1. GİRİŞOcak gazlarının en tehlikelisi olarak bilinen metan gazı, bitkisel artıkların kömürleşmesi sürecinde oluşur. Daha sonra, gazın bir kısmı örtü tabakalarındaki kırık ve çatlaklara göç eder, geriye kalan bölümü de kömür içinde bulunan değişik boyutlardaki gözeneklerde ve çatlaklarda depolanır. Üretim çalışmaları sonucu doğal (birincil) gerilme durumu bozulacağından, damardaki gazın büyük bir bölümü, basıncın daha düşük olduğu arına yakın zonlara doğru hareket ederek ocak havasına karışır. Metan gazının ocak havasına karışması üç şekilde olmaktadır:
— Normal, sızarak karışma,
— Üflenerek karışma,
— Ani gaz ve kömür püskürmesi.
Metan gazı- hava karışımının yanıcı, patlayıcı, boğucu özellikler taşıdığı bilinmektedir. Fakat,
metanın esas tehlikesi patlayıcı gaz olmasındandır. En şiddetli patlamayı meydana getiren karışım oranı % 9,5 metan ile % 90,5 havadır. Ancak, patlamayı doğuran kaynağın şiddeti ve süresi; karbondioksit, su buharı ve diğer gazların (etan, propan, hidrojen, karbonmonoksit) varlığı, hava basıncı ve kazı boşluğunun şekli de etkili olduğundan, metanın % 5-% 14 değerleri arasında tehlikeli olduğu kabul edilir ve bu oranda metan içeren havaya grizu
adı verilir (1).
Grizu patlamalarının başlıca nedenleri:
— Patlayıcı madde ateşlemeleri,
— Yangınlar ve açık alev,
— Elektrik arkları,
— Elektrostatik boşalım,
— Egzoz gazları,
— Metalin metale sürtünmesi,
— Kayaçların birbirine sürtünmesi,
— Metalin kayaca sürtünmesidir (2).
Ancak, son yıllarda hazırlık ve üretim çalışmaları sırasında mekanizasyona ağırlık verilmesiyle birlikte, metalin kayaca sürtünmesi sonucu oluşan grizu patlamaları önem kazanmıştır.
Bu tür patlamaların nedenleri arasında;
— Kömür kazıcı makinelerin kesici uçlarının damar içindeki sertliği yüksek kaynak taşlarını,
arakesmeleri, tavan ve taban taşlarını kesmesi,
— Galeri açma makinelerinin kesici uçlarının aynaya sürtünmesi sayılabilir.
İngiltere'de 1958-1980 yılları arasında ortaya çıkan grizu patlaması olaylarının yarıdan fazlası bu nedenle meydana gelmiş olup, Federal Almanya'da da bu tür olaylar son yıllarda sayıca artmıştır (3,4). Mekanize kazı çalışmaları sırasında (kesici uçların kayaca sürtünmesi) ortaya çıkan grizu patlamalarını etkileyen parametreleri üç grupta toplamak mümkündür.
Bunlar:
— Patlayıcı gaz karışımı ve ateşleyici yüzeyin özellikleri,
— Kayaç cinsi,
— Kesici uçlar ve kazı işleminin uygulanışı ile ilgili özelliklerdir.
Bu yazıda, mekanize kazı çalışmaları sırasında ısınan yüzeylerin grizuyu patlatma olayı ve buna
etki eden parametreler açıklanacaktır.
2. MEKANİZE KAZIDA OLUŞAN GRİZU PATLAMASI OLAYININ AÇIKLANMASIÖnceleri, kesici uçların kayaca sürtünmesi ve çarpması sonucu oluşan kıvılcımların grizu patlamasına neden olduğu kabul edilmekteydi. Daha sonra SMRE'de (Safety in Mines Research Establishment) yapılan çalışmalar, çıkan kıvılcımların metan-hava karışımını ateşleyebilecek sıcaklık, yüzey alanı ve ömüre sahip olmadıklarını göstermiştir. Ancak, NAGY ve KAWENSKI büyük boyutlu ve yüksek sıcaklıklı kıvılcımların bazen patlama oluşturabileceğini saptamışlardır. Bureau of Mines laboratuvarlarında yapılan araştırmalar da bu bulguyu doğrulamıştır (5).
Patlamanın esas nedeni, kesici uçların kayaç içine daldırıldıktan sonra sürtünme sonucu aşırı ısınması ve arkasında sıcak bir malzeme bırakmasıdır. Teorik çalışmalar, ısınmış malzemenin sıcaklığının 1400°C'ye kadar yükseldiğini göstermiştir. Bu sıcaklığın artmasını engelleyen başlıca etken, kesici uç malzemesinin ergime noktasıdır. Kesici uçların ardında bıraktığı sıcak malzeme "hotspot" olarak adlandırılmakta ve gaz karışımını ateşleyen başlıca ısı kaynağı olarak gözönüne alınmaktadır (5).
3. MEKANİZE KAZIDA GRİZU PATLAMALARINI ETKİLEYEN PARAMETRELER3.1. Patlayıcı Gaz Kanşımı ve Ateşleyici Yüzeyin Özellikleri3.1.1. Havaya Kansan Gazın CinsiHidrokarbon gazlarının hava ile karışımının patlayabilmesi, gazın hava içindeki konsantrasyonu
ve ısı kaynağının sıcaklığına bağlı olarak değişir. Etan ve propan gazlarının hava ile karışımları metanınkinden çok daha düşük sıcaklıklarda ateş alır (6).
Ayrıca, ocak havasında metan gazının yanı sıra hidrojen, etan, propan gazlarının bulunması, karışımın alt patlama sınırını düşürür. Daha önce de belirtildiği gibi, metan gazının alt ve üst patlama sınırları % 5 - % 14 arasında değiştiği halde; bu değerler hidrojen için % 4 -% 74,2, etan için % 3 - % 12,5, propan için % 2,1 - % 9,35'tir (7). Ancak, kömür ocaklarında tehlike yaratan, çoğunlukla metan gazı olduğundan, laboratuvar çalışmalarında daha çok bu gazın patlatılabilme koşulları araştırılmıştır.
3.1.2. Ateşleyici Yüzeyin Sıcaklığı ve Soğuma HızıMetan gazının en önemli özelliklerinden bir tanesi de, sıcak yüzey ile karşılaştırıldığında hemen
patlamamasıdır. Gecikmenin nedeni, metan gazının ateş alabilmesi için öncelikle belli bir ısıyı (22,1 kcal/mol) toplamasının gerekli olmasıdır. Patlamadaki gecikme süresi ateşleyici yüzeyin sıcaklığı ile orantılıdır. 650°C'de gecikme süresi 10 sn olmasına karşın, 100Q°C de 1 sn kadardır. Son araştırmalara göre, % 6,5 oranında metan içeren havanın 700°C'de patlamadaki gecikme süresi 11 sn olduğu halde, 1200°C'de bu gecikme sadece 0,02 sn'dir (

. Anlaşıldığı üzere, grizunun patlayabilmesi için, ateşleyici yüzeyin sıcaklığını bir süre koruması da gereklidir. Bu da, ısı iletim katsayısı düşük kayaçlarm ve kesici uç metallerinin patlama olasılığını arttıracağını gösterir.
3.2. Kayaç CinsiMekanize kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan grizu patlamalarında kesilen kayacın cinsi çok
Gündüz ÖKTEN*
Sina YAZICI**