kurumlar bu eğilimi göz önüne alarak cevher tanımlamalarını genisletmislerdir.
Ancak burada daha yaygın olan tanımlama izlenecek ve tümüyle metalik yatakların çalısması
ele alınacaktır.
Hakkında çok az tartısma yapılan bir tanım “ gang ” tanımıdır. Gang, basit
olarak cevher minerallerinin birlikte büyüdüğü istenmeyen madde, mineral veya kayaçtır.
Madenler, yaygın biçimde, çesitli islemlerle gang minerallerin cevher minerallerinden
ayrılmasından önce ham cevherin öğütüldüğü mineral zenginlestirme tesislerine sahiptirler. Bu
tesisler cevher konsantreleri ve gang minerallerden olusan “atıklar yani tailing ” sağlarlar.
Burada tanıtılması gereken bir diğer sözcük “ protore = ön cevher ” dir. Bu, primer
(birincil) fakat ekonomik olmayan metallerin olustuğu ve daha sonraki doğal süreçler
(prosesler) sonucu cevher düzeyine varabilecek mineral maddesidir. Ekonomik olarak isletilebilir cevher minerali toplulukları (agregatları), cevher kütleleri, cevher zenginlesmeleri
(ore shoots), cevher yatakları veya cevher rezervleri olarak isimlendirilirler.
EKONOMİK BAKIS AÇILARIBir madenin bulunması ve isletilmesinde ana basamaklar
Bu basamaklar kısaca söyle özetlenebilir :
a) Maden arama (mineral exploration): Cevher kütlesinin ortaya çıkartılması
çalısmalarıdır.
b) Fizibilite çalısması (feasibility study): Bu kütlenin ticari değerini ispatlama
çalısmasıdır.
c) Madenin gelistirilmesi (mine development ): Tüm ALT YAPININ (infrastrüktürün)
olusturulması islemidir.
d) Madencilik (mining): Kayaçtan cevherin çıkartılması islemidir.
e) Cevher hazırlama-zenginlestirme (ore processing): Cevherin öğütülmesi, gang ile
cevherin ayrılması, cevher mineralinin konsantre hale getirilmesi (örneğin bakır konsantresi)
islemleridir.
f) Madenin izabesi (smelting): Mineral konsantresinden metal kazanma olayıdır.
g) Rafine etme (Refining): Metali saflastırma islemidir.
h) Pazarlama (Marketing): Alıcıya metalin satımı veya eritilmeyip, madende rafine
edilmemisse metal konsantre halindeki satımını kapsar.
BİR POTANSİYEL CEVHER KÜTLESİNĐN DEĞERLENDİRİLMESİNDE BAZI
ÖNEMLİ FAKTÖRLER1- Cevher Tenörü ve Rezervi (Ore Grade and Tonnage) : Bir cevher kütlesi içindeki metal
çokluğuna (konsantrasyonuna) o kütlenin tenörü denir ve genellikle ya % ile yada ppm (parts
per million = 1/1 000 000) olarak ifade edilir. Konsantrasyonları saptamak için yapılan isleme
“ analiz ” (assaying) denir. Çesitli ekonomik ve bazı politik düsünceler, bir cevher kütlesinden
üretilebilecek en düsük cevher tenörüne karar vermede etkili olur. Bu en düsük tenöre “ cut –
off ” tenörü (cut off grade) denir. Cevherlesme seviyesinin tedricen temel (background)
değerlerine azalma gösterdiği cevher kütlesi sınırlarını ortaya koymak amacıyla pek çok örnek
toplanmalı ve analiz edilmelidir. Bu yolla bulunan sınırlara “ analiz limitleri ” (assay limits)
denir. Bu sınırlar tamamıyla ekonomik olarak saptandığından, hiçbir jeolojik özellik
tarafından ortaya konulmayabilir. Eğer ürün için verilen fiyatlar artarsa o zaman cut-off tenörü muhtemelen azalabilir ve böylece cevher rezervlerinin rezerv miktarı (tonajı) artar. Bu da tüm cevher kütlesinin tenörünün düsmesinde etkili olur. Böylelikle eğer günlük üretim miktarı aynı kalırsa, o zaman madenin ömrü artar.
Cevher minerallerinin içinde bulunduğu kayaç topluluğu hacim veya ağırlığına o
cevherin rezervi denir. Rezerv için cevherli kütlenin üç boyutlu olarak ortaya konması yani
geometrisinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Cevher kütlesinin ortaya çıkarılması ve
çalısılmasında, maden jeoloğu çoğu kez cevher rezervlerini üç sınıfa ayırır. Görünür (proven),
muhtemel (probable) ve mümkün (possible) rezervler. Görünür cevher öylesine
örneklenmelidir ki onun sekli, rezervi ve ortalama tenörü belirli sınırlarla kesin olabilsin.
