----------------------- ---------------

Gönderen Konu: Çevre Terimleri Sözlüğü  (Okunma sayısı 2640 defa)   Share 

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Çevre Terimleri Sözlüğü
« : 05 Nisan 2009, 00:36:25 »
0
ABS 1. Alkil benzen sulfonat: deterjanlara eklenen, biyo- bozulmaya dirençli, kararli bir
yüzey aktif madde. 2. Akrilonitril-butadien-stiren (bir tür plastik madde).

ACI SU [ Brackish ] Hafif tuzlu su.

AÇIGA ÇÖP DÖKME [ Open dumping ] Atiklarin rahatsiz edici kokulara, su, toprak ve
hava kirliligine yol açacak biçimde alanlara dökülmesi.

AÇIK ALAN [ Open space ] Ya imar görmemis ya da konutlardan ve diger yapilardan
nispeten arinmis toprak parçasi; insanin faaliyet gösterdigi çevrenin karsiti olan arazi de
bu kavrama dahildir.

AÇIK BOSALTIM [ Outfall ] Islem görmüs ya da görmemis atik suyu ya da diger sivi
atiklari dogrudan dogruya alici ortama ileten tasiyici ya da boru hatti.

AÇIK MADEN OCAGI ISLETMECILIGI [ Open-cast mining= Strip mining ]
Kömürün ya da diger madenlerin sig derinliklerden topragin ve kayanin üst katmani
kaldirilarak çikarilmasi. Yüzey madenciligi olarak da adlandirilir.

AÇIK YAKMA [ Open burning ] Atik miktarini (hacmini) azaltmak amaciyla çöplük
alanlarinda yakilmasi islemi.

ADIYABITIK SAPMA ORANI [ Adiabatic lapse rate ] Yüksekligin artmasi ile
baglantili olarak isidaki düsme (sapma) orani.

ADSORPSIYON [ Adsorption ] Moleküllerin kati yüzeylere tutunmasi.

AEROBIK [ Aerobic ] Serbest oksijenin varliginda yasayan ya da aktif olabilen
organizma; suda çözünmüs oksijenin oksitleyici olarak hareket ettigi durum.

AEROBIK AYRISMA [ Aerobic decomposition ] Havali kosullarda faaliyet gösteren
mikroorganizmalar veya mantarlarin organik maddeleri ayristirmalari.

AEROSOL [ Aerosol ] Havada asili parçacik biçiminde madde: sivi maddeleri püskürten
basinçli kap.

AFET ALANLARI [ Hazardous areas ] Deprem, heyelan, çig, orman yangini ve taskin
gibi dogal afetlere yatkin alanlar.

AGIR METALLER [ Heavy metals ] Kursun, civa, çinko vb. gibi çevre açisindan
tehlikeli nitelik tasiyan metaller.

AGIRLIKSAL AKIS [ Gravity flow ] Asinmayi ve asiri basinci önleyecek azami hizda
kesintisiz akisa olanak saglamak amaciyla belirli bir asgari egimle yerlestirilmis borulara
sahip aritma ve su saglama sistemindeki sivi akisi.

AI [ Active ingredient ] Aktif bilesen.

AKISKAN ATIK [ Fluidized bed ] Içinden hava ya da bir gaz üflenen ince
parçaciklardan olusan kati madde yatagi. Üflenen hava ya da gazin denetimi kati
maddenin bir sivi gibi davranmasina yöneliktir.

AKISKAN YATAK YANMASI [ Fluidized bed combustion ] Sivi yakit ya da küçük
kömürün sivilastirilmis yatakta yakilmasi. Bu süreç daha düsük isida yanmanin
olusmasini sagladigindan, daha az miktarda nitrojen oksit üretimine yol açtigi gibi, sürece
kireçtasi ilavesi ile de kükürt oksitlerin yatak izinde olusmayarak atmosfere atilmasi
olanagini ortadan kaldirir.

AKISKANLIK (KIVAM) [ Viscosity ] Sivinin akis hizini belirleyen özelligi.

AKIFER [ Aquifer ] Suyun çok uzak mesafelere gitmesini saglayan, yer alti sularini
pinarlara ve kuyulara ileten gözenekli toprak ya da jeolojik olusum.

AKTIF ÇAMUR SÜRECE [ Activated sludge process ] Atik su aritma tesislerinde
kullanilan, aerobik biyolojik aritma süreci.

AKTIF KARBON [ Activated carbon ] endüstriyel baca gazlarindan kaynaklanan
kokularin ve zehirli maddelerin giderilmesine yönelik adsorbsiyon sürecinde kullanilan
madde.

AKUSTIK ÇEVRE [ Acoustical environment ] Belli bir ses kaynagini kusatan
çevre.

ALBEDO [ Albedo ] Yeryüzünün günes isigini yansitma yüzdesi. Havadan alinan bir
örnekteki katilarin yansitici niteligiyle ilgili bir ölçü.

ALÇAK ARAZILER [ Bottom lands ] Bir akarsi kanalina bitisik ve ondan biraz yüksek
arazi.

ALD [ Approximate lethal dose ] Yaklasik öldürücü doz.

ALDRIN [ Aldrin ] Özellikle DDT'ye dirençli zararlilara karsi etkili olan, klorlu
hidrokarbon pestisit.

ALERJI YAPICILAR [ Allergenics ] Alerjiye yol açan maddeler.

ALFA RADYASYON [ Alpha radiation ] Nispeten düsük bir nüfuz gücüne sahip
radyasyon. Bk. Beta radyasyon, Gamma radyasyon.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #1 : 05 Nisan 2009, 00:38:02 »
0
ALICI [ Receptor ] Kirlilikten dolayi belirli risklere maruz bulunan canli ya da cansiz
nesne.

ALICI SULAR [ Receiving waters ] Islemden geçirdikten sonra sivi ya da kati
kirleticilerin içine bosaltildigi su olusumlari.

ALINTI [ Borrow ] Bir baska alanda dolgu malzemesi olarak kullanilmak üzere bir
yerden (alandan) kazilip alinan malzeme.

ALISMA [ Acclimatization ] Canli bir organizmanin yeni bir çevreye alisma ya da o
çevreye dayanikli hale gelme süreci.

AMONYAK [ Ammonia ] Endüstriyel süreçlerde ve gübre üretiminde kullanilan zehirli,
tahris edici gaz.

AMONYAKLAMA [ Ammonification ] nitratlarin ve nitritlerin bakterilerce amonyum
bilesiklerine indirgenmesi.

AMONYAKLAYICI BAKTERILER [ Ammonifying bacteria ] Atik sularda veya kati
atiklarda amonyak açiga çikaran bakteriler.

ANA KANAL [ Main sewer ] Büyük bir bölge için kollektör islevi gören lagim kanali.

ANAEROBIK [ Anaerobic ] Serbest oksijenin bulunmadigi kosullarda yasama ve
büyüme yetenegine sahip organizma; serbest oksijenin bulunmadigi kosullar.

ANAEROBIK AYRISMA [ Anaerobic decomposition ] Havanin bulunmadigi
kosullarda faaliyet gösteren mikroorganizmalarin organik maddeleri ayristirmasi.

ANAEROBIK ÇÜRÜME [ Anaerobic digestion ] Organik yükü yüksek atik suyun
havasiz kosullarda aritilmasi süreci. Tarim topraginda kullanilmasini saglamak için bazi
organik atiklarin pis kokusunun giderilmesi süreci.

ANC [ Acid-neutralizing capacity ] Asit etkisizlestirme kapasitesi.

ANHIDRIK [ Anhydrous ] Suzus.

ANOKSIYA [ Anoxia ] Oksijen yetersizligi.

ANTAGONISTIK ETKI [ Antagonistic effect ] Ters sinerjistik etki. Bileskenin
birimlerinin herbirine göre daha az etkili olmasi.

ANTIMIKROBIYAL [ Antimicrobial ] Mikrobiyal büyümeyi önleyen kimyasal ya da
biyolojik maddeler.

AOM [ Active organic matter] Aktif organik madde

ARITMA [ Treatment ] Atik su veya gazlarin kirleticilerden temizlenmesi islemlerinin
tümü.

ARL [ Annual release limit ] Yillik bosaltma siniri.

ARTMA [ Accretion ] Cansiz maddenin dis yüzeyine dogal etkilerle çesitli maddelerin
eklenmesiyle olusan büyüme süreci.

ASBEST KIRLILIGI [ Asbestos pollution ] Çimento sanayiinden ve otomobillerdeki
fren balatalarinin asinmasindan kaynaklanan emisyonlarin yol açtigi asbest kaynakli hava
kirliligi.

ASIDOFILIK [ Acidophilic ] Asitte ya da asitli kosullarda yasayan.

ASIT TORTULLANMASI [ Acid deposition ] Normal düzeylerden daha fazla asidite
tasiyan yagisla toprak veya yüzey sularinda pH azalmasi ve asitlesme. Bk. ASIT
YAGMURU.

ASIT YAGMURU [ Acid rain ] Esas olarak sanayi tesislerinden, konutlarin
isitilmasindan ve otomobillerden kaynaklanan, sülfür ve azot oksitleri içeren su buhari
emisyonlarinin yol açtigi asit çökelmesi.

ASITLENME [ Acidification ] Topragin ve suyun asitli emisyonlarla kirlenmesi.

ASITLI TEMIZLEYICI [ Acid pickles ] Metal yüzeyleri temizlemek için kullanilan
endüstriyel atik su.

ASITLILIK PROFILI [ Aciditiy profile ] Belirli bir yerdeki degisen asitlilik
düzeylerinin, geçmis egilimleri de gösteren kayidi.

ASKIDA KATI MADDE [ SS =Suspended solids ] Suda ve lagim suyunda bulunan,
yaklasik 1 mikron büyüklügünde veya daha büyük olmakla birlikte, sözgelimi kum
tanesinden daha küçük katilari ifade etmek için kullanilan terim.

ASINMA [ Abrasion ] Yüzeylerin çesitli nedenlerle asinmasi.

ASINMA (PASLANMA) [ Corrosion ] Genellikle kimyasal etkiyle, bir maddede
zamanla olusan yipranma. Asinmaya yol açan etki maddeleri içinde en çok bilinenleri
sülfür oksitleri ve klor, fluor vb. bilesikleridir.

ATIGIN YENIDEN ISLENMESI [ Waste recycling ] Yeniden kullanmak amaciyla atik
maddelerin toplanmasi ve isleme tabi tutulmasi; kagidin, camin, alüminyumun ve
plastigin yeniden islenmesi gibi.

