Elektrikli Ekskavatör Operatörü Türk İşgücü PiyasasındaTürkiye’de inşaat sektörü 1960’lı yılların ikinci yarısından itibaren, ülke kalkınmasına paralel bir gelişme göstermiş, Türk müteahhitlik firmaları dış pazarlara açılarak diğer yabancı ülke firmalarıyla rekabet eder bir duruma gelmiştir. Özellikle 1970'li yıllarda bazı firmaların öncü girişimleriyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yönelik yurtdışı müteahhitlik hizmetleri hız kazanmıştır. 1984 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile imzalanan doğalgaz anlaşması ve Eximbank tarafından bu ülkeye açılan krediler, müteahhitlik firmalarımızın bu ülkeye yönelmelerini sağlamış ve sözkonusu ülke 1991 yılından itibaren Türkiye için önemli bir pazar olmuştur. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan yeni devletler ve özellikle Türk devletleri, yeniden yapılanma sürecinde müteahhitlik firmalarımızı tercih etmişlerdir. 1996 yılı sonu itibariyle, yurtdışı müteahhitlik hizmetlerindeki gelişmenin yavaşladığı gözlenmektedir. Bunun nedenleri arasında; petrol fiyatlarındaki düşüş ve dolayısıyla daralan pazarlar, Türk firmalarının iş yaptığı ülkelerdeki altyapı yatırımlarının tamamlanmış olması ve hizmet veren firma sayısının artması gibi hususlar yer almaktadır.
Yukarıdaki gelişmeler ve Gümrük Birliği ile artan rekabet ortamı, pazarların birleşmesi, yeniden yapılanma ve bunun doğal sonucu olan işgücü hareketliliği diğer alanlarda olduğu gibi, inşaat sektöründe çalışanlara da yeni bilgi ve beceriler kazandırılmasını zorunlu hale getirmektedir. Teknolojik gelişmeler bu mesleği de doğrudan etkilemekte, kalite ve verimliliği artırmaktadır. Teknolojik yenilikler sonucu ortaya çıkan yeni malzeme, alet ve makine kullanımının bilinçli bir şekilde çalışanlara aktarılması ve eğitim yoluyla niteliklerinin yükseltilmesi giderek önem kazanmaktadır. Meslek elemanları genellikle geleneksel usta-çırak ilişkisi içerisinde ve/veya hizmetiçi eğitim imkanlarıyla yetişmektedirler. Bütün bu gelişmelerle birlikte, meslekte ihtiyaç duyulan vasıfta eleman yetiştirecek sistemli mesleki eğitim faaliyetlerine duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. İstihdamda daha çok meslek liselerinin elektrik, elektronik, motor bölümlerinin mezunları tercih edilmektedir.
Teknolojik gelişmeler kullanılan makinelerin niteliklerini artırmaktadır. Mekanik olan ve dizelle çalışan ekskavatörler yerini elektrikle çalışan makinelere bırakmaktadır. Giderek otomatik güvenlik sistemine sahip ekskavatörlerin kullanımına da rastlanmaktadır. Manevracıların en önemli işlevlerinden birisi olan makinenin kuyruk kablosunun kontrol edilmesi yeni makinelerde kuyruk kablosu tamburu bulunduğundan otomatik olarak yapılmaktadır.
Ekskavatör operatörleri açık ocaklarda, yol açma çalışmalarında, baraj yapımında, kum yataklarında çalışabilmektedirler. Ayrıca temel bilgi ve beceriler yakın olduğu için limanlardaki vinçleri, paletli ve lastik tekerlekli yükleyicileri de kullanabilmektedirler.
Mesleğin çalışma şartları oldukça ağır olup, ekskavatör operatörleri genellikle tozlu ve gürültülü ortamlarda çalışmaktadırlar. Çalışma şartları meslek elemanlarının sürekli dikkatli olmasını, el-göz ve ayak koordinasyonuna sahip olmasını gerektirmektedir. Ayrıca, çalışma şartları nedeniyle operatörlerin fiziksel ve psikolojik yapı itibariyle dayanıklı olmaları gerekmektedir.
Mesleğin yürütülebilmesi için mesleki jeoloji, mekanik, elektronik ve otomatik kumanda bilgileri giderek önem kazanmaktadır.