Cevher kütlesi içinde bir baska yerde sondajdan ve gelistirme çalısmalarından örnekleme o
kadar doğru olmayabilir. Fakat, cevher kütlesinin rezerv ve tenörü hakkında oldukça emin
olunabilecek yeterli bilgi sahibi olunabilir. Bu zaman muhtemel rezerv söz konusudur. Arama
çalısmaları esnasında, cevherin sadece kısmen arınmıs bölge içinde yayıldığına isaret eden
yeterli bilgimiz olabilir. Bu da cevherin belli bir hacim ve tenörü içerdiği mümkün cevher
miktarını verebilir. Pek çok ülkede, yukarıdaki sınıflama veya benzer sınıflamalar milli birer
tanım veya yasal kavramalardır. Uygulama yapan jeolog her ülkedeki tanımları tam anlamıyla
bilmeli ve bunları doğru kullanacağından emin olmalıdır.
Tenör, cevher kütlesinden cevher kütlesine değisiklik gösterir. Açıkça tenör ne kadar
düsükse, bir ekonomik yatağı sağlayan cevher rezervi yada tonajı o kadar büyüktür.
Teknolojik gelismeler ile “ atık ” denilen ve kazanılamayan cevher, kazanılabilir cevhere
dönüstürülebilir. Örneğin “ Solvent Extraction ” kullanımı, Zambiya'daki Nchanga
Consilidated Bakır Madeni'nin 9 milyon tonluk atıklarından (tailing) 80 000 ton Cu
üretilmesine olanak sağlamıstır. Eğer benzer cevher kütleleri ile karsılastırmak mümkün
oluyorsa, Bas Tenör’ ün (Head grade) ne olacağını da hesaplamak gereklidir. Bas Tenör ;
değirmene yani cevher zenginlestirme tesisine ulastırılan cevherin tenörüdür. Çoğunlukla, Bas
Tenör diğer katkılar nedeni ile ölçülen cevher tenöründen daha azdır. Diğer katkılar ile,
maden üretimi esnasında cevherin içine cevhersiz yan kayaç parçalarının elde olmayan veya
kaçınılmaz biçimde katılması kastedilmektedir.
2- Yan Ürünler (By-products) : Bazı cevherlerde birkaç metal bir arada bulunur ve bunlardan
birinin satılması, diğerinin madenciliğinin finansmanına yardımcı olabilir. Örneğin Pb ve Zn
cevherlerinin madenciliğinde Ag ve Cd yan ürünler olabilir. Pek çok Güney Afrika altın
cevherlesmelerinin önemli bir yan ürünü uranyumdur.Cu-Pb ve Zn içeren ve Kuroko tipi yada
volkanojenik masif sülfit tipi yataklar denilen bakır yataklarında yan ürün olarak Au ve Ag
basta olmak üzere diğer bazı metaller de kazanılabilmektedir.
3- Fiyatlar (Commodity Prices) : Metallerin fiyatları hayati öneme sahip bir faktördür.
Fiyatlar metalden metale değisir ve pek çoğu için günlük fiyat oynamaları olusabilir. Çoğu metalin fiyatı arz-talep iliskisince olusturulur. Londra Metal Borsa'sındaki (London Metal Exchange = LME) fiyatlar pek çok gazete tarafından günlük olarak yayınlanır. Öte yandan geçerli fiyatlar için daha ayrıntılı bilgiler Mining Journal, Engineering and Mining Journal ve Metal Bulletin’s Prices and Data Book gibi teknik bültenlerde ve kitaplarda bulunabilir. Metallerin çoğunun fiyatlarının enflasyon ile birlikte hareket etme zorunluluğu yoktur. Ancak enflasyon, son zamanlardaki arama faaliyetlerini ve çoğu madenin karlılığı üzerine etki yaptığı gibi, ekonomilerinin ağırlıklı kısmının maden endüstrisine bağlı olduğu Zambiya ve Sili gibi
ülkelerin ekonomileri üzerine son derece büyük etkiler yapmaktadır.
Alıcı ve satıcı arasındaki kısa ve uzun vadeli anlasmalar bu fiyat oynamalarına
dayandırılabilir. Öte yandan, ilgili taraflar üretimin gelismesine bağlı olarak fiyat üzerinde bir
anlasmaya varabilirler. Enflasyon ve döviz oranları oynamaları gibi faktörler nedeniyle bu
anlasmada fiyat oynamalarına olanak sağlayan hükümler vardır. Bu tipte anlasmalar demir ve
uranyum üretimlerinde çok yaygındır. Satısın türü ne olursa olsun, madencilik sirketinin maden ekonomistleri gelecekteki talebi ve bu yüzdende ürünün fiyatını, madeni gelistirmeden önce bilmeye çalısmak zorundadırlar.
