Gönderen Konu: ÇED Rehberi Açık Ocak Madenciliği ve Cevher Hazırlama-Zenginleştirme Tesisleri  (Okunma sayısı 2691 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
KISALTMALAR
 
AKD: Asit Kaya Drenajı
BAT (Best Available Technique): Mevcut En İyi Teknik
BREF (BAT Reference Documents): Mevcut En İyi Teknikler Referans Dökümanları 
ÇED: Çevresel Etki Değerlendirmesi
ÇOB: Çevre ve Orman Bakanlığı
Eur-lex: Avrupa Birliği yasal dökümanları ile ilgili bilgi sağlayan resmi internet sitesi
IPPC (Integrated Pollution Prevention and Control): Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol
İDK: İnceleme Değerlendirme Komisyonu
MİGEM: Maden İşleri Genel Müdürlüğü
OSB: Organize Sanayi Bölgesi
PM: Partikül Madde
SKKY: Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği


TANIMLAR
 
Bakanlık: Çevre ve Orman Bakanlığı.
Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim
içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye
olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin
önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin,
seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin
uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların tümü.
ÇED Gereklidir Kararı:  ÇED Yönetmeliğinin  Ek-II listesindeki projelerin çevresel
etkilerinin önemli olduğu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanması gerektiğini
belirten Bakanlık kararı.
ÇED Gerekli Değildir Kararı: ÇED Yönetmeliğinin  Ek-II listesindeki projelerin önemli
çevresel etkilerinin olmadığı ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasına gerek
bulunmadığını belirten Bakanlık kararı.
ÇED Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Kapsam Belirleme ve
İnceleme Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin
çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel
esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine gerçekleşmesinde
sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı. 
ÇED Olumsuz Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Kapsam Belirleme
ve  İnceleme Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, 
projenin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle uygulanmasında sakınca görüldüğünü
belirten Bakanlık kararı.
ÇED Raporu: EK-I listesinde yer alan veya Bakanlıkça “Çevresel Etki Değerlendirmesi
Gereklidir” kararı verilen bir proje için belirlenen özel formata göre hazırlanacak rapor.
ÇED Raporu Özel Formatı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun hazırlanmasında esas
alınmak üzere; Kapsam belirleme ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından projenin
önemli çevresel boyutları göz önüne alınmak suretiyle  EK-III deki  proje tanıtım genel
formatında belirtilen ana başlıklar altında ele alınması gereken konuları tanımlayan format.
ÇED Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin  çevresel etki değerlendirmesinin
yapılması için 8 ve 16 ncı maddelerde belirtilen başvuru ile başlayan ve işletme sonrası
çalışmaların uygun hale geldiğinin belirlenmesi ile sona eren süreç.
Etki: Bir projenin hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre
unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı,
olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikler.
Etki Alanı: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin işletme öncesi, işletme sırası ve işletme
sonrasında çevre unsurları olarak olumlu veya olumsuz yönde etkilediği alan.
İzleme ve Kontrol: “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” veya “Çevresel Etki
Değerlendirmesi Olumlu” kararı alındıktan sonra uygulama aşamasına geçen projenin, bu
kararın verilmesine esas ilkeler doğrultusunda ve çevre değerlerini olumsuz etkilemeyecek
biçimde yürütülmesi için yapılan çalışmaların bütünü.
Kapsam ve Özel Format Belirleme Toplantısı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Sürecine tabi
projeler için Halkın Katılımı Toplantısından sonra yapılacak toplantı.
Komisyon: Proje için verilecek özel formatın kapsamını, kriterlerini belirlemek ve bu ilkeler
doğrultusunda hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu inceleyip değerlendirmek
üzere Bakanlık tarafından kurulan Kapsam Belirleme ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu.
Proje: Gerçekleştirilmesi planlanan yatırıma ait inşaat çalışmaları,   diğer tesisat ya da
planların uygulanması veya yer altı kaynaklarının değerlendirilmesi işlemi.
Proje Sahibi: ÇED Yönetmeliğine tabi bir projenin her aşamada yürütülmesini üstlenen
gerçek ya da tüzel kişi.
Proje Tanıtım Dosyası: ÇED Yönetmeliğinin  Ek-II listesinde yer alan projelere Çevresel
Etki Değerlendirmesi uygulanmasının gerekli olup olmadığının belirlenmesi amacıyla
hazırlanan dosya.
Seçme, Eleme Kriterleri: Proje Tanıtım Dosyasının hazırlanmasında esas alınacak ÇED
Yönetmeliğinin EK-IV’deki kriterler. 


1 GİRİŞ
 
 
1.1 Rehberin Konusu 
 
Sürdürülebilir kalkınma, uluslararası çevresel politikayı  şekillendiren bir idealdir. Temel
olarak; insan ile doğa arasında denge kurarak doğal kaynakları tüketmeden, gelecek nesillerin
ihtiyaçlarının karşılanmasına ve kalkınmasına imkan verecek  şekilde bugünün ve geleceğin
yaşamını ve kalkınmasını programlama anlamını taşımaktadır. Sürdürülebilir kalkınma sosyal,
ekolojik, ekonomik, mekansal ve kültürel boyutları olan bir kavramdır. Bu kavram; katma
değeri yüksek ve olduğu yerde çıkarılması gereken maden kaynaklarının yenilenemez doğası
gereği madencilik endüstrisi için geçerli değildir ancak, kavramın tarım alanları, doğal yaşam
alanları gibi doğal kaynaklar için geçerli olması ve bu doğal kaynakların madencilikten
etkilenebilmesi nedeniyle sürdürülebilir kalkınma ilkeleri, madencilik faaliyetlerine rehberlik
etmelidir.
 
Bu nedenle çevreye verilecek zararlar yapım ve işletme aşamasında koruyucu önlemlerle
kontrol altına alınmalı ve doğaya yeniden kazandırma uygulanmalarıyla maden
zenginliklerinden yararlanmanın en uygun yolları aranmalıdır. Doğaya yeniden kazandırma
işlemleri araziyi eski durumuna getirebilir, hatta arazinin işlevini sağlık ve verimlilik
yönünden iyileştirebilir. Dolayısıyla, çevresel etki değerlendirmesi ve izleme süreci bu gayeye
ulaşmada atılacak önemli adımlardır. 
 
Bu rehber ÇED’in açık ocak maden işletmeleri ile cevher hazırlama ve zenginleştirme
tesislerinde uygulanması için hazırlanmıştır. 
 
 
Bu rehberin kapsamındaki faaliyetler şunları içermektedir:
 
-  Metalik, metalik olmayan cevherler, endüstriyel cevherler,
-  Biyolojik, kimyasal, elektrolitik ya da  ısıl işlemler uygulanan, cevher zenginleştirme
tesisleri.
 

 
1.2  Kapsam ve ÇED Yönetmeliği ile İlişkisi
 
Bu Rehber ÇED’in açık ocak madenciliği ve Cevher Hazırlama - Zenginleştirme Tesisleri
projelerinde uygulanması için hazırlanmış rehber dokümandır. Bu yasal bir doküman olmayıp
ÇED Yönetmeliğine yardımcı bir dokümandır. 
 