ATIK [ Waste ] Çevrede baskalasmaya yol açacak miktarda çevreye bosaltilan, sivi, kati,
gaz ya da radyoaktif istenmeyen her tür madde.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2009, 00:39:19 »
0
ATIK GÖMME [ Landfill ] Atigin toprak katmanlari arasina gömülmesinden ibaret,
kati, atik tasfiyesinin en yaygin yöntemi; Atiklarin gömüldügü çukur.

ATIK ISISI [ Waste heat ] Özellikle nükleer enerji santrallerince çevreye birakilan
kullanilmamis isi.

ATIK KOLU [ Waste stream ] Çevreye bosaltilan ve isleme tabi tutulmasi gereken sivi
ve kati atiklarin miktari.

ATIK ÖZÜMLEMESI [ Waste assimilation ] Dogal bir kaynagin bosaltilan atiklari
özümleyerek kendi kendisini temizleyebilmesi.

ATIK SU [ Waste water ] Konutlarin pis su ve lagim sularindan, endüstriyel sivi
atiklardan ve sel sularindan kaynaklanan sivi atik.

ATIK SU YÖNETIMI [ Waste water management ] Insan sagligini ve çevreyi korumak
amaciyla, atik suyun izlenmesi, islenmesi ve tasfiyesiyle ile ilgili sistemler gelistirilmesi
ve uygulanmasi.

ATIK TASINMASI [ Handling ] Sivi ve kati atiklarin toplanmasi ve nakli.

ATIK YAKIMI [ Incineration ] Yanabilen atiklarin denetimli biçimde yakilarak
zararsiz bir kalinti haline getirilmesi islemi. Atik hacmi bu yolla yüzde 80-90 azalmis
olur.

ATIK YÜKÜ TAHSISI ÇALISMASI [ Waste load allocation study ] Bir akarsuya
bosaltilabilecek, özümsenebilir toplam azami günlük atik yükünü belirlemek için yapilan
çalisma.

ATMOSFER KIRLILIGI [ Atmospheric pollution ] temelde insan faaliyetlerinin
sonucu olarak, dogrudan dogruya atmosfere verilen ya da atmosferde kimyasal
tepkimeler sonucu olusan gaz ve partikül maddelerin yol açtigi kirlilik orani.

ATMOSFER BULANIKLIGI (TOZLULUGU) [ Atmospheric turbidity; dustiness ]
Belli bir yerin havasindaki yogunlasmis toz parçaciklari.

ATMOSFERIK SAPMA ORANI [ Atmospheric lapse rate ] Atmosferin alt tabasinda
yüksekligin artmasi ile olusan isi düsmesi orani.

ATOM ENERJISI [ Atom energy ] Nükleer tepkime sirasinda serbest kalan enerji.
Nükleer enerji.

ATOMIK SOGURMA SPEKTROGRAFISI [ AAS=Atomic absorption spectrography
] Bir sivi karisimindaki metal miktarlarini saptayan analiz yöntemi.

AYRISTIRICILAR [ Decomposers ] Biyolojik bozulma yaratan, bakteriler ve mantarlar
gibi ayristirici organizmalar.

AZALTMA [ Abatement ] Kirlilik düzeyini düsürmek için uygulanan yöntem.

AZAMI TALEP DÖNEMI [ Peak demand period ] Bir kamu kurulusunun ya da
topluluga hizmet veren her hangi bir sistemin en fazla hizmet talebiyle karsilastigi
dönem.

AZAMILESTIRME [ Maximization ] Atik olusturmadan kaçinma, buna karsilik
kaynaklardan gerçeklestirilen üretimin niceligini ve niteligini arttirma çalismalarini
içeren koruma önlemi.

AZGELISMIS ALAN [ Depressed area ] Ekonomik ve fiziksel gerileme gösteren
bölge.

AZOT DÖNGÜSÜ [ Nitrogen cycle ] Atmosferdeki azotun bitkiler tarafindan
özümlenmesi, sonra topraktan geçerek atmosfere dönmesi süreci. Azot, proteinlerin
önemli bir bilesenidir ve bu nedenle hem bitkiler hem de hayvanlar için gereklidir.

AZOT OKSIT [ Nitric oxide ] Yanmadan olusan, havaya birakilinca zehirli hale gelen
kirletici madde.

BACA ATIKLARI [ Stack effluents ] Sanayi bacalarindan yayilan gazlar ve asili
parçaciklar.

BACA DUMANI [ Plume ] Bacadan çikan degisik biçimlerde atmosfere dagilan gözle
görülebilir duman emisyonu.

BACA ETKISI [ Chimney effect ] Isidaki degismenin gazlarda yol açtigi yukariya
yönelik hareket.

BACA GAZI [ Flue gas ] Yanmadan sonra bacalardan çikan ve azot oksitleri, karbon
oksitleri, su buhari, sülfür oksitleri, parçaciklar ve birçok kimyasal kirletici madde içeren
duman.

BACA GAZI KÜKÜRTÜNÜN GIDERILMESI [ Flue gas desulfurization ] Bir çok
yöntem kullanilmaktadir. En yaygini gazlarin kireçtasi çözeltisi ile yikandigi ve olusan
çamurun ayrilarak bazi durumlarda içindeki kükürtü kazanmak üzere yeniden isleme tabi
tutuldugu kireçtasi/alçitasi sürecidir.

BAHÇELI KENT [ Garden city ] Baslica özellikleri bitisik yapi düzeni ve çevresinde
yesil kusak olan kent imari.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #3 : 05 Nisan 2009, 00:40:38 »
0
BAKIR BÖLGELER [ Wilderness ] Insan yerlesimlerinin yada uygarliklarinin
ulasmadigi topraklar. Karalarin üçte birinden fazlasi hala bakir bölgedir ve bunlarinen
genisleri Grönland ve Antartika' da bulunmaktadir.

BAKTERI [ Bacteria ] Klorofilsiz, tek hücreli yada ipliksi mikroorganizma; bakteri
havada, toprakta ve denizde ayrisan maddede olustugu ve bozunma sürecine yardimci
oldugu için kirlilik kontrolü açisindan büyük önem tasir.

BALIK KATLIAMI [ Fish kill ] Büyük miktarda baligin topluca imhasi.

BALYALAMA [ Bailing ] Çöpü sikistirarak kati, yüksek yogunluk ta bloklar haline
getirme süreci.

BANKET [ Berm ] Egimli bir yüzeyden gelen drenaji stabilize etmeye yada denetlemeye
yardimci olan, insan yapimi taraça.

BARAJ [ Dam ] Suyun dogal akisina engel olusturarak bir nehrin yada akarsuyun akis
yönünü denetlemeye yönelik duvar, kiyi yada baska tür bir yapi.

BARIYER [ Barrier ] Biyotanin göçme yada günlük hareketini engelleyen etken.

BAT [ Best available tecnology ] En iyi kullanilabilir teknoloji.

BATAKLIGIMSI ALAN [ Bog ] Yogun ötrofikasyon sonucu su kaynakla rinin zengin
organik birikintilerle kaplanarak olusturdugu alan.

BATAKLIK GAZI [ Marsh gas ] Batakliklarda ve turbaliklarda olusan gaz ( esas olarak
metan ).

BATAKLIKLAR [ Marshes ] En azindan bellli bir süre haliç ve kiyi sulariyla kaplanan
kara-su alanlari.

BATIRMA [ Sinking] Petrol döküntülerini denetleme islemi; bu islem, kum, tebesir,
islenmis uçucu kül, çimento tozu vb. kullanilarak petrolün fiziksel olarak batirilmasi ile
gerçeklestirilir.

BATYAL [ Bathyal ] Göllerin ve okyanuslarin en derin tabakasiyla ilgili.

BDL [ Below detection limit ] Saptama sinirinin altinda.

BEKLETME HAVZASI [ Detention basin ] Taskini önlemek için sel suyunu denetimli
biçimde tutup birakmaya yönelik havuz yada depo.

BEKLETME SÜRESI [ Detention period ] Birim hacimdeki bir sivi yada gazin akis
sürecinde bir tank yada odada tutulma ortalama süresi.

BELEDI KATI ATIK [ Municipal solid waste ] Kentsel alanlardaki konut ve
isyerlerinin, lagim çamurunun da dahil oldugu, kati atiklari.

BELIRTEÇ ( INDIKATÖR ) TÜRLER [ Indicator species ] Bir ekosistemde, küçük
çevresel degisimlere özellikle duyarli olmasi itibariyle, çevre kosullari konusunda bilgi
saglayan ve çevresel tehlikelerle ilgili erken uyarilarda bulunan türler. Bunun bir örnegi
denizmaruludur; deniz marulunun su içinde yogun olarak büyümesi bir ötrofikasyon
süreci belirtisidir.

BENTOS [ Benhtos ] Deniz dibi bölgesinde yasayan yada burada olusmus hayvan ve
bitki yasami.

BENZEN [ Benzene ] Kanser yapan endüstriyel çözücü.

BENZESIM; SIMULASYON [ Simulation ] Dogal bir sürecin laboratuvar kosullarinda
yada bilgisayar modeli kullanilarak sinanmasi.

BENZIPIREN Kömür ve sigara dumaninda bulunan kanser yapici bir hidrokarbon.

BPEO [ Best practicable environmental option ] En kullanisli çevresel seçenek.

BERILYUM [ Beryllium ) Insanlar üzerinde zararli etkilere sahip metalik bir eleman.

BESIN AGI [ Food web ] Karsilikli baglanti içindeki besin zincirleri dizisi.

BESIN BÜTÇESI [ Nutrient budget ] Belli bir yasayan sistem açisindan, alinan yada
kaybedilen gerekli mineral besinlerin miktarlarini belirlemeye yönelik tahmin.

BESIN GIDERME [ Nutrient stripping ] Alici sularda ötrofikasyonu yavaslatmak
amaciyla yada atik suyun yeniden kullanilabilmesi için uygulanan üçüncü derece aritma

BESIN ZINCIRI [ Food chain ] Her halkanin bir öncekinden beslendigi ve enerji
sagladigi, buna karsilik bir sonrakine besin be enerji aktardigi organizmalar zinciri.

BESIN ZINCIRI BASAMAGI [ Trophic level ] Bir hayvanin besin zincirindeki yeri.

BESINLER [ Nutrients ] Bitkilerin ve hayvanlarin büyümesi için gerekli maddeler.

