Gönderen Konu: Manyezit Genel Bilgi  (Okunma sayısı 5418 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Manyezit Genel Bilgi
« : 17 Mart 2009, 23:31:24 »
Manyezit

Manyezit; formülü MgCO3 olup, teorik olarak bileşiminde % 52.3 CO2, % 47.7 MgO ve çok az miktarda Fe2O3 bulunan, sertliği 3.4-4.5 arasında, özgül ağırlığı 2.9-3.1 olan mineraldir. Rengi beyaz, sarı veya gri ve kahverengi arasında değişir. Tabiatta Kriptokristalin (jel/amorf) ve Kristalen (iri kristalli) olmak üzere iki şekilde teşekkül eder. Sert ve kompleks bir mineral olup, serpantin veya benzeri kayaçların alterasyonu veya dolomitlerin kontakt metamorfizması sonucu teşekkül eder. Sedimanter oluşumlu manyezit yatakları da vardır. Kriptokristalen manyezit, genellikle saf olarak bulunmakla beraber, bir miktar demir, kireç, alümin ve pek az serbest silis karışmış olabilir. Cevherin kalitesi de içerdiği bileşiklerin miktarlarına göre artar yada azalır. Erzincan’da yaklaşık 30 m kalınlığa erişen zonda killi seviyeler manyezite eşlik etmektedir.

Kalsit ve dolomit’te olduğu gibi, manyezit ısıtılınca CO2 içeriğini kaybetmektedir (dekompoze olmaktadır). 700 ile 1000oC arasında ısıtılarak kostik kalsine manyezit, 1450-1750oC arasında yapılan ısıl işlemi ile % 0.5 CO2 ihtiva eden oldukça yoğun ve sert sinter manyezit, % 0.1’in altında Fe içeren saf manyezit elektrik fırınlarında 1700 oC’nin üstünde ısıl işleme tabi tutularak çakmaktaşına benzer yoğun bir madde olan ergitilmiş magnezyum oksit (fused magnesit) elde edilir. Fused manyezitin özgül ağırlığı 3.65 olup çok yüksek sıcaklıklara dayanabilmektedir.

Magnezyum, gerek metal olarak ve gerekse bileşik halinde bugünkü teknolojinin önemli bir hammaddesidir. En geniş magnezyum tüketimi, magnezyum bileşikleri şeklinde gerçekleşmektedir (MgO, MgCl2, Mg(OH)2, MgSO4 vb.). Bütün bunların başında toplam dünya tüketiminin % 80’ini kapsayan ve MAGNEZYA adı verilen MgO (Sinter Manyezit) bulunmaktadır. Zira MgO yüksek ergime noktası nedeni ile refrakter malzeme endüstrisinin en önemli girdisi durumundadır. İşte bu magnezyanın ve hatta diğer magnezya bileşiklerinin en önemli kaynağı MANYEZİT’tir. Manyezit bir magnezyum karbonat minerali olup tabiatta sık rastlanan bileşiklerden birisidir.

 Kriptokristalin  (amorf - Jel)  Manyezit Yatakları

Çok ince kristalli, hatta yer yer amorf olan, hemen hemen hiç demir içermeyen bu tip yataklar, çoğunlukla serpantin kayaçları içinde çeşitli şekil ve boyutlarda bulunur. Serpantin kütlesini kateden filon, damar, network (ağ) şeklinde olabileceği gibi serpantin kayaçların üzerindeki kapalı basenler içinde tortul horizonlar şeklinde de bulunabilirler. En önemli örneklerine Türkiye, Yugoslavya ve Brezilya’da rastlanmaktadır.