ÇED ve seçme eleme kriterleri uygulanacak projeler için izin alınması amacıyla maden ruhsat
sahibinin işletme ruhsatı veya sertifikasını aldıktan sonra izin için valilik, Maden İşleri Genel
Müdürlüğü (MİGEM) veya ilgili kurumdan herhangi birine üç ay içinde müracaat etmesi
gerekmektedir. Maden Ruhsat sahibi ÇED kapsamında olarak tanımlanan (ÇED Yönetmeliği
Ek I kapsamındaki) projelere ruhsatın yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde ÇOB’a
müracaat ederek projeye özel format almak zorundadır. ÇED Raporu (rapor) için projeye özel
format ÇOB tarafından halkın katılımı, kapsam ve özel format belirleme toplantısı sonucunda
verilmektedir. Formatın alınış tarihinden itibaren ÇED raporunun ÇOB’na bir yıl içerisinde
sunulması gerekmektedir.  ÇED Yönetmeliği Ek II kapsamındaki projelerde ise Proje Tanıtım
Dosyası hazırlanarak ruhsatın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ÇOB ve/veya
valiliğe müracaat edilmesi gerekmektedir. Diğer izinlerin alınması ile ilgili işlemler ise bu
süreç içinde yürütülür. Bu Rehber ÇED raporu hazırlamak için gerekli olan detayları
sunmaktadır ve bu amaçla kullanılmalıdır.

 
1.3  Amaç ve Hedef Grup 
 
Bu rehberin amacı eleme, kapsam belirleme, inceleme ve değerlendirme (ÇED sürecinde)
çalışmalarını geliştirmek ve ortak bir uygulama haline getirmek, Çevresel Etki
Değerlendirmesi Raporu’nun içeriği ile ilgili rehber teşkil etmek ve ilgili tüm tarafları
bilgilendirmektir. Hedef grup, bu  rehberi kullanacak olan Bakanlık personeli, diğer kamu
kuruluşlarından oluşan  İnceleme ve Değerlendirme Komisyon (İDK) üyeleri,  İl Çevre ve
Orman Müdürlükleri çalışanları ile ÇED sürecinde görev alan proje sahibi kuruluşlar ile ÇED
çalışmasını yürüten kişi/kurum/kuruluşlardır.
 
1.4 ÇED Süreci
 
Ülkemizdeki ÇED sürecinin aşamaları ÇED Yönetmeliği Ek I ve Ek II listelerinde yer
alan projeler için sırasıyla Şekil 1 ve Şekil 2’de verilmiştir.
 
1.5 ÇED El Kitabı ile İlişkisi
 
Bakanlık tarafından, ÇED uygulamalarının detaylı bir  şekilde açıklandığı, ÇED El Kitabı
hazırlanmış olup, sektörel rehberler ÇED sürecini sektör özelinde kısa olarak açıklamaktadır.
Genel bilgiler için ÇED El kitabından, sektörel uygulamalar için bu rehberden faydalanılması
Bakanlıkça önerilmektedir.
 

 
2 ÇED SÜRECİNDEKİ ELEME KRİTERLERİ VE ZAMANLAMA
 
2.1  Eleme Kriterleri
Herhangi bir projenin ÇED Yönetmeliği kapsamında yer alıp almadığını belirlemek için
eleme prosedürü yerine getirilir. Eleme prosedürü için öncelikle Ek I listesi kontrol edilir.
Proje Ek I listesinde yer alıyorsa ÇED Raporu hazırlanması gerekir ve  Şekil 1’de yer alan
prosedür yerine getirilir. Projenin EK I’de yer almaması halinde EK II listesinde yer alıp
almadığı kontrol edilir. EK II listesinde yer alan proje hakkında ÇED Raporu hazırlanmasının
gerekli olup olmadığını belirlemek üzere Proje Tanıtım Dosyası hazırlanır.
 
ÇED raporunun hazırlanması zorunlu olan madencilik projeleri için sınır değerler aşağıdaki
gibidir (EK I): 
 
6- Asbest çıkartılması ve asbest içeren ürünleri işleme veya dönüştürme projeleri
a) Asbest madeni işletmeleri ve zenginleştirme tesisleri,
b) 10.000 ton/yıl ve üzeri kapasiteli, son ürünü asbestli beton olan tesisler 
c) Son ürün olarak friksiyon (sürtünme) maddesi üreten 50 ton/yıl ve üzeri kapasiteli
tesisler,
d) 200 ton/yıl ve üzeri asbest kullanan diğer tesisler,

25- Madencilik projeleri. Ruhsat hukuku ve aşamasına bakılmaksızın;
a) 25 hektar ve üzeri çalışma alanında (kazı ve döküm alanı toplamı olarak) açık
işletmeler,
b) 150 hektarı aşan (kazı ve döküm alanı toplamı olarak) çalışma alanında açık
işletme yöntemi ile kömür çıkarılması,
c) Biyolojik, kimyasal, elektrolitik ya da  ısıl işlem yöntemleri uygulanan cevher
zenginleştirme tesisleri,
d) 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nun değişik 2 nci maddesinde yer
alan 1 nci ve 2 nci grup madenlerin her türlü işlemden geçirilmesi (kırma, eleme,
öğütme, yıkama vb) projelerinden 100.000 m3/yıl ve üzeri kapasitede olanlar.
 
 
ÇED Raporu hazırlanmasının gerekli olup olmadığı ile ilgili karar verilen Ek II listesindeki
madencilik projeleri için sınır değerler aşağıdaki gibidir (EK II):
 
35-Madencilik projeleri: Ruhsat hukuku ve aşamasına bakılmaksızın;
a) Her türlü madenin çıkarılması (Ek-I de yer almayanlar)
b) 5.000 m3
/yıl ve üzeri kapasiteli blok ve parça mermer, dekoratif amaçlı taşların
çıkartılması, işlenmesi ve yıllık 100.000 m² ve üzeri kapasiteli mermer kesme, işleme
ve sayalama tesisleri,
c) 1.000.000 m3
/yıl ve üzerinde metan gazının çıkartılması ve depolanması
d) Karbondioksit ve diğer gazların çıkartıldığı, depolandığı veya işlendiği 10.000
ton/yıl ve üzeri kapasiteli tesisler,
e) Maden Kanunu’nun değişik 2 nci maddesinde yer alan 1 nci ve 2 nci grup
madenlerin her türlü işleme sokulması (kırma, eleme, öğütme, yıkama ve benzeri)
(25.000 m3
/yıl ve üzeri),
f) 50.000 ton/yıl ve üzeri tuzun çıkarılması ve/veya her türlü tuz işleme tesisleri,
g) Cevher hazırlama veya zenginleştirme tesisleri (Ek-I de yer almayanlar),
 
36- Klinker öğütme tesisleri
 
37- Kömür işleme tesisleri
a) Havagazı ve kok fabrikaları,

b) Kömür briketleme tesisleri,
c) Kömür yıkama tesisleri,
 
38- Petrokok, kömür ve diğer katı yakıtların depolama, sınıflama ve ambalajlama tesisleri
(perakende satış birimleri hariç)
 
39- Tuğla veya kiremit üretimi yapan tesisler. (Atölye tipi tesisler hariç)
 
40- Seramik veya porselen üretimi yapan tesisler (Atölye tipi tesisler hariç)
 
41- Sabit asfalt hazırlama (plent) tesisleri
 
42- Kireç fabrikaları
 
  43- EK-I de yer alan projeler kapsamında bulunmakla birlikte, yeni bir metot veya ürün   
    denemek ve geliştirmek amacı ile hazırlanan ve iki yıldan uzun süreli olmayan projeler.
 