BETA RADYASYONU [ Beta radiation ] Yüksek hizda negatif elektron radyasyonu.

BEZ FILTRE [ Fabric filter ] Endüstrüyel emisyonlardan kaynaklanan tozu ve
parçaçiklari tutan, evlerdeki elektrikli süpürge torbasina benzer, kumastan yapilma aygit.

BIDON [ Skip ] Büyük atik haznesi, konteyner.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #4 : 05 Nisan 2009, 00:41:55 »
0
BINA BAGLANTISI [ House connection ] Atik suyu bir binadan sokaga yerlestirilmis
hatta ileten pis su borulari için kullanilan terim.

BIRIM MÜLKIYETI [ Condominium ] Çok birimli yapida bireysel mülkiyet.

BIRINCIL HAVA KIRLETICILER [ Primary air pollutants ] Atmosfere dogrudan
verilen hava kirleticileri.

BIRINCIL ISLEM [ Primary treatment ] Islenmemis lagim suyunun aritmanin en
yaygin biçimi: kaba ve kati maddelerin ayrildigi ön islem.

BIRLESIK ÜRETIM [ Cogeneration ] Elektrik üretiminde olusan atik isinin isitmada,
sogutmada ve atik su aritiminda kullanilmasi.

BIRLESIK ISI VE GÜÇ [ CHP= Combined heat and power ] Elektrik ve isinin birlikte
üretimi. Terim, atik isi yada hava kullanan santraller içinde kullanilir.

BIRLESIK KANALIZASYON [ Combined sewer ] Atik suyun ve sel suyunun
toplanmasina yarayan tek bir kanalizasyon sistemi.

BIRLESIK TASFIYE [ Codisposal ] Genellikle yanma gerektiren entegre bir islem
yoluyla lagim çukurunun ve kati atiklarin birlikte tasfiyesi yöntemi.

BIRLESIK ZARARLI ORGANIZMA DENETIMI [ Integrated pest management ]
Zararli organizmalarin yayilmasini biyolojik, kültürel ve kimyasal yaklasimlari
birlestirerek denetleme yöntemi. Özellikle, en azindan bir kimyasal ilaca karsi direnç
kazanmis organizmalarla mücadelede kullanilir.

BITKI ÖLDÜRÜCÜ [ Herbicide ] Zararli ot öldürücü ve yaprak dökücü olarak
kullanilan kimyasal madde.

BIYOAKÜMÜLASYON [ Bioaccumulation ] Biyoyogunlasma.

BIYOBOZULMAYA UGRAMAZ [ Nonbiodegradable ] Bakterilerin ayristiramadigi
organik madde.

BIYODENEME [ Bioassay ] Potansiyel olarak zehirli bilesiklerin niteliginin ve
gücünün, standart test organizmalariyla etkilesimlerini gözleme yoluyla laboratuvar
kosullarinda denenmesi.

BIYOENERJETIK [ Bioenergetics ] Bitkilerle hayvanlar, bitkilerle bitkiler hayvanlarla
hayvanlar arasindaki enerji aktariminin incelenmesi.

BIYOIZLEM [ Biomonitoring ] Potansiyel olarak zararli bir durumda bitki ve hayvan
yasamindaki farklilasmalari degerlendirmek amaciyla dogal bir ortamin biyolojik
konumundaki degisikliklerin izlenmesi.

BIYOJEOKIMYASAL DÖNGÜ [ Biogeochemical cycling ] Kimyasal elemanlarin
fiziksel çevre ile organizmalar arasindaki döngüsü.
BIYOKIMYASAL OKSIJEN IHTIYACI [ BOD = Biochemical oxygen demand ]
Organik kirliligin bir ölçüsü olarak kullanilan ifade. Bir su veya atik sudaki organik
maddelerin biyokimyasal süreçlerle tam ayrismalari için bu islemi yapan
mikroorganizmalarin, suyun birim hacimi basina gereksinim duyduklari oksijen miktari.
Evsel atik su isleme süreçlerinin etkinligini ölçmede de kullanilir.
BIYOKÜTLE [ Biomass ] Belli bir alan yada hacimdeki canli organizmalarin toplam
kütlesi yada miktari.

BIYOKÜTLE ENERJISI [ Biomass energy ] Bir biyokütledeki organik atiklar, bitkiler
yada agaç gibi organik maddelerden üretilen enerji.

BIYOLOJIK ARITMA [ Biological treatment ] Atik suyun mikroorganizmalar
kullanilarak aritilmasi.

BIYOLOJIK BÜYÜME (YÜKSELME ) [ Biological magnification ] Besin zincirinin
ardisik düzeylerinde, maddelerin artan miktarlarda birikmesi.

BIYOLOJIK ÇESITLILIK [ Biological diversity ] Organizmalarin çesitlerinin alan
yada hacim birimi basina sayisi; belli bir zamanda belli bir yerdeki türlerin bilesimi.

BIYOLOJIK DENGE [ Biological balance ] Hayvanlarla bitkiler, bitkilerle bitkiler ve
hayvanlarla hayvanlar arasindaki denge.

BIYOLOJIK POTANSIYEL [ Biotic potential ] Bir organizmanin varligini sürdürme
ve üreme yetenegi.

BIYOLOJIK KALKAN [ Biological shield ] Bir nükleer reaktörün personelini ve
çevresini korumak amaciyla, nötronlari ve gamma radyasyonu absorbe etmek (sogurmak)
için nükleer reaktörün merkezi etrafinda insa edilen koruyucu kalkan yada kalin beton
duvar.

BIYOLOJIK YAG DÖKÜNTÜ DENETIMI [ Biological oil spill control ] Sudaki yag
tabakalarini ayristirmak için bakteri kültürlerinin kullanilmasi islemi.

BIYOM [ Biome ] Belli bir dogal ortam ve iklimdeki bütün canli organizmalardan olusan
karmasik topluluk.

BIYOMETRI [ Biometry ] Biyolojik sorunlarin incelenmesinde istatistik yöntemlerin
uygulanmasi.

BIYOSFER [ Biosphere ] Gezegenimizin ve atmosferinin yasam kaynagi bütün
bölümlerini içeren alan.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #5 : 05 Nisan 2009, 00:43:33 »
0
BIYOSIDLER [ Biocides ] Organizmalari öldürme yetenegine sahip kimyasal maddeler;
sterilize ediciler.

BIYOTA [ Biota ] Belirli bir bölgede yada çevrede bulunan bitki ve hayvan yasaminin
bütünü.

BIYOTIK [ Biotic ] Bir çevredeki bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar ile ilgili.

BIYOYOGUNLASMA FAKTÖRÜ [ Bioconcentration factor ] Organizmalarda bazi
kimyasal maddelerin birikme mertebesini ifade eden bir ölçü. Genellikle bu kimyasal
maddeler besin zinciri içinde artarak bulunurlar. Örnek: DDT.

BOD [ Biochemical oxygen demand ] Biyokimyasal oksijen ihtiyaci.

BOP [ Blow -out preventer ] Kaçak önleyici.

BORU ÇIKISI ARITMA [ End-of-pipe treatment ] Emisyon boru hattinin bitiminde
kullanilan aritma tesisi.

BORU HATTI [ Pipeline ] Degisik maddeleri uzak mesafeler ileten, pompalama
donanimi, vanalari ve diger makinalari ile birlikte boru sebekesi.

BOSALTIM [ Discharge ] Çevreye birakilan bütün kirleticiler için kullanilan terim. Gaz
bosaltimlar emisyon, sivi bosaltimlar ise sivi atik (effluent ) diye de adlandirilir.

BOZULMA [ Impairment ] Bir dogal kaynagin kirlenmesi süreci.

BOZULMAMIS ALAN Insan etkinlikleriyle degistirilmemis dogal alanlar.

BÖLGE ISITMASI [ DH = district heating ] Belirli bir sayidaki konut yada isyerine
isitma saglamak üzere, merkezi olarak kurulan sistem.

BÖLGELEME [ Zoning ] Belli amaçlarla bölgelere ayirarak toprak imarinin
denetlenmesi.

BRÜT TABAN ALANI [ Gross floor area ] Bir binanin taban alani toplami.

BSO [ Benzene soluble organics ] Benzende çözülebilen organik maddeler.

BUHAR [ Vapor ] Atmosfer isi ve basincinda sivi yada kati durumda bulunan
maddelerin gaz hali.

BUHARLASMA HAVUZU [ Evaporation pond ] Lagim suyu tasfiyesinde kullanilan
sig ve yapay havuz; bu sistemde atik genis araziler dagitilir ve buharlastirilir.

BULANIKLIK [ Turbidity ] Suda ve havada asili bulunan maddelerin neden oldugu,
günes isinlarinin ortama girme ve bitkilerin büyüme düzeylerini denetleyen, içme suyu
kalitesi açisindan çok zararli ortam kosullari.

BUV [ Backscattered ultraviolet ] Geri saçilmis morötesi.

BÜTÜNSELCI [ Holistic ] Parçalarla bütünler arasindaki organik yada islevsel iliskiyi
vurgulayan ve bir konuyu karsilikli bagimlilik iliskisi içindeki parçalarin bütünledigi tek
bir sistem olarak gören yaklasim.

BÜYÜME TEORISI [ Growth theory ] Kentlerde ve bölgelerde yerlesim, büyüme ve
toprak kullanimi modelleri konusunda kent bilimcilerinin olusturduklari teoriler.

CA [ Carbon absorption or adsorption ] Karbon sogurmasi.

CANSIZ ÇEVRE [ Abiotic environment ] Dogadaki fiziksel ve cansiz kimyasal
unsurlar. Örnek: Toprak, su, atmosfer.

CBD [ Central business district ] Merkezi is bölgesi.

CBSR [ Carcinogen bioassay in small rodents ] Küçük kemirgenlerde kanser yapici
biyo-denemesi.

CCC [ Countercurrent chromatography ] Ters akim kromatografisi.

CFC [ Chlorofluorocarbon ] Kloroflüorokarbon.

CIVA [ Mercury ] Besin zincirlerinde, özellikle tatli su ve deniz organizmalarinda yogun
olarak bulunabilen ve zararli etkilere yol açan zehirli metalik eleman.

CNR [ Composite noise rating ] Bilesik gürültü ölçümü.

CNS [ Central nervous system ] Merkezi sinir sistemi.

COD [ Chemical oxygen demand] Kimyasal oksijen ihtiyaci.

COH [ Coefficient of haze ] Sis katsayisi.

