Dünya’daki petrol ve doğal gaz kaynaklarının kömüre göre daha az olduğu bilinen bir gerçektir. Yakın gelecekte petrol ve doğal gaz aşırı kullanım sonucunda artan talebi karşılayamayacak duruma geleceklerdir. Şu anki üretim değerlerine göre doğal gazın 47, petrolun ise 30 yıl yeteceği tahmin edilmektedir. Oysa, Dünya kömür rezervleri petrol ve doğal gazın oldukça üzerinde olup 250 yıl üzerinde bir ömre sahiptir (Sirkeci, 2000). Bu bağlamda, kömür uzun vadeli enerji kullanımında lider enerji kaynağı olmayı sürdürecektir. Fakat, gelişen teknolojiye paralel olarak madencilikte mekanizasyonun artması ile birlikte toz kömür oranında aşırı bir artış yaşanmaktadır. Ayrıca, çevresel hassasiyetlerin artışı ve üretim maliyetlerinin düşürülme isteği toz kömürlerin en etkili biçimde zenginleştirilmesini bir zorunluluk haline getirmiştir.
 