2.2 ÇED İçin Ne Zaman Başvurmalı?
 
Başka sektörlerden farklı olarak madencilik sektöründe proje sahibi, Maden  İşleri Genel
Müdürlüğü’nden ruhsatını aldıktan sonra Ek I ve Ek II’den hangisine tabi olduğuna bakarak
ÇED raporunu hazırlar. Dikkat edilecek hususlar arasında yasaklı bölgede olup olmadığının
kontrolü de vardır.
 

 
3 PROJENİN VE HEDEFLERİNİN TANIMLANMASI
 
Proje sahibi, ulusal politikalarını ve yatırım programlarını göz önünde bulundurarak projenin
gerekliliğini, amaçlarını ve projenin ulusal, bölgesel ve yerel ekonomiye ve sosyal kalkınmaya
katkılarını açıklamalıdır.
 
Gerçekleştirilecek faaliyetin amaçlarını tarif eden iki aşamalı bir prosedürün izlenmesi tavsiye
edilir:
 
•  Seçilen teknoloji alternatiflerini belirtmek ve içerilen diğer çözümlerin neden
olmadığını açıklamak,
•  Alternatifleri sıralamak (onların amaç/hedefi karşılamaları yöntemleri),
•  Projeyi çevresel etkilere sebep olabilecek bütün bileşenleri ile tanımlamak. 
 
Önerilen proje, çevresel etki oluşturabilecek tüm bileşenleri ile birlikte tanımlanmalıdır. Buna
ek olarak, proje uygulama çizelgesi ve kaynak (su, personel, ekipman v.b.) ihtiyaçları ile
birlikte projenin inşaat ve işletme aşamalarında gerçekleştirilecek proje faaliyetlerinin de
tanımlanması gerekmektedir.
 
 
4 MEVZUAT
 
4.1 Ulusal Mevzuat
 
ÇED sürecinde ülkemizde çevre ile ilgili yürürlülükte olan genel kanunlar ve yönetmelikler
göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca madencilik projeleri ile  ilgili kanun ve yönetmelikler
de (mevcutsa) dikkate alınmalıdır. 
 
Mevzuat zaman içinde değiştiği için ÇED sürecinde yürürlükte olan mevzuat araştırılmalı ve
dikkate alınmalıdır. Mevcut durumda çevre ile ilgili olarak aşağıda sıralanan kanun ve
yönetmelikler dikkate alınmalıdır.
   

Kanunlar 
 
– Çevre Kanunu
–  İş Kanunu
–  Su Ürünleri Kanunu   
– Yeraltı Suları Hakkında Kanun 
– Umumi Hıfzısıhha Kanunu
–  Milli Parklar Kanunu
–  Kültürel ve Doğal Varlıkların Korunması Kanunu 
– Sit Alanları  Kanunu 
– Kıyı Kanunu 
–  Orman Kanunu 
–  Mera Kanunu 
–  İmar Kanunu 
– Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun
– Tarım Sigortaları Kanunu
– Belediye Kanunu
– Büyükşehir Belediyesi Kanunu 
– Bayındırlık Hizmetleri Kanunu
– Turizme Teşvik Kanunu 
– Ulusal Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Kanunu
 
« Son Düzenleme: 02 Ocak 2011, 20:27:08 Gönderen: ozguryolcu »

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Yönetmelikler
 
–  Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği
–  Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği
– Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği
– Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği
– Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği
– Su Ürünleri Yönetmeliği
– Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği
– Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği
– Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği
– Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği
–    Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği
–    Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği
–  Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği
– Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerin Kontrolü Yönetmeliği
–  Radyoaktif Madde Kullanımından Oluşan Atıklara İlişkin Yönetmelik
– Hafriyat toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği
– Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği
–  Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Uygulama Yönetmeliği
– Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik
– Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği
–  Nesli Tükenmekte Olan Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretin  uygulanması
konusundaki yönetmelikler
–  Av ve Yaban Hayvanlarının ve Yaşam Alanlarının Korunması, Zararlılarıyla Mücadele
Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik
– Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ile İlgili Yönetmelik
– Otoyol Trafiği Yönetmeliği 
–  İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik
–  İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği
– Çevre Sağlığı Denetimi ve Denetçileri Hakkında Yönetmelik
 

 
Madenciliğe Dair Kanunlar
-  Madencilik Kanunu
 
Madenciliğe Dair Yönetmelikler
-  Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği
-  Maden ve Taşocağı  İşletmelerinde ve Tünel Yapımında Tozla Mücadeleyle  İlgili
Yönetmelik
-  Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği 
-  Maden Kanununun I (a) Grubu Madenleri ile İlgili Uygulama Yönetmeliği
-  Deniz Göl veya Nehir Altında Bulunan Madenlerdeki Çalışmalar Hakkında
Yönetmelik.
-  Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği
-  Sondajla Maden Çıkarılan  İşletmelerin  Şubat Düzenlemesiyle Sağlık ve Güvenlik
Şartlarının Yönetmeliği
 
 
4.2  Ülkemizin Taraf Olduğu ve ÇED Kapsamında Göz Önüne Alınması Gereken
Uluslararası Sözleşmeler

 
Bern Sözleşmesi
Sözleşmeye 1984 yılında üye olan Türkiye sözleşmenin  Ek liste 1’deki bitki türleri ve Ek
Liste 2’deki hayvan türlerini, onların doğal yaşam alanlarıyla birlikte korumak amacıyla
gerekli kanuni ve yönetsel önlemleri almakla yükümlüdür.   
 
CITES Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine
İlişkin Sözleşme 
CITES Sözleşmesi, nesli tehlikedeki yaban hayatının uluslararası ticaretini kontrol edebilmek
için, bu tür alışverişlerde hükümetlerin iznini  şart koşan, dünya çapında bir sistem
geliştirmiştir.
 
Paris Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme 
Sözleşme, "daimi bir temel üzerine ve modern bilimsel yöntemlere uygun olarak, istisnai
değerdeki kültürel ve doğal mirasın kolektif korunmasına matuf etkin bir sistemi kuran yeni
hükümleri, bir sözleşme biçiminde kabulünün zorunlu olduğunu" belirtmektedir.
 

Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar
Sözleşmesi - Ramsar Sözleşmesi 


Sözleşmenin ana amacı "sulak alanların ekonomik, kültürel, bilimsel ve rekreasyonel olarak
büyük bir kaynak teşkil ettiği ve kaybedilmeleri halinde bir daha geri getirilmeyeceği" esasını
vurgulamaktır.
 
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) 

Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin amacı: "ilgili hükümleri uyarınca takip edilecek amaçları,
biyolojik çeşitliliğin korunması; bu çeşitliliğin unsurlarının sürdürülebilir kullanımı; genetik
kaynaklar ve teknoloji üzerinde sahip olunan bütün hakları dikkate almak kaydıyla, bu
kaynaklara gereğince erişimin ve ilgili teknolojilerin gereğince transferin sağlanması ve uygun
finansmanın tedariki de dahil olmak üzere, genetik kaynakların kullanımından doğan
yararların adil ve hakkaniyete uygun paylaşımıdır." 
 

4.3 Avrupa Birliği (AB) Direktifleri
 
Madencilik faaliyetleri ile ilgili AB Direktiflerinin dikkate alınması tavsiye edilir. 
 
Söz konusu Direktifler tüm AB kanunlarını içeren EUR-Lex web sitesinde mevcuttur. 

 
5 PROJE VE ALTERNATİFLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
 
 
Madenler sadece cevherin bulunduğu yerlerden çıkarılabilir. Saha konumu, özel jeolojik ve
fiziksel faktörlerin kombinasyonu ve ekonomik  faktörlerle birlikte göz önünde tutularak
belirlenir.  İnşaat için alternatif sahalar karşılaştırılır ve proje fizibilite çalışmaları
doğrultusunda değerlendirilir. Bu fizibilite çalışmaları temel olarak jeolojik ve ekonomik
faktörleri göz önünde tutar. 
 
Bu çerçevede sağlanan alternatifler:
 
-  Tesislerin konumları, atık depolama alanı, pasa depolama alanı,  şantiyeler, sürekli
konaklama, güç kaynağı ve ulaşım yolları;
-  Madencilik metodu ve işleme yöntemleri;
-  Cevher ve atık taşıma yöntemleri;
-  Su kaynakları ve su yönetimi stratejileri;
-  Atık yönetimi seçenekleri;
-  Alanın madencilik sonrası kullanım planları ve doğaya yeniden kazandırma;
-  Eylemsizlik alternatifi
 
Yer alternatif, taş ocağı gibi faaliyetlerde değerlendirilebilirken yer alternatifi olmayan
yerlerde teknoloji alternatifleri değerlendirilir.
 

 
5.1 Yer Seçimi Alternatifleri
 
Ekonomik açıdan cevher naklinde madenden işleme tesisine ve tesisten havuzlara boru
hattının kısa tutulması tercih edilirken; atık yığınları, maden ekipmanı ve cevherin madenden
işletme tesisine taşınmasında bazı esneklik olabilmektedir. Cevher işleme tesisi konumunun
belirlenmesinde kritik etkenler; yeterli su tedariği, atık havuzlarının konumu ve ulaşımdır.
Tasarım, topografyaya uygun olmalıdır.
 
5.2  Madencilik Metodu Alternatifleri
 

Madencilik metotları iki çeşittir: açık ocak ve yeraltı madenciliği. Bir cevher kütlesinin
madenciliğe elverişliliğinin incelemesinde fizibilite çalışmaları ve çevresel fayda-maliyet
analizleri yapılır. Yapılan çalışmalarda her iki yöntemin de maliyetlerinin yakın hesaplanması
durumunda çevresel açıdan daha uygun olan yöntem seçilir.  Proje sahibi yatırımcının çevreye
daha az zarar veren yöntemleri seçmesi ve çevre dostu uygulamaları tercih etmesi, ÇED
sürecinin kısa tutulmasını sağlar.
 
Açık ocak madenciliği ve yeraltı madenciliğinin çevre, sağlık ve güvenlik konularında
avantajları ve dezavantajları vardır. Açık ocak madenciliğinde, yeraltı madenciliğine göre
rehabilitasyon ve doğaya yeniden kazandırma faaliyetleri; açık ocak için daha geniş sahalar
kullanıldığından, daha geniş alanda gerçekleştirilmektedir. Diğer taraftan, yeraltı
madenciliğinde açık ocak madenciliğine kıyasla sağlık ve güvenlik risklerinin azaltılması için
daha fazla önlem alınması gerekmektedir. 
 
Bu iki temel madencilik metodu arasındaki seçim, büyük ölçüde jeolojiye ve maden
cevherinin toplamdaki derinliğine; maden cevherinin tenörü, cevher kütlesinin etrafındaki
kayacın jeoteknik özellikleri, projenin konumu ve cevher kütlesinin işletmesinin ekonomisine
bağlıdır. Yüzeye nispeten yakın yerlerde bulunan cevherler genelde açık ocak madencilik
metotlarıyla çıkarılır. Yeraltı madenciliği, yerin derinliğinde bulunan yüksek tenörlü cevher
yatakları için uygundur. 
 

Yeraltı madenciliğinin çevre açısından en büyük avantajları şunlardır:
 
-  Görsel değer: Yeraltı madenciliğinin görsel etkisi, açık ocak maden işletmeciliği ile
kıyaslandığında ihmal edilebilir. 
-  Yüzeysel bozunma: Yeryüzünde depolanan atık kaya miktarı, açık ocak
işletmeciliğinde yeraltı işletmeciliğine göre daha fazladır. Ayrıca maden cevheri
işleme atıklarının, yeraltı çalışmalarında kazı alanlarının doldurulmasında kullanılır
ve yeryüzündeki depolanan atık miktarı azaltılmış olur.
-  Gürültü ve patlatma: yeraltı patlatması; yüzeydeki patlatmaya göre toz üretimi,
gürültü ve titreşim bakımından büyük ölçüde daha az etki göstermektedir. 
 
Kullanılan teknolojinin, madencilik faaliyetlerinde çevreye verilen etkilere karşın verimlilik
ve cevher kazanımının en yüksek düzeyde tutulmasını sağlayacak şekilde seçilmesi önemlidir.
 
Cevher zenginleştirme işlemleri, proje yer seçiminde olduğu gibi cevherin özelliklerine bağlı
olup ekonomik etkenler sebebiyle esneklik arz etmemektedir ve alternatifler bazen mümkün
olmamaktadır, ancak kimyasal kullanımında farklı kimyasal seçenekleri, ekonomik olmayan
kayanın içinde mineral kaybını azaltıp ekonomik kazancın olabilecek en yüksek seviyelerde
tutulması için cevherdeki mineralin azami kazancının sağlanması, benzer şekilde su ve enerji
tüketimini azaltan veya fırınlama gibi işlemlerde açığa çıkan gazın önlenmesi veya
giderilmesine yardımcı olan konfigürasyonlar gibi düzenlemelerden faydalanılabilir.
 