Son yapılan araştırmaların ışığı altında kriptokristalin manyezit yataklarının oluşumu şöyle özetlenebilir;

Önemli miktarda CO2 kapsayan yağmur suları, atmosfer ve yer yer biyojen olaylarının etkisiyle ultrabazik kayaç kütlelerini alterasyona uğratmaktadır. De Vietter’in (1995) Küba’da, Schellamnn’ın (1968) Yeni Kaledonya serpantin kütlelerinde yaptığı araştırmalarda ispatladığı gibi, bu alterasyonda ilk mobilize olup suda erir duruma gelen iyon Mg+2 katyonu olmaktadır. Geride ise SiO2 ve oksitlenmiş halde alüminyum ve demir kalmakta ve böylece magnezyum ekstraksiyonu gerçekleşebilmektedir. Serpantin kütlesinden ayrılan Mg+2 katyonları yağmur suları ile mevcut çatlak sistemleri boyunca ya yeraltı suyuna karıştırmakta veya yerüstü su sistemi vasıtasıyla denize ulaşmaktadır. Özellikle magnezyumlu suyun çatlaklar boyunca yeraltı suyuna karışması esnasında çevredeki serpantinden magnezyum ekstraksiyonu gittikçe artarak doyum noktasına erişmektedir. Böylece magnezyumun bir kısmı yağmur suyundan gelen CO2 ile birleşerek manyezit, bir kısmı da Mg(OH)2 şeklinde çatlağı doldurmaktadır.

Bu oluşumu etkileyen en önemli faktörlerden biri bölgenin jeotektoniğidir. Eğer bölgede sıkışma tektoniği olursa çatlak sistemleri sıkıştırılacağından manyezitin çatlak sistemleri boyunca yataklanması engellenmiş olur. Ayrıca, mevcut tektoniğin ne hızla ne de yavaş bir erozyona elverişli olmaması gerekir. Zira birinci halde ultrabazik kütleden magnezyum ayrışması için yeterli zaman olmayacaktır, ikinci halde ise birim zaman başına ayrışan magnezyum miktarı çok düşük olacağından, kalıcı bir yataklanma önlenmiş olur.

Manyezit oluşumunda en uygun şartlar Oligosende Türkiye’de gerçekleşmiştir. Anadolu’nun büyük bir kısmı blok halinde yükselirken, temelleri daha önce belirlenen tektonik yapılar genişleyerek daha iyi bir yataklanmaya sebep olmuştur. Bunun yanında blok halinde yükselme, ölçülü hızdaki erozyonu gerçekleştirerek en uygun oluşum şartlarından birini sağlamıştır. Böylece, Türkiye’de metrelerce kalınlıkta manyezit damarlarının oluşması mümkün olmuştur.
Jeotektoniğin yanında iklim de diğer önemli bir faktördür. Manyezit oluşumuna en uygun iklim yazları nispeten kurak, kışları yağışlı ve subtropik değişim iklimi olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu iklim sayesinde, magnezyumu diğer bileşkenlerden (Fe, Si, O2, Al, Ca ve nispeten Cr) ayırmanın mümkün olduğu bilinmektedir.

Mobilize olan magnezyumlu yerüstü sularının kapalı havzalarda toplanması ve çökelmesi sonucu sedimenter manyezit yatakları da oluÅŸabilmektedir. Ancak buradaki nihai manyezit oluÅŸumu daha çok diyajenetik safhada gerçekleÅŸmektedir. Türkiye’de bu tipte bir manyezit yatağı mevcuttur. Denizli’nin Çardak ilçesinde Hırsızdere-Çambaşıköy’de,Erzincan İli Çayırlı İlçesi Aravans köyü civarında sedimenter manyezit yatakları bulunmaktadır. 
İri Kristalli (Spatik) Manyezit Yatakları

Bu tipe, iri kristalli, çoğunlukla bol demir içeren ve büyük yataklar şeklinde daha çok, yaşlı kayaçlarla beraber bulunan manyezit yatakları dahildir. Yataklanmanın yer aldığı kayaçlar genellikle dolomit, kireçtaşı ve grafitçe zengin kumlu, killi ve silisli şistler ile yer yer evaporitlerdir. Bu tip örnekleri Pireneler, Doğu Alpler, Karpatlar ve Urallar ile Sibirya ve Çin’de bulunur.