COHb [ Carboxhaemoglobin ] Karboksihemoglobin.

COM [ Complek organic mixture ] Karmasik organik karisim.

CPOM [Coarse particulate organic matter ] Büyük parçacikli organik madde.

C.Q. [ Commercial quality ] Ticari kalite.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #6 : 05 Nisan 2009, 00:44:51 »
0
CÜRUF [ Clinker ] Firinlardaki ergimis kalinti.

ÇALISMA ORTAMI [ Work environment ] Isyerinin kosullari.

ÇALKANTI [ Turbulence ] Gelisigüzel hava veya su sirkülasyonuna neden olan inisli
çikisli devinim. Nedeni genellikle akis alandaki pürüzlülük ve engebeliktir.

ÇAMUR [ Sludge ] Atik suyun aritilmasi sirasinda süzme, çökeltme ya da biyolojik
aritma sonucu olusan yogunlasmis kati.

ÇAMUR SIVISI [ Slurry ] Atik su isleme tesislerinde çamuru tasiyan sivi.

ÇAMUR SINDIRIMI [ Sludge digestion ] Atik su çamurunun biyolojik oksijen
ihtiyacini çevresel yönden kabul edilebilir bir düzeye indirmek amaciyla uygulanan
anaerobik islem.

ÇAMUR TASFIYESI [ Sludge disposal ] Atik su çamurunun nihai tasfiye islemi.

ÇAMURUN YAKILMASI [ Sludge incineration ] Atik su çamurunun hacim yönünden
küçültülüp, islenerek tutusabilirlik kazandirildiktan sonra yakilmasi.

ÇAPRAZ-MEDYA YAKLASIMI [ Cross-media approach ] Çevre sorunlarina,
sözgelimi sadece hava kirliligini degil etkilesim içindeki bütün faktörleri göz önünde
bulundurarak yaklasmak.

ÇENTME (YONTMA) [ Spalling ] Yongalar ya da parçalar haline getirme.

ÇERÇEVE YAKLASIM [ Bubble concept ] Kirletici emisyonlarinin denetimi
baglaminda amaçlanan sinirlamalarin uygulanmasinda, belirli kirleticilerin çikis
kaynaklarindan ziyade bunlarin etkiledikleri alanlarin ele alinmasi gerektigini savunan
yaklasim.

ÇEVRE [ Environment ] Bir organizmanin var oldugu ortam ya da kosullar. Bu çevre
dogal fiziksel ögeleri, ayrica organizmanin etkilestigi insan ürünü kosullari içerir.

ÇEVRE ANALIZI [ Environmental analysis ] Belirli bir arazinin topografik, hidrolojik,
jeolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin incelenmesi.

ÇEVRE DEGERLENDIRMESI [ Environmental assessment ] Bir eylemin ya da
projenin çevre bakimindan yararli olup olmadigini ve çevresel etki raporunun
hazirlanmasi gerekip gerekmedigini belirlemek amaciyla yapilan inceleme.

ÇEVRE DOSTU [ Environment-friendly ] Ürünlerde normal olarak bulunan zararli
ögelerden bazilarini tasfiye etmek amaciyla tasarlanmis ya da degistirilmis ürünleri ifade
etmek için kullanilan terim.


ÇEVRE KORUMA [ Environment protection ] Potansiyel olarak tehlikeli atik
maddelerin çevreye bosaltilmasinin asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amaciyla
kaynaklarin yönetimi.

ÇEVRE KORUMA AJANSI [ EPA= Environmental Protection Agency ] Kirleticiler
ile ilgili tüm kanun ve yönetmelikleri uygulamak ile görevli Amerikan federal kurulusu.

ÇEVRE KALITE HEDEFI [ EQO = Environmental quality objective ] Çevrenin belirli
bir boyutu için amaçlanan kalite düzeyinin ortaya konmasi. Bu düzey ulasilir olmayabilir
ve nicelik olarak ifade edilebilir.

ÇEVRE KALITE STANDARDI [ EQS = Environmental quality standard ] Bir çevrede
bir kirletici için izin verilebilir en yüksek düzey ya da çevrenin bazi vasiflari için kabul
edilebilir en düsük düzey.

ÇEVRE MÜHENDISLIGI [ Environmental engineering ] Çevre mühendisligi, çevrenin
korunmasina, kirliligin azaltilmasina vb. elverisli teknoloji sistemlerinin tasarlanmasini
ve çevre süreçlerinin incelenmesini, ayrica belirli binalarin bu açidan iç tasarimlarinin
gerçeklestirilmesini içerir.

ÇEVRE SORUNLARI BILIMSEL KOMITESI [ SCOPE= Scientific Committee on
Problems of the Environment ] Baslica ilgi alani çevreyi iyilestirmek ve kirlilikle ilgili
çesitli sorunlari incelemek olan uluslararasi kurulus.

ÇEVRE YOLU [ Beltway ] Kentsel bir alani çevreleyen, ana ulasim arterlerine bagli yol.

ÇEVRE YÖNETIMI [ Environmental management ] Toprak , su ve hava gibi dogal
kaynaklarin çevresel açidan kabul edilebilir uygulamalar yoluyla kullanilmasi.

ÇEVRE YÖNÜNDEN DUYARLI ALAN [ ESA= Environmentally senstive area ] Bir
ülkenin dogal yerlesimleri ve süregelmekte olan tarimsal etkinlikleri korumak ya da
modern, yogun tarimdan geleneksel olana geçmek için özel önlemler almak geregini
duydugu alanlar için kullanilan terim.

ÇEVRESEL ETKI DEGERLENDIRMESI [ ELA = Environmental impact assessment
] Yeni gelisme ve projelerin çevreye olabilecek sürekli ya da geçici potansiyel etkilerinin,
sosyal sonuçlari ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve
degerlendirilmesi.

ÇEVRESEL ETKI RAPORU [ Environmental impact statement ] Çevresel etki
degerlendirmesi çalismalarinin sonuçlarini içeren detayli rapor.

ÇEVRILME (INVERSIYON) [ Inversion ] Atmosferin asagi tabakalarinda gerçeklesen
ve soguk hava katmaninin daha yukaridaki sicak hava katmani tarafindan tutulmasiyla
olusan atmosfer olayi, Rüzgar olmadigi zaman, kirleticilerin dagilmasi olanagi
bulunamaz ve büyük hava kirliligi olaylari gerçeklesebilir.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #7 : 05 Nisan 2009, 00:46:21 »
0
ÇIKIS KANALI [ Outlet channel ] Sivi atigi toplayip götürmeye yarayan su yolu ya da
drenaj kanali.

ÇIKIS-YERIVARIS YERI ARASTIRMASI [O-D Survey = Origin destination survey
] Bir ulasim planlama teknigi.

ÇINKOLU SU KIRLILIGI [Zinc water pollution ] Galvanizleme, polimer isleme ve
diger uygulamalarin sonucu olarak end üstriyel atik suda ortaya çikan kirlilik.

ÇOCUKLARA DOKUNMAZ [ Childproof ] Çocuklar için tehlikeli olmayan.

ÇOK AILELI KONUT [ Multifamily dwelling ] Iki ya da daha fazla aile birimini
barindiran konut.

ÇOK ÇIKISLI KIRLETICI KAYNAK [ Nonpoint source ] Su kirliligine katkida
bulunan, yüzeysel su ya da yagmur akintisi gibi, yayilmis ve iç içe geçismis akintilar.

ÇÖKELME [ Precipitation ] Elektrik alan etkimesi ya da isisal degisme sonucunda,
parçaciklarin içinde asili bulunduklari gaz akintisindan ayrilmasi islemi.

ÇÖKELTME [ Sedimentation ] Katilarin yer çekimi nedeniyle çökelmesi dogal süreci;
atik suyun isleme tabi tutulmasinda, erozyon güçleri araciligiyla parçaciklarin ayrilmasi
ve tasinmasi süreci.

ÇÖKELTME TANKI [ Sedimentation tank ] Çökeltilebilir katilarin atik sudan ayrildigi
atik su isleme tesisinin bir bölümü.

ÇÖLLESME [ Desertification ] Genellikle asiri otlatma, yaygin ormansizlastirma ya da
aykiri tarim ve sulama uygulamalari sonucunda topragin çöl haline gelmesi sürece.

ÇÖP [ Garbage ] Evlerden ya da ticari amaçla gida hazirlanmasi ve kullanilmasindan
kaynaklanan hayvan, sebze ve meyve atigi; genelde tüm atik ürünler için kullanilir.

ÇÖP BOSALTMA [ Tipping ] Çöpün açik alanlara dökülmesi.

ÇÖP ISLAHI [Refuse reclamation ] kati atigin yararli ürün haline getirilmesi.

ÇÖPLÜK [ Dump site ] Çöp gibi kati atiklarin bosaltilip üstü açik birakildigi atik tasfiye
alani.

ÇÖZÜNMÜS OKSIJEN [CD = Dissolved oxygen ] Su veya atik su içinde çözünmüs
halde bulunan oksijen miktari.

ÇÜRÜME [ Putrefaction ] Anaerobik haldeki maddenin organik ayrismasi; bu süreç
sonunda kötü kokulu gazlar ve oksitlenmesi tamamlanamamis ürünler olusur.

ÇÜRÜME VE ÇÜRÜTME [ Digestion ] Enzimlerin etkisiyle organik dönüsmesini
ifade etmekte kullanilan, atik su aritimiyla ilgili terim. Örnek: Lagim çamurunun
anaerobik çürütülmesi.

DAGILMA [ Dispersion ] sözgelimi, bir dogal kaynaktaki yogunlasmis kirleticinin
yayilma süreci.

DAGINIK YAYILMA [ Sprawl ] Kentsel gelismenin civardaki kirsal kesime dogru
denetimsiz yayilmasi.

DALGA GÜCÜ [ Wave power ] deniz suyu devinimlerinin olusturdugu gücün enerji
üretiminde kullanilabilecegi, potansiyel yenilenebilir enerji kaynagi.

DALGAKIRAN [ Jetty ] Bir limani akintilarindan ve gelgitlerden korumak amaciyla
gelgite açik koylarda, göllerde ya da irmaklarda gerçeklestirilen yapi.

DAMITMA TESISLERI [ Distillation plants ] Tuzlu suyu içme suyuna dönüstüren
büyük ölçekli tesisler.

DAMLATMALI FILTRE [ Trickling filter ] Atik suyun aritilmasi sürecinde ikincil
aritma tesislerinde kullanilan biyolojik filtre. Filtre, atik suyun püskürtüp serpildigi 5-10
cm boyutunda taslardan olusan 1-2 m derinliginde ve 10-30 m çapinda bir yataktir. Taslar
arasinda büyüme olanagi bulan mikroorganizmalar, akis süresi içinde organik maddeleri
ayristirirlar.

DARBE ÖLÇER [ Impactor; Impinger ] Maddeleri çarpma (darbe) noktasinda toplayan
ve ölçen alet.

DAYANIKLI KIMYASALLAR [ Persistent chemicals ] Zararsiz hale getirilmelerini ya
da giderilmelerini saglayacak biyolojik ve kimyasal süreçlere karsi dirençli toprak ve su
kirleticileri. Bunlara örnek olarak kursun, bakir, arsenik, ya da tarim ilaçlari, sert
deterjanlar (biyolojik olarak bozunmayan) ve radyonüklidler (radyoaktif çekirdekler)
gösterilebilir.

DBA [ Decibel A ] Desibel A.

DDT [ DDT ] Diklorodifeniltrikloretan'in kisa yazilisi; son derece kuvvetli bir böcek
öldürücü. Kalintilari yaklasik 15 yil varligini sürdürür.

DEGISIM DERECESI [ Gradient ] Isi, basinç, yogunluk, nem gibi çevreyi etkileyen bir
niceligin degerindeki degisme.

DEMOGRAFI [ Demography ] Genellikle istatistik teknikler kullanilarak nüfusun
incelenmesi.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #8 : 05 Nisan 2009, 00:47:40 »
0
DEMOGRAFIK GEÇIS [ Demographic transition ] Genellikle ekonomik ve toplumsal
gelismeye bagli olarak, belli bir nüfusun dogum oraninda gözlenen düsme egilimi.

DENGELI NÜFÜS [ Equilibrium population ] Degismeyen nüfus; belli bir sürede
dogum sayisi ölüm sayisina esit olan nüfus.

DENIZ DIBI BÖLGESI [ Benthic region ] Hem kiyi hem de derin deniz tabani olmak
üzere, bütün okyanus dibini kapsayan deniz bölgesi.

DENIZ DIBI SONDAJI [ Offshore drilling ] Pahali donanim ve yüzer platformlar
kullanarak deniz altindan petrol ve gaz çikarilmasi.

DENIZ EKOSISTEMI [ Marine ecosystem ] Okyanuslarin ve denizlerin ekosistemleri;
pellajik ve bentik bölümler olarak ikiye ayrilir.

DENIZ ISI ENERJISI ÇEVRILMESI [ Ocean thermal energy conversion ] Deniz
yüzeyinde günesle isinan su ile yüzeyin altindaki soguk su arasindaki isi farklarindan
yararlanmak suretiyle enerji üretilmesi yöntemi.

DENIZ KIRLILIGI SÖZLESMESI [ MARPOL = Marine Pollution Convention ]
uluslar arasi Deniz Kurulusunun (IMO) önderliginde kabul edilen ve yakit tasiyan
tankerlerin deniz kirliligine yol açmalarini önlemek amaciyla olusturulan sözlesme.

DENIZ KIRLILIGINI ÖZLEME PROGRAMI (MARPOLMON) [Marine Pollution
Monitoring Programme ] Deniz Kirliligi Sözlesmesinin bir uygulamasi.

DENIZ SEDDI [ Seawall ] Sahili koruyan ve iç kisimlara yönelik taskinlari önleyen,
sahil seridindeki saglam duvar.

DENIZE ÇÖP DÖKME [ Ocean dumping ] Lagim çamuru, taranmis materyal, sanayi
atiklari ya da diger maddelerin de içinde bulundugu atiklarin denize dökülmesi.

DEPREM ZARARLARININ AZALTILMASI [ Earthquake hazard mitigation ]
tahmin, uyari sistemleri ve özellikle depreme dayanikli yapi insaasi gibi yöntemlerle,
depremlerin insan yasamina ve mallara verebilecegi zararlarin asgariye indirilmesi.

DERIN DENIZ DIBI BÖLGESI [ Abyssall-benthic zone ] Okyanusun en derin yerleri.

DERME ÇATMA KONUT [ Jerry built housing ] Genellikle hemen kâr etmek için
yetersiz malzeme ve isçilikle insa edilen konut.

DESIBEL [ Decibel ] Sesin siddetinin ölçülmesinde kullanilan uluslar arasi birim.
Kisaca dB olarak yazilir.


DETERJANLAR [ Detergents ] Yaygin olarak kullanilan, yüzey aktif temizleme
maddesi. Bakterileri ve organizmalari da yok eden deterjanlar su kirliliginin baslica
nedenlerinden biridir.

DETRITUS [ Detritus ] Göllerin dibini ya da ormanlarin tabanini zenginlestiren ayrismis
madde.

DEVRI SÜREÇ [ Circular process ] Atiklarin yeniden islenip kullanilir hale getirilmesi;
atiklarin yeniden kullanimi.

DEVRIDAIM [ Flow through ] Kesintisiz dolasim.

DEZENFEKSIYON (MIKROPSUZLASTIRMA) [ Disinfection ] Hastalik yapici
organizmalarin, sözgelimi, klorlama yoluyla yok edilmesi.

DIS KAYNAKLI KIRLILIK [ Imission ] Uzaktaki bir hava kirlilik kaynagi nedeniyle
olusan yerel hava kirliligi.

DIS KITA SAHANLIGI [ OCS = outer continental shelf ] Bir ülkenin kiyilarinda, birkaç
kilometreden 400 kilometre uzakliklara kadar uzanabilen; ve genellikle ait oldugu
ülkenin, petrol, gaz ve mineral kaynaklari bakimindan yararlanma hakkina sahip oldugu
kabul edilen deniz bölgesi.

DISKI ORGANIZMALARI [ Fecal coliform organisms ] Insanlarin ve hayvanlarin
bagirsaklarinda bulunan bakteri grubu; bu organizmalarin çevre sularindaki varligi,
hastalik yapan organizmalarin da bu sularda varliginin isareti olarak kabul edilmektedir.

DISSALLIKLAR [ Externalities ] Baskalarinin etkinliklerinin bir sonucu olarak bir
toplumsal grubun ödemek zorunda kaldigi sosyal maliyet ya da elde ettigi sosyal fayda.

DIELDRIN [ Dieldrin ] Oktaloks diye de bilinen, klorlu hidrakarbonlar sinifindan beyaz
kristalimsi tarim ilaci. Birçok hasarat açisindan zehirli etkiye sahip ve bazi kuslar için de
öldürücüdür.

DIFFÜZÖR [ Diffuser ] Gaz veya siviyi karistirildigi ortama daha iyi dagitmak amaci ile
kullanilan ve besleme borusunun ucunda bulunan ince delikli aygit.

DIMETIL SÜLFIT [ DMS ] Oksitlendiginde asit tortulanmasina katkida bulunan,
kirlilik kosullarinda artan, planktonlarin ürettigi kimyasal madde.

DINLENME SISTEMI [ Recreation system ] Topluluga dinlenme eglenme olanakla ri
saglayan tesislerin ve programlarin bütününü ifade etmek için kullanilan terim.

DIOKSIN [ Dioxin ] Bitki öldürücülerde bulunan, son derece zehirli maddeler kümesi.

DIC [ Dissolved inorganic carbon ] Çözünmüs inorganik karbon.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #9 : 05 Nisan 2009, 01:39:55 »
0
DIP [ Dissolved inorganic phosphorus ] Çözünmüs inorganik fosfor.

DISTROFIK GÖLLER [ Dystrophic lakes ] Çok düsük kireç içerigine ve yogun
humusa sahip bundan dolayi da suyun kahverengi renk aldigi göller.

DIYALIZ [ Dialysis ] Atik su aritiminda kullanilan, büyük organik parçaciklari
küçüklerden ayirma yöntemi.

DM [ Dry matter ] Kuru madde.

DO [ Dissolved oxygen ] Çözünmüs oksijen.

DOBSON BIRIMI [ Dobson unit ] Ozon ölçümünde kullanilir; bir dobson birimi,
milimetrenin yüzde birine esittir.

DOGA KORUMA ALANI [ Nature preserve ] Dogal çevrenin koruma ve inceleme
amaçlariyla korundugu alan.

DOGAL AYIKLANMA [ Natural selection ] Bazi organizmalarin belirli bir çevrenin
kosullarina daha iyi uymalarindan ötürü çogalarak yasamlarini sürdürmesi.

DOGAL GAZ [ Natural gas ] Yerkabugunun altinda, belli jeolojik olusumlarla
gerçeklesen, metan ve hidrokarbonlar içeren yakit.

DOGAL KAYNAK [ Natural resource ] Çevrede dogal olarak gerçeklesen su, hava ve
gaz gibi kaynaklar.

DOGAL RADYASYON [Natural radiation ] Esas olarak toprakta ve kayalarda ayrisan
uranyumun yol açtigi, radon gibi gazlar çikaran radyasyon.

DOGRUSAL KIRLETICI KAYNAK [ Line source ] Bir dogru boyunca kirlilik
emisyonu ya da desarji. Tikanik bir çevre yolunda yol boyunca hareket halindeki trafigin
olusturdugu hava kirliligi dogrusal bir kaynak olusturur.

DOGUM HIZI [ Birth rate ] Belirli bir grubun birim zamanda olarak ifade edilen dogum
orani. Belli bir alanda her 1.000 kisilik nüfus basina yillik dogum sayisi ise "kaba dogum
hizi" olarak adlandirilir.

DOGURGANLIK [ Fecundity ] Bir canlinin dogurabilme yetisi.

DOGURGANLIK HIZI [ Fertility rate ] 15-44 yas arasinda, dogurma çagindaki her
1.000 kadin basina düsen canli dogum sayisi.

DOLGU [ Riprap ] Set erozyonunu önlemek için düzensiz biçimde biraraya konmus
kirik kaya, tas ya da betondan yapilma duvar.

DOLGU YAPILANMA [ Infill development ] Kent dokusunda yayilmis haldeki,
genellikle küçük boyutta olduklari için bos kalmis arsalarin konut ya da konut -disi
amaçlarla yapilanmasi.
DOLGU KULE [ Packed tower ] Kirli havanin dolgu maddesi (seramik parçalari, agaç
yongasi vb.) doldurulmus bir kuleden geçirilmesi ve bu arada dolgu materyalinin üzerine
sivi püskürtülerek kirleticilerin sogurulmasi esasina dayali kirlilik denetim aygiti.
DOM [ Dissolved organic matter ] Çözünmüs organik madde.
DMS [ Dimethyl sulfide ] Dimetil sülfit.
DNT [ Dinitrotoluene ] Dinitrotoluen.
DUMAN [ Fumes ] Buharlarin yogunlasmasindan ya da kimyasal tepkimeden olusan,
genellikle 5 mikrondan küçük, solunabilir ve bulut görünümündeki uçucu kati
parçaciklar.

DUMAN [ Smoke ] Sözgelimi kömür gibi bir yakitin eksik yanmasi sonucunda olusan,
minik parçaciklardan ibaret, gözle görülebilir gaz halindeki süspansiyon.

DUMAN ÖLÇER [ Smokemeter ] Baca ve egzos gazlarinin yogunlugunu ölçmeye
yarayan aygit.

DURULTMA [ Clarification ] Çökebilir nitelikteki yüzen kati maddelerin çökeltme,
havalandirma ve süzme yoluyla atik sudan ayrilmasi.

DURULTMA ODASI [ Settling chamber ] Yakma bacalarinda ya da sinai islemlerden
çikan gazlardaki partikül maddelerin ön arit iminda kullanilan ve dogal bir çekme
bacasiyla çalisan oda. Bu oda da iri partikül maddeler yerçekimi etkisi ile çöktürülür ve
toplanir.

DURULTMA TANKI [ Settling tank ] Damlatmali filtre veya aktif çamur süreci
sonunda kismen aritilmis atik suyun, sivi ve kati bilesenlerin ayrilabilecegi biçimde
çökeltildigi tank.

DUV [ Dangerous ultraviolet ] Tehlikeli ultraviyole (morötesi)

DÜNYA ÇEVRE VE GELISME KOMUSYONU [ WCED = World Commision on
Environment and Development ] Ekonomik gelismeyi yadsimayan, ancak dünya çevresini
tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarinin benimsenmesi gerektigini savunan
Brundtland Raporunu hazirlayan, Birlesmis Milletler'in olusturdugu bir komisyon.

DÜSEY KALKIS VE INIS [ VTOL = Vertical takeoff and landing ] Havalanlarinda
alan ekonomisi saglayan ve ayrica geleneksel kalkis ve inislerdeki belli tehlikeleri
gideren düsey kalkis ve inise elverisli uçak.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #10 : 05 Nisan 2009, 01:41:15 »
0
DÜZEY [ Grade ] Yer seviyesi.

EAA [ Electrical aerosol analyser ] Elektrikli aerosol analizci.

EC [ Effect concentration; environmental concentration ] Etki yogunlasmasi; çevresel
yogunlasma.

Ecd [ Electron capture detector ] elektron tutma detektörü.

EDAFIK [ Edaphic ] Toprakla ve onun bitki ve hayvan yasami üzerindeki etkisiyle ilgili.

EF [ Emission factor; enrichment factor ] Emisyon etkeni.

EFEO [ Environmentally favorable energy options ] Çevre yönünden elverisli enerji
seçenekleri.

EIA [ Environmental impact assessment ] Çevresel etki degerlendirmesi.

EIL [ Environmental impairment liability ] Çevresel bozulmanin sorumlulugu.

EKISTIK [ Ekistics ] Insan yerlesimlerini inceleyen bilin dali.

EKMAN TABAKASI [ Ekman layer ] Yakin atmosferde rüzgarin veya okyanuslarda
üst akintilarin yükseklik veya derinlikle yön degistirdigi tabaka.

EKOLOJI [ Ecology ] Organizmalarin birbirleriyle ve çevreleriyle olan iliskileri
inceleyen bilim dali.

EKOLOJIK KONUM [ Niche ] Bir türün yasamini sürdürmesi için gerekli tüm
kosullari saglayan ekolojik yasama ortamindaki yeri,

EKOSFER [ Ecosphere ] Yeryüzünün canlilari içeren bölümü; biyosfer ve karsilikli
etkilesimin söz konusu oldugu atmosfer, hidrosfer ve litosfer kesitli.

EKOSISTEM [ Ecosystem ] Birbirleri ile ve cansiz ortamla iliski içinde olan kendi
içinde yeterli bitki ve hayvan toplulugu.

EKOTON [ Ecotone ] Yagmur ormani ile ona bitisik agaçlik ya da otlak gibi iki ekolojik
topluluk arasindaki geçis alani.

ELEKTRODIYALIZ [ Electrodialysis ] Suyun tuzunun giderilmesinde kullanilan
elektro kimyasal islem.

ELEKTROSTATIK ÇÖKTÜRÜCÜ [ Electrostatic precipitator ] Yüklenmis
parçaciklarin çöktürülmesi süreci ile bu parçalari tasiyan gazin atmosfere birakmadan
önce tabi tutuldugu etkili temizleme yöntemi,

ELEME [ Screening ] Yüzen ve asili duran iri kati maddeleri lagim suyundan bir tür
elek kullanarak gerçeklestirilen ayirma islemi; bir komposttan yabanci maddelerin
ayrilmasi.

EMISYON [ Emission ] Gaz ya da gaz ve partikül karisimlarinin atmosfere verilmesi.

EMISYON ENVANTERI [ Emission inventory ] Belirli bir cografi alanda havaya
bosaltilan baslica hava kirleticilerinin listesi. Listeleme miktar (gün/ton) ve kirlilik
kaynagi göz önüne alinarak yapilir.

EMISYON STANDARDI [ Emmission standard ] Belli kosullarda belli bir kaynaktan
yasal olarak bosaltilabilen azami kirletici miktari. Bosaltim standardi olarak da
adlandirilir.

EN IYI KULLANILABILIR TEKNOLOJI [ BAT = best available technology ]
Maliyeti göz önüne almaksizin ya da uygulanmasinin gerekliligi kanitlanmis, kirliligi
maksimum azaltabilen teknoloji. Optimum teknolojik süreç.

EN KULLANISLI ÇEVRESEL SEÇENEK [ BPEO = Best practicable environmental
option ] Belirli bir ortamda (deniz, hava, toprak ) bir kirleticiye karsi getirilen çözümün
bir diger ortamda kirlilige yol açabilecegi olasiligin göz önünde bulundurulmasi
gerektigini vurgulayan kavram.

EN OLASI SAYI [ MPN = Most probable number ] Kirlenmis sudaki bakterilerin
sayisinin olasilik formüllerine dayali olarak istatistiksel tahmini.

EN YÜKSEK VE EN IYI KULLANIM [ Highest and best use ] Bir yerin (yörenin)
optimal kullanimi.

ENDEMIK [ Endemic ] Belirli bir bölgenin yerli türü.

ENDRIN [ Endrin ] Klorlu hidrokarbonlar sinifindan çok zehirli, genis spektrumlu böcek
öldürücü.

ENDÜSTRIYEL ATIK SU [ Industrial sewage ] Endüstriyel islemlerden olusan atik
su. Ham maddelerden, ürünlerden ya da imalatta kullanilan maddelerden kaynaklanir.

ENERJI DÖNÜSÜMÜ [ Energy conversion ] Bir enerji biçiminin digerine dönüsmesi.

ENERJI KORUNMASI [ Energy conservation ] Insaat yasalari, toprak kullanim
yönetmelikleri, ulasim politikasi ve alternatif enerji kaynaklariyla ilgili olarak enerji
kaynaklarinin denetimli kullanimi.

ENGELLEYICILER [ Inhibitors ] Bir sistemin isleyisini durduran ya da yavaslatan
kimyasal maddeler; bozulmayi önlemek için petrol ürünlerine eklenen maddeler.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #11 : 05 Nisan 2009, 01:42:29 »
0
ENTROPI [ Entropy ] Yararlanilamayan enerjinin ölçümü; bir sistemdeki düzensizligin
düzeyinin ölçümü.

ENZIM [ Enzyme ] Canli maddeye özgü katalizör.

EPA [ Environmental Protection Agency ] Çevre koruma ajansi.

EPIDEMIOLOJI [ Epidemiology ] Bir nüfus toplulugundaki hastaliklarin sikliklarininve
yayginliklarinin incelenmesiyle ilgili tip bilimi.

EQO [ Environmental quality objective ] Çevre kalite hedefi.

EQS [ Environmental quality standard ] Çevre kalite standardi.

ER [ Endogenous respiration ] Iç solunum.

ERISIM DISI ALAN [ Nonattainment area ] Herhangi bir hava kirletici madde
açisindan ulusal hava kalitesi standartlarini asan alan.

EROZYON [ Erosion ] Havanin ya da insanlarin müdahalesi sonucunda kaya
parçaciklarinin ve topragin asil yerlerinden kopmalari, tasinmalari ve baska bir yerde
kalmalari süreci.

ESA [ Environmentally sensitive area ] Çevre yönünden duyarli alan.

ESER ELEMENTLER [ Trace elements ] Havada, suda ve yiyeceklerde çok düsük
yogunluklarda bulunan kursun, bakir, çinko, arsenik, civa ve vanadyum vb. gibi
elementler.

ESMER KÖMÜR [ Brown coal ] Düsük kaliteli kömür; linyit.

ESNEK ZAMAN [ Flexible time ] Degisken çalisma saatleri.

ESBASINÇ EGRILERI [ Isobars ] Hava haritalarinda esit barometrik basinç noktalarini
birlestiren çizgiler; bu çizgiler, kirlilik dagilmasi için önem tasiyan hava akimi detaylarini
olusturur.

ESIK DOZU [ Threshold dose ] Bir maddenin ölçülebilir bir etki yaratmak için
uygulanmasi gereken asgari dozu. Ölçülebilir asgari doz.

ESIK SINIRI DEGERI [ TLV = Threshold limit value ] Bir isçinin maruz kalabilecegi
ve kendisi için tehlikeli olmayan azami kirletici dozu.

ETEK [ Boom ] Sudaki yag serpintilerinin yayilmasini önlemek için kullanilan aygit.

ETOBUR ; ETÇIL [ Carnivore ] Et yiyerek enerji saglayan canli.

EV IÇI ALERJI YAPICILAR [ Indoors allergens ] Hayvan ve bitki artiklari, polen,
spor ve alg (su yosunu) içeren ev içi tozlari.

EVSEL ATIK SU [ Domestic sewage ] Evlerin ve islerlerinin olusturdugu ve
fabrikalarin endüstriyel nitelik tasimayan pis sularinin da dahil oldugu atik su.

EVSEL ATIK SU ARITIMI [ Sewage treatment ] Sagliga ve çevreye yönelik
tehlikenin azaltilmasi amaciyla atik suyun aritilmasi islemi; ilkin mekanik islemlerin
kullanildigi, daha sonra bunu biyolojik ve kimyasal islemlerin izledigi bütünsel bir süreç.

EVSEL ATIK SU ARITMA TESISI [ Sewage treatment plant ] Içinde atik suyun
isleme tabi tutuldugu ve nihai tasfiye asamasina hazirlandigi yan tesis.

FAUNA [ Fauna ] Jeolojik bir dönemle ya da yöreyle ilgili, insanlar disindaki
hayvanlarin tümünün yasami.

FENOLLER [ Phenols ] Tarim ilaçlarinin, eczaciliktaki ürünlerin, sepilemedeki etki
maddelerinin, reçinelerin ve boyalarin üretiminde kullanilan, insan ve su yasami
bakimindan zehirli etki tasiyan endüstriyel atik suda bulunan aromatik bilesikler.

FERAL [ Feral ] Yabani kosullarda yasayan hayvanlar ya da bitkiler.

FITOPLANKTON [ Phytoplankton ] Bitkisel plankton.

FIZIKO-KIMYASAL ARITIM [ Physico-chemical tretment ] Atik su aritiminda
pihtilastirma, yumaklastirma ve çöktürme gibi fiziksel ve kimyasal süreçleri içeren aritim
basamaklarinin tümü.

FLOR [ Fluorine ] Klora benzer, tepkime yapan gaz.

FLORA [ Flora ] Bir jeolojik dönem ya da yöre ile ilgili bitki yasami.

FLORIDLER [ Fluorides ] Flor içeren bilesikler.

FOSFATLAR [ Phosphates ] Bitkiler için gerekli besin niteligi tasiyan ve insan ve
hayvan gidasinin normal bileseni olan fosfor bilesikleri; ayni zamanda lagim suyu ve
tarimsal yüzey akislarinda da olusur ve su olusumlarinda ötrofikasyona neden olur.

FOSIL YAKITLAR [ Fosil fuels ] Kömür, petrol, dogal gaz vb. gibi dogal organik
yakitlarin tümü. Fosil yakitlar bitki ve hayvan maddesinin milyonlarca yil boyunca toprak
altinda ayrismasindan olusur.

FOSJEN [ Phosgene] Renksiz, tahris edici gaz.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #12 : 05 Nisan 2009, 01:43:42 »
0
FOTOKIMYASAL DUMAN [ Photochemical smog ] Endüstriyel islemlerden ve
otomobil egzis gazlarindan kaynaklanan hidrokarbon ve azit oksitleri emisyonlarinin
kirlettigi havada kuvvetli günes isiginin etkisiyle gerçeklesen fotokimyasal tepkimenin
olusturdugu duman ya da pus.

FOTOSENTEZ [ Photosynthesis ] Klorofil içeren bitkilerin atmosferdeki
karbondioksitten ve sudan, günes isigini enerji kaynagi olarak kullanarak karbonhidrat
olusturmasi, serbest kalan oksijenin ise atmosfere birakilmasi süreci.

FOTOVOLTAIK YÖNTEM [ Photovoltaics ] Günüs enerjisi örneginde oldugu gibi,
fotosel kullanarak isiktan elektrik üretme yöntemi.

FPOM [ Fine particulate organic matter ] Ince parçacikli organik madde.

FPC [ Fish protein concentrate ] Konsantre balik proteini.

FREATIK [ Phreatic ] Yer alti suyuyla ilgili.

FREON [ Freon ] Yaygin biçimde kullanilan klorofluorokarbon.

GAC [ Granular activated carbon ] Taneli aktif karbonu.

GAMMA RADYASYON [ Gamma radiation ] Çok kisa dalga boyundaki
elektromanyetik radyasyon.

GARP [ Global Atmospheric Research Programme ] Global Atmosfer Arastirmasi
Programi.

GAZ KROMATOGRAF [ GC = Gas chromatograph ] Bir gaz veya sivi karisimin
içindeki maddelerin ( gazlarin veya uçucu sivilarin ) oranlarini belirleyebilen analiz
cihazi.

GAZ DEZENFEKTAN [ Fumigant ] Gazlastirilmis böcek öldürücü. Genellikle
yapilarda yada seralarda kullanilir.

GCM [ General circulation model ] Genel dolasim modeli.

GECEYARISI ÇÖP DÖKME [ Midnight dumping ] Gizli, yasa disi çöp dökme.

GEMS [ Global Environmental Monitoring System ] Global Çevre Izleme Sistemi.

GEZEREV [ Mobile home ] Su ve elektrigi bulunan, iç imde yasamaya mahsus karavan.

GIDA KATKI MADDELERI [ Food additives ] Gida maddelerine dayaniklilik,
çekicilik, kivami tat yada hazirlama kolayligi saglamak için, hazirlanmalari yada
islenmeleri sirasinda özellikle katilan maddeler.

GIRDAP [ Eddy ] Havanin ve su akimlarinda türbülansin neden oldugu her türlü boyutta
anafor hareketi.

GIRDAP YAYILMASI [ Eddy diffusion ] Çalkantili ( turbulant ) bir akis rejiminde
bulunan yabanci maddelerin moleküler difüzyona kiyasla çok daha büyük bulutlarda
yayilimi.

GIRDI [ Input ] Girdi, kirlilik baglaminda, bir ortamda bulunan ve çevre için zararli
kirleticiler içeren her tür gaz yada sivi atiklari ifade eder.

GIZLI YAGIS [ Occult precipitation ] Potansiyel bir kirlilik nedeni olusturan ve
agaçlarla bitkileri etkileyen, yagmur disindaki nem durumu.

GOR [ Gas/oil ratio ] Gaz/yag orani.

GÖLET [ Pond ] Genellikle gölden küçük ve havuzdan büyük, dogal yada yapay olarak
yapilmis su olusumu.

GRAS [ Generally recognized as safe ] Genellikle emniyetli kabul edilen.

GRI ALAN [ Gery area ] Afet alani; ortalam alan-ekonomik açidan gelismesi bazi
yörelerden daha hizli, bazilarinda daha düsük seyreden ara alan.

GROYN [ Groyne ] Kum hareketlerini önlemek, kum kaybini asgariye indirmek ve belli
bir kumsal kesimini korumak için kiyiya dik olarak insa edilen mendirek.

GRUP [ Cohort ] Ortak bir istatistik nitelige sahip bireylerden olusan bir grubu belirtmek
için kullanilan demografik terim.

GRUP DAVASI [ Class action ] Vatandas davasi diye de adlandirilir. Ortak çikarlara
sahip bir grubun temsilcisi olarak birden fazla kisinin dav açmalari yada haklarinda dava
açilmasi durumu. Genellikle çevre ile ilgili davalarda kullanilir.

GRUP YASAMLILIK YÖNTEMI [ Cohort survival method ] Yas ve cinsiyete göre
ayrilmis nüfus gruplarinin,ölümlülük, dogurganlik ve göç olasiliklari gözönüne alinarak
gelecekteki bir tarih itibariyle yaslanmasini inceleyen nüfus projeksiyonu yöntemi.

GÜBRELER [ Fertilizers ] Ekinlerin büyümesini saglamak için topraga eklenen
maddeler. Dogal inorganik gübreler hayvan gübresi, kompost ve talas içerir; inorganik
gübreler ise ezilmis kireçtasi,alçitasi,kükürt ve kaya fosfati içerir. Bunun yani sira
sentetik olarak üretilen büyük miktarlarda azot, potasyum, fosfor ve sülfür bilesikleri
kullanilir.

GÜNLÜK ÖRTÜ [ Daily cover ] Dökülen kati atigi örtmek üzere bir günde serpilmesi
gereken toprak.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #13 : 05 Nisan 2009, 01:45:21 »
0
GÜRÜLTÜ KIRLILIGI [ Noise pollution ] Insanlar üzerinde olumsuz fizyolojik ve
psikolojik etkiler yaratan, arzu edilmeyen sesler. Gürültü kirliliginin baslica kaynaklari
arsinda uçaklarin çalismasi, yol trafigi, insaat ve agir donanim bulunmaktadir.

GÜRÜLTÜ VE SAYI INDEKSI [ Noise and number index ] Ingiltere'de Heathrow
hava limani yöresinde yapilan bir arastirmaya dayanilarak gelistirilen, uçak
gürültüsünden kaynaklanan rahatsizligin ölçülmesine yönelik indeks.

GW [ Gross weight ] Brüt agirlik.

HALIÇ [ Estuary ] Gel- git olayindan etkilenen genis irmak agzi.

HAREKETLI KAYNAK [ Mobile source ] Otomobil, motosiklet, uçak, gemi gibi
hareket halindeki hava kirliligi olusturucular.

HARITA ÇAKISTIRMA TEKNIGI [ Map overlay rechnique ] Potansiyel deprem
tehlikesi ve toprak geçirgenligi gibi etkenlerin saptanmasi da dahil, toprak kullanimi
planlamasinda kullanilan mekansal verilerin sentezi yöntemi.

HASTALIK YAPICI [ Pathogen ] Hastalik olusturan herhangi bir etki maddesi;
genellikle bu terim, hastaliga yol açan canli bir organizmayi anlatmakla sinirli
tutulmaktadir.

HASTALIK HIZI [ Morbidity rate ] Belli bir dönemde, belli bir alandaki belli bir nüfus
açisindan, belirli bir hastaligin beher 1.000 yada 100.000 kisi basina gerçeklesme orani.

HAVA KALITE STANDARTLARI [ Air quality standarts ] Bir bölgede belirli bir
zaman sürecinde asilmamasi gereken hava kirletici konsantrasyonlari.

HAVA KALITESI YÖNETMELIGI [ Hava kalitesi standartlari ve diger tedbirleri
içeren yönetmelik.

HAVA KALITESININ IZLENMESI [ Air quality act. ] Hava kaynagindan sürekli
örnek alinmasi ve analiz edilmesi.

HAVA KIRLILIGI [ Air pollution ] Toz, gaz, sis, koku, duman yada buhar gibi
kirleticilerin insan, bitki ve hayvan yasamina yada maddi nesnelere zara verecek , yada
yasamdan, maddi nesnelerden rahatça yaralanmasina engel olacak miktar, yogunluk ve
zamanda atmosferde bulunmasi.

HAVA KIRLILIGI DENETIMI [ Air pollution control ] Temiz hav kriterlerinin ve
standartlarinin saptanmasi ve uygulanmasi.

HAVA KIRLILIGI OLAYI [ Air pollution epidose ] Hava Kirliligi Salgini diyede
adlandirilan ve günlerce devam eden akut hava kirliligi olayi.

HAVA KIRLILIGI SÜZGECI [ Air pollution filter ] Baca yada havalandirma
çikislarinda belirligi büyüklüge kadar olan parçaciklari süzen aygit.

HAVA KUSAGI [ Airshed ] Belli bir yörenin atmosfer kusagi ( bölgesi )

HAVA-YER ARA YÜZEYI [ Air-ground interface ] atmosferin alt tabakalarinin yerle
tepkime iliskisi içinde oldugu sinir.

HAVADAKI VE SUDAKI AZOT BILESIKLERI [ Nitrogen compounds in air and
water ] Bunlar havayla suyun kalitesini önemli ölçüde etkiler ve kirliligin baslica
nedenlerini olustururlar.

HAVALANDIRMA [ Aeration ] özellikle atik su aritma sürecinin bir bölümü olarak,
havali kosullarin yaratilmasi amaciyla suya hava verilmesi.

HAVALANDIRMA TANKI [ Aeration tank ] Havalandirma islemini yapildigi tank.

HAVAYLA TASINAN KALINTILAR [ Airborne residuals ] Havadaki duman ve toz.

HAYVANLARA YASAK BÖLGE [ Livestock exclusio n zone ] Büyük ve küçükbas
çiftlik hayvanlarina yasaklanmis bölge.

HEKSAKLORBENZEN [ Heptachlor ] Klorlu hidrokarbon grubundan bir böcek
öldürücü.

HER BESINI YIYEN [ Omnivore ] Hem bitki hemde hayvan tüketerek enerji saglayan
organizma.

HETEROTROF [ Heterotroph ] Enerjiyi karmasik organik maddelerin kimyasal
ayrismasindan saglayan organizmalar yada hayvanlar.

HGV [ Heavy goods vehicle ] Agir yük tasiti.

HIZ KESICI YÜKSELTICI ( KASIS ) [ Steeping policeman = speed bump ] Trafigi
yavaslatmaya zorlayan yo l yüzeyindeki yapay degisme.

HIDROGRAFIK ARASTIRMA [ Hydrographic survey ] Denizcilik, mühendislik
projeleri yad a diger amaçlarla kullanilmak üzere, bir su olusumunun fiziksel özellikleri
ile ilgili veri elde etmek için yapilan arastirma.

HIDROJEN SÜLFÜR [ Hydrogen sulfide ] Organik materyalin anaorebik kosullarda
ayrismasi ile olusan, çürük yumurta kokusunda, renksiz ve son derce zehirli gaz.
Hidrojen sülfür ayrica petrol rafinerilerinde, sülfür aritma tesislerinde, bazi metalurjik
süreçlerde ve sülfür içeren bilesikler kullanan çesitli kimya sanayilerinde de olusur.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7312
  • Liked: 49
  • İtibar: +16606/-1
  • Sayginlik Puani: 1530752
  • Sayginlik Derecesi:
  • Cinsiyet: Bay
  • Respect: +8
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Çevre Terimleri Sözlüğü
« Yanıtla #14 : 06 Nisan 2009, 19:53:09 »
0
HIDROKARBONLAR [ Hydrocarbons ] Genellikle fosil yakitlarda ve bu maddelerin
kismen yanmasindan olusan ürünlerde, sözgelimi petrolle isleyen tasitlarin egzos
gazlarinda bulunan ve yalnizca karbon ve hidrojenden olusan organik bilesikler.

HIDROLOJIK DÖNGÜ [ Hydraulogic cycle ] Suyun yeryüzüyle atmosfer arasindaki
sürekli dönüsümü.

HIDROLOJIK INCELEME [ Hydraulogic study ] Bir alanin su varliginin nicel,iksel
degerlendirilmesi, topragin korunmasi, taskin denetimi, barajlar ve su depolari tasarimi
yapilmasi ve bir imar çalismasinin olasi etkinliklerinin belirlenmesi amaciyla cografi bir
alandaki sularin degisik yönlerinin sistematik degerlendirmesi nin yapilmasi.

HIDROSFER [ Hydrospher ] Yeryüzünün okyanuslar, göller ve irmaklar gibi sudan
olusan bölümü.

HIZMET ALANI [ Catchment area ] Belirli bir programin, etkinligin, hizmetin
kullanicilarinin çogunlugunun bulundugu cografik bölge.

IRMAK HAVZASI [ River basin ]
drenaj havzalarindan bir dagotom bendi ile ayrilan irmagin drenaj havzasi.

ISI ADASI [ Heat island ] Birbirine yakin çok sayida isi kaynaginin kentsel alanlarda
isinin artmasina neden olarak bu alanlarla etraflari arasinda gece isis yönünden farklilik
yaratan ve dolayisiyla sicak havayi ve kirleticileri tutan bir sis kubbesi olusumuna yol
açan olumsuz durum.

ISKARTA [ Spoil ] Madencilik çalismalarinin sonucunda ortaya çikan artik materyal; su
olusumlarinda taranarak çikarilmis materyaller içinde kullanilir.

ISIK ALAN SU TABAKASI [ Euphotic zone ] Okyanusta fotosentezi ve bitkisel
planktonlarin yasamasini saglayacak kadar isik alan açik deniz bölgesi.

IZGARA MODELI [ Gridiron pattern ] Sokaklarin birbiriyle dik açisiyla kesistigi
sokak plani.

IÇ SULAR [ Inland waterd ] Denizler ve okyanuslar disinda yeryüzündeki tüm su
kaynaklari.

IÇSELLESMIS ATIK [ Internalized waste ] Ayni tesis içinde yeniden islenip kullanilan
atik.

IÇTEN YANMALI MOTOR [ ICE = Internal combustion engine ] Içinde yakitin
belirli bir alana hapsedilerek, mekanik enerji elde etmek amaciyla yakildigi aygit.

IKINCIL HAVA KIRLIETICILERI [ Secondary air pollutants ] Atmosfer birakilan
birincil hava kirleticileriyle atmosferde dogal olarak bulunan kimyasal maddelerin
tepkimeyegirmeleri sonucu olusan hava kirleticileri. Bk. Birincil Hava Kirleticileri.

IKINCIL ISLEM [ Secondary treatment ] Çökelmeden sonra, aktif çamur veya çürütme
gibi biyokimyasal islemlerle endüstriyel veya evsel atik suyunun aritilmasi.

ILAVE ( ÖNLEMLER, DONANIM ) [ Add-on (measures, equipment ) ] Kirliligi
denetlemek ve sinirlamak için kullanilan ek önlemlere yada donanim.

ILAVE SU [ Make-up water ] Sistemde sizinti, buharlasma,bosa akma, patlak gibi
nedenlerden kaynaklanan kaybin giderilmesi için saglana su.

ILERI ARITMA [ Advanced treatment ] Biyolojik aritma sonrasi atik suyun kalitesini
arttirmak için kullanilan fiziko-kimyasal süreçlerin tümü.

IMARLI ALAN [ Improved land ] Su saglanarak, kanalizasyon sistemi, yollari ve diger
temel donanimi olusturarak daha yararli hale getirilmis toprak.

IMHOF TNKI [ Imhoff tank ] Kompakt yapida oldugu ve mekanik donanim
gerektirmedigi için küçük aritma tesislerinde kullanilan, içinde hem çökelme hem de
anaerobik çamur karistirma isleminin gerçeklestigi, iki asamali kagim suyu aritma tanki.

INSAN EKOLOJISI [ Human ecology ] Bireylerin ve insan topluluklarinin kendi
çevreleriyle olan iliskisini inceleyen ekoloji dali.

INSAN GÜBRESI [ Night soil ] Insan diskisi.

INSAN YERLESIMI [ Human settlement ] Bir insan toplulugunun mesken tuttugu yer.
Geçici nitelikteki, kamp yeri gibi yerler bu tanimin disindadir.

INSAN VE BIYOSFER PROGRAMI [ MAB= Man and the Biosphere Programme ]
Birlesmis Milletler Çevre Programi'nin yürüttügü bir çalisma.

INSANDAN KAYNAKLANAN [ Anthropogenically-emitted ] Insan faaliyetleri
sonucu olusan

INSAATA ELVERISLI ALAN [ Buildable area ] Potansiyel insaatlara uygun toprak.

IOM [ Inert organic matter ] Sabit organik madde.

IS [ Smut ] Bacadan çikarak civardaki alana düsen küçük kurum parçasi; sülfürük asit
içeren isler asitli is olarak da adlandirilir.

ISLETIM KAYIPLARI [ Operational losses ] Buharlasma ve sizintidan kaynaklanan su
kayiplari.


GoogleTagged - Etiketler

 


Çevre Terimleri Sözlüğü Related Topics

Tünelcilik Terimleri
Ano:  Herhangi bir yöntemin uygulanmasında, bir işlemin gerçekleştirildiği tünel parçasına denir.Radye: Tünele gelen yükü daha g... Continue..

Gösterim: 1359 - Yanıt: 1 - Başlatan:ozguryolcu
Sondaj Terimleri
AĞIR ÇAMUR, Sondajlarda kullanılmak üzere hazırlanmış bentonitli çamura ince öğütülmüş barit ilave edilmek suretiyle elde edilen... Continue..

Gösterim: 1332 - Yanıt: 1 - Başlatan:ozguryolcu
Çelik Teknik Sözlüğü
Demir-Çelik Sektörüyle ilgilenen arkadaşlar, bu sektöre yönelmeyi düşünen arkadaşların kendilerini geliştirmeleri için güzel bir... Continue..

Gösterim: 449 - Yanıt: 1 - Başlatan:omur_sonmez
Madencilik terimleri-TEKNİK İNGİLİZCE OLARAK YAYINLANSIN
arkadaşlar yeni bir konu araştırması yapsa arkadaşlarımızdan birisi ve madencilik terimlerini veya makine ekipmanlarını teknik i... Continue..

Gösterim: 1869 - Yanıt: 27 - Başlatan:ahmetevrenbas
Autocad Sözlüğü
Autocad sözlüğüne sahip olmak isteyenler buyrun.   Continue..

Gösterim: 341 - Yanıt: 0 - Başlatan:ozguryolcu