 
5.3 Malzeme Taşınması Alternatifleri
 
Maden alanı ile cevher işleme tesisleri arasında malzeme sevkıyatı büyük kazıma ve taşıma
ekipmanı filoları (kamyonlar, skraperler, kepçeler, buldozerler, döner kepçeli ekskavatör,
dreglayn, vs.), konveyörler, boru hatları veya raylar gerektirir. Sahada cevher işleme tesisleri;
kömür ve yapı malzemeleri için hazırlama ve lavar (kömür yıkama) tesisleri, hazırlama
tesisleri, konsantratörler, liçleme tesisleri ve finansmana bağlı olarak izabe tesisi ve
rafinerileri dahil eder. Geniş ölçekli madencilik ve/ya da cevher işleme tesisi, büyük bir
endüstriyel kompleks olup; hava sahası, karayolları, demiryolları, liman ve alışılagelmiş yan
tesisler gibi altyapıya ihtiyaç duyacak binlerce işçinin çalıştığı faaliyetlerdir. Bu yöntemlerde
kullanılacak teknoloji ile çevre üzerinde etki en aza indirgenmelidir.
 
5.4 Su Kaynakları ve Su Yönetimi Stratejileri
 
Projenin su ihtiyacını düşürmek ve suyun geri kazanımı, suyun muhafazalı kullanımı yoluyla
su kaynaklarına baskının azaltılması yollarıdır. İşletme aşaması ve maden kapanışında maden
su ihtiyacının karşılanması ve randımanlı bir  şekilde kullanılmasının yanı sıra, bozulmuş
arazilerde asit kaya drenajının (AKD) önüne geçilmesi ve drenaj sistemlerinin izolasyonu için
bir Su Yönetim Planı'nın hazırlanması ve uygulamaya geçirilmesi tavsiye edilir. Plan,
kontamine suyu geri kazanımı ve yeraltı, yüzey sularına kontamine suyun deşarjını azaltmak
için önlemleri açıklamalıdır. 

 
5.5.   Atık Yönetimi Alternatifleri 
 
Atıklar, insan sağlığı ve çevreyi koruyacak  şekilde bertaraf edilmelidir. Atık yönetim planı;
atıkların jeoteknik ve jeokimyasal duraylılıkları ve uzun dönem yüzey ve yeraltı suyu
yönetimini kapsayıp bunlarla sınırlı kalmayan kapama sonrası hususları ele almalıdır.
Yüzeyde bertaraf sistemleri, asidik liç oluşturan malzemenin oksidasyon veya sızıntı
suyundan ayrı tutulması amacı ile tasarlanmalıdır. Temiz su kaynaklarına deşarja;
1) alternatiflerin çevresel analizi ve 2) su kaynakları ve akış yönündeki kullanıcılar üzerindeki
olumsuz etkileri kontrol etmenin yöntemleri hakkında bilgi sağlanmadığı takdirde izin
verilmemektedir.
 
Eğer madencilik işletmesi bir dizi açık ocak açmayı dahil ediyorsa, iş sahipleri terk edilecek
çalışma alanlarında geri doldurma yöntemiyle atık bertarafının fizibilitesini
değerlendirmelidir. 
 
5.6  Eylemsizlik Alternatifi
 
Eylemsizlik alternatifi, projenin gerçekleştirilememesi durumunda meydana gelebilecek
alternatiftir. Bu alternatif diğer alternatifler için referans çerçevesi oluşturduğundan özellikle
önemlidir.
 



 
6 ETKİLER
 
6.1 Giriş
 
Bütün madencilik faaliyetleri, akiferler dahil yüzey ve yeraltı katmanlarına etki eder. Yüzey
madenciliği; hektarlar veya kilometre kareleri kapsayan alanlarda taş ocaklarını, açık ocaklar,
sıyırma madenciliğini dahil eder. Bu faaliyetler, geniş açık ocaklar veya taş ocakları ve pasa
yığınları ile proje alanının tamamen etkilenmesini gerektirir, ancak çoğu zaman madencilik
faaliyeti esnasında veya sonrasında pasanın ocaklara geri doldurulması mümkün olmaktadır.
 
Açık ocak madenciliğinde çevresel konular  şunlardır: trafik, patlatma, istihraç ve sevkıyat
kaynaklı toz; dizel araçları ve patlama kaynaklı emisyon, gürültü ve titreşim; kontamine
maden sularının tahliyesi, akiferlerin olumsuz etkilenmesi; toprak ve bitki örtüsünün
kaldırılması; ve görsel etkiler. Madencilik dışı arazi kullanımları, faaliyet ve doğaya yeniden
kazandırma çalışmaları sırasında engellenmektedir. 
 

 
Keşfetme ve hazırlık evreleri genellikle kısa vadelidir ve şunları içerir:
 
-  Ulaşım yolları, sondaj delikleri, pilot ocaklar ve arazi hazırlığı nedeniyle araziy
etkiler;
-  Trafik, delme, kazıma ve saha temizleme kaynaklı toz oluşumu;
-  Dizel ekipman faaliyetinden gürültü ve emisyon;
-  Toprak ve bitki örtüsü, dereler, drenajlar, sulak alanlar, kültürel ya da tarihi kaynakla
ve akiferlerin bozulması;
- Diğer arazinin kullanımlarıyla bağdaşmama.
 
Hazırlık ve işletme aşamalarının etkileri genellikle uzun vadeli ya da kalıcıdır. Bu kapsamd
aşağıdakiler sıralanabilir:
 
-  Arazi kullanımında, kazı malzemelerinin depolama bölgelerinde yığılması;
-  Bozulmuş sahalarda yüzey akıntısı kaynaklı sediman nakli;
-  Bozulmuş sahalarda rüzgar erozyonundan dolayı toz üretimi;
-  Yapı malzemeleri ve kamyon nakliyesinden dolayı gürültü ve toz üretimi;
-  Malzemeden dolayı titreşim oluşumu;
-  Malzemeden dolayı egzos emisyonu;
-  Madencilik sahasındaki lağım ve katı atıklar;
-  Diğer katı atıklar (hurda metal vb.); 
-  Habitat ve bitki örtüsü kaybından kaynaklanan arazi kullanımındaki değişiklik;
-  Madencilik faaliyetleri ve ekipmanıyla oluşan görsel etkiler.
 


 
6.2  İnşaat ve İşletme Aşamalarındaki Olası Çevresel Etkiler 
 
İnşaat ve işletme sırasındaki potansiyel etkiler; yüzey suyu, yeraltı suyu, su kalitesi, toprak ve arazi kullanımı, flora ve fauna, sosyo-ekonomi, beşeri değerler, tarihi yerler ve peyzaj
üzerinde olabilir.
 
Hava Kalitesi
 
İnşaat aşamasının hava kalitesi üzerinde göze çarpan en önemli etkiler aşağıda verilmektedir:
 
-  Hava kalitesi ve açık havada görüş netliğinin düşmesi (patlama, trafik, rüzgar
erozyonu);
-  Rutin faaliyetlerden kaynaklı dizel emisyonları sonucunda hava kalitesinin düşmesi;
-  Proses emisyonları nedeniyle hava kalitesinin düşmesi;
-  Yapım sırasındaki hava kalitesi üzerindeki potansiyel etkiler; gaz emisyonları, toz
çökelmesi ve toz ile gaz kirliliğidir.
 