Magnezyayı ( MgO)  deniz ve göl sularında bulunan MgCl2 tuzundan da elde etmekte mümkündür. Bu tip magnezya, bazen sentetik magnezya olarak da adlandırılır. Dünyanın 9 Milyon ton dolayındaki toplam magnezya üretiminin % 27'si deniz  ve göl sularından, % 63'ü kristalin manyezitten, %10'u kriptokristalin manyezitten üretilmektedir. 

Tüketim Alanları

Sinter manyezit, manyezitin 1400 oC nin üzerinde (1750 oC civarı) piÅŸirilmesi (Yakılması-Sinterlenmesi) ile elde edilir. Dünyada sinter manyezitin %75'i  manyezit  mineralinden üretilmektedir. Sinter manyezit üretiminin hemen hemen tamamına yakın kısmı refrakter endüstrisinde bazik refrakter tuÄŸla ve monolitik malzeme olarak tüketilir. Bazik refrakter tuÄŸla  metalürji sanayiinde fırınlar, potalar ile çimento döner fırınları ve çelik endüstrisinde toplam üretimin en az %70'i oranında tüketilmektedir. Monolitik harçlar ise fırın ve potalarda dövme, dökme püskürtme tamir malzemesi olarak kullanılmaktadır. Tüketim içindeki ÅŸekilsiz refrakter malzemelerin kullanımı ÅŸekilli (TuÄŸla) refrakter malzemelere göre artış göstermektedir.

Kostik kalsine manyezit 900 oC civarında kalsinasyon (PiÅŸirilmesi) iÅŸlemiyle elde edilir. Hayvan yeminden uranyum karbonat liçing sistemlerine kadar geniÅŸ bir tüketim alanı vardır.  (1)

Kullanım alanları aşağıda sıralanmıştır.

1)  Tarım endüstrisinde, ince tarım ÅŸeklinde hayvan yemine katılarak: iri taneliler gübre endüstrisinde kok oluÅŸturmayan ince tozlar pastörize tossuzlaÅŸtırma malzemesi olarak.

2)  İnÅŸaat endüstrisinde; askı taban, izolasyon inÅŸaat blokları ve hafif yapı elemanı olarak.

3)  İlaç endüstrisi ve tıpta.

4)  Genel kimya endüstrisinde; magnezyum bileÅŸiklerinin üretimini baÅŸlangıç malzemesi olarak.

5)  Lastik ve plastik endüstrisinde; stabilizatör madde vulkanizör madde olarak.

6)  Kağıt endüstrisinde.

7)  Otomotiv yaÄŸlama yaÄŸlarında; hızlı çalışan motorlar için etkin olarak asitlerin nötrleÅŸtirilmesinde katkı maddesi olarak.

8)   Uranyum cevherlerinden uranyum oksit eldesindeki karbonat devrelerinde absorbent ve katalizör olarak kullanılmaktadır. 
Üretilen manyezit cevherinin % 90’dan fazlası kostik kalsine manyezit ve sinter manyezit’e dönüştürülerek bazik refrakter tuğla yapımında kullanılmaktadır. %10 oranındaki ham manyezit ise, magnezyum tuzları ve bazı ilaç yapımı ile çimento, kağıt ve şeker sanayiinde kullanılır.

Magnezyum bileşiklerinin kullanım alanları;
1.  Magnezyum Karbonat:İzolasyon, lastik, mürekkep, cam, seramik, boya, eczacılık ve kozmetik sanayi.
2.  Magnezyum Hidroksit:Eczacılık ve ÅŸeker rafinasyonu.
3.  Magnezyum Klorür:Magnezyum metal üretimi, tekstil, kağıt, seramik ve çimento.
4.  Magnezyum sülfat:Eczacılık, suni gübre sanayi.



