
Her ne şekilde olursa olsun istenilen özelliklerde taş üretimi için bu örtü
tabakasının kaldırılması gerekmektedir. İşte mermer ve taş ocaklarında,
doğal çevre yapısını bozan ana etkenlerden birisi mermer kütlesinin açığa
çıkarılması için yapılan dekapaj işlemleridir. Dekapaj işleminde doğrudan
arazi topografyası hedef alınmaktadır. Bu işlem sonucunda, toprak ve bitki
örtüsü kayıpları, topografyadaki değişiklikler ve çok miktarlarda mermer
artıkları oluşmaktadır. Dekapaj işleminden sonraki aşama olan mermer
bloklarının üretimi aşamasından itibaren, açık ocak oluşmaya başlamaktadır.
Bu işlemlerin devam ettiği süreye bağlı olarak ocak boyutu yatay ve düşey
mesafelerde genişlemekte ve açılan boşluk miktarı gittikçe artmaktadır.
Mermer ocak işletmelerinden alınan mermer blokları nedeniyle oluşan
çukurluklar, doğal morfoloji üzerinde en fazla değişikliğe neden olan
faktörlerdendir. Mermer ve doğal taş işletmeciliğinin esasını oluşturan
mermer blokları ve doğal taşların üretimi, doğal çevre morfolojisinin
bozulmasına, toprak kayıplarına ve buna bağlı olarak topografyada meydana
gelebilecek değişikliklere ve görsel kirliliğe neden olmaktadır..
3.2. Döküm Sahalarından Dolayı Oluşan Görsel Etki Mermer ocak işletmelerinde en önemli konu ocağın blok verimidir. Blok
verimi, ocağın ekonomik durumunu gösterir. Ocak verimi, ocaktan alınan
blok miktarının, ocaktan çıkarılan toplam malzeme miktarına oranıdır.
Mermer ocaklarında ortalama olarak, üretimin % 40-60'ı mermer artığı
olarak atılmaktadır [7]. Mermer ocaklarında blok alınmasını sınırlayan en
önemli unsur mermer yatağındaki kınk ve çatlakların durumudur. Bu tür
mermer artıklarının miktarına, ocağın jeolojik yapısının yanı sıra yanlış
üretim metodu uygulamak da sebep olabilir. Ocaklarda mermer artıklarının
oluşmasına sebep olan bir diğer etken de sayalama işlemidir. Ocakların
tektonik yapısına uygun olarak elde edilen çok büyük şekilsiz kütleler, çeşitli
yöntemlerle istenilen ebatlarda alt, üst ve yanlarından kesilirler. Kesim
sonucu ortaya çıkan bu artıklar ve blok elde edilmesi sonucu oluşan diğer
tüm artıklar bir tarafta biriktirilir. Genel olarak pasa adı verilen bu artıklar
yükleyiciler vasıtasıyla kamyonlara yüklenerek pasa döküm sahasına
dökülür ve yığın oluşturulur (Şekil 3).
Mermer ve doğal taş yatakları üzerindeki ocak işletmesi ve döküm yerleri,
insan eliyle yapılmış bir çeşit yeryüzü depresyonu niteliğindedir. Döküm
yerleri yapay bir arazi yükseltilmesiyle tepelik alanları meydana getirirken
çukurluk alanların da su ile dolması sonucunda yapay göl sahaları
oluşabilmektedir. Ocak işletmesi yapılan çukur alanın doldurulmadan
bırakılması ve döküm sahasının da olduğu gibi terk edilmesiyle doğal arazi
yapısı kalıcı olarak değişime uğratılmaktadır. Aynı bölgede birden çok
işletme yapılmış olması halinde ise görüntü kirliliği daha belirgin bir hale
gelmektedir. Ancak bu tür oluşumlar diğer bazı endüstrilerin çevreye ve
yeryüzüne verdiği zararlar ile (atmosfere kansan zehirli gazlar, su veya
toprakta biriken ağır metaller gibi) karşılaştırıldığında, çok zararlı olmaktan
ziyade, görünümü bozma yoluyla (görsel etki) çevreyi etkilediği
anlaşılmaktadır.
4. Görsel Etkinin Değerlendirilmesi Görsel etki, bakış açısına göre farklı değerlendirilebilecek bir olgudur.
Yeraltı kaynaklanmn işletilmesindeki millet menfaatleri ile'çevreyi koruma
arasında en doğru dengenin tesis edilmesi zaruridir. Çünkü halk, endüstri
toplumunun kaynak ve iş imkanı yaratma, ekonomik büyüme gibi temel
hedeflerin sürdürülmesinden vazgeçmemekte ve bunlar sağlanırken asgari
ölçüde çevreye zarar verilmesini istemektedir [8].Görsel etkinin objektif
olarak değerlendirmesi onu etkileyen faktörlerin dikkate alınmasıyla
mümkündür. Görsel etki, mermer ve taş ocaklannda üç faktörün değişik
oranlardaki birleşimi ile oluşmaktadır [6]:
1. Ocaklardan çıkan maddeler:bunların şekil, boyut, kütle ve renk
bakımından çevre ile mukayesesi sonucunda genel manzarada uyumsuzluk
yaratması.
2. Ocakların terk edilmesi: bunun sonucunda çevrede görülen olumsuz
görüntü.
3. Çalışma süresi: uzun süreli çalışmalar nedeniyle kalıcı olumsuz etkinin
artması.
Bu faktörlerden bir tanesi görsel etkiyi oluşturabileceği gibi birden fazla
faktör de bu etkiyi oluşturabilir. Ayrıca bu faktörlerin etkisini arttıran bazı
olaylar da mevcuttur. Bu olayların mevcudiyeti veya yokluğu görsel etki
miktarında önemli değişiklikler yaratabilmektedir. Bu faktörlerin etkilendiği
olaylar Çizelge 3'de verilmiştir.

Mermer ocaklarının çevreye olan etkisine sosyal açıdan bakılacak olursa,
gözlerden ırak bölgelerde, ormanlık alanlarda veya açık alanlarda doğaya
serpiştirilmiş ocak çukurlukları ile toprak ve mermer artıklarından oluşan
yığma tepeler (döküm sahaları) görülmektedir. Bu manzaranın çevre
görüntüsüne kattığı olumsuz imajdan dolayı psikolojik boyutta tepkilerin
oluşmasına sebep olmuştur. Bu tepkiler, çevrenin doğal yapısının
bozulmasından kaynaklanan bir kuşkudan dolayı olabildiği gibi, bilgi ve
bilinç eksikliğinden kaynaklanan bir tepki şeklinde de olabilmektedir. Çünkü
olayın sadece görsel açıdan değerlendirildiği ve çevrenin aşırı derecede
tahrip edilip kirletildiği düşünülmektedir.
Mermer ocak işletmeciliğinde, uygulanan açık işletme yöntemlerinin çevre
üzerinde bazı olumsuz etkileri bulunduğu tartışma götürmez bir gerçektir.
Uluslar arası kabullere göre açık ocak işletmeciliğinin yarattığı çevre
zararları:
- her tarafta bilinen,
- genellikle yöresel,
- zamanla sınırlı,
- korunma yöntemleri iyi bilinen zararlar olarak tanımlanmaktadır. Bu
nedenle açık ocak madenciliği 1982 Stockholm Dünya konferansında en çok
tahribat yapan endüstriler grubundan çıkarılmıştır. Buna rağmen açık ocak
işletmeciliğinin sosyal kabulü biraz farklıdır. Herkesin çıplak gözle tüm
tahribatı görebilme özelliğinden dolayı, bu tahribat halk tarafından son
derece önemli ve tehlikeli olarak kabul edilir. Halbuki gerçek çevre kirliliği
yaratan kalıcı etki bırakan unsurlar (havaya karışan gazlar gibi) toplum
tarafından daha az bilinir ve daha az tehlikeli olarak telakki edilir[9].
Mermerler genel olarak CaO, MgO, Si02, A1203, Fe203, Na20, Ti02, P205
gibi bileşenleri içermektedir. Kullanım yerlerindeki değişen atmosfer
şartlarında asit veya bazik ortamlarda, çevrede kalıcı bir etkisinin olduğu
görülmemekte ve bilinmemektedir. Mermerlerin kesilmesi sırasında, küresel
ısınmaya ve iklim değişikliğine neden olabilecek herhangi bir gaz
çıkmamakta dolayısı ile atmosfere herhangi bir zararlı etkisi
olmamaktadır [10].
5. Görsel Etkinin Azaltılması Çalışmaları İşletmeciliğin çevresel etkilere karşı yaklaşımı, karşı koymak şeklinde değil
mevcut etkileri kabul etmek şeklinde olmalıdır. Buradaki amaç etkileri
belirlemek ve analiz etmektir. Kaynağında yok edilemeyen etkilere karşı
hedef, bu etkileri kabul edilebilir sınırlara çekmek ve mümkün olan her
yerde etkilerin gerçekçi olarak değerlendirilmesidir [8].Bugün en çok
üzerinde durulan konu mermer ocak ve döküm sahalarının görsel etkisidir.
Görsellik ve estetik, sübjektif bir olgudur. Mermer işletmelerindeki temel
kriter, doğaya uyumlu bütünleşmiş bir görsel etkinin yaratılmasıdır. Görsel
etkinin miktarı da bu konuda alınacak önlemler bakımından önem
taşımaktadır. Mermer ocaklarının gizlenmesi veya görsel etkinin azaltılması
amacıyla yerinin değiştirilmesi mümkün değildir. Çünkü mermer ocak yeri
için belirleyici kriterler mevcut olup ekonomik ve verimli bir işletmecilik
için bu kriterlere uymak gerekmektedir. Ancak görsel etkinin minimuma
indirilmesi için bir takım çalışmaların olduğu da bilinmektedir.
Görsel etkinin azaltılmasında alınabilecek en önemli tedbirlerden birisi,
döküm sahalarının yerinin bu etkiyi en aza indirecek bir şekilde
belirlenmesidir. Ancak bunu yaparken de ekonomik bir taşımacılığın da göz
önüne alınması gerekmektedir. Zaten ocağın ilerleyen dönemlerinde açılan
boşlukların tekrar doldurulması suretiyle bu etki nispeten
giderilebilmektedir. Diğer önemli bir husus da döküm sahalarının dar
alanlarda aşın sivrilik oluşturacak şekilde yükseltilmemesidir.
Mustafa Yavuz ÇELİK*, Ali SARIIŞIK**, Sevgi GÜRCAN**