 
Tozun önemli kaynaklarından biri, maden sahası ve proses tesisleri arasında kamyon, çekici,
ray ve konveyör ile gerçekleştirilip depolama, harmanlama ve yükleme tesislerini dahil eden
cevher sevkıyatıdır. Boru hatları bu çeşit riskleri göstermez.  İşletmenin neden olduğu dizel
emisyonları hava kalitesinin düşmesine neden olur. 
 
Yüzey Suyu
 
İnşaat faaliyetlerinin etkileri, bozulmuş alanlar, pasa yığınları ve cevher yığınlarından
kaynaklanan toprak erozyonu, sediman birikimi nedeniyle yerel rezervuar/havuzların
kapasitesinin düşüşü ve yüzey sularının etki görmesi (örneğin dere dibi tarayarak madencilik
yapma gibi) ile yüzey suyunun bozulmasına neden olabilir. İnşaat aşaması sırasındaki işletme
sıvı atıklar ve havayla temasa maruz bırakılan alanlar göz önünde bulundurulmalıdır.
 
Aşağıda belirtilen kaynaklardan gelen sıvı atıklar göz önünde bulundurulmalıdır:
 
-  İşletme faaliyetleri esnasındaki yüzey akışları;
-  Alan drenaj ve kuşaklamaları, ocaktan su pompalanması ile kaya yığınları, liç yığını
ve diğer işletme alanlarından yüzey akışı;
-  Projenin işletme aşamasında kullanılan yağ, yakıt ve diğer sıvı kimyasalların sızıntısı
veya dökülmesi (ve eğer mevcutsa, yığınlardan sızıntı). 
 

Yeraltı Suyu
 
Yeraltı sularının, maden drenleri, ekipman bakımı,sıhhi tesisat ve evsel kaynaklardan gelen
atık su ile kirletilmesi ile yerel akiferlerin arama sondaj delikleri ve maden kazıları tarafından
etki görmesi, inşaat aşamasında beklenen etkilerdir.
 
Yeraltı sularının kirlenmesinin kaynakları şu şekilde sıralanabilir: 
 
-  Kaya yığınından yüzey akışı ve sızıntı;
-  Yeraltı su seviyesindeki değişiklikler;
-  Liç yığınından yüzey akışı ve sızıntı;
-  Açık ocaktaki sızıntılar;
-  İşletmenin ve araç bakım atölyelerinden kazara dökülmeler ve deşarjlar.
 
Toprak ve Arazi Kullanımı 
 
Potansiyel etkiler şu şekilde özetlenebilir:
 
-  Mevcut toprak kütlesini ve arazi kullanımını kayba uğratacak  şekilde toprakların
taşınması ya da üzerinin örtülmesi;
-  Topografyanın değişime uğratılması;
-  Arazi üretiminin geçici ya da kalıcı olarak kaybolması;
-  Açık ocak ve yığın alanlarında mevcut arazi  şeklinin değiştirilerek arazi kullanım
kabiliyetinin düşürülmesi;
-  Toprağın cevher malzemesi ve toksik maddelerden nedeniyle kirletilmesi;
-  Artan nüfus baskısı ve plansız yapılaşma nedeniyle proje sahası etrafındaki alanların
bozulması.
 
 
Flora ve Fauna
 
Aşağıdaki potansiyel etkiler göz önünde bulundurulmalıdır:
 
-  Arazi kullanımının habitata etkisi;
-  Sıvı, gaz ve toz emisyonları,  faaliyet görmüş alanlardan yüzey akıntısı ve katı
atıkların bertarafı sonucunda bitki ve hayvanların yaşadığı habitatın kalitesinin
düşmesi;
-  Proje su ihtiyacının karşılanması amacıyla yeraltı suyunun pompalanması ile yeraltı
su seviyesinin düşmesiyle proje arazisi dışındaki sucul habitatların azalması veya
bozulması;
-  Ekipman faaliyeti, patlatma, proses tesisi ve artan insan baskısıyla artan gürültünün
hayvan türlerini rahatsız etmesi;
-  Kirli suların deşarjından dolayı bitki örtüsünün (ve toprağın verimliliğinin)
azalması/yok olması;
-  Bitki örtüsünün değiştirilip, alanda yetişmeyen türlerin getirilmesi;
-  Habitat değişimi ve habitat kaybından dolayı üretkenlik ve popülasyonda düşüş;
-  Trafik ve arazinin bozulmasıyla yaban hayatın olumsuz etkilenmesi.
 
Sosyo-ekonomi
 
İnşaat faaliyetleri ile ortaya çıkan hizmet ve altyapıda talep artışı, sosyal ve kültürel
çatışmaların halk üzerinde endişe verici etkileri olabilir. Potansiyel sosyo-ekonomik etkiler;
inşaat aşaması için hem proje hem de mevcut durumun tanımına, ÇED sürecinde yapılacak
halkın katılımı toplantılarına, sosyo-ekonomik karakteristiklere ve ülkemizdeki benzer
projelerden edinilen tecrübelere dayanılarak belirlenmelidir. 
 
Beşeri Değerler
 
Proje alanına yakın ikamet eden insanların yaşam kalitesi veya değerlerini etkileyebilecek
olası etkiler; toz, gürültü, titreşim ve trafiktir. Araçların çalışmasından kaynaklanan gürültü,
patlatmadan  kaynaklanan gürültü ve sarsıntı yöre halkını rahatsız edebilir. Ayrıca,
patlatmadan kaynaklı sarsıntılar yapılara da zarar verebilir. 
 

Arkeolojik Alanlar
 
Söz konusu alanlara ulaşımın maden inşaatı sayesinde kolaylaştığı veya mümkün kılındığı
durumda kültürel kaynaklar ve tarihi yapılar zarar görebilmektedir. Patlatma ve vibrasyonun
tarihi yapılar üzerine etkileri değerlendirilmelidir. Sit alanları içinde madencilik faaliyetleri
gerçekleştirilmemektedir.
 
Görsel
 
Sondaj aletleri, madencilik kazıları ve teçhizatları ile tesisler, yöre halkına görsel sıkıntı teşkil
edebilir.
 
6.3  Faaliyetin Sona Erdirilmesinden Sonraki Olası Çevresel Etkiler
 
Kapanma sonrası ve esnasındaki potansiyel etkiler; yüzey suyu, yeraltı suyu, hava kalitesi,
topraklar, arazi kullanımı, flora ve fauna, beşeri değerler, arkeoloji, peyzaj ve görsellik
üzerinde etkilidir.
 
Bu etkilerin yanı sıra madencilik faaliyeti sırasında oluşan etkilerin giderilmesi için doğaya
yeniden kazandırma faaliyetleri gerçekleştirilmelidir. Doğaya yeniden kazandırma,
madencilik faaliyetleri neticesinde etkilenen alanların eski ekonomik ve çevresel durumlarına
yakın bir duruma getirilmesini sağlamayı, hatta kimi durumlarda yöre halkının kalkınmasına
katkıda bulunacak  şekilde daha iyi ekonomik özelliklere (örneğin sahanın madencilik
çalışmaları sonrasında golf sahasına veya rekreasyon amaçlı kullanılabilecek bir göle
dönüştürülmesi) ulaşmayı hedeflemelidir.
 