 Ãœretim Teknolojisi

Manyezit teknolojisi, maden yatağından cevherin üretimi ile baÅŸlar. Maden yatağından genellikle açık iÅŸletme metodlarıyla, nadiren de kapalı iÅŸletme metodlarıyla  üretilen cevher genel olarak bir zenginleÅŸtirme iÅŸlemine tabii tutulur. ZenginleÅŸtirme iÅŸlemi; cevheri, gang minerallerinden ayırmadan ibarettir. Kristalin manyezitin karakteristik gang mineralleri dolomit, biyotit, gröna, talk, kuvars, jel manyezit’in ise serpantin ve opal’dir.

Genel olarak manyezit için; tavuklama (el ile zenginleÅŸtirme), ağır ortamla zenginleÅŸtirme, magnetik ayırma, elektrostatik ayırma, flotasyon ile zenginleÅŸtirme ve optik zenginleÅŸtirme yöntemleri söz konusudur.  (1,4)

Triyaj (el ile ayıklama)
Ağır Ortam İle Zenginleştirme
 Magnetik Ayırma
Elektrostatik Ayırma
Flotasyon ile ZenginleÅŸtirme
Optik Ayırma
Lazerli ayırıcılar
Kamera ayırıcıları

Diğer Zenginleştirme Yöntemleri

a-   Hidratasyon yoluyla ayırma
b-   Dereceli kalsinasyon yoluyla ayırma
c-   Kalsinasyon ve Gravite yoluyla ayırma

 Manyezitte Aranan Özellikler

Bazik refrakter malzeme üretiminin temel hammaddesi olan manyezit cevherinin, refrakter malzeme üretiminde kullanılabilmesi için;

jel manyezitte ortalama :max % 1 SiO2, max % 1,5 CaO ve max % 0,5 Fe2O3,
kristalli manyezitte :max % 3 SiO2, max % 2,0 CaO ve max % 6,0 Fe2O3   

bulunması istenmektedir. İstenen bu rakamlar cevher zenginleÅŸtirme tekniklerinin geliÅŸmesiyle deÄŸiÅŸebilir. Bu oranların artması halinde cevher kullanılmaz hale gelir. Refrakter tuÄŸla yapımında kullanılacak cevherin CaO/SiO2 oranının 2/1 olması istenir. Bu oranlarda, kalsiyum ve silisyum tuÄŸla bünyesinde baÄŸlayıcı görevi  yapmaktadır.

Manyezit’te genellikle Fe2O3 oranının %20, Al2O3 oranının ise % 0,10 civarında olması istenmektedir. Son yıllarda özellikle tamir harçları ile Forsterit tuÄŸla üretiminde kullanılmak amacıyla SiO2 / CaO oranı ½ olan (SiO2 = %1-1.5 ,  CaO = %0.50 – 0.75) manyezit’te alıcı bulmaktadır.

Kostik Kalsine üretiminde kullanılan manyezitte ise demir (Fe2O3) % 0.10 ‘dan az olmak zorundadır. Bu Sektörde SiO2  %3 ‘e kadar kullanılabilirken CaO = %1-1.5 civarında istenmektedir.


Refrakter üretiminde kullanılan Manyezit’teki Empüritelerin Refrakter malzemelere etkisi.

i-) Demir Oksidin Etkisi

İyi bir sinterleşme için manyezitin % 4-8 oranında demir oksit içermesi yeterlidir. Bu oran % 2-3 olması halinde tuğlanın ateşe ve ani sıcaklık değişmelerine karşı mukavemeti artar. Oran % 10 civarında ise tuğlanın erime noktası 2000 oC 'ye kadar düşer. Manyezitin sinterleşmesi demir oranı azaldıkça güçleşir. (4)

ii-) Silisin Etkisi

Al2O3 yumuşama noktasına çok az etki yapar. CaO muhtevası yumuşama noktasını düşürür. Silis miktarının artması ise gene aynı etkiyi yapar ve tuğlanın erime noktasının düşmesine neden olur. Böylece sıcaklık değişimlerine karşı tuğlanın mukavemeti azalır. (4)

iii-) Kalsiyum Oksidin Etkisi

Manyezit tuğla üretiminde manyezit cevherinin içerdiği kalsiyum oksidin serbest halde tuğlaya geçmemesi gerekmektedir. Kalsiyum oksit etkisine karşı tuğlanın mukavemetini azaltır.(4)


CaO / SiO2 Faktörü

Bu oranın refrakterin davranışı üzerinde önemli etkisi olduÄŸu gözlenmiÅŸtir. Yani CaO ve SiO2'nin  deÄŸiÅŸik oranlarda deÄŸiÅŸik bileÅŸikler  olmakta ve bu bileÅŸiklerin özelliklerine baÄŸlı olarak refrakter nitelikleri etkilenmektedir. ÖrneÄŸin CaO/SiO2  oranı genellikle 2.0 dolaylarında tutulmak istenmektedir. Nedeni bu oranda oluÅŸan 2 CaO, SiO2 bileÅŸiÄŸinin 2130 ï‚°C gibi yüksek ergime sıcaklığına sahip olmasıdır. Ayrıca özellikle ısıya dayanımı azaltan borun etkisini daha az göstermektedir. Bu nedenle fiyatlandırmada da bu nitelik çok önemlidir. DiÄŸer yandan bu oranda oluÅŸan Ca2SiO4 baÄŸlayıcılık görevi de yapmaktadır.  (4)

Dökme Özgül Ağırlık

Dökme özgül ağırlık, refrakter malzemenin fiziksel dayanıklılığı için önemli  faktör olup, fiyatlandırma 3.39 gr/cm3'ün üzerinde olması halinde prim verilebilmektedir. (4)

Periklas Kristal Ebadı (Kristalin)

Büyük kristal tane boyu MgO'in cürufa karşı reaktivitesini azaltmakta ve aşınma direncini arttırmaktadır. Bu nedenle özellikle refrakter amaçlı sinter manyezitlerde kristallerin mümkün olduğu kadar büyük fakat düzensiz bir dağılım içinde bulunması istenir ve fiyatlandırmada kristalinite göz önüne alınır. (4)

MgO Oranı

Refrakter olarak kullanılan sinter manyezitte ergime sıcaklığı çok yüksek olması nedeniyle (2800 oC) kimyasal yapı olarak MgO oranı sinter manyezitte yapıda bulunan SiO2, CaO, Fe2O3 ve Al2O3 oranına bağlı olarak % 92 ile % 96 arasında değişmektedir. (4)

Alıntı
madencilik.net

Çevrimdışı ozguryolcu

  • FM Yönetici
  • *
  • İleti: 7472
  • Liked: 83
  • İtibar: +16831/-1
  • Cinsiyet: Bay
    • MADENCİLİK FORUM SİTESİ
Ynt: Manyezit Genel Bilgi
« Yanıtla #1 : 17 Mart 2009, 23:35:20 »
Bor Oranı

DoÄŸal jel manyezit için bu oran için bir problem bulunmamaktadır. Bor muhtevası problemi deniz suyundan üretilen sinter manyezit için geçerlidir. Refrakter malzeme üretiminde bu oranın azami % 0.1 olarak kabul edilmektedir. Bu oranın altında veya üzerindeki deÄŸerler için prim veya ceza uygulanmaktadır. Dünya ticaretine konu olan manyezitin büyük bir bölümü Demir-Çelik sanayiinde refrakter malzeme olarak kullanılmaktadır. Dünya ekonomik krizi nedeniyle çelik üretimi  azalmakta, diÄŸer yandan geliÅŸtirilen yeni teknolojiler ile örneÄŸin Japonyaların geliÅŸtirdiÄŸi "Su ile SoÄŸutma" yöntemiyle çelik sanayiinde ihtiyaç duyulan manyezit miktarı azalmaktadır.


TÜRKİYE’DEKİ MANYEZİT YATAKLARI VE ÖZELLİKLERİ

Daha önceki bölümlerde ultrabazik kökenli (peridotit) kayaçların, uygun ortam ve uygun tektonik hareketler geçirmesi ile önemli kriptokristalen (jel) manyezit yataklarının oluşabileceğini belirtmiştik. Bu tür ultrabazik kayaçlar Türkiye’de oldukça fazla bir yer işgal etmektedir. Ülkemiz önemli manyezit yataklarına sahiptir. Bunun yanı sıra, sedimanter oluşum şekillerine de rastlanmaktadır.

Türkiye’de 1. Dünya savaşı öncesinde Konya-Meram başta olmak üzere bazı yataklar yabancı şirketlerce işletilmiştir. Ancak ciddi ve sürekli manyezit üretimi 1961’den sonra başlamıştır.

Eldeki bilgiler ışığında Türkiye manyezit yataklarını iki tipte toplamak mümkündür.

1. Denizli’nin doğusundaki Hırsızdere-Çambaşıköy zuhuru : Bu zuhur sedimanter oluşumludur. Burada manyezit horizonları, kilden konglomeraya kadar uzanan klasik tortul kayaç serisi içine yerleşmiş olup, Prennich (1962)’e göre bir horizon üstten-alttan dolomit horizonu ile sınırlandırılmıştır. Bundan dolayı cevherde yüksek oranda SiO2 ve CaO bulunur. Ayrıca Erzincan Çataksu manyezit sahası da sedimanter tipte oluşumdur. Bu cevher büyük kalınlığa sahip olup, doğu-batı yönlü kesitlerde yaklaşık 300 eğimlerle doğuya dalmaktadır. Bölgenin % 25 ham cevher verimine göre, 750.000 ton görünür rezerv mevcuttur ve bölgede 1991 yılına kadar üretim faaliyetleri sürdürülmüş, bu tarihten sonra sinter manyezit üreten kuruluşların Türkiye’nin batısında olmasından dolayı yüksek nakliye maliyetleri nedeni ile üretime son verilmiştir. Rezerv tablosunda görüldüğü gibi muhtemel+mümkün rezervler çok yüksektir ve Erzincan-Çayırlı sedimanter yatağı ülkemizin en yüksek maden yataklarından birisidir; Aşkale manyezit yatakları ile birlikte Doğu Anadolu’da kurulacak bir sintermanyezit fabrikasını beslemesi için düşünülmüştür.

2. Geri kalan hemen tüm manyezit zuhurları ise genellikle serpantinleÅŸmiÅŸ ultrabazik kayaçlarda çatlak, fay stokwerk dolgusu  ve yaygın cevherleÅŸme ÅŸeklinde bulunur. Kütahya-merkez ilçe Işıkkıran-Karacaören civarındaki Beşçam mevkiinde, çatlak ve kırıklar yoÄŸunlaÅŸarak zonlar teÅŸkil etmiÅŸ, bu zonlar içerisinde masif, yumru, damar ve stokwerk ÅŸeklinde bulunabilmektedirler. Ayrıca bu bölgede Türkiye’nin en önemli yataklarından olan Suludere yatağı da mevcuttur. Suludere yatağı fay boÅŸluÄŸunda oluÅŸan kalınlığı zaman zaman 30 metreye ulaÅŸabilen, 800 metre uzunluÄŸunda 70o eÄŸimli ve sondajlarla 190 metreye kadar derinliÄŸi tespit edilebilen ve son derece temiz manyezite sahip bir yataktır. Birçok dik ve paralel (30 - 200 cm ’lik) tali damarlar bu yataklanmaya eÅŸlik etmektedir.

Sakarya-Gebze çevresinde ve Toroslar’da Horoz graniti kontağında kristal manyezit numuneleri bulunduğuna dair bazı eski kayıtlar mevcut ise de bugüne kadar ülkemizde bu tip manyezit yatağı bulunamamıştır.

Cevherin kalitesi ve niteliÄŸi oluÅŸum ÅŸartlarına baÄŸlıdır. Manyezit üretiminde, yüksek oranda SiO2 ve CaO bulunuÅŸu veya bunların birbirlerine oranının istenilenden farklı oluÅŸu ve bu yüzden piÅŸirme sonucu serbest kireç teÅŸekkülü problem yaratmaktadır. Bu maddelerin yüksek oranda bulunması cevherin kalitesini düşürmektedir. Genel olarak damar ÅŸeklindeki bir yatakta, damarın kalınlaÅŸması kalitenin yükselmesine bir iÅŸaret olarak kabul edilmektedir. Ayrıca derinlere doÄŸru inildikçe kalitenin attığı sık sık gözlemlenen bir olaydır. Türkiye manyezit yataklarının en önemlileri EskiÅŸehir, Balıkesir, Bursa-Bilecik, AyaÅŸ-Polatlı, Kütahya, Balıkesir çokgeni arasında kalan bölgede ve Konya ile Erzurum-Erzincan-Çankırı illerinde bulunmaktadır. Ayrıca KahramanmaraÅŸ, Adana ( Toroslar), Denizli civarında zuhurlar mevcuttur. Fethiye, Göcek yakınında ve Afyon’un doÄŸusunda  zuhurlar mevcuttur. 

Türkiye Manyezit Rezervleri

Türkiye’nin bilinen manyezit rezervleri 7.Beş Yıllık Kalkınma Planı Manyezit Özel İhtisas Komisyonu Raporu, M.T.A. Enstitüsü, Comag, Konya Krom Manyezit ve Kümaş işletmelerinin bilgileri esas alınarak aşağıda verilmiştir. Tablo esas alınarak ilk beş sırayı alan iller ve toplam içindeki % payları ve altındaki tabloda Türkiye manyezit rezervinin illere göre dağılımı miktarları görülmektedir.

Türkiye manyezit rezervinin illere göre  yüzde dağılımı.


Türkiye manyezit rezervinin illere göre dağılımı (ton).  (1)


Türkiye’de  Manyezit Ticareti ve Önemli KuruluÅŸlar.

Manyezit’in  (MgCO3) en önemli kullanım alanı  (%70 civarı) refrakter sektörü geri kalanı ise kimya, kağıt, cam, seramik, boya, kozmetik, eczacılık sektörüdür.


Refrakter  yani ateÅŸe dayanıklı malzemeler yüksek sıcaklıkta  çalışan ağır sanayiinin vazgeçilmez girdilerindendir. Endüstrinin geliÅŸmesine paralel olarak bu sanayi dalı da hızlı bir geliÅŸme göstermektedir. Refrakter üretiminin takriben % 70 ‘i demir çelik sanayiinde tüketilmektedir.

Türkiye’de iyi kalitede Bazik Refrakter hammaddeleri mevcut olup,KÜMAÅž ve Konya Krom Manyezit fabrikalarında cevherden baÅŸlayıp her çeÅŸit refrakter üretimi yapabilen entegre tesisler mevcuttur. Alümina ve Alümina Silikat cinsi  refrakter üretimi için gerekli hammadde kaynaklarımız, rezerv ve kalite yönünden yetersiz olduÄŸundan genellikle yurt dışından yarı mamul ÅŸeklinde ithal edilmektedir. İthal ikamesi ülkemizde bu sektörün kurulmasında ve geliÅŸmesinde en önemli teÅŸvik olmuÅŸtur. Ancak son 15 yıl içinde kapasiteler artarken malzeme kalitesinde saÄŸlanan iyileÅŸme, yeni ürünlerin geliÅŸtirmesi, çelik üretim proseslerindeki deÄŸiÅŸmeler nedeniyle refrakter malzeme üretiminde önemli azalmalar olmuÅŸ ve Pazar önemli ölçüde küçülmüştür. Böylece iç tüketimin çok üstünde bir kapasite oluÅŸtuÄŸundan arz ve talep dengesizliÄŸi büyümüştür. Halen dünyada da bu sektörde önemli bir boÅŸ kapasite mevcut olup sektörün çözüm bekleyen en önemli sorunudur.Kapasite kullanımı bazik tuÄŸla ve harç üretiminde %69, Alümina Silikatta %37 ‘dir.


Alıntı
madencilik.net