4- Mineral Türü (Mineralogical Form) : Bir mineralin özellikleri, mevcut teknoloji ile
kazanma ve belli metalleri rafine etmeyi kolaylastırır. Bu da cut-off tenörünü etkileyebilir.
Örneğin bu yüzden nikel, sülfidlerinden silikatlarına göre daha kolay kazanılır ve sülfid
cevherleri % 0.5 Ni tenörüne kadar inen tenörlerle isletilebilirken, silikat cevherlerinin analiz
değerleri ekonomik olabilmek için %1.5 Ni civarında olmak zorundadır.
Kalay; andradit ve aksinit gibi silikat mineralleri içinde bir miktar yer almasına
rağmen asıl cevher minerali kassiterit içinde bulunur. Alüminyum, doğal olarak pek çok
silikat mineralinde bol miktarda mevcuttur fakat ekonomik kazanım için alüminyum, sulu
alüminyum oksit formu yani “Boksit” seklinde olmalıdır. Cevherin mineralojik karakteri,
konsantrenin maksimum mümkün tenörü üzerinde bazı sınırlamalar getirir. Örneğin, nabit Cu
içeren bir cevherden teorik olarak %100 Cu içeren konsantre elde etmek olasıdır fakat eğer
cevher kalkopirit (CuFeS2) olsaydı, en iyi konsantre sadece %34.5 Cu içerecekti.
5- Tane Boyu ve Sekli (Grain Size and Shape) : Kazanım (recovery); konsantre olarak elde
edilen cevher içinde yer alan toplam metalin yüzdesine verilen isimdir. % 90’lik kazanım ile
konsantre olarak elde edilen cevher içindeki metalin % 90’i anlatılmak istenmektedir. Kalan
%10 ise atık “ tailing ” adını alır. Eğer cevher yeteri kadar küçük parçalara öğütülebilirse o
zaman mineral fazlalarının %100 kazanımı sağlayabilecek tamamen serbestlesmenin
olusulabileceği düsünülebilir. Teknolojinin bugünkü hali ile bu mümkün değildir. Çünkü pek
çok mineral zenginlestirme teknikleri son derece ince (ultrafine) tane aralığında basarısızdır.
Küçük taneli mineralleri veya diğer minerallerle çok ince olarak birlikte büyümüs taneleri,
cevher zenginlestirme tesislerinde kazanmak zor veya imkansızdır. Bu durumda kazanım çok
az olabilir. Birincil kalay yataklarından kazanımlar geleneksel olarak % 40-80 aralığında olup
% 65 gibi bir ortalama ile oldukça az iken, bakır cevherlerinde kazanımlar % 80-90’ lara
varmaktadır. Bazen ince taneler ve/veya karmasık büyümeler maden isletmesine engel olabilir.
Avustralya, Northern Territory ’ deki Mc Arthur River yatağı % 10’ luk Zn, % 4’ luk Pb,
% 0.2’ lik Cu ve 45 ppm Ag ve ayrıca % 24 Zn ve % 12 Pb tenörlü yüksek tenör içeren
kısımlarıyla 200 milyon ton cevher içerir. Bu korkunç büyük baz metal yatağı, 1956’ daki
bulunusundan bu yana ultra ince tane boyu yüzünden ve bu cevherlerde yürütülen yıllarca
süren mineral zenginlestirme çalısmalarına rağmen isletilemeden kalmıstır.
6- İstenmeyen maddeler (Undesirable Substances) : Hem cevher hem de gang mineralleri
içinde Tennantit (Cu12As4S13), istenmeyen arseniği ve bazen civayı bakır konsantreleri içine getirmis olur. Bunlar gibi demir cevherleri içinde fosfor, nikel konsantreleri içinde arsenik, izabehanelerde büyük maddi zararlara yol açacaktır. Gang minerallerinin cevherin değerini azaltma yolları çesitlidir. Bazı primer kalay yatakları oldukça fazla miktarlarda topaz içerir ki bu mineral sertliği nedeniyle kırıcı ve öğütücü aletlerin asınmasını arttırır, böylelikle de üretim masraflarını yükseltir.
7- Yatakların Boyutu ve Sekli (Size and Shape of Deposits) : Cevher yataklarının boyutu ve sekli çalısacak tenörü etkiler. Yüzeyde olusmus büyük hacimli, düsük tenörlü yataklar ucuz
açık isletme yöntemleri ile çalısılabilir. Buna karsın ince levhamsı damar yatakları, her ne
kadar çok küçük hacimli iseler de ve oldukça az sermaye gerektirecek sekilde çalıstırılabilseler de, daha pahalı yer altı madencilik çıkarma yöntemlerine gereksinim duyarlar.