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Hava Kalitesi
 
Madenlerin kapanması sırasında, dizel ya da elektrik güçlü madencilik ekipmanlarına, taşıma
ekibine ve vasıflı işgücüne ihtiyaç vardır. Hava kalitesi üzerindeki potansiyel etkiler; bu
ekipmanlardan ve çalışanlardan kaynaklı gaz emisyonları, partikül madde dağılımı (toz), toz
çökelmesi ve doğaya yeniden kazandırma esnasında meydana gelen toz olarak sıralanabilir.
 
Projenin kapanış stratejisi, bozulmuş alanlardaki rehabilitasyon ve atık depolama koşullarını
içermelidir. Rehabilitasyon, toz üretim potansiyeline cevap vermelidir ve rüzgar erozyonu ile
uzun vadeli toz sorununun önüne geçilmesi için duraylılığın sağlanması ve yeniden
bitkilendirme koşullarını sunmalıdır.
 
Yüzey Suyu
 
Kirletilmiş bölgelerdeki toprak erozyonu; atık yığınları ve stoklanmış yığınlar yüzey sularını
kirletmeye devam edebilir.
 
Sıvı atıklar aşağıda belirtilen etkenlerden kaynaklanmaktadır:
 
-  Saha drenaj ve kuşaklamaları, açık ocaktan suyun pompalanması ve kaya döküm
alanları ve liç yığınından yüzey akışı;
-  Yağ, yakıt ve kullanılan diğer kimyasal madde sızıntıları (ve mevcut ise yığınlardan
olabilecek sızıntı).
 

Yeraltı Suyu
 
Yeraltı suyunun kalıcı olarak kirletilmesi; kaya yığınları üzerinden yüzey akışı ve
sızıntılardan, liç alanındaki süzüntülerden ve yüzey akışı ile açık ocak sızıntılarından
kaynaklanabilir. 
 
Toprak ve Arazi Kullanımı
 
Kapanma aşaması sırasında binaların yıkılması ve yolların kaldırılması bir takım olumsuz
etkiler yaratabilir.
 
Flora ve Fauna
 
Flora ve fauna ekipmanların çalışmasından kaynaklı gürültüye maruz kalabilir. 
 
Sosyo-ekonomi
 
Hizmetlerdeki azalan talep; bölgedeki işgücünün ücret, ticaret ve yaşam standartlarında
düşüşe neden olabilir. Kapanmaya dair sosyo-ekonomik sonuçlar, projeyi ve sosyo-ekonomik
şartları tanımlayan bir temel üzerinde gözetilmelidir. 
 

Beşeri Değerler
 
Proje alanı civarında yaşayan insanların yaşam kalitesi veya değerlerini etkileyebilecek olası
etkiler; toz, gürültü, titreşim ve trafiktir. Bölge halkı; yollarda hasar, kaza ve artan kamyon
trafiği kaynaklı trafik gecikmeleri nedeniyle sorun yaşayabilir. 
 
Yukarıda bahsedilenlere ek olarak, ÇED Raporunda göz önünde bulundurulması gereken
hususların bir arada sunulduğu etkileşim matrisi Şekil 3’te sunulmaktadır. 

Şekil 3. Çevresel Etki Etkileşim Matrisi




7 ETKİ AZALTICI ÖNLEMLER,
 
Genel olarak etki azaltıcı önlemler; duyarlı kaynakların bulunduğu arazilerden kaçınılarak,
faaliyetlerin zamanlamasını sınırlandırmak, yapıların konumlandırılmasında alternatif
değerlendirme ya da yarar/ulaşım koridorları açarak kaynaksal çatışmalardan kaçınmak,
inşaatın hızını kontrol etmek ya da inşaatın aşamalandırılmasıyla sosyo-ekonomik etkileri
azaltmak, sonraki önlemlere temel oluşturacak özel kaynak ya da topluluk çalışmaları
gerçekleştirmeyi içerir. 
 
Yüzey Suyu
Bozulmuş arazilerin yeniden bitkilendirilmesi; derelerin, drenajların, havuzların, sulak
alanların bozulmasının önlenmesi; bozulmanın önlenemeyeceği yerlerde sediman kontrolü
yapıları ve uygulamaları ile taşkın kontrolü sağlanabilir. 
 
Yüzey suyunun kirlenmesine karşı alınacak önlemler aşağıda sunulmaktadır:
 
-  Proje planının, drenaj desenlerine etki ve kirlenme potansiyelini azaltılmasına göre
tasarlanması;
-  Kuşaklama kanallarında ve su tutmada uygun önlemler sağlamak;
-  Su yönetim planı, uygun görülmüş önlemlerden en iyi  şekilde fayda sağlamak için
tasarlayıp uygulamak.
 
Yukarıda bahsedilen su yönetim planı aşağıdaki şekliyle uygulanmalıdır:
 
-  Temiz suyu, kontamine sudan ayırıp muhafaza etmek;
-  Kontrolsüz deşarjları önlemek;
-  Kontamine suyun yeniden kullanımını en yüksek seviyede tutmak; ve
-  Su kullanımında verimliliği arttırmak.
 
 
Ayrıca, unutulmamalıdır ki, kirlenmenin önlenmesi, sonradan iyileştirme çabalarına mecbur
kalmaktan daha iyidir ve deşarj edilecek su, yönetmeliklerde (SKKY,vb.) belirtilen su kalitesi
standartlarına uymalıdır.
 
Yeraltı Suyu
 
Maden drenaj suyu, evsel atık su ve yağış akıntısının arıtılması şartı getirilmeli, sızma ya da
dökülmenin (yağ, lübrikan ve temizleme çözeltileri) olduğu alanlarda temizleme yapılmalı,
deşarj edilecek suların su kalitesi standartları belirlenmeli ve istihracın devam ettiği stratanın
altındaki akiferlerin zarar görmesi engellenmeli veya minimize edilmelidir. 
 
Yeraltı suyunun kirlenmesine karşı alınacak önlemler aşağıda sunulmaktadır:
 
-  Astar, sızıntı izleme ve akış kontrolü dahil olmak üzere atık yığınlarının inşaat ve
yönetiminin düzgün olarak gerçekleştirilmesi için şartların sağlanması,
-  Açık ocaklarda asit kaya drenajı (AKD) oluşum potansiyelinin değerlendirmesi ve
uygun oldukça yönetim veya artıma prosedürlerinin uygulanması,
-  Kaya depolama alanı için; sızıntı potansiyelini minimize etme amacıyla temel
hazırlığı ve itinalı kaya yerleştirme dahil uygun inşaata ek olarak açık ocakta devam
eden AKD’nin değerlendirilmesi.
 

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Hava Kalitesi

Hava kalitesinin korunması için alınacak önlemler aşağıda sunulmaktadır:
 
-  Patlatmaların yönetmeliklere ve kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi;
-  Toz bastırıcı önlemlerin alınması;
-  Dizel/benzinle çalışan ekipmanlara uygun bakımın yapılması, hız sınırlaması
getirilmesi;
-  Tüm yakıt transfer noktalarında hidrokarbon buharı kontrolünün yapılması.
 
Gazların potansiyel emisyonları dikkate alındığında; aracın/makinenin egzoz emisyonunun
azaltılması, kullanışlı ekipman bakım programının uygulanmasıyla mümkündür. Proses
tesislerinde gaz ve duman üretimi,  şirket politikası ve güvenli çalışma ortamı sağlama
zorunluluğuna uygun olarak benimsenecek sağlık ve güvenlik prosedürleri altında
detaylandırılmalıdır.
 
Toz oluşumu, madencilik işletmelerinde çevresel yönetimin en önemli konularından biri
olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda alınması gereken toz bastırıcı önlemler:
 
-  Biriktirilen yığınlarda, kazılarda ve yığınların işlenmesi esnasında spreyleme
yapılması;
-  Patlatma deliği delme tabancaları üzerindeki toz tutma sisteminin kullanılması ve bu
sondaj tozunun uzaklaştırılması;
-  Toprağın yeniden bitkilendirilmesi ve bu işlemlerin uygun bir şekilde yapılmasıdır.
 
Toprak ve Arazi Kullanımı
 
Toprak ve arazi kullanımındaki etkileri azaltıcı önlemlerle ilgili aşağıda belirtildiği gibi üç
aşamalı yaklaşım vardır:
 
-  Proje oluşturulurken, izdüşümünün küçük tutulması;
-  Projenin işletilmesinde toprağın olası kirliliğinin en aza indirilmesi;
-  Proje sahası kapatılırken, toprak kaynakları ve arazi kullanımı üzerinde uzun-dönemli
etkilerin en aza indirilmesi. 
 
Flora ve Fauna
 
Flora ve fauna üzerindeki etkileri azaltıcı önlemlerde habitat bozulması ve kaybı, bitki
örtüsünün zarar görmesi üzerinde durulmalıdır. Doğal yaşamın kaybı ve zarar görmesi
aşağıdaki önlemlerle azaltılmalıdır: 
 
-  Toz ve duman salınımlarına karşı etki azaltıcı önlemler;
-  Yüzey drenajı kontrolü;
-  Proses suyunun deşarjının önlenmesi;
-  Pasanın uygun bir şekilde depolanması;
-  Yığınların su akışlarına karşı koruyucu bir destekle uygun bir şekilde hazırlanması;
-  Kazayla olan dökülmelerden ve deşarjlardan kaçınma veya bunları temizleme
yöntemleri.
 
Ek olarak, yaban hayvanlarının geçtiği yollara işaret koymak, sürücüleri bilgilendirmek,
uyarmak ve yol alt geçitleri inşa etmek gibi önlemler alınabilir.
 

Sosyo-ekonomi
 
Etkilenmesi muhtemel topluluklar üzerinde sosyo-ekonomik çalışmalar yapılmalı, hizmetler,
ve altyapı sistemleri üzerindeki olası etkiler tanımlanmalıdır.
 
Yerel halk ile işbirliği projenin en başından geliştirilip sonuna kadar sürdürülmelidir. Proje
çalışanları topluluğun faaliyetlerine katılmaya teşvik edilmeli, sürdürülebilir kalkınma, sağlık
ve güvenlik planları ile ilgili olarak halk bilgilendirilmelidir.
 
Beşeri Değerler
 
Yerleşimcilerin gürültüden rahatsız olması, uygun patlatma işlemleriyle, optimum miktarda
patlayıcı kullanılarak, geceleri ya da sabah erken saatlerde patlatmalardan kaçınılarak en aza
indirgenebilir. 
 
Arkeolojik Alanlar
 
Maden sahası civarındaki anıtlar ve tarihi eserler araştırılmalıdır. Maden sahasına gerekli
olmayan girişler kısıtlanmalıdır.
 
Görsel
 
Görsel kirlilik, toprak seddi, bitki perdesi kullanımıyla azaltılabilir. Görsellik üzerindeki
etkiler, bitki örtüsü ve temizlenmiş arazi arasındaki zıtlığı azaltıcı önlemler, zıt renklerden
kaçınmak ve Faaliyetin kapanması aşamasında doğaya yeniden kazandırma faaliyetleri
gerçekleştirilmelidir.

 
8  İZLEME
 
Açık Ocaklar
 
Açık ocaklarda, hava kalitesi (partikül madde ve ekipman emisyonları), yeraltı suları (su
tablasının düşmesi), sismik (patlayıcı) titreşimler, maden ocağı duvarının eğimi ve duraylılığı,
yüzey suyu akışı ve kalitesi (özellikle sediman bakımından), maden drenajları, sıhhi atıklar,
madencilikte karşılaşılan ekonomik değeri olmayan atıkların tanımlanıp ayrılması, toksik
atıkların bertarafı ve yönetimi, proje sınırları içindeki radyoaktif madde miktarları dikkate
alınmalıdır. 
 
Cevher İşleme Faaliyetleri
 
Cevher işleme sahalarında, atık yığınlarının ya da havuzlarının başlıca sorunları: a) çok kirli
suyun yığınlardan sızıntı yaparak yüzey veya yeraltı suyunu kirletmesi; b) yığınların
kenarlarından aşınıp kayan atıkların toprağı ve bitki örtüsünü kirletmesi; c) atıkların içeriğinin
yeniden yapılandırılan bitki örtüsüne zarar vermesi; d) rüzgar erozyonundan doğan
partiküllerin hava kirliliğine neden olması; e) şlamın kurumasının uzun süre almasıdır ve bu
sonuçları engelleyici izleme yönetim planları oluşturulmalıdır. 
 
Doğaya Yeniden Kazandırma Çalışmaları
 
İzlemenin ve iyileştirmenin ihtiyaç duyduğu hususlar arazi yüzeyinin restorasyonu (drenaj,
eğim, süreklilik), bitki örtüsünü yeniden kazandırma, (örtü ve çeşidi), yeraltı suyu
(iyileştirilmesi, nitelik), yüzey suyu kalitesi kontrolünü kapsayacaktır.
 
Yukarıda bahsi geçenlere ek olarak Dünya Bankası standartlarında bir izleme programı
hazırlanmalıdır. Bu program içerisinde:
 
–  İzlenecek parametre
–  İzlenecek parametrenin yeri
– Parametrenin nasıl izleneceği/ izleme ekipmanının tipi
–  Parametrenin ne zaman izleneceği- izleme sıklığı ve toplam izleme süresi
–  Parametrenin izlenme nedeni
–  İzleme metodolojisi
–  İzleme maliyeti
–  İzlemeden kimin sorumlu olduğu yer almalıdır

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Resmen seminer bitirme kadar etkili bir konu olmus değerlendirin bence genc arkadaslar bole şeyler kacmaz ;)

Tags: